Anne Bu Çalan Ne? (17 Ağustos 2012)

Bayrama sayılı günler kala bu haftaki “Anne Bu Çalan Ne?”yi Londra’ya uçmadan hemen önce yazıyorum. Peki beni bu yaz gününde güzel plajlar ve sıcak kumlar yerine Londra’ya uçuran ne? Elbette “Virgin Music Festival”! Avea’nın Müzik Blogları Fikir Takımı projesinden daha önce bahsetmiştim, okuyanlarınız hatırlayacaktır. DikkatMüzik! de bu fikir takımında yer alan bloglardan biri olduğundan Avea’nın davetlisi olarak V Müzik Festivali’ni yerinde izleyecek. Killers, The Stone Roses, David Guetta, Snow Patrol, Nicki Minaj, LMFAO ve Australian Pink Floyd, festivalde sahne alacak isimlerden bazıları..17-20 Ağustos’ta İngiltere’de gerçekleşecek V Müzik Festivalinden notları önümüzdeki hafta DikkatMüzik!’te okuyabileceksiniz. (Festival ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://www.vfestival.com/)

* Ogün Sanlısoy’un Haziran ayında raflarda yerini alan 6. stüdyo albümü “Akustik 2012”nin  ilk video klibi “Dayanamam” şarkısına çekilmiş. Söz ve bestesi Ogün Sanlısoy’a ait şarkıda Sanlısoy’a Özlem Tekin eşlik ediyor. Klibin yönetmen koltuğunda ise ünlü bir isim, Mustafa Altıoklar var. Şile’de eski bir Rum köyünde çekilen klibin albüme biraz daha hareket getireceğini umuyorum, çünkü Sanlısoy’un bu albümü gerçekten arşivlik.

* Bu yılki Eurovision’da ülkemizi “Love Me Back” şarkısı ile temsil eden ve ilk albümü “Meczup” ile yakaladığı hayran kitlesini daha da artıran Can Bonomo, repertuarını tamamlamış ve ikinci albümü için stüdyoya girmiş. Eurovision’dan hemen önce -albümde de yeralacak olan- “Ali Baba” adlı teklisini piyasaya süren Bonomo Ekim ayında müzikseverler ile buluşacak yeni albümünün kayıtlarını ilk albümünü de kaydettiği TheFatLab’de yapacak. Genç müzisyenin yeni albümünün de prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü ilk albümde de beraber çalıştığı Can Saban üstleniyor. Ekim ayında tüm müzik marketlerde We Play etiketi ile dinleyicilerin beğenisine sunulacağı duyurulan albüm için fazla konuşmaya gerek yok, Bonomo kendine özgü tarzını koruyacak ve sevenlerini hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

* Twitter’dan takip edenlere duyurmuştum ama bir kez de buradan yazmakta fayda var. 2009 yılından beri birlikte olduğum NumberOne medya grubuna geçtiğimiz hafta veda ettim. Radyo Klas‘tan önce KlasPop‘a, daha sonra da NumberOneTurk FM ismine geçiş yapan radyo, artık tümüyle format yayıncılık anlayışını benimsediği için Pazar günleri hazırlayıp sunduğum ve dünden bugüne Türk pop müziğinin klasiklerini çaldığım “Tamba Tumba”ya da artık yer kalmamıştı. 2004’de Radyo Viva‘da başladığım radyoculuğa JoyTurk ve Radyo Mega gibi başka ulusal radyolarda devam etmiştim, yakında yine kaldığımız yerden yola devam demeyi umuyorum. Dileyelim ki şarkılar hiç susmasın:)

Herkese iyi bayramlar diliyor ve müziksiz kalmayın diyorum!

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)
twitter.com/olcaytanberken
twitter.com/dikkatmuzik

Eurovision’un ardından..

Bir Eurovision daha geride kaldı. Bence oldukça güzel bir yarışmaydı bu yıl izlediğimiz; hem güçlü şarkılar vardı, hem de Azeri kardeşlerimiz tüm Alman ve İsveç’li teknik ekibin de desteğiyle oldukça güzel bir organizasyona imza atmışlardı, tebrikler gerçekten..

Baktım Türk medyası her Eurovision öncesi ve sonrasında olduğu gibi yine bir anda Eurovision uzmanı kesilmiş, her köşede bir yazı, bir yorum. Beş kere Eurovision’u yerinde izleyip yorumlarımı Türkiye’ye aktarmış biri olarak kendime haksızlık etmeyeyim dedim ve ben de bu yıl neyi nasıl gördük paylaşayım istedim.

7. oluşumuz bir yana, bir kere kimsenin İsveç’in “Euphoria” şarkısı ile Loreen‘a “nasıl kazandı yahu?” demesine en ufak bir lüzum bile yok. Şarkıysa şarkı, ses ise ses, karizma ise karizma. Kadında herşey vardı ve neredeyse tüm ülkelerden oy toplayarak Eurovision tarihinin en yüksek 2. puanını alarak yılın birincisi oldu. Hem izleyicilerin hem de sunucularımız Bülent Özveren ve Erhan Konuk‘un yarışma boyunca sürekli komşu oylarından şikayet etmesi bana hep saçma gelmiştir, çünkü aynı ülkeler her sene yarışıyor zaten. İsveç eğer komşu oyları ile almışsa yarışmayı biz de zamanında öyle almışız(!) demek ki, ya da tüm diğer kazananlar..Üstelik oy paslaşmasını biz de en az onlar kadar yapmıyor muyuz? Yunanistan ve Güney Kıbrıs karşılıklı 12’lerini paylaşırken biz Azerbaycan ile farklı bir oy dayanışması mı yapıyoruz? Bir kere de Bosna-Hersek ve Makedonya’ya bizden hiç puan çıkmasın mesela, şaşırmaz mısınız?  >> Okumaya devam et “Eurovision’un ardından..”

Eurovision’un galibi İsveç! / Karizmatik Loreen, Avrupa’yı fethetti

Dün gece Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleşen 57.Eurovision Şarkı Yarışması’nda ipi göğüsleyen şarkı İsveç’li Loreen’in “Euphoria”sı oldu. İsveç, aldığı toplam 372 puanla Norveç’in 2009’da aldığı puanın (387) ardından Eurovision tarihinin en iyi 2. derecesini elde etti. 259 puanla Rusya ikinci (2.), 214 puanla Sırbistan üçüncü (3.) olurken, Can Bonomo‘nun temsil ettiği Türkiye 112 puan toplayarak yedinci (7.) oldu.

İsveç televizyonu SVT’nin Eurovision finalinden bile daha çok izlenen ulusal müzik yarışması Melodifestivalen‘ini kazandı kazanalı Avrupa basınının favori olarak gördüğü ve hem şovuyla hem de farklı ülkelerdeki liste başarısıyla adından söz ettiren “Euphoria” şarkısı Thomas G:son & Peter Boström imzalı.

İsveç, daha önce Eurovision’u ilk kez ABBA grubu ile 1974 yılında kazanırken, yarışmayı 1984, 1992 ve 1999 yıllarında da zirvede tamamlamıştı. Seneye büyük olasılıkla Stockholm’de gerçekleşecek 58.Eurovision Şarkı Yarışması ile yarışma bir kez daha kuzeye geçmiş oldu.

Türkiye’yi yarışmada başarıyla temsil eden ve Candaş Baş imzalı şovuyla dikkat çeken Can Bonomo ve ekibi ise en yüksek oylarından 12 puanı Azerbaycan’dan, 10 puanı ise Arnavutluk’tan aldı. Türkiye’ye diğer ülkelerden gelen puanlar şöyle: Almanya 8, Belçika 7, Avusturya 3, Bosna-Hersek 4, Bulgaristan 7, Danimarka 2, Makedonya 8, Fransa 5, Gürcistan 7, Macaristan 3, Malta 8, Romanya 3, San Marino 5, İsveç 6, İsviçre 3, Hollanda 8,  İsrail, İngiltere ve Litvanya 1. Finalin ardından yapılan duyuru ile, 24 Mayıs Perşembe günü yapılan 2. yarı finalden ise Türkiye’nin 5. sırada çıktığı öğrenildi.

Loreen – “Euphoria” (Final performansı)

Can Bonomo – “Love Me Back” (Final performansı)

Eurovision 2012 / TRT’den kamuoyu açıklaması

Bu yılki Eurovision’un, Türkiye’nin de yarışacağı 2. yarı finali yarın akşam. Yarı final öncesinde Can Bonomo‘nun menajerinin Twitter açıklamaları Eurovision gündemini karıştırırken, TRT‘den bugün konuyla ilgili bir açıklama geldi. Menajer Ece Çelebioğlu, twitter sayfasından şarkıcının ailesinin yarışmayı bilet ayrılmadığı için izleyemeyediğini açıklamış, “Son dakika golü. Can’ınkiler de dahil ailelerimizi yarışmayı izlemeye sokamıyoruz. Çünkü ‘birileri’nin misafirlerine gitti biletler. İşte o birilerinin eşleri, dostları var ya çok mühim onlara gitmiş hepsi… O adamların emmisi girecek, Can’ın ailesi TV’den izleyecek. Resmen burada bilet dileniyoruz” diye tweet yazmıştı.

TRT’den bu iddialara gelen yanıt ve yarın akşam izleyeceğiniz yarı finalin bugünkü kıyafetli provadan özet görüntüleri yazının devamında >> Okumaya devam et “Eurovision 2012 / TRT’den kamuoyu açıklaması”

Türk medyasında Eurovision haftası

Yarı finalleri 22 ve 24,  finali ise 26 Mayıs 2012 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak olan 57. Eurovision Şarkı Yarışması haftasına girdiğimiz şu günlerde Türk televizyonları da bu yıl her zamankinden daha ilgili olarak Eurovision ile ilgili programlarıyla izleyiciye farklı seçenekler sunuyor. İşte Türk medyasında haftanın Eurovision takvimi >>

***

21 Mayıs Pazartesi // 20:00 “Eurovision Belgeseli 1. Bölüm”, NumberOneTv, (Tekrar 01:00)

21 Mayıs Pazartesi // 21:15 “Eurovision’dan Çok Özel Gösteriler”, TRT Müzik

21 Mayıs Pazartesi // 22:15 Yakın Plan : Türkiye’nin Eurovision Macerası”, NTV

22 Mayıs Salı //  22:00 Eurovision Şarkı Yarışması 1. Yarı Final, TRT 1, TRT Müzik, TRT HD Ortak Yayın

22 Mayıs Salı // 20:00 “Eurovision Belgeseli 2. Bölüm”, NumberOneTv, (Tekrar 01:00)

23 Mayıs Çarşamba //  20:00 “Eurovision Belgeseli 3. Bölüm”, NumberOneTv, (Tekrar 01:00)

24 Mayıs Perşembe //  22:00 Eurovision Şarkı Yarışması 2. Yarı Final, TRT 1, TRT Müzik, TRT HD Ortak Yayın

25 Mayıs Cuma // 22:15 “Eurovision’un Gizli Tarihi”, NTV

25 Mayıs Cuma // 21:40 “Bir Şarkısın Sen Eurovision Özel” Konuk: Şebnem Paker, 24 Tv

26 Mayıs Cumartesi //  22:00 Eurovision Şarkı Yarışması Final, TRT 1, TRT Müzik, TRT HD Ortak Yayın

***

Can Bonomo – Love Me Back (2. prova)

Eurovision 2012: Can Bonomo, Bakü’de ilk provasını tamamladı

Bu yıl 57’incisi yapılacak olan Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkçesi “Sen de Beni Sev” olan “Love Me Back” şarkısı ile Türkiye’yi temsil edecek olan Can Bonomo, bugün Bakü’de ilk provasını tamamladı. Koreografisi aynı zamanda Sertab’ın da 2003 koreografisini hazırlayan Candaş Baş’a ait olan şovda Bonomo’ya 5 erkek dansçı eşlik ediyor.

İşte kıyafetsiz yapılan ilk prova görüntüleri:

Can Bonomo, THY’nin TK- 332 sefer sayılı uçağı ile İstanbul’dan Bakü’ye hareket etmeden önce Atatürk Havalimanı’nda gazetecilere konuştu. Can Bonomo, “Biz bir Bakü’ye kadar gidip geliyoruz. Her şey çok güzel. ‘Heyecanlıyım’ diyecek kadar afyonum patlamadı. Bizi seven insanlar sağ olsunlar bizi uğurlamak için kalkıp buraya kadar geldiler. Onları özleyeceğim. Çok güzel bir iş için gidiyoruz. Umarım alnımızın akıyla gidip döneriz “ dedi. Karadağ ile Malta’nın şarkılarını beğendiğini söyleyen Can Bonomo’yu Atatürk Havalimanı’ndan 20 hayranı uğurladı.

Can Bonomo, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de kostümlü sahne provalarının yapılacağı Bakü Crystal Hall’da (Kristal Salon) yarı final ve final gecelerine hazırlanacağını sözlerine ekledi. Yabancı basın mensuplarıyla toplantıda yapacak olan ;Can Bonomo, Eurovision’un 24 Mayıs’taki ikinci yarı finalinde, 13’üncü sırada yarışacak.

(Fotoğraflar: eurovision.tv)

Can Bonomo’dan “Ali Baba”

Can Bonomo’nun “Ali Baba” şarkısı görücüye çıktı! Geçtiğimiz hafta Can Saban yönetmenliğinde Garipçe Köyü’nde videosu çekilen şarkı, online müzik platformlarında dinlenip indirilebiliyor.

Uzun bir süredir konser repertuarında da yer verdiği ve dinleyiciden ilgi gören “Ali Baba”, hepimizin bildiği Yeşilçam’ın popüler filmlerinden “Ali Baba ve Kırk Haramiler”in tema müziği, ve şarkıyı 1971 tarihli filmde Sadri Alışık söylemişti. Eurovision promo turunu tamamlayan ve şu günlerde Bakü’deki performansı için koreografi çalışmalarını sürdüren Can Bonomo’nun “Ali Baba” şarkısı için:

http://www.ttnetmuzik.com.tr/album/Ali_Baba/264718/albums/3131347

Can Bonomo’dan “Ali Baba”ya cover

Can Bonomo şu günlerde harıl harıl Eurovision çalışmalarına devam ederken, Mayıs ortalarında yayınlayacağı bir tekli için kamera karşısına geçti. İlk albümü ve sonrasında gelen Eurovision şarkısından sonra yeni albüm hazırlıklarını sürdürürken, albüme de girecek olan “Ali Baba”yı kliplendirdi.

Uzun bir süredir konser repertuarında da yer verdiği ve dinleyiciden ilgi gören “Ali Baba”, aslında Yeşilçam’ın popüler filmlerinden “Ali Baba ve Kırk Haramiler”in tema müziği. Erol Büyükburç‘un yazdığı şarkıyı 1971 tarihli filmde Sadri Alışık söylemişti. Balkanlardaki Eurovision promo turunu tamamlayan, ardından Amsterdam’daki Eurovision konserine katılan ve Cuma günü de İstanbul’a dönen Can Bonomo’nun “Ali Baba” video klibi Can Saban yönetmenliğinde dün Sarıyer’in ünlü balıkçı köyü Garipçe’deki Cenevizlilerden kalma Kale ve kulelerinde çekildi.

Konuyla ilgili olarak Bonomo “Küçükken büyük bir Sadri Alışık hayranı olan dedem ile hep onun filmlerini izlerdik. Hatta dedem Sadri Alışık taktığı için şapka takmayı severdi. Ben de Sadri Alışık’a çok büyük bir saygı ve hayranlık duyuyorum. Onun duruşunu ve samimi tavrını örnek alıyorum. Konserlerimizde, onun filmlerinde söylediği parçaları yeniden yorumluyor ve her seferinde büyük ustayı saygı ile anıyoruz” diyor.

Aşağıda Bonomo’nun “Ali Baba”yı daha önce yorumladığı akustik performansı izlenebilir:

(Fotoğraf: Cüneyt Tomruk)

Cem Özel’den ilk albüm: “İnim İnim”


Cem Özel’in 60’lar ve 70’lerin rock soundunu barındıran, yer yer psychedelic, funk ve reggae soundları içeren ilk solo albümü “İnim İnim” çıktı. 5 Mart Pazartesi, Babylon’da düzenlenen bir geceyle dinleyicileriyle buluşan albümün ilk videosu, Can Eskinazi yönetmenliğinde aynı adlı çıkış parçasına geldi.

Cem Özel’in müzik macerası 7 yaşında klavye dersleri almasıyla başladı. 2007 yılında kurduğu Wufi grubu ile üç yıl farklı şehirlerde konserler veren Özel, iki yıl önce Türkçe sözler yazmaya başlamasıyla bir solo albüm yapmaya karar verdi. Can Bonomo‘nun “Meczup” albümündeki Balon şarkısının da bestesi, Özel’e ait.

Albümdeki tüm söz, müzik, düzenleme ve prodüksiyonu Cem Özel imzasını taşıyor. Parçaların mix ve mastering’i Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. TheFatLab’de kaydedilen albüm, WePlay-Odeon tarafından yayınlandı.

Can Bonomo Eurovision’da “Love Me Back” diyecek

Türkiye’yi Eurovision’da temsil edecek Can Bonomo, ‘Love Me Back’ adlı şarkısını dün akşam TRT ekranlarında görücüye çıkardı. Bonomo’nun mini bir konser eşliğinde söylediği ve “Kendi ezgilerimizden kopmadan İngilizce sözler yazdım” dediği şarkı, müzik otoritelerinin beğenisini kazandı. Bonomo şarkısıyla ilgili olarak: “Şarkıda bizim kültürümüzden çok öğe var. Nihavent makamından esinlenildi mesela. Kendi ezgimizden kopmadan İngilizce sözler yazdım. Şarkının sözleri bir denizci ile ilgili. Ben de İzmir’de büyüdüğüm için hep deniz kenarındaydım, denize aşk bir başkadır biz de. Hedefim ülkemizi güzel bir şekilde temsil etmek, kimseyi mahçup etmemek. 1. ya da 5. olacağım diye bir şey söylemek doğru olmaz.” diye konuştu.

Sesi Eurovision ile özdeşleşen Bülent Özveren’den de Bonomo’ya ‘aferin’ geldi. Özveren, “Aferin Can Bonomo’ya. Çünkü bir besteci ve solist. Güzel beste, güzel sözler ve kendi anlayışı ile bunu çok iyi ifade veriyor. Bir sazla başlıyor, ne olacak derken güm diye patlıyor. Her şeyi doğru, matematiği doğru; yolumuz açık olsun inşallah. Yarı finali geçtik, finaldeyiz…” dedi.

Söz ve müziği Bonomo’ya, düzenlemesi Can Saban’a ait olan “Love Me Back” şarkısı için genç müzisyen Cahit Külebi’nin ‘İzmir’in denizi kız, kızı deniz/Sokakları hem kız hem deniz kokar’ dizelerinden ilham aldığını söyledi. İngilizce seslendirilen ve bir denizcinin aşk hikâyesinin anlatıldığı şarkının nakaratının Türkçe tercümesi ise şöyle: “Atla gemime bebeğim, seni uçuracağım. Beni sevdiğini biliyorsun bebeğim, yalan söyleme.Benim seni sevdiğim gibi sev ve ‘na-nina-nina’ de…”

Can Bonomo – “Love Me Back”

Can Bonomo’nun Eurovision şarkısı 22 Şubat’ta açıklanacak

Türkiye’yi bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek olan Can Bonomo, şarkıyı tamamladığını ve lansmanının haftaya yapılacağını açıkladı. Duyurusunu Twitter hesabından yapan genç müzisyen, Eurovision şarkısının ilk kez önümüzdeki Çarşamba (22 Şubat) TRT ve TRT Müzik kanallarında Ana Haber Bülteni’nde yayınlanacağını belirtti.

Bu arada önceki gün İstinye Park’ta objektiflere takılan MFÖ grubunun üyesi Fuat Güner de Eurovision şarkısıyla ilgili tüyo verdi. Aynı zamanda TRT Müzik’te program da yapan Güner, bu yılki Eurovision şarkısının yarı Türkçe, yarı İngilizce olduğunu söyledi. TRT’nin bu yıl Eurovision Şarkı Yarışması için Can Bonomu’yu seçerek kendisini aştığını da belirten Güner, “Önemli olan kimin katılacağı değil, önemli olan nasıl bir şarkı ile temsil edileceğimiz ve yarışma esnasında yapılacak şov ile performans. Can Bonomo da değişik bir müzik yapıyor. Çok iyi bir şarkı ile giderlerse başarılı olur dedi. Bonomo’nun hazırladığı yarı Türkçe yarı İngilizce şarkıyla ilgili tercihini nasıl bulduğu sorusuna ise Güner, “Can kurnazlık yapmış. Ama önemli olan oradaki performanstır” yanıtını verdi.

Geçen Pazar Zaman Gazetesi’ne konuşan Leman Sam ise kendisine Can Bonomo ile ilgili sorulan soruya: Tanımıyorum ama Can’ı çok beğeniyorum. Gülüşü, şapkası, kıyafeti, konuşması… Her şeyiyle adı gibi can bir çocuk. TRT rahmetli İsmail Cem’den sonra ilk defa isabetli bir karar verdi. Can kaçıncı olursa olsun şunu diyecekler: “Vay be, Türkiye’den böyle bir çocuk çıkmış!” şeklinde yanıt verdi.

Eurovision şarkısı hazır!

Ve artık Eurovision şarkısının lansmanı için geri sayım başladı. Can Bonomo ve ekibi, hazırladıkları 3 şarkıyı TRT kurumuna teslim ettiler ve içlerinden birinin seçilmesini bekliyorlar. Her yıl olduğu gibi şarkıyı seçecek jürinin ekibin de en fazla içine sinen ve 3 şarkıdan en fazla öne çıkanı seçmesi bekleniyor.

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak 57. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan Can Bonomo, prodüktörü Can Saban’la beraber hazırladığı yarışma şarkılarını geçtiğimiz gün TRT’ye teslim etti. 3 alternatif hazırladıklarını belirten genç müzisyen  henüz kesin kararın verilmediğini belirterek “Üç şarkı hazırladık. Sadece Türkçe ya da İngilizce yerine iki dili bir arada kullandığımız bu şarkılardan biri ön planda. Ama son karar şubat ayının üçüncü haftasında verilecek. Şarkı lansmanı ise şubatı son haftasında yapılacak.” diye konuştu.

Can Bonomo ayrıca “Promosyon turu için ilk teklifi Bulgaristan’dan aldık. Oradaki ses yarışmasının yarı finaline davet edildik. Azerbaycan’dan da büyük ilgi görüyoruz. Bir aksilik olmazsa promosyon çalışmalarımız nisanda başlıyor.” açıklamasında bulundu.

Eurovision’a Can Bonomo

TRT bugün nihayet bu yılki Eurovision temsilcimizi açıkladi. Bu yıl ülkemizi Can Bonomo’nun temsil etmesine karar verildi. Bonomo Eurovision’a özel bir şarkı besteleyecek. TRT 1 Ana Haber Bulteni’ne konuk olan genc muzisyen yarismada ülkesini temsil edecek olmaktan dolayi cok mutlu oldugunu ve 1 ay icinde sarkisini tamamlayacagini acikladi. Genç müzisyen, Haberturk ve  AA muhabirlerinin de sorularını yanıtladı.

”Kamuoyu bilmeden iki gün önce haberimiz oldu. Bizim için çok büyük bir şoktu, çünkü böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmiyorduk. Eurovision gibi çok önemli bir yarışmada, Türkiye’yi temsil etmek çok muhteşem ve onur verici bir şey.”

”Haberi almamdan bir gün önce bir üniversitede yaptığımız söyleşide, öğrencilerden biri, ”Eurovision’da size teklif gelirse ne cevap verirsiniz?” diye sordu. Böyle bir şey olacağını düşünmüyorduk. ”Böyle bir şey olursa çok gurur duyarız” diye cevap vermiştim. Bu teklif gelince çok şaşırtıcıoldu. TRT’nin beni neden seçtiği konusunda hiçbir fikrim yok, ama şaşırtıcı bir karar olduğu ayan beyan ortada. Çünkü ben 24 yaşında, daha ilk albümü bir senesini tamamlamamış, genç bir müzisyenim. Bence çok büyük bir cesaret işi. Ama benim yaptığım müzik, onlara göre Eurovision’da bizi çok iyi gösterebilecek, lanse edebilecek bir müzik. Ben de müziğimle bu sorumluluğu kaldırabileceğimi düşünüyorum.”

”Favori adaylarımız vardı. Bence kimin gittiği çok çok önemli değil, önemli olan Türkiye’nin bir sanatçı tarafından temsil edilmesi. Bugüne kadar birçok başarılı sanatçı gitti. Onlar başarısız olunca üzüldük, başarılı olunca çok sevindik. Ben de bu desteği bekliyorum. Çünkü bu, Bakü’de yapılacak bir Can Bonomo konseri değil, Bakü’de, Türkiye’nin Can Bonomo tarafından desteklendiği çok büyük bir yarışma.”

Bonomo, şarkının İngilizce mi yoksa Türkçe mi olacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Yapacağımız müzikte mutlaka bizim tınılarımız olacak. Eski Eurovision çalışmalarına bakıyoruz. Türkçe olma ihtimali var ama İngilizce olursa daha şanslı oluruz. İngilizce’ye hakimim. 3 tane şarkı yapacağız. Bunlar değerlendirilecek. Ama bir tanesini Türkçe yaparız, değerlendirmeye sunarız. 3 dakikalık muhteşem bir şarkı yapmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince çalışacağım bu konu ile ilgili.”

 

Geçtiğimiz yıl ilk albümü Meczup‘u yayınlayan Bonomo, alternatif müzik dünyasında sevilen bir isim.

Müzikal yolculuğu boyunca The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles’dan etkilenen ve esinlenen Bonomo, Alaturka nağmelerden indie melodilere gezinen müziğini ‘İstanbul Müziği’ olarak tanımlıyor.

“Meczup”un biri hariç tüm parçalarının söz ve bestesi Can Bonomo imzasını taşıyor.Düzenlemeler ise aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü üstlenen Can Saban’a ait. Parçaların miksing ve mastering’i Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. TheFatLab’de kaydedilen “Meczup”, We Play – TheFatLab etiketiyle yayınlandı. Albüm kapağındaki albümün art work’leri bizzat Can Bonomo’ya ait, kapak fotoğrafını ise Dilan Bozyel çekti.

Albümün çıkışparçası “Şaşkın”ın klibinin yönetmeni ise Can Eskinazi.

Can Bonomo Kimdir?

İzmir doğumlu Can Bonomo, müziğe 8 yaşında gitar çalarak başladı. Ortaokul ve lise boyunca sürdürdüğü müzik çalışmalarına İstanbul’da devam etti. 17 yaşında İstanbul semalarına açılmaya karar veren Bonomo, müzik dünyasına ses prodüksiyonculuğu yaparak atıldı. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudu. Üniversite yıllarında Radyo Klas, Number One FM ve Radio N101’de radyoculuk yaptı. Daha sonra, televizyona geçerek Number One TV ve MTV’de televizyon programları hazırladı. Televizyonculuk kariyeri süresince çeşitli reklamlarda rol aldı.

Müzisyenlik kariyeri, Irwin Welsh’in Porno adlı kitabının ilk yaprağına sardığı demosunu Can Saban’a gönderdiğinde yeni bir boyut kazandı.

Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da birçok konser veren Bonomo, sonunda “Hazırım” diyerek ilk albümü için kolları sıvadı. Yaklaşık iki yıllık hummalı bir hazırlıktan sonra da Ocak 2011’de Can Saban’ın yapımcılığı ile ilk albümü “Meczup”u yayınladı. Can Bonomo ve ilk göz ağrısı “Meczup”, 24 Ocak’ta Babylon’da düzenlenen bir geceyle dinleyicileriyle buluştu.

Haziran ayı başında yayınlanan 2. klibi “Bana Bir Saz Verin”in yönetmen koltuğunda ise Can Saban vardı.

Aldığı Ödüller:

– 8. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Sanatçı’

– 38. Altın Kelebek Televizyon Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Solist’ (www.canbonomo.com)

Can Bonomo – Şaşkın

Özel Dosya: Dikkat 2011

Bir koca yılı daha geride bıraktığımız ve En İyiler/En Kötüler gibi listelerin havalarda uçuştuğu şu günlerde “DikkatMüzik’in 2011 değerlendirmesi yok mu?” diye soranları daha fazla merakta bırakmayalım dedik ve kendi kalemimizi ele aldık. Elbette unuttuklarımız ya da bu yazıda geçmesini pek de anlamlı bulmayacak kadar önemsemediğimiz işler de çıkmış olabilir, ama işte bu da tamamen kişisel bir görüş yazısıdır nihayetinde. İşte nedenleri ve nasılları ile tüm bir yılın bizce hem en çok dinlenen ve sevilen, hem de övgüyü hak etmeyecek kadar çıta altında kalanlarından derlediğimiz “DİKKAT 2011” özel dosyamız:

2007 tarihli Best-Of’unu saymazsak 6 yıl aradan sonra yeni bir albümle çıkagelen Aşkın Nur Yengi‘nin “Gözümün Bebeği” adlı çalışması, 2011’in ilk sürprizi idi fakat içinde barındırdığı birkaç güzel şarkıya karşın ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Albümle aynı adı taşıyan şarkı Sezen Aksu’nun albümdeki 2 şarkısından biriydi (diğeri Yasak Elmam) ancak çıkış şarkısı ne bu şarkılar, ne de albüme son anda dahil olan “Ayrı Gayrı” olmayınca albüm de doğrusu biraz güme gitti (Bunda elbette şarkıların düzenlemelerinin günümüzden ziyade 90’lar havasından kurtulamamış olmasının da payı yok değil).

Nilüfer‘in yanına rock müzisyenlerini alıp projelendirdiği “12 Düet”in, Müyap’ın yıl sonu değerlendirmesinde 2011’in en çok satan 3. albümü olması sanatçının Kayahan sonrasındaki döneminin belki de en görkemli albümü olduğunu kanıtlıyor. Büyük ilgi gören Şebnem Ferah düetli Erkekler Ağlamaz dışında Ara Sıra Bazı Bazı ve Aşk Kitabı düetleri de albümden kliplenen 3 şarkı oldu. Bizim için albümün en güzel ve öne çıkmayı kesinlikle hakeden 2 şarkısı ise Cingi‘den Unut Gitsin ve Rashit ile olan Uzak Dur Ateşimden düetleriydi.

2011’in “Divaların yılı” diye nitelenmesi boşuna değil! Önce Nilüfer‘in, ardından Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Ajda Pekkan‘ın arka arkaya çıkardığı albümler en çok müzik yapımcılarını güldürmüş olmalı. Sezen Aksu’nun “Öptüm”ünün çıkış parçası “Unuttun mu Beni” ilk kez Kral Tv Müzik Ödülleri’nde dinleyiciyle buluştuğunda herkesi mest etmeye yetmiş ve artmıştı bile. Albümün yayınlandığı sonraki günlerden itibaren birkaç ay boyunca radyolarda epeyce çalan şarkının ardından albümün bir diğer slow hiti “Vay” kliplendi. Bu 2 şarkı dışında özellikle Arkadaş Şarkısını Duyunca ve Acıtmışım Canını Sevdikçe, Sezen Aksu’nun kredisinin dinleyicinin kalbinde asla bitmeyeceğinin en açık ve en gerçek kanıtları gibiydi. Yılın son aylarında gelen Remix albümü de, Öptüm’ü yeni yıla taşıyacağa benziyor.

Nazan Öncel‘in “Hayvan” adlı albümü, farklı kapağı ve çıkış şarkısı Normal’in içinde geçen sözleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Albümde özellikle Böyle Konuşma ve Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma gibi şarkılar dikkat çekti. Ajda Pekkan‘ın “Farkın Bu” albümü ise yıl sonu satış rakamları listesine göre yılın en çok satanıydı. Bunda hiç kuşkusuz Tarkan düeti Yakar Geçerim‘in büyük payı var. Arada Sırada şarkısı da epeyce ilgi görse de, kendi adıma albümün bundan çok daha fazlası olduğunu ve Asla, Yine Tek ve Heves gibi başka iddialı parçaları da içerdiğini söylemem gerekiyor. Belki eski albümlerinin tadını yine bulamayanlar olabilir ama Süperstar’ın 2000’lerdeki en iddialı çıkışı sanıyorum bu kez oldu. Çok yakında albümün -yeni bir şarkı ilavesiyle- remixleneceği duyuruldu.

Tarkan demişken, 2010 çıkışlı bereket dolu albümünün bu yıl da meyvelerini yemeye devam eden sanatçının Ajda Pekkan dışında Bülent Ersoy‘la olan düeti Bir Ben Bir Allah Biliyor’u -çok çalınıp hit olduğunu söyleyemesek de- yılın konuşulan şarkılarından biriydi. Aynı kategoride sayabileceğimizden bu paragrafta bahsini geçmeden olmaz diyerek Sibel Can ve Ebru Gündeş albümlerinin de satış rakamlarının çok iyi gittiğini ve fakat bunun şarkı popülariteleriyle ne kadar örtüştüğünü bilemediğimi belirtmek isterim.

SiNGLE BEREKETİ

Yoksa 45’lik modası geri mi dönüyor? 2011 gösterdi ki yıllar sonra müzik piyasası ‘single’ kavramına daha çok ısınmaya ve bu akıma geri dönmeye başladı. Gülben Ergen ve Mustafa Sandal düeti Şıkır Şıkır -her ne kadar sonrasında biraz olaylı da olsa- yılın en çok dinlenen şarkılarından biri olmayı kesinlikle başardı. Gülşen bu yılı 2 single ile geçirdi ve oldukça ses getiren şarkılara imza attı. Önce Yeni Biri ile yazı karşıladı, sonrasında Sözde Ayrılık ile daha da büyük başarı yakaladı. Bugüne dek birçok hit şarkıda imzası bulunan Fettah Can, bu kez kendi sesiyle çıktı karşımıza ve Sana Affetmek Yakışır parçası büyük ilgi gördü. Burcu Güneş‘in Eflatun imzalı Oflaya Oflaya şarkısı, yılın son aylarında Türk popuna bomba gibi düşerek oldukça sevildi. Bir Tv reklamında geçen Hayat Paylaşınca Güzel şarkısı ile ilgili olarak başı epey ağrıyan Nil Karaibrahimgil‘in yılın ilk yarısında yayınladığı “Hakkında her şeyi duymak istiyorum” single’ı fena gitmedi. Kenan Doğulu da Şans Meleğim şarkısıyla bu yılı “single” geçirenlerden oldu. Şarkı sevilmiş ve tutulmuş olmalı ki, Doğuş grubuna geçen Star Tv’nin de yeni tanıtım şarkısı olarak popüler müzik tarihimizdeki -iyi midir kötü müdür bilmem- yerini aldı.

NOSTALJİYE 2011’DE DE DEVAM

Candan Erçetin 60’lı ve 70’li yıllardan derlediği nostalji albümüyle yine bir -ses getirmeyen ama şanı devam ettiren- “ara albüm” yaptı. Işın Karaca‘nın ilki büyük ilgi gören Arabesque albümünün ikincisi Geçmiş Bize Yakışıyor alt başlığı ile yayınlandı ve satışı iyi gitti. Ümit Sayın‘ın, “Söz-Müzik Ümit Sayın” adıyla gerçekleştirdiği bir nevi Best-Of’unda en çok Tarkan ile olan Gitme düeti sevildi. Yılın son aylarında yayınlanan Pınar Aylin‘in “Hit 70’ler”i ise özellikle altyapılarının başarısı ile çıta üstü bir albümdü fakat eski şarkılar tekrar tekrar o kadar çok söylendi ve çalınmıştı ki artık, Pınar Aylin’in bu albümü ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştirmekten biraz uzak kaldı. Bu bölümle ilgili son bir not: Sevinmemiz lazım, çünkü 2011’de Göksel bir nostalji albümü daha yapıp işi Muazzez Ersoy tatsızlığına sürüklemeden kıvamında bıraktı:) 2012’nin ilk aylarında yayınlanacak yeni albümünde yepyeni Göksel şarkıları duyabileceğiz. Geçen hafta yayınlanan Acıyor‘a bayıldım mesela.

“İYİ Kİ DİNLEDİK”

Teoman‘ın müziği bıraktığını açıkladığı yıl olarak kayıtlara geçen 2011 Teoman hayranlarını üzse de, sanatçının -şimdilik- kapanış albümü en az ilk albümleri kadar iyiydi. “Aşk & Gurur” adlı albüm yalnızca yılın değil, tüm zamanların da en iyi Türkçe albümlerinden biriydi. Bana Öyle Bakma, Tek Başına Dans, İstanbul’da ve Romantik gibi son derece başarılı şarkılar içeren albüm, Teoman’ı müzikten anlayanlar için kariyerindeki inişli çıkışlı dalgalanmalardan sonra- yeniden ve bir kez daha göklere çıkarmaya yetti.

Kuşkusuz yılın en çok dinlenen ve sevilen şarkısı hangisi oldu diye tek bir soru sorsalar ve tek bir yanıt arasalar cevabım çok basit ve net olurdu: Gökçe‘nin Tuttu Fırlattı‘sı. Gerek radyoda gerekse bütün yaz çaldığım partilerde insanların en çok coştuğu parça gözlediğim kadarıyla buydu.

2 yıl önce yayınlanan ilk albümleri ile pek iyi bir çıkış yakalayamayan Model grubu için 2011 altın bir yıldı desek yanlış olmaz. “Diğer Masallar” albümünden Değmesin Ellerimiz şarkısı yılın en çok çalınan radyo hiti olmakla kalmadı, gruba da şöhret kapılarını çok cömertçe açtı. Vokalist Fatma’nın yer yer Özlem Tekin’e öykündüğü eleştirileri ya da Değmesin Ellerimiz‘in Beyonce’in Hello şarkısına olan benzerliğinin  sosyal medyaya konu olması gibi olumsuzluklar grubun başarılı çıkışının önüne geçemedi. Buzdan Şato ve Pembe Mezarlık şarkıları da albümün diğer hitleri oldu.

Murat Boz‘un olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı albümü olarak sayabileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” albümü, aynı adlı parça dışında Hayat Öpücüğü, Geri Dönüş Olsa ve Kalamam Arkadaş gibi birden fazla hit şarkı çıkararak yılın en sevilen çalışmalarından biri oldu. Bu da elbette Türk pop müziği erkekler liginde Boz’u daha da yukarıya, listenin tepesine yakın bir yerlere taşımaya yetti.

İskender Paydaş‘ın “Zamansız Şarkılar” albümü, 2011’in en iyileri arasına girmekle kalmadı, 2012’de de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Özellikle Mustafa Ceceli‘den Sensiz Olmaz ki‘nin büyük ilgi gördüğü albüm, Kar Beyaz, Tavla, Bu Aşk Fazla Sana ve Arapsaçı gibi hit şarkıların yepyeni versiyonlarının yanısıra Yeni Aşk şarkısıyla Yılmaz Kömürcü gibi bir yeteneği de bizlerle buluşturuyor.

Zeynep Dizdar‘ın Uyandırma şarkısı ve Betül Demir‘in Hop Dedik şarkıları bu yılın en iyi Türkçe pop şarkılarındandı ve daha fazla ilgiyi kesinlikle hak etmişlerdi. Tıpkı Marcus Miller’ın Blast şarkısına yazdığı Türkçe sözlerle Oynama diyen Yıldız Tilbe gibi. “Sözyaşlarım” albümü ile geri dönen Deniz Seki’nin Suya Hapsettim‘i ve Bendeniz‘in Bendenizler adındaki Best Of/Remix albümünden O Biliyor şarkısı da sevdiklerim arasındaydı. Bu yıl tanıdığımız bir isim olan Bora Duran‘ın da Gül Senin Tenin şarkısı epeyce çalındı bu sene. Sibel Tüzün‘ün “Saten” albümünden geçtiğimiz ay kliplenen Maalesef şarkısı da yine bu yılın en sevilenlerinden biri olmayı başardı. Yine bu yıl içinde kliplenen Sertab Erener şarkısı Bir Çaresi Bulunur’u da geçmeden edemeyeceğim.

2011’in bize kazandırdığı yeteneklerden biri olan Aynur Aydın‘ın albümü de övgüyü hakedenlerdendi. “12 Çeşit La La La” adını verdiği albümün çıkış parçası Yenildim Daima, yüzü tümüyle batıya dönük alnı açık gerçek bir pop şarkısı. Aynur Aydın da sıkı vokaliyle önümüzdeki yıllarda da adından söz ettireceğe benziyor.

“NE GEREK VARDI?”

Geçen yıl çok başarılı bir albüme imza atan Ozan Doğulu, bu kez “130 Bpm Allegro” albümü ile çıkageldi fakat doğru dürüst hit şarkı içermediği için ilk albümün gölgesinde kaldı. Alişan & Demet Akalın düeti Melekler İmza Topluyor‘un her 2 isme de bir faydası ne yazık ki olmadı. Hadise bu yıl yayınladığı albümünden Gülşen imzalı Süpermen şarkısı ile iyi bir çıkış yakalasa da, Burjuva ya da Aşk Kaç Beden Giyer gibi fazla da iddialı olmayan şarkılarla bu çıkışı devam ettiremedi (Kendi fikrime göre bu kızın İngilizce şarkıları beste olarak da söz olarak da her zaman daha güzel ve başarılı olmuştu. Tarzından ödün vermek ve Türk pop müziğinin acımasız çarkları içinde harcanmak istemiyorsa kesinlikle yabancı şarkılar söylemeye devam etmelidir kanımca).

Ömür Gedik ve Sinan Akçıl gibi aslında şarkı söyleme konusunda pek de iddialı olmayan isimlerin de albüm yaptığı bir yıldı 2011 (Özellikle Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı gibi iki müzisyenin -bazı başarılı şarkıları olmasına karşın- şarkıcılık yönleriyle müzik dünyasında bu kadar geniş yer tutabilmeleri, sesi iyi olup da müzik piyasasında kendine şans tanınmayan onca insana ayıp değil de nedir?).

Apayrı albümü ile girdiği yoldan çok hazin bir manevra ile çıkarak bundan sonra inişli çıkışlı bir yol çizmeye başlayan Hande Yener‘in geçen yılki albümünden Sopa ve Bodrum gibi başarılı hitlerle hasbel kader toparlanan kariyerinin yeni sayfası, baştan sona Sinan Akçıl şarkıları ile dolu albümü “Teşekkürler” oldu olmasına ama bu Teşekkürler’in kime olduğunu müzikseverler çözemedi. Başta Havaalanı olmak üzere albümün yarısından çoğu hit olamayacak kadar kötü şarkılar ile doluydu ve yaz aylarında dijital single olarak yayınlanan Bana Anlat gibi son derece güzel bir şarkı bile albümü kurtarmaya yetmeyecekti.

EUROVISION

2011’e girdiğimiz dakikalarda sürpriz şekilde Eurovision temsilcilikleri açıklandığında çoğunluğun dumur olduğu Yüksek Sadakat grubunun şarkısı “Live it Up” müzikalite olarak iyi olsa da, Dusseldorf sahnesinde beklenen etkiyi ne yazık ki yaratamadı. Şovun ve görselliğin zayıflığı da işin içine girince Türkiye, -yarışma yarı finalli sisteme geçtiğinden beri- tarihinde ilk kez finale kalamadı. Grup ise erteledikleri “Renk Körü” adlı yeni albümlerini yılın sonlarına doğru yayınladı ve Eurovision şarkısını da Parti Çocuğu olarak Türkçeleştirdi.  Geçen yıl  aldıkları 2.cilikle göğsümüzü kabartan maNga, bu yıl yurtdışında yayınladıkları “Fly  To Stay Alive” adlı single’ı ile olumlu eleştiriler aldı.

Yılın son günlerinde ise Eurovision yine müzik gündemimizdeydi ve bu kez iddialar Kıraç üzerine yoğunlaşmıştı. Katıldığı bir radyo programında bunu yalanlamayan sanatçı ne var ki ilerleyen günlerde bu iddianın asılsız olduğunu ve TRT’den resmi bir teklif almadığını söyleyecekti.

ROCK / ALTERNATİF DÜNYASI

2011, Rock ve alternatif müzik dünyasında da iyi şarkılara sahne oldu. Yukarıda saydığım Model şarkıları dışında, Seksendört grubunun Hayır OlamazGece grubunun Ben Öldüm şarkıları, Can Bonomo‘nun yükselişi, Neyse grubu, Bedük‘ün “Ful” albümü ve teknolojinin sınırlarını zorlayan yenilikçi tarzı, Multitap‘in yeni albümü, Çiğdem Erken ve Mehtap Meral‘in çıkış albümleri geçtiğimiz yılın takdirlik çalışmaları olarak kayıtlara geçti.

Yılın en sessiz ama iddialı çıkışı Mabel Matiz‘in aynı adlı albümü oldu. Genç müzisyen daha bu ilk albümünde başta Arafta olmak üzere her biri diğerinden güzel olan şarkıları ile özellikle sosyal medyanın büyük ilgi ve desteğini kazandı. Yılın son aylarındaki Halil Sezai  patlamasına ise hem şaşıranlar hem de sevinenler oldu. İsyan şarkısı ile bir anda rekora koşan müzisyen, farklı tarzı ile ilgi uyandırdı. Öykü & Berk ikilisinden Öykü Gürman, “Bir Başka” albümü ile iyi bir solo kariyer adımı attı. Kıraç, “Derindekiler” adındaki yeni albümünü 3 boyutlu ve interaktif DVD şeklinde sunarak bir ilke imza attı.

Yıllar sonra “Ve MFÖ” adında yepyeni bir albümle evlerimize giren Mazhar Fuat Özkan, bu kez yanlarına Bora Uzer gibi alanında çok iyi genç isimleri de almıştı. Hep Yaşın Ondokuz şarkısı ile çıkışı yapılan albümde Yamuk mu Var, Sorma ve Bu Aşk Olur mu gibi övgüyü hak eden MFÖ şarkıları yer aldı.

Olcay Tanberken
(Dikkat Müzik!)