İREM’LE HER Bİ’Şİİ DE “SELÇUK BASA”

SELCUK BASA (Fotograf Fethi Karaduman).jpg

İtiraf etmeliyim ki; dinlemek için çok geç kalmışım…

“Keşke daha önceden dinlemeye başlasaydım.” dediğiniz isimler illa olmuştur. Sevgili Prof. Dr. Selçuk Basa’da benim için öyle oldu… Canım arkadaşım sevgili Yeliz Tingur ( Kendisi “Bknz İletişim” dendir.)  sayesinde tanıdım Selçuk Bey’i… Albüm su gibi akıp gitti çok uzun zamandır bu şekilde soluksuz albüm dinlememiştim. Konuyu çok uzatmayacağım ama eğer benim gibi geç kalanlarınız varsa Selçuk Bey’in şarkılarına bir kulak verin. Sakin, naif ve huzurlu….

SELCUK BASA_4 MEVSIM 1 HIKAYE

 

İrem Ezgimen: Ünlü bir Prof. olup müzik hayatına atılmak nasıl gerçekleşti?

Selçuk Basa: Küçük yaştan bu yana müzik de hayatımda vardı.  Enteresan bir şekilde ikisi birden yürüdü. Yani müzik hayatıma sonradan dahil olmadı. Asla bir hobi gibi görmedim. Eğer ki hayatımda hekimlik olmasaydı, tek başına müzik olabilirdi.

İrem Ezgimen: İkisi beraber zor olmuyor mu?

Selçuk Basa: Hiç zor değil! Aksine hayatı kolaylaştıran, güzelleştiren, rahatlatan bir şey… Tek zorluk vakitle ilgili… Müzik için vakit bulmak, ona kafa patlatmak zaman alıyor ama ne bileyim TV seyretmiyorum, 24 saat ameliyata girmiyorum, 24 saat ders vermiyorum ve bunlardan kalan çok ciddi zamanım oluyor.

İrem Ezgimen: Bir de dekanlık yapmışsınız bunların arasında. Çene cerrahisi, müzik tamam… Peki dekanlık zor olmadı mı?

Selçuk Basa: Dekanlık yaptığım sırada müzik yaparken zorlandım. Açıkçası hem ameliyat, hem idari görev zor oldu. Çünkü aktif görev, operasyonlar, dersler, idari görev zorladı. Fakat o dönemde de çok güzel şarkılar yaptım. Aslında müzikle ilgili olan kısım şarkı yazmak olduğu için birikiyor. Oradaki yürüyüş şu şekilde; birikiyorsunuz, aklınıza bir şey geliyor ve şarkı yazmak da dinlenmek oluyor. Piyanonun başına oturuyorsunuz ve o sizi rahatlatıyor. Evdeki masamda (piyanom zaten orada) çalışıp, üretebiliyorum beni dinlendiren bir süreç oluyor.

4 Mevsim Bir Hikaye (1)

İrem Ezgimen:  Müzik yapmak; ruhunuzun dinlendiği bir zaman dilimi diyebilir miyiz?

Selçuk Basa: Evet

İrem Ezgimen: Geride bırakılan 2 tane albüm, 1 single var. Albümlerin genel soundu caz ama türk ezgileri ve türk enstrümanlarına da yer vermişsiniz. Bu soundu nasıl belirlediniz?

Selçuk Basa: Aslında kendiliğinden olan bir şey… Son albüm oldukça caz tınılarından oluştu. Özellikle o yola girdik. Konsept ona daha yakındı, klasik hatta bazı müziklerden esintiler bile var. O da zaten Burçin Büke’nin olağan üstü yorumu ve düzenlemeleriyle oldu. Hep beraber çalıştığımız müzisyenler caz müziğe daha yakın… Ben de öyleyim. Caz dinleyerek büyüdüm, onun için de algım caz müziğe daha yakın fakat şarkılar Türkçe… Türkçe şarkılar yaptığınız zaman ritmik olarak hep anadolu esintilerinden etkileniyorsunuz. Bu topraklarda yaşıyoruz ve buradan aldığımız esintiler oluyor.

İrem Ezgimen: Ney sololarını dinleyince o ezgi ve esintiyi alıyoruz. Albümlerinizi dinlerken çok keyif aldım. Dersimi çalışıp geldim yani… :)

Selçuk Basa: Çok sevindim. :) Aslında bir kişiden bile “çok beğendim” demesini duymak beni çok mutlu ediyor. Sanatçı tarafından hep bu düşünülüyor albüm ya da yaptığı iş ne uyandırdı, dinleyene ne hissettirdi? 1 kişi ya da 1 milyon insan dinlemesi tabi çok fazla insana ulaşmak popüler olmak o başka bir şey… Resim yaptığınızı ve bir sergi açtığınız düşünün. Sergiye gelen 1 kişinin yaptığınız resmin önünde durduğunda onun hislerini görmek çok ilginç, o yüzden albümü dinlemen çok hoşuma gitti.

İrem Ezgimen: Soruları albümlerinizi dinlerken hazırladım. Müzik dinlerken iş yapıyor olabilmek algımı etrafa karşı daha çok açıyor ve albümü dinlerken ney solosuna geldiğimizde elimdeki kalemi bıraktım, gözümü kapattım başa sardım dedim ki “ beni alıp götürebilen bir şey var…” Bir anda ney solo ve farklı farklı enstrümanlar, farklı tınılar, insanları daha fazla bir araya getiriyor yani illa bir şarkı sözünden yola çıkarak değil arada ney ya da arada başka enstrümanlar, etnik müzikal yapılar ve bu farklılıklar bence bu bütünlüğü oluşturmuş. Siz nasıl yorumluyorsunuz?

Selçuk Basa: 3 albüm de 25 sene önce yazılan şarkılardan var. Albümü Yağmur Başar’a ait sözlerle yapmıştık.  “Albüm yapar mıyız?, Yapalım mı?” derken yaptık. Düşünün 25 sene önceden hazır her şey ama o albümde perküsyonlar davul yok mesela daha etnik caz daha akustik tarzda benim de dinlemekten hoşlandığım müzik türü bu…

İrem Ezgimen: Dinlendirici… Hani gerçekten insanlara soluk aldırabilecek bir albüm olmuş. Aslında bakarsanız; 3 albümünüzde de bu his barınıyor. Albümlerinizde sadece bir tane remix var onun dışında bütün şarkılar aynı yapıda olmuş. Yaptığınız remix de zaten bilindik remix formatında değil.

Selçuk Basa: Yaptığımız remix farklı, elektronik müzik alt yapısından oluşmuyor. Bir tane single çıkardık, o single da albüme almak için tekrar kaydederken; mix mastering yapan kişi kendi hisleri doğrultusunda mixledi. Albüm işi yapmak aslında son derece inanılmaz bir ekip işi… Çünkü  albüm; çalıştığın insanlarla gelişen bir iş…

İrem Ezgimen: Her şey ekip işi… Eğer ki; ekipten bir tane bile fire verirseniz o bütünlük bir anda ister istemez bozulur diye düşünüyorum. Haksız mıyım?

Selçuk Basa: Doğru! Herkesin birbirini anlayıp, tamamlıyor olması işi mükemmel  yapan en büyük etmenlerden biri…

İrem Ezgimen: “Amor” albümünüzde Ajda Pekkan’la bir düet var, sonrasında da Burçin Büke gibi önemli isimlerle çalışıyorsunuz. Bu kadar önemli isimler nasıl bir araya geldi?

Selçuk Basa: Ajda Pekkan’la düet değil de back vokal yaptık.  Ajda; şarkıları dinledi ve beraber söylediğimiz şarkıya bayıldı dedi ki “Ben hiç back vokal yapmadım. Hep yapmak istedim.” dedi ve şarkıyı okuduk. Back vokal gibi değil de; düet yapmış gibi oldu. :)

Burçin Büke ile ilk albümümden itibaren çalışıyorduk. İlk albümün düzenlemelerini ve prodüksiyonunu da Cem Erman yaptı. Her biri çok değerli bir müzisyenler… Aslında şöyle oldu; Cem Erman’la çalışmaya başladık. Yağmur Başar şarkı sözlerini yazdı. Bir arada oturuyoruz Yağmur söz yazarı, ben besteciyim, diyoruz ki şarkıları albüm yapalım, sonra süreç başlıyor.

İrem Ezgimen: Son albümünüzde “4 Mevsim 1 Hikaye” de tüm şarkı sözleri size ait. Besteler de sizin…  İlham kaynağı nerden geliyor?

Selçuk Basa: Şarkılar yazılıyor… Mesela “Buzdan Hayaller” diye bir parça var aslında bu yedi, sekiz sene önce yazdığım bir şehirde geçen bir şarkı…  Bir, iki sene önce “Boş Zamanlar” diye bir parça yazdım mesela onun içinde de kendimi iyi hissettiğim su sporlarından bahsediyorum mesela o şarkıda sörfle alakalı keyboard’la ilgili sözler var.

İrem Ezgimen: Şarkı sözlerinizi hayattan alıp, hayatın içinden anılar ve anlardan alıp yazmışsınız …

Selçuk Basa: Hep kendimin ve etrafımda yaşanılan şeylerden esinlendim. İstediğim an, istediğim konu ile alakalı şarkı sözü yazabiliyorum. “İlkbahar şarkısı olsun” diye düşünüyor; ardından da gerçekten o hisle devam edince “İlkbahar şarkısı”nı besteleyebiliyorum. Etrafımda ki insanlar çok iyi sanatçılar; mesela Celil Nalçakan… Albüm yayınlanmadan önce bütün şarkıları dinliyor ve Celil’in albümün içinde yer almasını gerçekten çok istemiştim.

Selcuk Basa -Celil Nalcakan (1)

İrem Ezgimen: Şimdi Celil bey ile olan projeniz nasıl oluştu?  Nasıl oldu?

Selçuk Basa: Proje değil aslında Celil ile arkadaş ortamında tanıştık. Bir gün Celil’le otururken elime gitarı aldım “gel bir dörtlük yapalım” derken bir şarkı oluştu… Celil’le böyle şarkıları çok yaptık. 20, 30 tane vardır, hatta biz kayıtlarına bile başladık. Bir albümümüz çıkacak, o da enteresan bir iş olacak. Celil’in sözlerini, benim bestelerini yaptığım bir şeyler var ve ilerlemeye devam ediyoruz. Güvenç Dağüstün’ün de yer almasını isterken; o da back vokalleri yaparak dahil oldu.

Guvenc Dagustun - Selcuk Basa (2)

Celil albümü dinlerken bir dörtlük yazdı. şarkıların onda uyandırdığı bir his anlatan bir dörtlük… Ardından biz enstrümantal parça yapmıştık ve albümdün bonus şarkısıydı ve onun üzerine bir baktık ki; Celil’in yazmış olduğu sözler oturuyor ve o şarkımızda birbirimizle yaptığımız hikaye ortaya çıktı.

Celil çok iyi bir oyuncu olmasının yanında; hem müziğe kabiliyeti çok fazla, hem de kalemi çok kuvvetli bir adam… Celil’le çalışmamız devam edecek gibi görünüyor.

İrem Ezgimen: o zaman ben Celil bey ile bir albüm bekliyorum sizinle.

Selçuk Basa: Kesinlikle, yakında gelir.

Selcuk Basa (2)

İrem Ezgimen: İyi bir müzisyen ve besteci olarak; Türkiye’nin müzikal gelişimini nasıl buluyorsunuz?

Selçuk Basa: İnsanlar neyi seviyorsa, onu dinliyor ve çok iyi de müzisyenler var. Bu muhteşem bir şey… Başka eserlerin yorumlanması anlamında hem klasik, hem caz, hem de orijinal eserler… Ben bunu müzikle daha profesyonel ilgilenmeye başladıkça daha da farkına vardım. Yetenekli insanların Türkiye’de müzik yaptığını ve güzel üretimler yaptığını gördüm.  Böyle iyi müzisyenlerin; Türkiye’de yolunu açması gerekir. İyi müzisyenleri yaptıkları şeyleri önceden duyurmak, tanıtmak gerekmektedir. Mesela çok enteresan bir şey, kendimde olan bir anı… Bundan bir önceki albümü dinlediniz; bir gün Twitter’dan  Michael Kuyucu’dan -hiçbir tanışıklığım yok- bir tweet geldi “albümünüzü dinledim.” demiş ve yorumlarını yazdı. Her şarkıyı tek tek dinlediğini belirtmiş.

İrem Ezgimen: Michael Kuyucu Numberone Türk’ten (eski adıyla Radyo Klas’tan) benim eski müdürümdür. Kendisi takip etmeyi ve araştırmayı sever.

Selçuk Basa: Öyle mi… O kadar zarif ki; orda yazdıklarını internetten okudum “Albüm geldi baktım ismi bir garip… Acaba nasıl bir albüm bakalım bir dinleyeyim dedim karşıma inanılmaz bir albüm çıktı” dedi Yazdığı diğer yorumlar çok dikkatli dinlemiş olduğunu ortaya koyuyordu “arada kaybolmuş gitmiş yazık! Keşke daha önce elime geçseydi…” gibi yorumları vardı.

İrem Ezgimen: peki siz kimleri dinlersiniz.

Selçuk Basa: Yaptığım müzikteki ilham kaynağım özellikle jazz ve müzisyenler dinlediğim müzisyenler ise Myles Davis, ben saksofon da çalıyorum o yüzden Charlie Parker’da  benim için önemlidir. Şarkı bestelemekle ilgili Sting… Onu dinlemek inanılmazdır. Eric Clapton;  özel bir isim… Eskiden beri aynı… Benim yaptığım müzikteki gibi pop jazz havasında yürüyor.  Pop jazz’ın dünyada belki de en iyi şarkı yazarlarından bir tanesi belki de en iyisi Michael Franks… Benim hayatımda çok önemli etki uyandıran insanlar… Onların eserlerini hala dinliyorum, Türkiye’de de olağanüstü hem Rock , hem de  Jazz’da isimler var ve hepsini severek dinliyorum.

Selcuk Basa - Ece Basa

İrem Ezgimen: Peki deminki soruya geri döneyim müziğe yeni başlayacak olan yeni yetenekleri, hem de aynı zamanda bir baba olarak siz çocuğunuzu müziğe nasıl yönlendirirdiniz? Bir profesyonel ağzından duyalım.

Selçuk Basa: Benim de bir kızım var ve anne ve babanın iyi yönlendirmesiyle başarılı sonuçlar alına bilir.

Burcin Buke - Selcuk Basa - Guvenc Dagustun -Celil Nalcakan (4)

İrem Ezgimen:Canlı performans akustik projeler yapmayı düşünüyor musunuz?

Selçuk Basa: Canlı performanslar evet ara ara düşünüyoruz. Belli bir zamanımız yok bunun için bir takvim yapmadık ama geçen sene oldukça sık konser yaptık. Hayal kahvesinde, Bodrum’da… Özellikle Celil, Güvenç ve ben oturduk konuşuldu ve hatta rastladınız mı bilmiyorum ama böyle bir konsept oluşturduk. Neredeyse 1.5 – 2 seneye yakındır hem İstanbul’da hem Bodrum’da sağlam konserler verdik. Tabii bu projeler devam edecek.

Geçen seneden daha fazla konser vermeyi düşünüyorum. Bunlar biraz farklı işler olacak. Müzikal drama gibi çünkü konseptler böyle olduğu için işin içinde aktörler de olacak, farklı işler dinleyiciyi bekliyor.

İrem Ezgimen: O zaman bizi şuanda bir müzikal drama bekliyor, bir albüm bekliyor hem de sürprizli bir albüm. Şu anda yolumuzda bunlar var gibi gözüküyor. Peki sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Selçuk Basa: Gerçekten üretim durmadan  devam ediyor… Ekibimizle, özellikle bahsettiğimiz insanlar ve müzisyenler çalışmaktan mutluluk duyuyorum.

İrem Ezgimen: Her şey için teşekkür ederim.

Selçuk Basa: Ben teşekkür ederim…

SELCUK BASA_4 MEVSIM 1 HIKAYE

 

Reklamlar

Okan Tok: “İhanet Ettin”

Farklı tarz ve imajı ile müzik piyasasına hızlı giriş yapan Okan Tok, Demet Sağıroğlu’nun 1996 yılında okumuş olduğu “İhanet Ettin” isimli şarkısını Latin Akustik versiyon ile yeniden düzenleyerek dinleyicinin beğenisine sundu. Söz-Müzik ve düzenlemede Tansel Doğanay imzası taşıyan şarkı Bahçekat Stüdyoları’nda kaydedildi. Şarkının kayıt ve mix işlemleri Serkan Ayman’a, mastering’i Bora Ebeoğlu’na ait. Fotoğraf çekimleri ve kapak fotoğrafının tasarımında ise Namık Kemal Ünal’ın imzası var. Video klibinin yönetmenliği ise Eyüp Birlik ekibinden Ümit Tokat tarafından çekildi. 20 kişilik bir ekiple çekilen klipte Bosnalı model Alma Zaimoviç rol aldı.

Uzun yıllardır makyaj sanatçılığı yapan Okan Tok, uzun bir süredir yürüttüğü ve performanslarında sergilediği İngilizce, Almanca, Fransızca ve Bulgarca gibi pek çok farklı dildeki repertuara sahip sahne çalışmalarıyla tanınıyordu. Okan Tok’un, Arpej Yapım etiketiyle yayınlanan “İhanet Ettin” isimli tekli çalışması, video klibiyle netd müzik’te yayına girdi.

Söz & Müzik: Tansel Doğanay
Düzenleme: Tansel Doğanay
Yönetmen: Ümit Tokat
Kayit – mix: Serkan Ayman
Gitar: Emrah Koçak
Akordeon: Tansel Doğanay
Geri vokaller: Gizem Gonca Kaya
Mastering: Bora Ebeoğlu

Fide’den Ege ruhu taşıyan yeni albüm: “Meşk”

Çalışmaları yaklaşık iki yıl önce Amerika`da başlayan ve Yunanistan`da tamamlanan Fide’nin merakla beklenen yeni albümü “Meşk” DMC etiketiyle dijital platformlarda ve müzik marketlerde yerini aldı.

İkisi remiks olmak üzere on şarkının yer aldığı albümde iki tane de Yunanca şarkı bulunuyor. Geniş ve zengin bir repertuvara sahip albümün düzenlemelerini Nassos Sopilis, mix ve mastering’ini ise Stefan Konstantinidis yaptı. 12 yıllık Yunanistan deneyimini yeni albümü “Meşk”te harmanlayan Fide`ye Atina`daki albüm kayıtlarında Yunan müzisyenler eşlik etti. Meşk`in video klibi de yine Atina`da ödüllü yönetmen Michael Demetrius tarafından çekildi. Klipte Fide`ye kristal küreyle yaptığı show`larıyla Yunanistan`da adından söz ettiren Mike ContArt eşlik etti.

Etnik, pop ve akustik ögelerin dengeli bir şekilde birleştirildiği “Meşk”te yer alan şarkılar, Fide’nin duru ve sakin vokal performansı ile dinleyicisine sıradışı bir lezzet sunuyor.

Üç yeni Ara Dinkjian bestesi…

Amerika’da yaşayan Türkiye kökenli dünyaca ünlü müzisyen Ara Dinkjian’ın üç bestesine Türkçe ve Yunanca sözler yazan Fide, şarkı yazma konusunda ne kadar başarılı olduğunu da gözler önüne serdi. Yunanistan`da geniş bir dinleyici kitlesine seslenen Fide, yeni albümü Meşk’le yarattığı dünyanın içinde büyülü bir yolculuğa çıkarıyor.

Biyografi

İzmir`de doğdu. Lise yıllarında TRT İzmir Çoksesli Gençlik Korosunda yer aldı. Marmara Üniversitesi İngilizce Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler eğitimine paralel olarak Müjdat Gezen Sanat Merkezi`nde Meltem Taşkıran`dan şan dersleri aldı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müzikal sınavlarını birincilikle kazandıktan sonra 2 yıl bu bölüme devam eden sanatçı, 2006`da Yunanistan`a yerleşerek Mimis Plessas, Nikos Kypourgos, George Dalaras, Maria Farantouri, George Perris, Pantelis Thalassinos, Savina Yannatou, Haig Yazdjian gibi pek çok Yunan sanatçıyla yorumcu, söz yazarı ve besteci olarak çalıştı. 2008 yılında Yunan Alpha TV`de, Dido Sotiriou`nun Türkiye`de “Benden Selam Söyle Anadolu`ya” adıyla yayımlanan “Matomena Homata” adlı kitabından uyarlanarak aynı adla çekilen tv dizisinde rol aldı. Dizi albümünde George Dalaras`la çalıştı, ve Vassilis Dimitriou`nun 2 bestesini kendi yazdığı sözlerle seslendirdi (“Dertli Topraklar” ve “İzmirli Yarim”). 2012`de Chrysovalantis Stamelos tarafından çekilen “Hello Anatolia” filminde yer alan Fide, Türk-Yunan dostluk ilişkilerine katkılarından dolayı pek çok kez plaketle onurlandırıldı. 2010 Kasım’da “Bridges” ve 2013 Mart’da “Büyü” albümü Yunanistan ve Türkiye`de piyasaya çıktı.

Müzisyenler / Musicians:

Violin / Keman & Viola: Fotis Siotas
Oud / Ut & Lute: Nikos Passalidis
Duduk: Vahan Galstyan
Gitarlar / Guitars: Marios Mourmouras
Kontrbas / Contrabass: Petros Varthakouris
Perküsyon / Percussion: Vagelis Karypis
Davul / Drums: Vassilis Podaras
Piano / Rhodes: Nassos Sopilis

Olmaz Böyle Şey, Yoksa Rüya mı?

Her çaldığında içimizi kıpırdatıp yüzümüzü güldüren “Olmaz Böyle Şey”in, o çok yakıştığı Yeşilçam filmlerinden firar edip aramıza geri dönüşünü kutlayalım mı?
Evet, o tatlı sesiyle bir kuşağa şarkılarını sevdiren ve her daim özlenen Yeşim’in en sevilen şarkılarıyla hasret gidermek için işte fırsat..

Müziğe çocuk yaşlarda başlayan Yeşim, ilk 45’lik plağı olan ‘’Olmaz Böyle Şey-Aşk Alfabesi’’ni 1974 yılında yayınladı. Türk popunun sevilen yorumcularından olan Yeşim’in müzik kariyerinin başlangıcından bugüne kadar yaptığı şarkılar orijinal plak kayıtların yanında, yeni yaptığı kayıtlardan oluşuyor bu albüm.

Yeşim’e çıktığı anda şöhret kazandıran “Olmaz Böyle Şey” ile açılan albümde, “Aşk Alfabesi” ve “Küçük Bey”, ‘’Aklın Neredeydi’ gibi hit şarkıların yanı sıra 80’lerde başlayan disko modasının ürünü olan ‘Her Yerde Kar Var’ devam eden bu albümde Çiğdem Talu’dan Şanar Yurdatapan’a, Şemi Diriker’den Sefa Ulaştır’a kadar bir çok önemli söz yazarı ve bestecinin de imzası varken bir çok şarkısında Yeşim söz yazarı olarak yer almış.

Yapımcılığı Hakan Eren’e ait olan ve Ossi Müzik etiketiyle yayınlanan “En İyileriyle YEŞİM” albümünün şarkılarını plaklardan dijital ortama Bora Ebeoğlu aktarırken, kartonet yazısını Yavuz Hakan Tok kaleme almış.

Levent Yüksel’den “Hayatıma Dokunan Şarkılar”

Popüler müziğe 90’ların başında merhaba diyen ve sadece ilk albümü “Medcezir” ile yarattığı büyük etkiyi -döneminde çıkan pek çok sanatçının aksine- sonrasında yayınladığı pek çok albüme rağmen hala o ilk çıkış albümüyle günümüze dek taşımayı sürdüren  Levent Yüksel, uzun bir aradan sonra yeni bir albümle karşımızda. Poll Production’dan çıkan ”Hayatıma Dokunan Şarkılar”da bu kez müzik tarihimizden seçtiği arabesk şarkıları kendine özel yorumuyla bizlere sunuyor. Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses ve Müslüm Gürses gibi isimlerin şarkılarını dinlediğimiz 10 şarkılık albümü için Levent Yüksel, yönetmenliğini Tülay İbak’ın yaptığı ilk video klibini sözü Tahir Paker, müziği Burhan Bayar’a ait olan ”Yalan”a çekti.

Albümdeki parçalar :

  1. Kaderimin Oyunu 
    Söz ve Müzik: Orhan Gencebay
  2. Yalnızım
    Söz: 
    Mehmet Tahir Paker – Müzik: Burhan Bayar
  3. İtirazım Var
    Söz: 
    Behlül Bektaş – Müzik: Rıfat Şallıel
  4. Yalan
    Söz: 
    Mehmet Tahir Paker – Müzik: Burhan Bayar
  5. Mutlu Ol Yeter
    Söz: 
    Mehmet Tahir Paker – Müzik: Burhan Bayar
  6. Hor Görme
    Söz ve Müzik: 
    Orhan Gencebay
  7. Bir Kulunu Çok Sevdim
    Söz: 
    Fethi Demir – Müzik: Burhan Bayar
  8. Sus
    Söz: 
    Mehmet Tahir Paker – Müzik: Burhan Bayar
  9. Beni Böyle Sev
    Söz ve Müzik: 
    Orhan Gencebay
  10. Yorgun Gözler
    Söz ve Müzik: 
    Orhan Gencebay

Cazın MFÖ’sü: MÖE

meoTürk pop müziğinin efsane üçlüsü MFÖ’nün caz hali uzun yıllar süren müzikal birikimlerini MadenÖktemErsönmez, albümüyle cazseverlerle paylaşıyor. Türkiye müzik piyasasına adını altın harflerle yazdıran Sarp Maden, Volkan Öktem ve Alp Ersönmez’den oluşan modern caz üçlüsü, farklı müzikal tarzlarını yıllar içerisinde edindikleri deneyim ve uyumlarıyla bir araya getiriyor.

Üç caz üstadının birlikteliği heyecan verici bir bütün oluşturuyor. Dinleyenlerin, yaratıcı ve ustaca çalınmış bir müzikten alacakları keyfin yanı sıra müzikal ufuklarını açma şansı da bulacakları albüm yedi besteden oluşuyor. Albümün merkezinde bulunan Jazz, Rock ve Blues üçgeninden ortaya çıkan albüm, drum’n bass, punk gibi birçok farklı noktaya ve forma, daha da ötesinde formsuzluğa doğru çeşitleniyor. Kendine özgü müzik tarzı, üyelerinin yaratıcılıkları ve enstrümanlarındaki ustalıkları, eski grupları Quartet Muartet dönemlerine uzanan birlikteliklerinin getirdiği deneyim her bestede dinleyiciyi farklı bir müzikal hikayenin içine çekiyor. Kabak & Lin Records’tan yayınlanacak ‘MÖE’, kalıp ya da kısıtlamalara tabi kalmadan üretilen besteleri, Maden, Öktem ve Ersönmez’in yalnızca birbirlerinden etkilenerek oluşturdukları cesur formları, sololar yerine çalınan ortak tınıları ve bu kadar ayrı müzikal unsurların birlikteliğiyle bir ilk niteliğinde.

“Benim Adım Feridun”, müzikleriyle de konuşulacak

benimadimferidunHalil Sezai’nin yorumladığı “Yeniden Doğar Mıyım?” ve “Sen Hiç Ona Benzemesen De” şarkılarının yer aldığı “Benim Adım Feridun Film Müzikleri” albümü müzikseverlerle buluşuyor. Albümde Çiğdem Erken imzalı 15 şarkı yer alıyor.

Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Çağan Irmak’ın yeni filmi “Benim Adım Feridun” bugün izleyiciyle buluşurken, Çiğdem Erken imzası taşıyan film müzikleri albümü de müzik marketlerdeki yerini alıyor. Tamamını Çiğdem Erken’in hazırladığı, TAFF Pictures yapımcılığında Mahir Ünsal Eriş’in aynı adlı eserinden senaryolaşıp yönettiği “Benim Adım Feridun” filminin müzikleri Sony Musicetiketiyle, filmin vizyon tarihiyle aynı gün dinleyiciyle buluşuyor.

Farklı müzikal tatları barındıran albümde Çiğdem Erken imzalı 15 şarkı yer alıyor. Albümde Halil Sezai, sözü ve müziği Çiğdem Erken’e düzenlemesi ise İskender Paydaş’a ait olan “Yeniden Doğar Mıyım?”ve “Sen Hiç Ona Benzemesen De” şarkılarını seslendirirken, albümün bir başka sürprizi de “Sen Hiç Ona Benzemesen De” şarkısına farklı bir tat getiren Çağan Irmak’ın yorumu olacak. Çağan Irmak, seslendirdiği bu şarkıyla beyazperdedeki başarısını yorumculuğu ile de perçinliyor.

Çiğdem Erken’in “Aşk Bu” şarkısının yanı sıra, sözleri Çiğdem Gözkaman’a, düzenlemesi ve yorumu Melis Sökmen’e ait olan “Hediyem” şarkısı da albümün diğer renklerinden. Ayrıca sözü Çiğdem Erken’e ait olan “Öyledir Geçer Zaman” şarkısını da müziğinde de imzası olan Melis Sökmen yorumuyla dinliyoruz.

Tüm bu şarkıların yanı sıra, Çiğdem Erken imzalı 9 enstrümantal eseri de barındıran albüm; Şenova Ülker, Cengiz Ercümer gibi değerli müzisyenlerin katkılarıyla kaydedildi. İzleyiciye olduğu kadar, dinleyicilere de dolu dolu bir müzik ziyafeti sunulan film müzikleri albümü, bugün dinleyiciyle buluşacak.

Çağan Irmak’ın ince dokunuşlarıyla dram ve komedi öğelerinin bir arada yer aldığı ve başrollerini Halil Sezai, Büşra Pekin, Özge Borak, Suzan Aksoy, Tarık Pabuççuoğlu gibi önemli oyuncuların paylaştığı “Benim Adım Feridun” filminden sahnelerin de yer aldığı ilk klip “Yeniden Doğar Mıyım?” geçtiğimiz günlerde izleyicilerin beğenisine sunuldu. Performans sahnelerinin Nardis Jazz Club’ta çekildiği klipte Halil Sezai’ye, piyanoda Çiğdem Erken eşlik ediyor.