Ela’dan ilk albüm: “Bitmesin”

elaMüzikmarketlerin raflarında yeni bir isim şu sıralar pop müziğe alternatif soluk getirecek olanlardan Ela. 9 şarkıdan oluşan ilk albümü “Bitmesin”, Dokuzsekiz Müzik ve CES Production etiketi ile yayınlandı. Uzun yıllar Ankara’da ‘Fresh’ isimli grubu ile sahne alan Ela, ilk albümünün ilk videosu içinse “İnkara Meyilli” şarkısını seçti. Albümde yer alan sekiz şarkının müzikleri Ela ve Özgün Aksüyek imzası taşırken “Korkuyorum” şarkısının söz ve müziği ise Ela’nın ağabeyi Ege Artun’a ait. Kayıtları Ankara Retro Stüdyoları’nda tamamlanan albümünün mix ve mastering’i Barış Yetkin tarafından yapıldı.

“İnkara Meyilli” şarkısına, Berivan Dural‘ın proje direktörlüğü ve Serdar Gözelekli yönetmenliğinde klip çeken Ela, klipte kullanılan boş evin şarkıdaki ‘terk edilmişlik’ psikolojisiyle örtüştüğünü söylüyor.

http://www.ttnetmuzik.com.tr/#album-Bitmesin-285776

Burcu Güneş’ten “Gül Kokusu”

burcu-güneş-gül-kokusu-1Burcu Güneş uzun bir aradan sonra yeni albümünü tamamladı ve sevenlerinin karşısına bu kez “Gül Kokusu” ile çıktı. Özenli bir çalışma olarak dikkat çeken albüm GNL Entertainment etiketiyle müzikmarketlere çıktı. Daha önce tekli olarak yayınlanan ve büyük ses getiren “Oflaya Oflaya” ile birlikte “Aşk Gribi”ni de albümüne alan sanatçının 12 şarkıdan oluşan yeni albümünde Deniz Erten, Eflatun, Emre Irmak, İsra Gülümser, Murat Güneş, Reşit Gözdamla ve Serhat Tekin imzalı şarkılar yeralıyor. Sanatçı aynı zamanda geçtiğimiz aylarda  Hüseyin Karadayı‘nın albümünde yayınlanan “Bir Sevgi İstiyorum”a yaptığı cover’ı da 2 versiyonuyla bu albümüne aldı ve ayrıca bir Sezen Aksu klasiği olan “Geçer”i de yeniden yorumladı.

“Gül Kokusu”nun ilk video klibi ise albümle aynı adı taşıyan, sözlerini Deniz Erten’in yazdığı, Reşit Gözdamla ile birlikte bestelediği ve düzenlemesini de Taşkın Sabah‘ın yaptığı şarkıya, Murad Küçük yönetmenliğinde çekildi.

13 Düet görücüye çıktı!

nilufer-13duetNilüfer’in 2010 yılında büyük başarı yakalayan “12 Düet” albümünün devamı niteliğindeki yeni albümü “13 Düet”in DMC etiketiyle 21 Şubat’ta müzikamerketlerde yeralması beklenirken, sanatçının resmi web sitesinde şarkı örneklerinden derlenen bir teaser yayınlandı. Çıkış şarkısı olarak Emre Aydın ile olan düeti “Son Perde”yi seçen Nilüfer, 23 Şubat Cumartesi gecesi Günay’da sahne alacak. Albümün tam listesi ise aşağıda..

Ön Sipariş için: http://esenshop.com/detail.aspx?id=71320

  1. Hatıralar Hayal Oldu / Nilüfer & Gripin
  2. Başıma Gelenler / Nilüfer & Gece
  3. Son Perde / Nilüfer & Emre Aydın
  4. Her Yerde Kar Var / Bulutsuzluk Özlemi
  5. Kavak Yelleri / Nilüfer & Feridun Düzağaç
  6. Yaşamak Ne Güzel Şey / Nilüfer & Kargo
  7. Dokun Bana / Nilüfer & Mor Ve Ötesi
  8. Ta Uzak Yollardan / Nilüfer & Vega
  9. Şov Yapma / Nilüfer & Model
  10. Eğrisi Doğrusu / Nilüfer & Manga
  11. Agora meyhanesi / Nilüfer & Zakkum
  12. Dünya Dönüyor / Nilüfer & Pinhani
  13. Değişir Dünya / Nilüfer & Çilekeş

Grammy’de Indie rüzgarı!

FunDikkatMüzik!te geçtiğimiz yıl boyunca yayınladığımız pek çok Billbord listesinde ve Dünya Ne Dinliyor? başlıklı muhtelif pek çok yazımızda FUN. grubundan ve ‘We are Young’ şarkısından hep bahsetmiştik. İşte o şarkı, bu yılki Grammy Ödülleri’nde yılın şarkısı seçilmekle kalmadı, grubun başarısını da adeta tescilledi. Öte yandan yine alternatif müziğin en çok dinlenen seslerinden Gotye de “Somebody That I Used to Know” şarkısıyla beklendiği gibi geceden ödülsüz ayrılmadı.

Önceki gece Los Angeles’ta gerçekleşen ve Gotye, FUN ve Mumford & Sons’un damgasını vurduğu 55. Grammy ödülleri büyük bir şov ile sahiplerini buldu. İngiliz folk grubu Mumford & Sons’ın ‘Babel’i en iyi albüm seçilirken, indie pop grubu FUN ise ‘We are Young’ ile yılın şarkısı ödülünü kazandı. Törene yılın kaydı da dahil üç dalda birden ödül kazanarak damgasını vuran sanatçı ise geçen senenin fenomen şarkısı ‘Somebody That I Used to Know’la tanınan Gotye oldu. Ohio’lu rock grubu The Black Keys, ‘El Camino’ ile en iyi rock albümü dahil üç Grammy kazandı. Gecenin diğer ses getiren ödülleriyse ‘N****s in Paris’ şarkısındaki düetleriyle en iyi rap performans kategorisinde Jay-Z ve Kanye West, ‘Set Fire to the Rain’la solo performans kategorisinde Adele ve pop vokal kategorisinde Kelly Clarkson’ın oldu.

Yılın kazananları
Yılın albümü: Babel (Mumford&Sons)
Yılın kaydı: Somebody That I Used to Know (Gotye)
Yılın şarkısı: We Are Young (Fun)
Yıldızı parlayan sanatçı: Fun
Solo pop performansı: Set Fire to the Rain (Adele)
Düet performansı: Somebody That I Used to Know (Gotye & Kimbra)
Pop vokal albüm: Stronger (Kelly Clarkson)
Dans-elektronik albüm: Bangarang (Skrillex)
Geleneksel pop vokal albüm: Kisses on the Bottom (Paul McCartney)
Rock performansı: Lonely Boy (The Black Keys)
Rock şarkısı: Lonely Boy (The Black Keys)
Rock albüm: El Camino (The Black Keys)
R&B performansı: Climax (Usher)
R&B albüm: Black Radio (Robet Glasper Experiment)
Rap performans: N****s In Paris (Jay-Z&Kanye West)

Yıllar sonra duyulan ses
Gotye ‘Somebody That I Used to Know’ single’ı ile dünyanın en çok konuşulan müzisyenlerinden birisi… Fenomen şarkı 2011 ortalarında yayımlanmasına rağmen özellikle 2012’de ses getirdi. Kanadalı grup Walk off the Earth’ün parçayı tek gitarla son derece başarılı şekilde cover’laması sonucu ‘Somebody That I Used to Know’ bir anda sosyal medyada en çok paylaşılan videolardan biri oldu ve kısa sürede YouTube’dan 122 milyonun üzerinde izleyici sayısına ulaştı. İsmini modacı Gaultier’den alan Gotye’nin aslında pek bilinmeyen birçok albümü var. Öte yandan bir partide tanıştığı Kris Schroeder’le The Basics adlı bir grup kuran Gotye, 2004 ve 2010 seneleri arasında bu grupla dört albüm çıkardı. Kimbra’yla birlikte söylediği ‘Somebody That I Used to Know’ single’ı şimdilerde Youtube’da 370 milyonun üzerinde kişi tarafından izlenmiş durumda ve elbette Grammy’nin de yeni yıldızı!

Yeni albümler, keyifli konserler, haberler, haberler, haberler…

Bu hafta sizler için bol bol yeni albüm dinledim. Güzel konserlere gittim. Şimdi sıra hepsini size anlatmaya geldi…

Önce minik minik müzik haberlerimizle başlayalım.

Her hafta çarşamba gecesi Hayal Kahvesi Beyoğlu‘nda sahnede olan  Özge Fışkın‘ı izlemek bir türlü kısmet olmadı ama Özge Fışkın’ın albümlerini bayıla bayıla dinliyorum. Son albümü “Bir Avuç Fotoğraf” ilk albüme göre biraz daha sakin ve daha derin… İzleme şansı olmayanlar kesinlikle albümü dinlemeli hatta arşivlerinde tutmalı…103604

Sevilen isimlerden; Erdem Yener‘in “Rüyalar Kızı” şarkısı ve klibi çıktı. “Rüyalar Kızı” şarkısının klibinde Mustafa Alabora‘nın harika oyunculuğunu izlemeniz mümkün. Aynı zamanda Erdem Yener’in “Rüyalar Kızı” şarkısının lansman gecesi de harika geçti. O gece Erdem Yener’in heyecanı gerçekten dikkatleri çekti. Aynı zamanda da şarkıyı bize tanıttığı cümleler gerçekten özenle seçilmiş ve güzel cümlelerdi ama tabii size bunları aktarmayacağım o ayrı :D

Benim de merakla beklediğim, Demir Demirkan‘ın “Hatırla ” single çalışması ve şarkının kısa filmi yayınlandı. Şarkının kısa filminde Demir Demirkan’ın oyuncu yönü ortaya çıkmış. Aynı zamanda da şarkıda gayet keyifli olmuş.  Single albümde “Gel Şuraya” şarkısına da dikkat etmenizi tavsiye ederim ;)

Yeni albüm hazırlığında olan ve yeni albümünün önemli bir bölümünü bitirmiş olan Şebnem Ferah‘ın 1996 ve 2003 yılları arasında çıkarmış olduğu dört harika albümü Kadın, Artık Kısa Cümleler Kuruyorum, Perdeler ve Kelimeler Yetse 14.02.2013’te yeniden müzik marketler de olacak.154844_531319490240972_1155910747_n

Bu hafta uzun zamandır bu kadar çok eğlenmemiştim. Öncelikle bu eğlence de katkısı olan sevgili Gökay Yeniavcı, Yelda Uğurlu, Sedat Sevinç ve sevgili arkadaşımız Sultan’a çok teşekkür ederim.

Bu hafta merakla beklediğim iki konser vardı birincisi Gürcan Ersoy Akustik performans konseri;

“Yazı Tura Sahne Beşiktaş” ta gerçekleşen “Gürcan Ersoy Akustik” gerçekten çok keyifli geçti. (“Yazı Tura Sahne Beşiktaş” sahnesi Beşiktaş’ta yeni açılmış, arkadaşlarınızla gittiğiniz de keyifli müzik dinleyip eğlenebileceğiniz bir mekan.) Gürcan Ersoy’un şarkılarının akustik halleri de albümdeki kadar kadar güzel oldu. Konserlerde söylediği “Yeniden sev” ve “Can Bedenden Çıkmayınca” coverlarını akustik olarak dinlemek gerçekten hepimiz için çok keyifli oldu. Hele ki Gürcan Ersoy’un mandolin çalması hepimize nostalji yaşattı. Umarız bu akustik konserlerin devamı olur çünkü bizler gerçekten çok eğlendik. (Hatta ben “Yan Oda” şarkısını videoya çekerken kendi sesimi kapatamamışım :) Zaten ben sussam yanımdaki kızların sesi çok çıkıyordu :) ) Yazı Tura Sahne Beşiktaş, Gürcan Ersoy ve Gürcan Ersoy’un ekibine böyle keyifli bir akşam geçirmemizi sağladıkları için teşekkürler…549238_10151404692583984_1625796764_n

Gürcan Ersoy Akustik performansının ardından baktık “Foma” konseri vardı. Hep beraber koşa koşa oraya gittik. Akustik performansın

ardından bir anda hepimiz bir an da sarsıldık, onların keyifli sahne performansları ile kendimize geldik .Hepsi harika müzisyenler, onları dinlerken gerçekten keyif almamanız elde değil.  Tanju Eren, Batur Yurtsever, Murat Tümer, Dağhan Kök ve Evren Uysal‘la beraber “İnsafsız” şarkısını söylemekte bir keyifli ki anlatamam. (Tabii biz konserden konsere geçerken azıcık geciktik. Konserin son altı şarkısına yetişebildik ama o koşturmaya değerdi. :) ) Onları sahnede izlemek, Evren’le beraber bağıra bağıra şarkı sözlemek, duruma, hislerimize isyan etmek gerçekten çok keyifli oluyor. “Foma” ile ilgili uzun uzun size ilerleyen zamanda yazacağım hatta mümkün olursa onlarla da bir röportaj gerçekleştireceğim. (Tabii mümkün olursa… :) ) Foma’ya ve aynı zamanda da Şenol Ocak’a teşekkür ederiz…d7d89493-fba3-4b11-a4e4-517505a43715_Foma-1

Foma’nın ardından da İstanbul Bronx ‘un Dj setinin başında sevgili Güven Erkin Erkal vardı ve gecenin ilerleyen saatlerinde onun eşliğinde eğlenmeye devam ettik. Kendisine teşekkürler…

Bu hafta dinleyebildiğim ilk albüm Melis Dânişmend‘e ait;

Haftaya Melis Dânişmend’in  “Biraz Gülmek İstiyordum”  isimli yeni albümü başladım. İlk albümünü de çok beğeniyordum. (Herşey Normal, Sır, Bin Doz Öfke ama benim için en önemlisi ve güzeli “Sarhoşken pişkin, ayıkken pişman” şarkısıdır.) “Biraz Gülmek İstiyordum” albümü ilk dinlediğimde şu ara yaşadığım bir olayı anlattığı için dikkatimi çeken ilk şarkı “Karşılıksız” oldu. Şahsen aşk konuların da çok başarılı biri değilim ama aşık olduğum zaman yıllarca aşık kalabiliyorum ve “Melis Dânişmend ‘in albümünde kendimi buldum” diyebilirim. Mesela “Masa” şarkısının sözlerinde ilk aşık olduğum adamı buldum ve özellikle şarkıda dikkatimi çeken sözler ise “Benim kadar seven birini tanırsın, ya benim kadar vazgeçmeyeni yıllarca(?)..” demesi dinlerken beni çok etkiledi.(Bir başak burcu insanı olarak çok ayrıntılara çok takılıyorum biliyorum. :) ) Bu albüm gerçekten aşık olan bir kadının neler hissettiğini, neler düşündüğünü çok keyifli bir şekilde anlatıyor.

Bunun haricinde albümde kimlerle çalıştığına baktığım da Kurban grubunun davulcusu Burak Gürpınar‘ın adını görmek mümkün. Burak Gürpınar konserlerde de Melis Dânişmend’le çalışıyor. Faruk Kavi (gitar), Ozan Öner (bass gitarda) ve aynı zamanda da konservatuvarda okuduğum yıllardan tanıdığım, okul yıllarının başarılı piyanistlerinden Emre Ataker (Melis Dânişmend’le uzun zamandır çalışmakta aynı zamanda da Athena ile de çalışmaktadır.)  ve yine konservatuvardan yıllarından tanıdığım ve okulun en başarılı öğrencilerinden, bu dönemin de başarılı isimlerinden Melikcan Zaman’ın da (keman) albümde isimlerini görmek beni çok mutlu etti.  Tavsiyem şu ki; Elinize bir bardak kahvenizi alın ve bu albümü sakin, sakin dinleyin…m_d1-3b2491a

Gelelim haftanın ikinci albümüne;

Can Bonomo  “Aşktan ve Gariplikten” albümünün ilk klip çalışması “Başkan” ve ” Ali Baba” şarkılarını bir çoğunuz biliyorsunuzdur ama benim bu albümdeki favori şarkılarım “ Defol” ve ” Son” oldu. Özellikle bu iki şarkıyı saatlerce dinleyebilirim. Ayrıca müzikal olarak çok başarılı bulduğum bir albüm Can Bonomo’nun albümü… Albümün de dinlemeden geçebileceğiniz şarkı yok! Her şarkısına belli ki çok titiz çalışılmış ve enstrümanların şarkılardaki yerleşimi de çok doğru yerlerde olmuş. Eğlenceli, keyifli ve yüzünüzü gülümseten bir albüm. Dinlemeyenler varsa eğer kesinlikle albümü alıp dinleyin. Bu arada Can Bonomo’yu canlı performans izlemek isteyenler varsa aranızda bu hafta cuma günü (15.02.2013) İstanbul Bronx sahnesinde olacak bilginize ;)album_270434_300_300

Bu haftalık benden bu kadar… Haftaya görüşürüz.

İrem’le Rock Devam Ediyor…

NOT: Yazıyı okuyanların aklına şu gelmesin lütfen ” Bu kız da  blog içine yazdığı herkes için güzel, keyifli, harika diyor” gibi şeyler gelmesin. Yazılarım da sevdiğim grup ve isimlere, sizin de dinlediğinizde keyifleneceğinizi, eğleneceğinizi düşündüğüm gruplara ve isimlere yer veriyorum ve vermeye devam edeceğim. Bu sayfalarda adını, soyadını, şarkısını hatta haberini bile göremeyeceğiniz isimler var ;)  Belirtmek istedim…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Anne Bu Çalan Ne? (10 Şubat 2013)

kargo*”Çaresizim” ve “Affetmem” şarkıları ile 70’lerden bugüne unutulmaz seslerden biri sayılan Funda artık yeni besteler üretmiyor ama onunla aynı adı taşıyan yeni bir Funda var artık hayatımızda. İlk teklisi “Stand Up”ı 2 yıl önce piyasaya çıkaran genç şarkıcı 2 yıl aradan sonra ise bu kez “Moda” adında Türkçe bir albümle karşımızda. İskender Paydaş prodüktörlüğünde hazırladığı ilk albümünü GNL Entertainment etiketiyle müzikmarketlere çıkaran Funda, şimdi albümle aynı adı taşıyan 2. video klibini çekti. İngilizce şarkılarına da bir yandan devam eden Funda’nın, ikinci teklisi “City Girls”in ardından bir diğer şarkısı “Kiss me” de yakında çıkacak olan projelerinin arasında.

*Son haftaların en sevindirici haberlerinden biri de Şebnem Ferah‘ın ilk 4 albümünün yeniden basılmış olması. Biliyorsunuz uzun bir süredir basılmayan bu albümlerin haklarını birçok 90’lar albümlerinde olduğu gibi Avrupa Müzik satın almıştı ve şimdi Pasaj Müzik, Ferah’ın bu 4 albümünün haklarını geri alarak yeniden piyasaya sürmeye karar verdi. Böylelikle rock müziğimizin en güçlü kadın seslerinden Şebnem Ferah’ın hem cd üzerinde hem de dijital platformlarda yayınlanmamış bir eseri kalmamış olacak.

*Burcu Güneş 12 şarkılık “Gül Kokusu” adını taşıyan yeni albümünü 11 Şubat’ta piyasaya sürüyor. Enbe Orkestrası ve Eflatun ile birer şarkısı bulunan, bunun dışında ise Hüseyin Karadayı aranjörlüğünde 80’lerin unutulmaz şarkılarından “Bir Sevgi İstiyorum”u yeniden seslendiren sanatçının albüm şarkılarında Eflatun, Sezen Aksu, Deniz Erten, İsra Gülümser, Murat Güneş ve Serhat Tekin gibi isimlerin imzaları var.

*Koray Candemir, Kargo’dan ayrıldıktan sonra bir solo albüme imza atmış, bunun devamında ise Maskott adında bir grup kurmuştu. Ağırlıklı olarak çalışmalarına Amerika’da devam eden müzisyen Türkiye’ye döndükten sonra ise uzun bir süre Mask’ta sahne çalışmalarına devam etti. Sony Müzik Türkiye ile anlaşan Candemir, Mart ayında bu kez 2. solo albümü ile yeniden sevenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Kargo grubu ise -sürekli değişen kadrosunun son şekliyle- yeni albümlerini tamamlamış. Ozan Anlaş, Burak Karataş ve grubun kurucularından Selim Öztürk’ten oluşan yeni kadroyla hazırlanan albümün adı “Gelecekle Randevum Var”. Issız Adam filmiyle hayatımıza yıllar sonra yeniden giren “Bana Yalan Söylediler”i coverlayan gruba bu albümlerinde Deniz Özbey,  Zuhal Olcay, Özge Fışkın ve Ömer Ahunbay gibi birçok müzisyen dostu da düetleriyle destek veriyor:  Albümün ilk video klibi ise İmer Haydaroğlu yönetmenliğinde “Beni Bırakma”ya çekilmiş.

*Türk popüler müziğinde her zaman çok özel bir yeri olan ve her daim başucu albümlere imza atmayı başarmış olan Nazan Öncel cephesinden de çok güzel haberler alıyorum. 90’lı yılların en önemli albümlerinden biri sayılan “Göç” tadında akustik ağırlıklı bir albüme hazırlanan müzisyen, “Göçe Devam” adını vereceği yeni albümünün hazırlıklarını sürdürüyor. Bir yandan da yeni birçok hareketli şarkısını da yakında çok farklı seslerden dinleyeceğiz. Heyecanla bekliyoruz:)

Susuz ve ekmeksiz belki yaşanabilir ama müziksiz asla. Görüşmek üzere!

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

Ayça Varlıer’den ilk albüm: “Elif”

aycavarlierOyuncu Ayça Varlıer, uzun bir zamandır üzerinde çalıştığı; “çocuğum” dediği albümü “Elif” i, 6 Şubattan itibaren ilk kez bir hafta boyunca turkcellmuzik.com da müzikseverlerin beğenisine sunuyor.

Amerika ‘da Harvard Üniversitesinde tiyatro eğitimi alan Ayça Varlıer, bugüne kadar oynadığı dizi ve tiyatro oyunlarında adından sözettirdi. Oyunculuğunun yanında şarkıcılığını senfoni orkestralarıyla verdiği özel konserlerle sürdürdü. Şimdi kendi tarzını oluşturduğu albümüyle müzik severlerin karşısına çıkmaya hazırlanan sanatçı ; albümde söz yazarı Mehmet Teoman, Figen Şakacı Müfide İnselel , aranjör Emir Ersoy ve Eylem Pelit ile birlikte çalıştı Pop müziğinin sevilen sesi Yaşar ile, Cenk Taşkan ve Mehmet Teoman imsazı taşıyan “Beni benimle bırak” adlı cover şarkıyı birlikte seslendirdi.

Sekiz eserin yeraldığı aldığı albüm digital platformlardan sonra cd olarak 15 Şubat da müzik marketlerde satışa sunulacak.
Albümün çıkış şarkısı “Kumdan Kale” ‘ye Gökhan Palas yönetmenliğinde çekilen klip çok yakında tüm tv ve digital platformlarda olacak. Simgesel anlatımlarla, masal kahramanlarına göndermeleri yeraldığı klipte; Ayça Varlıer aşkını büyük bir sabırla bekleyen bir kadının traji-komik hikayesini canlandırdı.

100 Yıl Şarkıları

549884_10151275846418026_752427788_nRumeli ve Balkan müziklerinde önemli çalışmalara imza atan Suzan Kardeş, Engin Gürkey, Fehmiye Çelik ve Ayhan Akkaya (Gayda Istanbul) özel bir konser projesinde bir araya geldi. “Şarkılarla Yüz Yılın Hikayeleri” adını verdikleri bu projede Trakya – Balkanlar – Rumeli’de farklı dillerde söylenen şarkılardan oluşan sıradışı bir repertuar hazırlayan sanatçılar, Balkanlar’da yaşanan savaş ve göçlerin yüzüncü yılında şarkılarla dostlukların izini sürüyorlar. Konserde, Balkan coğrafyasında birbiriyle kaynaşmış şarkılar, ortak hayatlara dair hikayeler eşliğinde sergileniyor.

Balkanlar… Rumeli… Anadolu… Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’dan çekilişi, Balkan Savaşları’nın sonrasına rastlar ve takvimler 1912`yi göstermektedir… Ve aradan tam yüz yıl geçer… Ve bugün, yüz yıl da geçse Balkanlar’dan Anadolu`ya uzanan ortak bir tarih söz konusu…

“Balkan” kelimesi, dağ anlamına gelen Türkçe kökenli bir kelimedir. “Romalılar’ın Ülkesi” anlamına gelen “Diyâr-ı Rûm” ise, Anadolu’nun tarihteki adlarından biri… Bugün iç içe geçmiş bu terimler, geçmişimizdeki tarihsel birlikteliklerimizin önemli bir göstergesi değil mi?.. Balkanlar, pek çok acıya ve ayrılığa sahne olsa da, çoğul hayatların pekâlâ bir arada yaşayabileceğini de ispatlamış bir dünyadır! Ve müzik, insanları birbirine bağlayan en güçlü bağdır. Süregelen birlikteliklerdeki dostlukların izi, müziğin ışığında açığa çıkar…

Söz konusu konser projesi, kültürel ve sosyal benzerlikleri vurgulayarak, Balkanlar’da kalıcı bir barış ortamı için ortak bir sanatsal dil geliştirme sürecine katkıda bulunmayı hedefliyor.

!f Müzik Açılış Partisi bu gece!

!fMuzik!f Müzik, dört gözle beklenen açılışını 9 Şubat Cumartesi gecesi, yenilenen yüzüyle Maçka G-Mall’da yapıyor. Gecenin sürprizi ise LCD Soundsystem’ın setleriyle ünlü üyeleri Pat Mahoney ve Nancy Whang!

14 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkacak olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin müzik festivali !f Müzik, erkenden ‘merhaba’ diyor ve 9 Şubat gecesi hafızalardan çıkmayacak bir partiye ev sahipliği yapıyor. Maximum Kart’ın partnerliğiyle yapılacak !f Müzik, müzik filmlerinden partilere İstanbul’un eğlence kültürüne alternatif olmaya devam ediyor.

!f İstanbul’un en az filmleri kadar ilgi çeken !f partileri, “Sesli Yaşam” filmleri ve müzik etkinlikleri geçtiğimiz sene birleşerek !f Müzik’i doğurmuştu. !f İstanbul’un mini-müzik festivali !f Müzik, bu sene daha da büyüyor ve yılın beklenen müzik filmlerini ve efsanevi grupların üyelerini İstanbul’a getiriyor.

Bomonti Bira’nın co-sponsorluğunda yapılacak !f Müzik Partileri bu yıl da !f İstanbul’dan önce “merhaba” diyecek. Geçtiğimiz sene son konserini veren efsanevi elektronik/punk grubu LCD Soundsystem’in üyeleri Pat Mahoney ve Nancy Whang dünya müzik sahnelerini sallayan DJ setleriyle 9 Şubat’ta !f Müzik Açılış Partisi’nde olacak.

Bu yıl !f Müzik partileri Maçka G-Mall’da yapılacak. Partilere özel tematik yerleştirmelerin yapılacağı Maçka G-Mall, daha önce hiç görmediğiniz özel tasarımlarla festivalin pop-up eğlence mekânına dönüşecek.

Müziğin tüm yansımalarını bir araya toplayan “!f Müzik”, müzik filmleri, müziğin mutfağından etkinlikler ve partilerle İstanbul’un eğlence kültürüne benzersiz renkler katacak.

!f Müzik filmleri ve partileriyle ilgili detaylı bilgi için: ifistanbul.com

!f Müzik Açılış Partisi
9 Şubat Cumartesi / 22:00 / Maçka G-Mall

Aşk Stüdyosu’na davetlisiniz

14subatt14 Şubat’ta her yerde her köşede ayrı bir etkinlik düzenlenirken bunlar arasında İstinye Park’ın “Karışık Kaset” konsepti dikkat çekici:

İstinyePark, Sevgililer Günü haftasında aşıklara farklı ve beklenmedik sürprizler hazırlıyor. 9-14 Şubat tarihleri arasında İstinyePark’ı ziyaret edenler Aşk Stüdyosu’nda sevdiklerine kendi sesleriyle şarkı yapıp, nostaljik karışık kaset gönderip, birlikte müzik dinleyerek ilan-ı aşk etme fırsatı yakalayacak.

Ana aktivite alanına kurulacak olan Aşk Stüdyosu 80’lerin meşhur ‘karışık kaset’ kavramını ziyaretçilere tekrar hatırlatacak. Sevgililer birbirlerine aşklarını seçtikleri şarkılardan oluşan karışık kasetleri internet üzerinden gönderebilecekler.

Aşk Stüdyosu’nda ziyaretçiler ayrıca sevdiklerine söyledikleri sevgi cümlelerinden oluşan, etkinliğe özel bir şarkıyı CD’ye bastırabilecekler. Böylece sevgililer, benzersiz bir 14 Şubat hediyesine sahip olacak.

Sevgililer, kendi seslerinden şarkı oluşturmanın yanı sıra ikili kulaklılarla sevgililere özel tasarlanmış alanda birlikte müzik dinlemenin de keyfine varacak.

İstinyePark ziyaretçileri Joy Fm DJ’leri tarafından hazırlanan mikslenmiş CD’lerle saat 12.00-20.00 saatleri arasında müziğin ve eğlencenin keyfini çıkaracak; Joy Fm DJ’lerinin aktiviteye özel 1 saatlik programlarını dinleyebilecekler.

Ayrıntılar: www.istinyepark.com.tr/askstudyosu adresinde

Türkler bu yıl da Eurovision’da! Nasıl mı?

turkiye-ve-irlanda-eurovision-a-gidiyor-4315180_2183_o
Türkiye hala tam olarak açıklanmayan ve anlaşılamayan nedenlerle bu sene (ve çok büyük ihtimalle önümüzdeki senelerde de) Eurovision’a katılmayacak ancak bu yıl İrlanda adına yarışmaya hazırlanan 5 gruptan biri, yarısı Türkçe olan bir şarkıyla şans arıyor.
 3 Türk ve 2 İrlandalı’dan oluşan Inchequin bestesi Son Kez / The Last Time, İrlanda’nın ulusal TV kanalı RTE tarafından 22 Şubat’ta yapılacak final için yüzlerce şarkı arasından seçildi. Beş finalist, İrlanda televizyonlarında yayınlanan en uzun soluklu ve önemli şov programı olan “The Late Late Show’da, canlı yayında diğer 4 şarkı ile yarışacak. Oyların yüzde 50’si telefonla katılacak olan izleyiciler tarafından verilecek ve diğer yüzde 50’si de beş tane bölgesel kurul tarafından belirlenecek.

Şarkının ve grubun hikayesi ise oldukça ilginç. İrlandalı müzisyenler Sinead Bradley ve Hugh O’Neill, 2009 yılında Türkiye’de yaşamaya karar verdiler ve Bodrum’un Gümüşlük beldesine yerleştiler. İrlandalı çift kısa zamanda bölgede yaşayan başka müzisyenlerle tanışıp beraber müzik yaparak, Türk folk müziği ile İrlanda folk müziğini birleştirdiler. Sinead ve Hugh, bu iki kültür arasında yarattıkları ilginç sentez ile çok geçmeden yerel olarak iyi tanınan bir ikili olmayı başardılar. Geçen yaz ise kemancı Ayda Tunçboyacı, trompet ve piyano sanatçısı Tevfik Kulak ve şarkıcı/oyuncu Selin Türkoğlu ile bir araya gelerek bir grup oluşturdular.

Sinead ve Hugh, Son Kez isimli bestelerini Türkçe ve İngilizce ortak sözlerle yazıp söylemeye karar verdiler. Daha sonra şarkıyı İstanbul’da Ayda, Selin ve Tevfik ile birlikte kaydettiler. Tevfik Kulak’ın yaptığı başarılı aranjmanla eserin son hali ortaya çıktı. Parçanın müzik videosu çekildikten sonra da Eurovision Şarkı Yarışması’na katılma fikri doğdu. Video klip ise Antalya’da çekildi.

Uygar Şirin’in yeni romanı “Karışık Kaset”

55-1359640840“- Niye anlatmıyorsun?

– Neyi?

– Neden böyle davrandığını?

– Bilmiyor musun?

– Bilmiyorum.

– Bilmiyorsan ben de anlatmıyorum.

– Ama çok saçma! Bilmiyorsam anlatman lazım.

– Bence senin bilmen lazım.

– Başka bir şey söylemeyecek misin?

– Kaset var ya işte.”

Şimdi şöyle… İrem’le 1990’da tanıştık. Ben 13 yaşındaydım, o 12. Ben tabii küt diye âşık oldum, gittim bir karışık kaset hazırladım. Ama İrem’in derdi başkaymış. Sanırım. Tam da emin olamadım. Sonra tuhaf bir şey oldu, 10 yılda bir karşılaşmaya başladık. Saat gibi, aksatmadan. Hayat ya bizle dalga geçiyordu ya da bize yeni bir şans veriyordu.

Sonuçta iş öyle bir yere geldi ki 20 yıldır birlikteydik ama daha ilişkimiz başlamamıştı. Karışık mesele.

Senaryo, roman ve sinema yazılarıyla tanıdığımız Uygar Şirin, Anne Tut Elimi ve Büyük Deniz Yükseliyor‘un ardından üçüncü romanıyla okurların karşısında. Bu kez aşktan söz ediyor ve fonda Sezen Aksu‘dan Göksel‘e, MFÖ‘den Mirkelam‘a, Erkin Koray‘dan Duman‘a Türkiye’nin son 40 yılından onlarca şarkı çalıyor.

http://www.idefix.com/kitap/karisik-kaset-uygar-sirin/tanim.asp?sid=P1WU3MPP6K8KJJ6AGFNM

Yeni haftaya yakışır soluk “Gürcan Ersoy”

gurcanersoy

Öncelikle herkese keyifli bir hafta olmasını dilerim. Bu hafta yazıyı hazırlamak için bilgisayarımın başına geçtiğim de “kimden bahsetsem? İkinci kez yazacağım. Biraz ilerisi için ümit veren bir yazı olmalı v.b”  düşüncelere boğulmaya başladığım sırada bir anda kendime geldim. Ben artık özgür bir blog yazarıyım ve yine “özgürce” düşündüklerimi ve sevdiklerimi rahat rahat yazabileceğimi  fark ettim. (Aklım başıma geldi. :) )  Düşündüm de “radyo programına konuk almak istediğim ama alamadığım kim var?” diye aklıma ilk gelen isim “Gürcan Ersoy” oldu. ( Gürcan’ın albümü çıktığı sırada “İrem’le Rock” bitmişti.)

Radyo Klas‘ta “İrem’le Rock” programını yaptığım ilk zamanlarda ortak arkadaşımız Ender Balcı sayesinde tanışmıştık Gürcan’la… Yanılmıyorsam sene 2008 ‘di. Bir gün “yaşıyor mu acaba bu adamlar?” diye Flat Production Stüdyolarına uğradım. İçerde kayıt dinliyorlardı. “Ne yapıyorsunuz? diye sordum “Gürcan’ın demo kayıtlarını dinliyoruz.” dediler. 2009’da Murat İlkan‘dan şan dersleri almaya başladı. Bir süre sonra da albüm kayıtları hazırlanmaya başlandı. Gürcan’ın hayalinin nasıl gerçeğe dönüştüğünün ilk zamanına denk gelmek ve orada bulunan herkesin ilk heyecanına tanık olmak benim için keyifli olmuştu. Albüm kayıtları devam ederken yanlarında olmayı ne kadar çok istesem de, haftanın altı günü (bazen vicdanıma yenilip yedi güne de çıkabiliyordu.) çalıştığım için bir türlü gidemedim. Gurcan-Ersoy-2011-320x285

2011 yılında, bir de baktım ki; hayaller gerçek olmuş ve  Gürcan Ersoy  “ben ve benim gibi çocukların hakkında” albümü ellerimde… (Albüm çıktığında o kadar mutlu oldum ki sanki; raftaki o albüm benim gibiydi.) Eve gelir gelmez hemen bilgisayarımı açtım ve dinlemeye başladım.  İtiraf etmeliyim ki bazı şarkıları daha önceden biliyordum ama onlar bile o kadar farklı geldi ki… Albümün kartonetine bin kere bakmışımdır herhalde… İlk konseri Ghetto’da 08.02.2012’de yapıldı. Zaten şarkıların hepsini ezberlemiştik. Gürcan’la beraber daha ilk konserinde hep bir ağızdan söyledik.  Şunu belirtmek isterim ki; (her yerde, her zaman konusu olduğun da söylerim) albümdeki her şarkının, her kelimesine dikkat edin. Bu albümde kendinizden bir çok şey bulacaksınız.

“ben ve benim gibi çocukların hakkında”  albümünde ki “Sen üzülme” ve “Eski Şehir” şarkılarına klipler çekildi. Benim en çok klibinin olmasını istediğim şarkı “Yan Oda” şarkısıdır. Neden bilemem ama o şarkıyı dinlediğimde bağıra çağıra söylemek geliyor içimden… (Bir de klip hayalim var ki off.. :) ) Ayrıca “Soğuk Bir Yaz” şarkısı benim de ilk ve tek takip ettiğim “Behzat Ç.” dizisinde kendine yer buldu.

 Bu arada Gürcan Ersoy konserine devam ediyordu. Türkiye’nin köklü gruplarından M.F.Ö ile İzmir, Eskişehir ve İstanbul’da aynı sahneyi paylaştı. M.F.Ö gibi önemli bir grubun dinleyicisi karşısında şarkı söylemek herhalde ” rüya gibi bir etki bırakmıştır” diye düşünüyorum. Bence en önemli konserlerinden biri de Turborg Gold Fest sahnesinde olması oldu. Bir çok sevilen ve bilinen grupla aynı sahnede yer aldı. Yakın zamanda Bronx pi‘de gerçekleşen konserinde ise seyircisi için harika sürprizler hazırlamıştı. Gürcan Ersoy’u dinlerken bir de baktık ki;  Redd grubunun solisti Doğan Duru sahnede bu süper ikili bizlere Redd’in  “Hayat Kaçık Bir Uykudur” albümünden “Ellerini Kaldır” şarkısını söylediler. Ardından bir şarkı daha  söyleyeceklerdi. Doğan Duru gitarı çalmaya başladı ve sahneye teker teker rock yıldızları düştü. Gürcan Ersoy ve Doğan Duru şarkıyı söylemeye başladığında ilk Erdem Yener, ardından Foma grubunun solisti Evren Uysal ve hepimizin bildiği, sevilen fotoğrafçı Mehmet Turgut sahnedeki yerini aldı. Herkes için çok keyifli bir gece oldu. 24424_10151406237681171_221068658_n

(Bu arada aranızda kafasından “bu adam bu kadar işi yaptıktan sonra kim bilir ne kadar değişmiştir ?” gibi düşünceler geçirenler varsa; inanın ilk tanıdığım Gürcan nasılsa, Gürcan Ersoy’da aynısı… Hiç bir şekilde bir değişimi, samimiyetinde bir eksilme olmadı. Açıkcası ben olacağını da düşünmüyordum. Yanıltmadı…)775796_486363304743038_1925227703_o

Bu yazımı okuyup aranızda Gürcan Ersoy’u merak eden ve dinlemek isteyenler varsa; en yakın konser bu hafta cuma günü (08.02.2013) Beşiktaş’ta “Yazı Tura Sahne” de akustik performansı ile dinleyicisinin karşısında olacak. (Ben ve arkadaşlarımda orada olacağız. Bence kaçırmayın…) Ayrıca Biletix’te yayınlanan habere göre; Redd ve Gürcan Ersoy aynı sahneyi 21 Şubat ve 1 Mart arasında Çanakkale, Edirne, Isparta ve Antalya’da paylaşacaklarmış. (Bu iki grubu aynı sahnede izleyecek olanlar bence kendilerini sürprizlere açık tutsunlar. :) )  21 Şubat’ta Çanakkale’de, 22 Şubat’ta Edirne’de, 28 Şubat’ta Isparta’da ve 01 Mart’ta Antalya’da olacaklar bilginize… ;)

Sizlere yazabileceğim kadar rahat ve özgürce yazdığım, resmi olacak, ciddi olacak, şöyle olacak, böyle olacak derdi olmadan samimi kelimelerimle yazıp, samimi kelimelerimle devam ettirdiğim yazımın sonuna gelmiş gibiyiz artık… (Sonunda dediğinizi duyar gibiyim. :) ) Bu haftalık benden bu kadar haftaya bakalım nasıl bir konu ile buralarda olacağım? ;) Haftaya görüşmek üzere…

İrem’le Rock Devam Ediyor…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Ferdi Özbeğen’i kaybettik

ferdiozbegenMüziğimizin kilometre taşlarından Ferdi Özbeğen, tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştıma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. “Dilek Taşı” ve “Yok yok yalan deme” gibi onlarca şarkısıyla gönüllerde taht kuran Özbeğen’in vefatıyla ilgili İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da yazılı açıklama yapıldı: “Kamu Hastaneler Birliği Beyoğlu Bölgesi Genel Sekreterliğine bağlı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğunbakım ünitesinde tedavi altına alınan ünlü sanatçı Ferdi Özbeğen yapılan tüm müdahalelere rağmen maalesef bu akşam saat 21:15’te hayatını kaybetmiştir.Ünlü sanatçımızın vefatından dolayı üzüntümüzü belirtir; sanatçıya Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevdiklerine başsağlığı dileriz.”

Hayatı
Ferdi Özbeğen 1941 yılında İzmir’de doğdu. 11 yaşındayken ortaokulla birlikte özel müzik öğrenimine başladı. 1960 yılında Özel İzmir Koleji’ni bitirdikten sonra İstanbul’da İktisat Fakültesi’ni kazandı fakat 1963 yılında babasının vefat etmesi üzerine eğitimini yarıda kesmek zorunda kaldı. Bu andan itibaren Ferdi Özbeğen, ilgi alanı olan müziğe yöneldi. 1965 yılında düzenlenen Hürriyet Gazetesi Altın Mikrofon yarışmasına Ferdi Özbeğen Orkestrası olarak katıldı; yarışmada Kes Kes ve Sandığımı Açamadım şarkılarını seslendirdi. Yarışmadan sonra orkestra 1967’de Okay Temiz’i, 1968’de de Esin Engin’i bünyesinde bulundurmuştur. 1974 yılına kadar orkestrası ile çeşitli lokal ve eğlence merkezlerinde konserler verdi ama en son çalıştığı Çınar Oteli’nin greve gitmesiyle orkestrası dağıldı, Özbeğen’de Şefik Uyguner’in orkestrasında çalışmaya başladı.

1977 yılında ilk uzunçaları olan Ferdi Özbeğen’le 45 Dakika’yı çıkardı. Acaba tutar mı endişesiyle yapılan bu albüm kısa sürede büyük bir satış rakamına ulaştı. 1978 yılında Orhan Gencebay’ın plak şirketi Kervan Plak’a geçerek Ferdi Özbeğen’le Sohbet, 1979 yılında Teşekkürler ve 1980 yılında da Mutluluklar albümlerini hayranlarına sundu. Sohbet albümüyle Altın Plak kazanan Özbeğen, Mutluluklar albümüyle de Platin Plak ve Altın Piyano kazandı. Bu yıllarda geniş hayran kitlelerine ulaşan Ferdi Özbeğen, kendi yorumuyla orkestralar dönemini, halk yorumuyla da tavernalar dönemini açmış oluyordu.

1980 yılının sonlarına doğru Kervan Plak ile ortaklığını bitiren Yaşar Kekeva, Yaşar Kekeva Plakçılık adında bir şirket kurdu ve milyonları peşinden sürükleyen Ferdi Özbeğen’i şirketine transfer etti; şirketin ilk plağı olan Nice Yıllara albümünü çıkardı. Bunu 1981 yılında Yaşadıkça, 1982 yılında Bir Sır Gibi ve 1983 yılında Seviyorum Delicesine albümleri izledi. Bu albümlerde Özbeğen, Ülkü Aker’in aranjmanlarından oluşan Rahbani Brothers şarkılarını, dönemin sevilen veya klasikleşmiş parçalarını ve de daha önceden söylenmiş ve unutulmuş şarkıları yeniden düzenleyerek seslendirdi; Eskimeyen Dost, Seni Terkedeceğim, Yok Yok Yalan Deme, Kandil, gibi. 1983 yılında, Şan Tiyatrosu’nda 20. Sanat Yılını Devlet Senfoni Orkestrası ile verdiği müthiş konserler zinciriyle kutlayan Ferdi Özbeğen, 1984 yılında bugün bile aynı kaliteye ulaşılamamış bir tarafı alaturka, bir tarafı pop şarkılarından oluşan Piyanist albümünü çıkardı. Alaturka balatları Gurbette Sevgilim, Bir Gülü Sevdim, Bir Sevgi İstiyorum gibi parçalardan oluşurken pop balatları Ülkü Aker aranjmanlarından oluşan Elega-Her Gece, La Boheme-Giden Sensin, Cenizas-Özlenen Sevgiliye gibi aşk şarkılarından oluşuyordu. Artık şöhretinin zirvesindedir Ferdi Özbeğen, plakları çok satar, öyle ki 1982 yılının vergi rekortmenidir.

1984 yılında Yaşar Plak’ın düştüğü zor durumdan kurtaran Ferdi Özbeğen oldu. Sizin Seçtiklerinizle albümü kendisinin yorumuyla o zamanın yapılmış ilk best of albümüdür. Dönemin sevilen 11 şarkısını seslendirdiği bu albüm kendisinin en çok satan albümü idi. Bu albümü 1985’te çıkardığı bir tarafı alaturka diğer tarafı da pop-rock temaları içeren Belki Bir Gün ve 1986’da çıkardığı tamamı Ülkü Aker aranjeleri ve daha önceki 9 albümünün orkestra şefi olan Osman İşmen’in senfonik düzenlemelerinden oluşan Sana İhtiyacım Var albümü izledi; bu albümde Orson Welles’in I Know What Is To Be Young ve Lionel Richie’nin Hello şarkılarının Türkçe uyarlamalarını seslendirdi. 1986 yılının sonlarına doğru çıkardığı Sevdiğiniz Şarkılar albümü Türkiye’de çıkarılan ilk krom kasettir ve dönemin şartlarına göre masraflıdır.

Ferdi Özbeğen, 80’lerin sonu ile 90’ların başına kadar çıkarttığı albümlerde gene alaturka ve taverna tarzı şarkılar söyledi. 90’lar yeni müzik türleriyle tanışırken kendisi de yavaş yavaş inzivaya çekildi. 1991 yılında piyasaya sunduğu nostalji albümü Şarkılarım, Türkiye’de pek duyulmayan unplugged yani elektronik müzik kullanmadan canlı performansla hazırlandı. 1998’de Kiss Müzik Firmasından Kandil albümünü çıkarır, bu albüm kendisini tanımayan yeni kuşak ve hayranları için büyük bir prestij albümü oldu. Bu albümü 2001’de Ayrılmayalım albümü izledi. 2006 yılına geldiğimizde Yaşar Plak, Ferdi Özbeğen’in 26 yıl önce okuduğu şarkıları bir re-mastered çalışmasıyla Can Suyum adıyla yayınladı. 2009’da ise “Nerelerdeydiniz” albümünü yayınladı.