Eren Sandal’dan beklenen “ilk” albüm

Profesyonel müzik hayatına 2 sene önce Enbe Orkestrası’nın “Kalbim” albümünde, Ajda Pekkan ile düet yaparak başlayan Eren Sandal sesini, sözünü ve müziğini güçlü bir şekilde müzik severlerle buluşturmayı başarmıştı. Ajda Pekkan ile seslendirdiği “Sev Beni” isimli düeti radyolar ve dinleyiciler tarafından sevilince şarkı kısa sürede çeşitli radyolarda liste başı olup, internet üzerinden de 2 milyonun üzerinde dinlenme sayısına ulaşan genç şarkıcı, ilk solo teklisi olan “Rüzgar”ın ardından bu kez ilk solo albümüyle müzikamarketlerde. “Gönlüme Göre” adını verdiği albüm Yaşar Plak etiketi ile yayınlandı.

Albümde, 10 yeni şarkının yanı sıra “Sev Beni” ve “Rüzgar” adlı şarkıların farklı versiyonları da yer alıyor. Ağırlıklı olarak Eren Sandal şarkılarından oluşan albümde, “Kurban”, “Amin”, “Ayıp Lisan”, “Efendi” ve “Aşk” Eren Sandal ve Ulaş Sümer imzası taşıyor. “Son Nefes” adlı şarkının müziğinde Hazal Ata’nın desteği, “Gel Hemen” adlı şarkının sözü ve müziğinde Eren Sandal ve Cem Gelinoğlu imzası bulunuyor. “Sev Beni”, “Boncuk”, “Rüzgar”, “Sokaklarım Tenha” ve “Yangın Yerim” adlı şarkıların söz ve müziği ise Eren Sandal’a ait. Albüm içerisindeki 12 şarkının aranjör koltuklarında Ulaş Sümer, Sadun Ersönmez, Burak Yeter ve Hakan Özkan yer almakta.

Albümün ilk klip çalışması, aşk için mistik bir ritüel olarak kurgulanan “Kurban” isimli şarkıya geldi. Yönetmen koltuğunda oturan Mustafa Söğütlü klibin çekimlerini 15 saatte tamamlarken, klipte Eren Sandal’a dansçı ve oyunculardan oluşan genç bir ekip eşlik etti. Bu renkli ve enerji dolu klip önümüzdeki hafta müzik kanallarındaki yerini alacak.

Murat Dalkılıç’tan 3. stüdyo albüm

Son birkaç aydır aynı zamanda dizi müziği de olan “Yalan Dünya” şarkısı ile kulaklarımızda olan ve şarkısı bir hayli sevilen Murat Dalkılıç, 2008 tarihli “Kasaba” ve 2010 tarihli “Merhaba” albümlerinin ardından 3. stüdyo albümü ile sevenlerinin karşısına çıktı. “Bir Güzellik Yap” adlı albüm, yaza merhaba dediğimiz şu günlerde Türk popu için umut vaadeden türden.

Genel koordinatörlüğünü Uygar Ataş‘ın, süpervizörlüğünü Berk Balatlıoğlu‘nun, müzik direktörlüğünü Ozan Çolakoğlu‘nun üstlendiği albümde şarkıcı Ersay Üner, Gülşen, Murat Çekem, Bertan Arslan, Ahmet Kurtiş, Oytun Karanacak, İsra Gülümser, İskender Paydaş, Emre Kaya ve Caner Yemez gibi isimler ile çalıştı. Albümün ilk videosu söz ve müziği Gülşen’e, düzenlemesi Ozan Çolakoğlu’na ait, albümle aynı adı taşıyan şarkısı “Bir Güzellik Yap”a çekildi.

Yolu Eurovision’dan geçenler / “Ünlü gördüm sanki!”

Hafta Eurovision haftası olunca bu hafta birkaç blog yazısı yazmadan geçmeyelim dedik ve bu yazımızda yarışmada bugüne kadar sahne almış “ünlü”lere değinelim dedik. Yanlış anlaşılmasın, yazımız bir şekilde Eurovision ile ünlenen isimleri değil, ünleri ülke sınırları dışına bazen eni konu, bazen de kıyısından köşesinden “biraz” taşmış hangi ünlülerin yolunun Eurovision’dan geçtiği sorusuna cevap arıyor. Halihazırda zaten uluslararası bir kariyere sahipken gelen Eurovision teklifine sonucu ne olacaksa olsun diyerek “hayır” demeyen her birine şapka çıkarmak lazım aslında. İşte o liste : >> Okumaya devam et “Yolu Eurovision’dan geçenler / “Ünlü gördüm sanki!””

2012 Billboard Müzik Ödülleri adayları açıklandı!

2012 Billboard Müzik Ödülleri adayları açıklandı! Her yıl Mayıs ayında açıklanan adaylar listesinde bu yılın rekoru 6 Grammy ödüllü ingiliz Şarkıcı Adele’in elinde. Adele, 18 adaylıkla Billboard Müzik Ödülleri’nde zirvede.

20 Mayıs’ta Las Vegas’taki MGM Grand’de düzenlenecek törende Party Rock Anthem ve Sexy and I Know It şarkıları ile büyük çıkış yapan LMFAO‘nun 17 adaylığı bulunuyor. Barbadoslu şarkıcı Rihanna‘nın 13 kategoride adaylığı var. Lady Gaga ve Lil Wayne‘ın ise 10 adaylığı bulunuyor.

İşte 2012 Billboard Müzik Ödülleri aday listesi:

En İyi Sanatçı: Adele, Lady GaGa, Lil Wayne, Katy Perry, Rihanna
En İyi Yeni Sanatçı: Bad Meets Evil, Big Sean, Foster The People, Scotty McCreery Wiz Khalifa
En İyi Erkek Sanatçı: Justin Bieber, Chris Brown, Drake, Lil Wayne, Bruno Mars
En İyi Kadın Sanatçı: Adele, Lady Gaga, Nicki Minaj, Katy Perry, Rihanna
En İyi GRUP : Black Eyed Peas, Coldplay, Lady Antebellum, LMFAO, Maroon 5
Billboard Top 200 Sanatçı: Adele, Justin Bieber, Michael Buble, Lady GaGa, Lil Wayne
Top Hot 100 Sanatçı: Adele, LMFAO, Bruno Mars, Katy Perry, Rihanna
En İyi Dijital Şarkıcı: Adele, LMFAO, Bruno Mars, Katy Perry, Rihanna
En İyi Radio Radyo Şarkıcısı: Adele, Katy Perry, Bruno Mars, Nicki Minaj, Rihanna
En Touring Sanatçı: Bon Jovi, Taylor Swift, Take That, U2, Roger Waters
En Sosyal Sanatçı: Justin Bieber, Eminem, Lady Gaga, Rihanna, Shakira
En Akış Sanatçı: Lil Wayne, LMFAO, Nicki Minaj, Bruno Mars, Rihanna
En Digital Media Artisi: Adele, Justin Bieber, Lady GaGa, Lil Wayne, Rihanna
En İyi Pop Sanatçısı: Adele, Lady Gaga, LMFAO, Katy Perry, Rihanna
En İyi R & B Sanatçısı: Beyonce, Chris Brown, Cee Lo Green, Miguel, Rihanna
En İyi Rap Sanatçısı: Drake, Lil Wayne, LMFAO, Nicki Minaj, Wiz Khalifa
En İyi Ülke Sanatçısı: Jason Aldean, Zac Brown Band, Lady Antebellum, Blake Shelton, Taylor Swift
En İyi Rock Sanatçısı: The Black Keys, Coldplay, Foster The People, Foo Fighters, Mumford & Sons
En İyi Alternatif Sanatçı: The Black Keys, Coldplay Foster The People, Foo Fighters, Mumford & Sons
En İyi Latin Şarkıcı: Mana, Pitbull, Prens Royce, Romeo Santos, Shakira
En İyi Dans Sanatçısı: David Guetta, Lady Gaga, LMFAO, Rihanna, Britney Spears
Top Christian Sanatçı: Casting Crowns, MercyMe, Skillet, Laura Story, Chris Tomlin

Ödüllerle ilgili tam sayfa: http://www.billboard.com/bbma/finalist

Billboard ayrıca, okuyucularına ödül törenini canlı izleme fırsatı sunuyor: http://www.billboard.com/bbma/news/giving-feels-good-pleasure-philanthropy

YouTube telifle ilgili davayı kaybetti

(BBC Türkçe) Müzik kliplerinin yayını konusunda Almanya’da hakkında mahkemeye başvurulan YouTube davayı kaybetti. Hamburg’da görülen davada, video paylaşım sitesine kullanıcıların gönderdiği içerikten YouTube sorumlu bulundu. >> Okumaya devam et “YouTube telifle ilgili davayı kaybetti”

Editörden / “18.Kral Müzik Ödülleri” (Kısım 1)

90’lı yıllarda Türkçe popun patlaması ile televizyon ekranlarını parselleyen video müzik kanallarının ilklerinden biriydi Kral Tv. Yıllar içinde el de değiştirdi, türlü spekülasyonların konusu da oldu ancak bugünlere kadar geldi. Özellikle Uzanların elindeyken bazı sanatçılara torpil geçildiği, kliplerinin daha çok döndüğü ve dahi her yıl verilen müzik ödüllerinde de bir şaibe olduğu iddiaları sektörün en çok konuşulan konularından biriydi. Yıllar sonra yeniden yapılanan grubun birkaç yıldır daha çok özen gösterdiğini gördüğümüz Kral Müzik Ödülleri’nin bu yıl 18.cisi yapılacak. “Ödül alanların”, hatta “aday olanların” bunu gerçekten hak edip etmediği farklı görüşlerce ne kadar çok konuşulup tartışılsa da, sonuçta uzun yıllardır sürüyor ve bu anlamda geleneksel bir sürekliliği var. Bu ödül gecesinin en eğlenceli bulduğum kısmı ise “nostalji” kısmı olmuştur her zaman. Kimler geldi kimler geçti dedirten, bazen komik bazen hüzünlü sahneler kuşkusuz geceyi izlenir kılıyor…

Önceki yılların aksine bu kez müzikseverlere daha “şeffaf” olmayı seçen grup bu yılki aday adaylarını 2 – 9 Nisan 2012 tarihleri arasında internet sitesinde duyurdu ve bu adayların 50 kişilik uzman jüri, 150 Yerel Televizyon ve radyocuların temsilcilerinden oluşan jüri, MÜYAP Fiziki satış rakamları, MÜYAP Dijital İndirme ve Dinlenme Raporları, Nielsen 2011 Yılı Radyolarda En Çok çalınan şarkılar Listesi, Nielsen Radyolarda şarkıları en çok çalınan sarkıcılar listesi verileri ışığında belirlendiğini açıkladı. 9 Nisan’da sonlanan oylama ile de, her kategoride en çok oy alan 5 isim belirlendi. Bu adaylar, halka SMS ile oylatılacak ve 30 Nisan final gecesinde de jürinin oyları ile birleştirilerek toplamda en çok oyu alanlara ödül verilecek.

Aday adayları listesi için 1 hafta boyunca şu olmamalıydı, bu olmamalıydı gibi türlü dedikodular dolaşmadı değil, sosyal medya bu konudaki twitlerle doluydu. Örneğin şahsen ben, çok kötü sesli olup çok da parlak olmayan şarkılara imza atan birçok ismi ve albümünü, törenin belki de en baş kategorilerinden “En iyi sanatçı”, “En iyi albüm” kategorilerinde gördüğüme çok şaşırdım. Bir de 2011’in başlarında “Meczup” albümüyle çıkan Can Bonomo’nun Video Klip haricinde hiç bir kategoride yer almaması da çok şaşırtıcıydı, -evet, Eurovision ile gündeme belki 2012 başında oturdu ama, “En iyi çıkış”, “En iyi albüm” gibi kategorilerde bırakın aday olma aşamasını, aday adayı olarak bile gösterilmemiş ya da listeye alınmamıştı. Yıllardır yapılan ve kamuoyunun çok daha yakından tanıdığı bir ödül olan “Altın Kelebek” ödülünde en iyi çıkış 2011 ödülünü Bonomo’nun aldığını da mı unuttular acaba? Bütün bunlar bana çok enteresan geldi ve mantıklı bir açıklama bulamadım.

Sonuçta her kategori oylandı, adaylar bir şekilde belirlendi. En çok oy alan 5’er adaya ve nasıl bir şansları olabileceğine gelin yakından bakalım:

EN İYİ ALBÜM :
AJDA PEKKAN – FARKIN BU *****
SEZEN AKSU – ÖPTÜM
NİLÜFER – 12 DÜET
HALİL SEZAİ – SENİ BEKLERKEN
FUNDA ARAR – AŞKIN MASUM ÇOCUKLARI

Çok konuşuldu, çok tartışıldı, hatta taklitleri bile yapıldı. Kimisi sevdi, kimisi de nefret etti. İyi bulan da var, kötü bulan da. Gerçekten enteresan bir farklılık, farklı bir çıkış, ve ciddi bir ‘özgünlük’ten bahsedebiliriz Halil Sezai için.. “Olsun”, “İsyan”, “Sonbahar” ve “Paramparça” gibi şarkıları hem radyoları hem de müzik platformlarını parselledi, müthiş ilgi gördü. Yine de tüm bunlar kanımca Sezai’nin “En iyi albüm” kategorisine değil, “En iyi çıkış” kategorisine yakışacağını düşündürüyor, büyük ihtimalle de öyle olacak. Sezen Aksu‘nun uzun bir süre listelerden inmeyen “Unuttun mu Beni” şarkısı başta olmak üzere “Vay”, “Acıtmışım Canını Sevdikçe” ve “Arkadaş Şarkısını Duyunca” gibi şarkıları ile dikkat çeken “Öptüm” albümü 2011’de iyi bir satış rakamı yakalasa da, bu kategoride en iyiyi alacağını tahmin etmiyorum. Funda Arar’ın “Sen ve Ben” şarkısı yine listelerde kendine yer bulurken şarkının da içinde yer aldığı “Aşkın Masum Çocukları” albümünün önceki çıkışlarını arattığını söyleyebiliriz. Nilüfer‘in Kayahan sonraki dönemindeki en iyi çıkışını yaptığı albüm olan ve eski şarkılarına rock müzisyenleriyle birlikte yaptığı yeni versiyonlardan oluşan albümü “12 Düet” de yine yılın en çok konuşulan ve satan projelerinden biri olsa da, sanıyorum bu kategoride bayrağı Ajda Pekkan‘dan alamayacak ve şansını “En iyi proje” kategorisinde zorlayacaktır. Doğrusu 90’ların sonu ve 2000’lerin başındaki “Best Of” & “Diva” albümlerini saymazsak 1996’dan sonra sıfır kilometre bir şarkı için çok uzun bir sessizliğe gömülen ve 2003 yılında “Sen İste” ile listelere giren Süperstar, iyi bir çıkış sağladığı 3 yıl sonraki “Cool Kadın” albümüyle kendini yenilemişti. Bir sonraki albümü “Aynen Öyle”yi biraz tekrar ve sıkıcı gibi gördüysem de, sanıyorum toparlanma süreci önce “Resim” şarkısı ile başladı, daha sonra da “Farkın Bu”nun da lokomotifi olan “Yakar Geçerim” ile Ajda Pekkan müzik listeleri ve satışlarında yıllar sonra yeniden zirveye oturdu. Şarkının 2011’in en çok dinlenen ve indirilen şarkılarından biri olduğu, sayısal rakamlarla da kayıtlara geçti. Albümde “Heves”, “Arada Sırada” ve “Asla asla deme” gibi başka hit şarkıların da olduğunu hatırlarsak, bu kategorinin kazanmayı en çok hakeden albümü olduğunu söyleyebiliriz.

EN İYİ ERKEK SANATÇI
FERHAT GÖÇER
SERDAR ORTAÇ
KENAN DOĞULU
RAFET EL ROMAN
MURAT BOZ*****

Ferhat Göçer, Serdar Ortaç ve Kenan Doğulu’nun önceki yıllara göre fazla iddialı olmayan çıkışları, 2011’i durağan geçirmelerine neden oldu. Yine dinlendiler, dinlettirdiler, ancak farklı ve alkışlanmayı hak edecek albümlere imza attıklarını söyleyemeyiz. Kenan Doğulu önce “Şans Meleğim”, daha sonra da İskender Paydaş albümündeki “Dr.” şarkısı ile aralarında belki en dikkat çekici olandı ama bu kategoride zirveyi zorlayacak yalnızca 2 isim var. Yıllar sonra “Sevgiye Zaman Ver” albümü ile nihayet iyi bir satış grafiği yakalayan ve özellikle “Direniyorum” şarkısı ile birçok müzik listesinin en tepesinde yer almayı başaran Rafet El Roman, bu kategorinin en güçlü 2 adayından biri. Diğer aday ise hiç kuşkusuz olgunluk albümü diyebileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” adlı 3. stüdyo albümü ile 2000’li yılların erkek popçuları arasında zirveye yerleşen Murat Boz. Albümle aynı adı taşıyan şarkı dışında “Hayat Öpücüğü”, “Geri Dönüş Olsa” ve “Kalamam Arkadaş” gibi hit şarkılarla dinleyiciye ulaşan Boz, bu kategorinin kazananı pekala olabilir.

EN İYİ KADIN SANATÇI
AJDA PEKKAN*****
SEZEN AKSU
FUNDA ARAR
HANDE YENER
DEMET AKALIN

En iyi albüm kategorisinde de yer alan ilk 3 aday dışında bu kategoride rastladığımız Hande Yener, baştan sona Sinan Akçıl‘a boyandığı ve bu konuda bir hayli eleştirildiği “Teşekkürler” albümü ile hem satışta hem de dinlenme oranlarında aradığını bulamasa da, “Unutulmuyor”, “Havaalanı” ve “Teşekkürler” şarkıları ile dinleyiciye ulaştı. Demet Akalın ise önceki albümlerinin aksine çok daha az şarkıyla çıkageldiği 2011 yılında yine de “Sabıkalı” ve “Deliyim” şarkıları ile iddiasını sürdürdü. Ancak bu kategoride ödülü Ajda Pekkan‘ın başka kimseye bırakacağını düşünmüyorum.

EN İYİ GRUP
MFÖ
MODEL*****
SEKSENDÖRT
DUMAN
ZAKKUM

“Hayır Olamaz” ile Seksendört, “Anason” ile de Zakkum grubu gözle görülür bir başarı yakaladı. “Ve MFÖ” albümleriyle çok uzun bir aradan sonra yeniden dinleyiciyle buluşan MFÖ, “Hep Yaşın Ondokuz” şarkısı ile “özlenen” bir geri dönüş yaptı ve albüm Bora Uzer gibi yeteneklerin de katkılarıyla çok sağlam sound ve şarkılar içeriyordu. Duman grubu ise yılı yeni şarkı yapmak yerine “Canlı” adını verdiği bir konser albümüyle geçirdi. Tüm bunları göz önüne almamıza aslında gerek bile olmadan diyebiliriz ki, “Değmesin Ellerimiz” ile başlayan çok başarılı çıkışlarını “Buzdan Şato” ve “Pembe Mezarlık” gibi şarkılarla taçlandıran Model grubu, “Diğer Masallar” adını verdikleri 2. albümleriyle aslında yılın hem en çok dinlenen grubu olmayı başardılar hem de en iyi çıkışlarını gerçekleştirdiler. Bu kategorinin kazananı da muhtemelen onlar olacaktır.

EN İYİ ÇIKIŞ
HALİL SEZAİ *****
SİNAN AKÇIL
BORA DURAN
AYNUR AYDIN
LEVENT DÖRTER

“Gül Senin Tenin” şarkısı ile Bora Duran, “Duvaksız Gelin” ile de Levent Dörter, yılın dikkat çeken şarkılarına imza atarken sıkı altyapılı şarkıları ve Batı vokali ile en Avrupai bulunan Aynur Aydın da kuşkusuz bu kategoride yer almayı hak etmişlerdi. Ne var ki piyasada daha çok besteleri ve aranjeleriyle tanınan ve geçmişte pek çok hit şarkıda imzası da olan Sinan Akçıl‘ın yetersiz sesine karşın şarkıcılığa soyunması 2011’in en “şaşırtıcı” işlerinden biri olarak hafızalara kazınırken fazla ses getirmeyen çıkışı ile bu listede nasıl yer alabildiği şaşırtıcı. Düetlerle ‘kurtarmaya’ çalıştığı albümü “Atma” şarkısı dışında başka da bir hit içermediğinden, bu kategorinin kazananı olmayacağı ve “En iyi çıkış” yapanlarda ipi -en iyi albüm kategorisinde bahsettiğimiz üzere- Halil Sezai‘nin alacağına şüphem yok.

Olcay TANBERKEN (Dikkat Müzik!) 

Diğer kategoriler için:
“18.Kral Müzik Ödülleri” (Kısım 2) >>

Saatolog piyasada!

2000 yılından bu yana başta İsviçre ve Almanya olmak üzere tüm Avrupa ve Amerika’daki saat severlerin her yıl merakla beklediği yıllık Saat Kataloğu “Armband Uhren”, bu yıl ilk defa ülkemizde “Saatolog” adıyla satışa sunuldu.

Saat severler ve koleksiyonerler için özel olarak hazırlanan “Armband Uhren” tüm dünyada piyasaya çıktığı ilk günden bu yana sektörün nabzını tutuyor. Saat üreticileri ile meraklıları arasında bir köprü oluşturan “Armband Uhren” bu yıl ilk defa ülkemizde Türkçe olarak piyasaya çıktı. Satışa sunulduğu ilk günden itibaren saat severlerin ilgisini çeken “Saatolog 2012” tüm D&R’larda ve seçkin kitabevlerinde okuyucularıyla buluşuyor.

Derginin içeriğinde saat sektörüne yön veren 150’den fazla markanın 1400’den fazla modeline ait teknik bilgi, fiyat ve marka tarihçelerine yer verilmiş. Her yıl okuyucuların katılımıyla tamamen bağımsız olarak düzenlenen hediyeli “Yılın Saati” oylamasına katılım kuponu da derginin içinde yer alıyor.

Bu yıl ilk defa Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek olan “Swiss Time in Istanbul” fuarına çift kişilik davetiye hediyeli Saatolog’u kaçırmayın ve kütüphanelerinizde yer açın.

“Saatolog 2012” hakkında detaylı bilgi almak için www.saatolog.com ‘u ziyaret edin ve sadece facebook kullanıcılarına özel avantaj ve sürpriz hediyeleri kaçırmamak için www.facebook.com/saatolog sayfasını beğenin.

Bratsch 4 Şubat’ta Türkiye’de!

3. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri kapsamında Türkiye’ye gelen ünlü Fransız grubu Bratsch bu haftasonu İTÜ Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisinde müzikseverlerle bir araya gelecek. Farklı müzik türlerini ustaca kurgulayıp yorumlayan Bratsch, Avea ana sponsorluğuyla 4 Şubat’ta sahne alacak.

Bratsch grubunun temelleri, büyük babası Elazığ’ın Harput ilçesinden olan ve Anadolu müziğine hayranlığını her fırsatta dile getiren gitarist ve vokal Dan Gharibian ile keman sanatçısı Bruno Girard tarafından 1972’de atıldı.

Deneysel caz, Doğu Avrupa çingene müziği ve özellikle Django Reinhardt tarafından bulunan Manouche caz gibi çeşitli disiplinlerden gelen göçmen ruhlu Fransız müzisyenlerin repertuvarının önemli bir kısmı kendi bestelerinden oluşuyor. Daha önce Erkan Oğur, Derya Türkan & Vincent Segal, Zakir Hussain & Master of Percussion, Diego El Cigala ve Anouar Brahem Quartet’i ağırlayan 3. Avea Sıra Dışı Müzik Konserlerinin gelecek dönem takviminde, 10 Mart 2012’de Mostar Sevdah Reunion, 27 Nisan 2012’de ise Susana Baca yer alıyor.

Grubun İstanbul konseri için biletler Biletix’te: http://web03.biletix.com/etkinlik/NKHO6/TURKIYE/tr

DikkatMüzik!’in Bratsch röportajını şu sayfada okuyabilirsiniz >>

Editörden / 90’ların en iyi 10 albümü

Çok iddialı ve korkutucu bir başlık, değil mi? En azından ben ilk karşılaştığımda böyle düşünmüştüm. Türk popüler müzik tarihinin bu 10 yıllık özel diliminde hayatımıza giren yüzlerce şarkı ve albüm arasından seçim yapmak zordu. Şair ve müzik yazarı Kadri Karahan, e-dergi tarzındaki web sitesinin Ocak sayısı için bu soruyu bana yönelttiğinde biraz düşünüp sonunda kendimce en iyi 10 albümü sıraladım. Elbette bu saydıklarımın dışında da pek çok “iyi” albüm evlerimize, belleklerimize girdi, hatta içinde pek çok hit olan sürüyle de albüm var ama tüm albüm olarak en iyi bulduğum kendimce bir liste işte şu şekilde >>

Sezen Aksu – Gülümse

Türk popunda tüm zamanların en çok satan albümlerinden biri olurken, satış rakamıyla Sezen Aksu kariyerinin de en tepesindedir. 1991 tarihli albümün çıkış parçası “Hadi Bakalım”, o yaz Türkiye’nin dört köşesinde bangır bangır çalmakla kalmaz, Abone‘yle birlikte Türk popunda 90’lar patlamasının da miladı sayılır. “Gülümse”, “Değer mi”, “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam” ve “Her Şeyi Yak”, gerçek birer hit olarak hafızalara kazınmış ve yıllarca güncelliğini yitirmemiştir. Yine bir Onno Tunç, bir Aysel Gürel‘dir bu albüm. Sezen Aksu’yu kuşaktan kuşağa taşıyan ve açıp her dinlendiğinde insanı başka bir boyuta ve zamana taşıyan albümdeki her bir şarkı birer klasik olmayı başarmış ve bazıları yıllar sonra coverlanmıştır.

Nilüfer – Yine Yeni Yeniden

Türk popunda her dönem en iyi yorumculardan biri olmayı başarmış olan Nilüfer “Kalbim bir Pusula” ile 1972 yılında başladığı müzik kariyerinde her 10 yılda bir kendini yenilemiş ve her virajı başarıyla dönmüştü. 90’lara da kendini yenileyerek giren sanatçının 80’lerden bu yana Kayahan ile olan müzik ortaklığını minimize ederek Onno Tunç ile çalıştığı albümdür. 90’ların en şaşaalı şarkılarından “Şov Yapma” ve nakaratı ile albüme adını veren “Yeniden Sev” gibi 2 lokomotif şarkı dışında aslında slowları ile esastır. “Dokun Bana”, “Haram Geceler” ve “Kavak Yelleri”, Nilüfer’in 90’lar kariyerindeki en iyi şarkılar olmakla kalmaz müzik tarihimizin de incileri olarak sıraya dizilirler. Onno Tunç’un usta ellerinden çıkan albümde Aysel Gürel, Adnan Ergil, Buğra Uğur, Leyla Tuna ve Şehrazat ile çalışan Nilüfer, Kayahan’ın “Aman” ve “Beni Anlamadın Ya” şarkılarını da bu albümde seslendirmiştir.

Sertab Erener – Lâl

Sezen Aksu okulunun -sonradan en başarılısı olacağını öğreneceğimiz- öğrencisi Sertab Erener, müzikseverlerin karşısına ilk kez “Sakin Ol” ile çıktığında yıl 1992 idi. Çıkış parçası dönemin “hoppidi” şarkılarından biri muamelesini gördüyse de, “Yalnızlık Senfonisi” ve “Vurulduk” gibi slowlar, Sertab’ın öyle tek atımlık bomba olmadığını da gösterir gibiydi, ki Sezen Aksu konserlerinden ve katıldığı tv programlarından da hemen herkes Sertab’ı daha albümü çıkmadan tanımış ve çoğu 90’lar popçuları gibi ailemizin sanatçısı sayıvermişlerdi bile. Bir yandan kronik hastalığıyla boğuşan, bir yandan da eşi Levent Yüksel‘in rahatsızlanmasıyla zor günler geçiren sanatçının “Lal” adını taşıyan 2. stüdyo albümü 1994 yılına tekabül eder. Baştan sona melankoliyle hüznün tüm renklerini içeren albüm Sezen Aksu, Mustafa Sandal, Uzay Heparı ve Levent Yüksel destekli olup albüme adını veren “La’l”, bir Fahir Atakoğlu bestesidir. “Ne sarayda ne handa bir zalim ocağında sevdası ağlarken” insan, “eğer sevda bu demekse ben vazgeçtim beni sevmeyin” diyebilecek kadar melül bakabilir, “Üzgünüm gidenler için üzgünüm bitenler için Sadece çok üzgünüm Dargın değilim” diyerek geride bıraktığınız her kimse onu şaşırtabilecek cümleler sarfedebilir bu albümden şarkılar dinlerken. Müzik tarihi, Sertab Erener’in en saf, en duru ve en duygulu şarkılarını bu albümde toplamakla övünebilir.

Teoman – O

“Papatya” şarkısıyla başlayan Teoman fırtınası, aslında 2. albümüyle doruğa ulaşmıştır. 1998 tarihli “O” albümü, düzenlemeleri ve baştan sona her şarkıda saklı olan aynı ruh haliyle kanımca 90’ların en iyilerindendir. “O”, “Sus Konuşma”,”Bazı Yalanlar” ve “Kardelen” gibi hitleri dışında “Bir Damla Gözyaşı” ve “Dünya” gibi çok özel şarkıları barındırır. Orhan Atasoy’un ardından -Zerrin Özer ve Melis Sökmen gibi- birkaç farklı ses ile yeniden hayat bulan “Gemiler” şarkısı, bu albümünde kuşkusuz Teoman ile daha da popüler olmuştur. Sonraki hiç bir albümünü “O” albümü kadar başarılı bulmamışımdır ama Teoman bu albümüyle Türk rock müzik tarihine adını en gerçek biçimde yazdırmıştır. Konsept albümdür, tek tek şarkılardan ibaret değildir. Bu da albümü kült kategorisine sokmaya fazlasıyla yeter. Son bir not: Üniversite yıllarımı ve Beyoğlu’nu hatırlatan birkaç albümden biridir.

Tarkan – Aacayipsin
Tarkan’ın en çok satan albümü “Ölürüm Sana” olarak tescillenmişse de, Tarkan’ı “Megastar” yapan albüm 2. albümüdür. “Pop” denen mereti “Türk” sıfatı ile yan yana getirebilen gerçek albümlerden biri olarak 90’ların elbette baş tacı albümlerinden biridir. “Oynama Şıkıdım” diye de bilinen Sezen Aksu bestesi “Hepsi Senin mi?”, ‘Kıl Oldum Abi’ gibi bir şarkıyla başlayan ortalama bir pop kariyerinde Tarkan’ı Tarkan yapan ve zirvenin en tepesine yerleştiren şarkı olmuştur. Artık toy sesinden ve görüntüsünden kurtulmuş bir Tarkan’dır bu, artık bir Megastar’dır ve nihayet şimdi bütün Türkiye onu tanır. Hem de evet, daha henüz ikinci albümünde olmaktadır bütün bunlar. Popun farklı sularında, her renginde söyler bu albümde Tarkan. Ümit Sayın’ın “Dön Bebeğim”, Yıldız Tilbe-Nurhat Şensoy eseri “Kış Güneşi” ve söz-müzik Tarkan imzalı “Gül Döktüm Yollarına”, bu albümle görücüye çıkıp pop müzik tarihinde kült olmuş şarkılar listesine hızla girer. “Unutmamalı”, “Bekle” ve “Eyvah” da bu albümdedir. Müzikalite olarak en iyi bulduğum Tarkan albümü “Karma”, 2001 tarihinde yayınlanmış olup bu yazıda kendine yer bulamadığından, kanımca 90’ların en iyi 10 albümünden biri kesinlikle “Aacayipsin”dir.

Aşkın Nur Yengi – Sevgiliye


1990 yılının ilk albümlerinden biri olan “Sevgiliye”, yalnızca Aşkın Nur Yengi’yle bizi tanıştırmamış, aynı zamanda her biri bugün bile özenle hatırlanan 10 şarkıya da ev sahipliği yapmıştır. Albüm, Türk popunun yeniden patlaması hadisesinde “Abone”nin hemen yanıbaşında anılır. Sezen Aksu sözleri ve Onno Tunç düzenlemeleri ile ağırlıklı olarak cover şarkılardan oluşan albüme adını veren şarkının söz ve müziği Şehrazat’a, düzenlemesi Turhan Yükseler‘e aittir. “Yazık”, Başka Bir Şey”, “Ayrılmam” ve Harun Kolçak ile olan düet “Bile Bile” gibi her biri kült olmuş şarkılar yıllar sonra başkaları tarafından yeniden yorumlanmıştır. “Çağırma Beni” ve “Susma” gibi orijinali Haris Alexiou şarkıları olan eserler başta olmak üzere, albüm sizi her dinleyişte duvardan duvara çarpmaya hazırdır. İlk 4 albümü sonrasında inişli çıkışlı bir seyir halinde giden Aşkın Nur Yengi kariyerinin de kanımca en görkemli albümüdür.

Levent Yüksel – Med Cezir

Bir albüm yapın ve yıllar sonra bile hala “Best-Of”unuz olarak hatırlanabilsin. Kariyerinin en sevilmiş ve en güzel şarkılarını daha ilk albümünde bir arada söyleyeceğini bilmediğini, 2004 yılında onunla yaptığım (ki benim de ilk röportajım olur) röportajda samimiyetle itiraf etmişti Levent Yüksel. Erdem Sökmen‘in “Tuana”sı dışında albümdeki tüm düzenlemelere imza atan Uzay Heparı, buram buram kokmaktadır her şarkıda. Levent Yüksel özel radyolarda epey bir süre “Öyle sınırsız öyle derin öyle çok severim ki korkarsın” sözleriyle “Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk” diye haykırdıktan sonra, hiç beklemediği bir anda -dönemin bazı özel albümleri gibi- evet, bir anda patlamıştır. Ama öyle böyle değil. Bugün hala ilgili ilgisiz çoğu Türkçe pop dinleyicisinin hatırında her şarkısı varsa bu, Med-Cezir’i 90’ların en iyi 10 albümü arasına sokmaya yeter. “Bu gece son”,”Kadınım”,”Med-Cezir”,”Beni Bırakın” ve “İstanbul” en favorilerim olsa da, asla şarkı atlanmayacak ve hiç bir zaman unutulmayacak bir albümdür. İlave not: Bu albümün bir karşılığı varsa, o da “La’l”den başkası değildir.

Mustafa Sandal – Gölgede Aynı

Kendi prodüktörlüğünde hazırladığı 2. albümü “Gölgede Aynı”, Mustafa Sandal’ın albüm olarak kanımca belki de tek iyi albümüdür. Ancak bu yazıda yer alma sebebi, düzenlemeleriyle olsun sözleriyle olsun Türk popunda baştan sona 90’ların en iyilerinden biri olmasıdır. “Araba” şarkısıyla ve şarkıya çektiği video kliple uzun bir süre müzik listelerini ve ekranları adeta parselleyen Sandal’ın “Jest Oldu” ve “Bir Anda” gibi şarkıları da birer hit olsa da, albüm gerçekte bundan çok daha fazlasıdır. “Denize Doğru”, “Gidenlerden”, “Gölgede Aynı” ve “Bir Tanem” gibi her biri ayrı değerdeki şarkılarda saklı olan pop-caz karışımı duyguların bütünü 1996 yazını o yıllarda gençliğin her demini yaşayanlar için unutulmaz kılmaya yetmiştir. Mustafa Sandal, sonraki albümlerinde müzikalite olarak bir daha “Gölgede Aynı”nın başarısını ne yazık ki yakalayamamıştır.

Nazan Öncel – Göç

Nazan Öncel’in 1978 tarihli ilk 45’liği ve 1981 yılındaki Yağmur Duası’yla başlayan müzik kariyerinde 90’larla birlikte girdiği yeni yolda Türk popüler müzik tarihinin en ayrıksı ve özel albümlerinden biri olan “Göç” yayınlandığında takvim yaprakları 1995 yılını gösteriyordu. Hamit Ündaş, Gürol Ağırbaş, Tarkan Gözübüyük ve Erdem Sökmen gibi müzisyenlerin de katkılarıyla her bir şarkı sizi can evinizden vurmaya yeter. Gitar albümüdür, en “Nazan” albümdür. Her dinleyişte ruhen de bedenen de “göç”ertme konusunda eline su dökülemeyecek “Gidelim Buralardan”, gözyaşlarınızın en yakın dostu “Çocuk Kalbim” ya da “Sen Beni Öldürüyorsun” gibi en çıplak ve en gerçek şarkıları barındırmasıyla, müzikseverlerin 1997 ve 1999 tarihli “Sokak Kızı” ve “Demir Leblebi” albümleri ile birlikte “üçlediği” albümlerden biridir. Dipnot: Bu üçlemeden herhangi birini diğerinden ayırmak da pek mümkün değildir kanımca, üçü de çok özel şarkılar içermesiyle Nazan Öncel’i Türk popu için çok değerli kılmaktadır.

Oya & Bora – Seni Bana Yazmışlar
Grup Denk adıyla başladıkları kariyerlerinde Eurovision ve Altın Güvercin şarkıları derken aslında ilk albümleri 1987 yılında yayınlanan “Akvaryum”dur. Bu yazıya da konu olan ve 90’ları bana ilk elden hatırlatan akılda kalıcı albümlerden biri saydığım “Seni Bana Yazmışlar”, genel kanının aksine ikilinin gerçekte üçüncü albümleridir ve 1993 tarihlidir. “Ara Beni”, “Seni Bana Yazmışlar”, “Miskin” ve Goran Bregoviç’in Çingeneler Zamanı filmi için yaptığı şarkının Türkçe versiyonu “Sevmek Zamanı”, bu albümdedir. Son albümleri “Aşk, İhanet, Vs.”yi 1997’de yayınlayan ikili, müzik kariyerlerine daha sonra dizi müzikleriyle ve prodüksiyon işleri ile devam etmiştir.

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

(“90lar Özel” sayfasının tamamı için: www.kadrikarahan.net)

Eurovision’a Can Bonomo

TRT bugün nihayet bu yılki Eurovision temsilcimizi açıkladi. Bu yıl ülkemizi Can Bonomo’nun temsil etmesine karar verildi. Bonomo Eurovision’a özel bir şarkı besteleyecek. TRT 1 Ana Haber Bulteni’ne konuk olan genc muzisyen yarismada ülkesini temsil edecek olmaktan dolayi cok mutlu oldugunu ve 1 ay icinde sarkisini tamamlayacagini acikladi. Genç müzisyen, Haberturk ve  AA muhabirlerinin de sorularını yanıtladı.

”Kamuoyu bilmeden iki gün önce haberimiz oldu. Bizim için çok büyük bir şoktu, çünkü böyle bir şey olacağını hiç tahmin etmiyorduk. Eurovision gibi çok önemli bir yarışmada, Türkiye’yi temsil etmek çok muhteşem ve onur verici bir şey.”

”Haberi almamdan bir gün önce bir üniversitede yaptığımız söyleşide, öğrencilerden biri, ”Eurovision’da size teklif gelirse ne cevap verirsiniz?” diye sordu. Böyle bir şey olacağını düşünmüyorduk. ”Böyle bir şey olursa çok gurur duyarız” diye cevap vermiştim. Bu teklif gelince çok şaşırtıcıoldu. TRT’nin beni neden seçtiği konusunda hiçbir fikrim yok, ama şaşırtıcı bir karar olduğu ayan beyan ortada. Çünkü ben 24 yaşında, daha ilk albümü bir senesini tamamlamamış, genç bir müzisyenim. Bence çok büyük bir cesaret işi. Ama benim yaptığım müzik, onlara göre Eurovision’da bizi çok iyi gösterebilecek, lanse edebilecek bir müzik. Ben de müziğimle bu sorumluluğu kaldırabileceğimi düşünüyorum.”

”Favori adaylarımız vardı. Bence kimin gittiği çok çok önemli değil, önemli olan Türkiye’nin bir sanatçı tarafından temsil edilmesi. Bugüne kadar birçok başarılı sanatçı gitti. Onlar başarısız olunca üzüldük, başarılı olunca çok sevindik. Ben de bu desteği bekliyorum. Çünkü bu, Bakü’de yapılacak bir Can Bonomo konseri değil, Bakü’de, Türkiye’nin Can Bonomo tarafından desteklendiği çok büyük bir yarışma.”

Bonomo, şarkının İngilizce mi yoksa Türkçe mi olacağı sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Yapacağımız müzikte mutlaka bizim tınılarımız olacak. Eski Eurovision çalışmalarına bakıyoruz. Türkçe olma ihtimali var ama İngilizce olursa daha şanslı oluruz. İngilizce’ye hakimim. 3 tane şarkı yapacağız. Bunlar değerlendirilecek. Ama bir tanesini Türkçe yaparız, değerlendirmeye sunarız. 3 dakikalık muhteşem bir şarkı yapmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince çalışacağım bu konu ile ilgili.”

 

Geçtiğimiz yıl ilk albümü Meczup‘u yayınlayan Bonomo, alternatif müzik dünyasında sevilen bir isim.

Müzikal yolculuğu boyunca The Shins, Wax Poetic, The Kinks, The Libertines ve The Beatles’dan etkilenen ve esinlenen Bonomo, Alaturka nağmelerden indie melodilere gezinen müziğini ‘İstanbul Müziği’ olarak tanımlıyor.

“Meczup”un biri hariç tüm parçalarının söz ve bestesi Can Bonomo imzasını taşıyor.Düzenlemeler ise aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü üstlenen Can Saban’a ait. Parçaların miksing ve mastering’i Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. TheFatLab’de kaydedilen “Meczup”, We Play – TheFatLab etiketiyle yayınlandı. Albüm kapağındaki albümün art work’leri bizzat Can Bonomo’ya ait, kapak fotoğrafını ise Dilan Bozyel çekti.

Albümün çıkışparçası “Şaşkın”ın klibinin yönetmeni ise Can Eskinazi.

Can Bonomo Kimdir?

İzmir doğumlu Can Bonomo, müziğe 8 yaşında gitar çalarak başladı. Ortaokul ve lise boyunca sürdürdüğü müzik çalışmalarına İstanbul’da devam etti. 17 yaşında İstanbul semalarına açılmaya karar veren Bonomo, müzik dünyasına ses prodüksiyonculuğu yaparak atıldı. Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudu. Üniversite yıllarında Radyo Klas, Number One FM ve Radio N101’de radyoculuk yaptı. Daha sonra, televizyona geçerek Number One TV ve MTV’de televizyon programları hazırladı. Televizyonculuk kariyeri süresince çeşitli reklamlarda rol aldı.

Müzisyenlik kariyeri, Irwin Welsh’in Porno adlı kitabının ilk yaprağına sardığı demosunu Can Saban’a gönderdiğinde yeni bir boyut kazandı.

Lise ve üniversite yıllarında amatör müzik gruplarıyla İzmir ve İstanbul’da birçok konser veren Bonomo, sonunda “Hazırım” diyerek ilk albümü için kolları sıvadı. Yaklaşık iki yıllık hummalı bir hazırlıktan sonra da Ocak 2011’de Can Saban’ın yapımcılığı ile ilk albümü “Meczup”u yayınladı. Can Bonomo ve ilk göz ağrısı “Meczup”, 24 Ocak’ta Babylon’da düzenlenen bir geceyle dinleyicileriyle buluştu.

Haziran ayı başında yayınlanan 2. klibi “Bana Bir Saz Verin”in yönetmen koltuğunda ise Can Saban vardı.

Aldığı Ödüller:

– 8. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Sanatçı’

– 38. Altın Kelebek Televizyon Ödülleri 2011 ‘En İyi ÇıkışYapan Solist’ (www.canbonomo.com)

Can Bonomo – Şaşkın

Özel Dosya: Dikkat 2011

Bir koca yılı daha geride bıraktığımız ve En İyiler/En Kötüler gibi listelerin havalarda uçuştuğu şu günlerde “DikkatMüzik’in 2011 değerlendirmesi yok mu?” diye soranları daha fazla merakta bırakmayalım dedik ve kendi kalemimizi ele aldık. Elbette unuttuklarımız ya da bu yazıda geçmesini pek de anlamlı bulmayacak kadar önemsemediğimiz işler de çıkmış olabilir, ama işte bu da tamamen kişisel bir görüş yazısıdır nihayetinde. İşte nedenleri ve nasılları ile tüm bir yılın bizce hem en çok dinlenen ve sevilen, hem de övgüyü hak etmeyecek kadar çıta altında kalanlarından derlediğimiz “DİKKAT 2011” özel dosyamız:

2007 tarihli Best-Of’unu saymazsak 6 yıl aradan sonra yeni bir albümle çıkagelen Aşkın Nur Yengi‘nin “Gözümün Bebeği” adlı çalışması, 2011’in ilk sürprizi idi fakat içinde barındırdığı birkaç güzel şarkıya karşın ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştiremedi. Albümle aynı adı taşıyan şarkı Sezen Aksu’nun albümdeki 2 şarkısından biriydi (diğeri Yasak Elmam) ancak çıkış şarkısı ne bu şarkılar, ne de albüme son anda dahil olan “Ayrı Gayrı” olmayınca albüm de doğrusu biraz güme gitti (Bunda elbette şarkıların düzenlemelerinin günümüzden ziyade 90’lar havasından kurtulamamış olmasının da payı yok değil).

Nilüfer‘in yanına rock müzisyenlerini alıp projelendirdiği “12 Düet”in, Müyap’ın yıl sonu değerlendirmesinde 2011’in en çok satan 3. albümü olması sanatçının Kayahan sonrasındaki döneminin belki de en görkemli albümü olduğunu kanıtlıyor. Büyük ilgi gören Şebnem Ferah düetli Erkekler Ağlamaz dışında Ara Sıra Bazı Bazı ve Aşk Kitabı düetleri de albümden kliplenen 3 şarkı oldu. Bizim için albümün en güzel ve öne çıkmayı kesinlikle hakeden 2 şarkısı ise Cingi‘den Unut Gitsin ve Rashit ile olan Uzak Dur Ateşimden düetleriydi.

2011’in “Divaların yılı” diye nitelenmesi boşuna değil! Önce Nilüfer‘in, ardından Sezen Aksu, Nazan Öncel ve Ajda Pekkan‘ın arka arkaya çıkardığı albümler en çok müzik yapımcılarını güldürmüş olmalı. Sezen Aksu’nun “Öptüm”ünün çıkış parçası “Unuttun mu Beni” ilk kez Kral Tv Müzik Ödülleri’nde dinleyiciyle buluştuğunda herkesi mest etmeye yetmiş ve artmıştı bile. Albümün yayınlandığı sonraki günlerden itibaren birkaç ay boyunca radyolarda epeyce çalan şarkının ardından albümün bir diğer slow hiti “Vay” kliplendi. Bu 2 şarkı dışında özellikle Arkadaş Şarkısını Duyunca ve Acıtmışım Canını Sevdikçe, Sezen Aksu’nun kredisinin dinleyicinin kalbinde asla bitmeyeceğinin en açık ve en gerçek kanıtları gibiydi. Yılın son aylarında gelen Remix albümü de, Öptüm’ü yeni yıla taşıyacağa benziyor.

Nazan Öncel‘in “Hayvan” adlı albümü, farklı kapağı ve çıkış şarkısı Normal’in içinde geçen sözleriyle adından söz ettirmeyi başardı. Albümde özellikle Böyle Konuşma ve Beni Bu Koca Şehirde Yalnız Bırakma gibi şarkılar dikkat çekti. Ajda Pekkan‘ın “Farkın Bu” albümü ise yıl sonu satış rakamları listesine göre yılın en çok satanıydı. Bunda hiç kuşkusuz Tarkan düeti Yakar Geçerim‘in büyük payı var. Arada Sırada şarkısı da epeyce ilgi görse de, kendi adıma albümün bundan çok daha fazlası olduğunu ve Asla, Yine Tek ve Heves gibi başka iddialı parçaları da içerdiğini söylemem gerekiyor. Belki eski albümlerinin tadını yine bulamayanlar olabilir ama Süperstar’ın 2000’lerdeki en iddialı çıkışı sanıyorum bu kez oldu. Çok yakında albümün -yeni bir şarkı ilavesiyle- remixleneceği duyuruldu.

Tarkan demişken, 2010 çıkışlı bereket dolu albümünün bu yıl da meyvelerini yemeye devam eden sanatçının Ajda Pekkan dışında Bülent Ersoy‘la olan düeti Bir Ben Bir Allah Biliyor’u -çok çalınıp hit olduğunu söyleyemesek de- yılın konuşulan şarkılarından biriydi. Aynı kategoride sayabileceğimizden bu paragrafta bahsini geçmeden olmaz diyerek Sibel Can ve Ebru Gündeş albümlerinin de satış rakamlarının çok iyi gittiğini ve fakat bunun şarkı popülariteleriyle ne kadar örtüştüğünü bilemediğimi belirtmek isterim.

SiNGLE BEREKETİ

Yoksa 45’lik modası geri mi dönüyor? 2011 gösterdi ki yıllar sonra müzik piyasası ‘single’ kavramına daha çok ısınmaya ve bu akıma geri dönmeye başladı. Gülben Ergen ve Mustafa Sandal düeti Şıkır Şıkır -her ne kadar sonrasında biraz olaylı da olsa- yılın en çok dinlenen şarkılarından biri olmayı kesinlikle başardı. Gülşen bu yılı 2 single ile geçirdi ve oldukça ses getiren şarkılara imza attı. Önce Yeni Biri ile yazı karşıladı, sonrasında Sözde Ayrılık ile daha da büyük başarı yakaladı. Bugüne dek birçok hit şarkıda imzası bulunan Fettah Can, bu kez kendi sesiyle çıktı karşımıza ve Sana Affetmek Yakışır parçası büyük ilgi gördü. Burcu Güneş‘in Eflatun imzalı Oflaya Oflaya şarkısı, yılın son aylarında Türk popuna bomba gibi düşerek oldukça sevildi. Bir Tv reklamında geçen Hayat Paylaşınca Güzel şarkısı ile ilgili olarak başı epey ağrıyan Nil Karaibrahimgil‘in yılın ilk yarısında yayınladığı “Hakkında her şeyi duymak istiyorum” single’ı fena gitmedi. Kenan Doğulu da Şans Meleğim şarkısıyla bu yılı “single” geçirenlerden oldu. Şarkı sevilmiş ve tutulmuş olmalı ki, Doğuş grubuna geçen Star Tv’nin de yeni tanıtım şarkısı olarak popüler müzik tarihimizdeki -iyi midir kötü müdür bilmem- yerini aldı.

NOSTALJİYE 2011’DE DE DEVAM

Candan Erçetin 60’lı ve 70’li yıllardan derlediği nostalji albümüyle yine bir -ses getirmeyen ama şanı devam ettiren- “ara albüm” yaptı. Işın Karaca‘nın ilki büyük ilgi gören Arabesque albümünün ikincisi Geçmiş Bize Yakışıyor alt başlığı ile yayınlandı ve satışı iyi gitti. Ümit Sayın‘ın, “Söz-Müzik Ümit Sayın” adıyla gerçekleştirdiği bir nevi Best-Of’unda en çok Tarkan ile olan Gitme düeti sevildi. Yılın son aylarında yayınlanan Pınar Aylin‘in “Hit 70’ler”i ise özellikle altyapılarının başarısı ile çıta üstü bir albümdü fakat eski şarkılar tekrar tekrar o kadar çok söylendi ve çalınmıştı ki artık, Pınar Aylin’in bu albümü ne yazık ki beklenen çıkışı gerçekleştirmekten biraz uzak kaldı. Bu bölümle ilgili son bir not: Sevinmemiz lazım, çünkü 2011’de Göksel bir nostalji albümü daha yapıp işi Muazzez Ersoy tatsızlığına sürüklemeden kıvamında bıraktı:) 2012’nin ilk aylarında yayınlanacak yeni albümünde yepyeni Göksel şarkıları duyabileceğiz. Geçen hafta yayınlanan Acıyor‘a bayıldım mesela.

“İYİ Kİ DİNLEDİK”

Teoman‘ın müziği bıraktığını açıkladığı yıl olarak kayıtlara geçen 2011 Teoman hayranlarını üzse de, sanatçının -şimdilik- kapanış albümü en az ilk albümleri kadar iyiydi. “Aşk & Gurur” adlı albüm yalnızca yılın değil, tüm zamanların da en iyi Türkçe albümlerinden biriydi. Bana Öyle Bakma, Tek Başına Dans, İstanbul’da ve Romantik gibi son derece başarılı şarkılar içeren albüm, Teoman’ı müzikten anlayanlar için kariyerindeki inişli çıkışlı dalgalanmalardan sonra- yeniden ve bir kez daha göklere çıkarmaya yetti.

Kuşkusuz yılın en çok dinlenen ve sevilen şarkısı hangisi oldu diye tek bir soru sorsalar ve tek bir yanıt arasalar cevabım çok basit ve net olurdu: Gökçe‘nin Tuttu Fırlattı‘sı. Gerek radyoda gerekse bütün yaz çaldığım partilerde insanların en çok coştuğu parça gözlediğim kadarıyla buydu.

2 yıl önce yayınlanan ilk albümleri ile pek iyi bir çıkış yakalayamayan Model grubu için 2011 altın bir yıldı desek yanlış olmaz. “Diğer Masallar” albümünden Değmesin Ellerimiz şarkısı yılın en çok çalınan radyo hiti olmakla kalmadı, gruba da şöhret kapılarını çok cömertçe açtı. Vokalist Fatma’nın yer yer Özlem Tekin’e öykündüğü eleştirileri ya da Değmesin Ellerimiz‘in Beyonce’in Hello şarkısına olan benzerliğinin  sosyal medyaya konu olması gibi olumsuzluklar grubun başarılı çıkışının önüne geçemedi. Buzdan Şato ve Pembe Mezarlık şarkıları da albümün diğer hitleri oldu.

Murat Boz‘un olgunluk dönemine oldukça yaklaştığı albümü olarak sayabileceğimiz “Aşklarım Büyük Benden” albümü, aynı adlı parça dışında Hayat Öpücüğü, Geri Dönüş Olsa ve Kalamam Arkadaş gibi birden fazla hit şarkı çıkararak yılın en sevilen çalışmalarından biri oldu. Bu da elbette Türk pop müziği erkekler liginde Boz’u daha da yukarıya, listenin tepesine yakın bir yerlere taşımaya yetti.

İskender Paydaş‘ın “Zamansız Şarkılar” albümü, 2011’in en iyileri arasına girmekle kalmadı, 2012’de de adından sıkça söz ettireceğe benziyor. Özellikle Mustafa Ceceli‘den Sensiz Olmaz ki‘nin büyük ilgi gördüğü albüm, Kar Beyaz, Tavla, Bu Aşk Fazla Sana ve Arapsaçı gibi hit şarkıların yepyeni versiyonlarının yanısıra Yeni Aşk şarkısıyla Yılmaz Kömürcü gibi bir yeteneği de bizlerle buluşturuyor.

Zeynep Dizdar‘ın Uyandırma şarkısı ve Betül Demir‘in Hop Dedik şarkıları bu yılın en iyi Türkçe pop şarkılarındandı ve daha fazla ilgiyi kesinlikle hak etmişlerdi. Tıpkı Marcus Miller’ın Blast şarkısına yazdığı Türkçe sözlerle Oynama diyen Yıldız Tilbe gibi. “Sözyaşlarım” albümü ile geri dönen Deniz Seki’nin Suya Hapsettim‘i ve Bendeniz‘in Bendenizler adındaki Best Of/Remix albümünden O Biliyor şarkısı da sevdiklerim arasındaydı. Bu yıl tanıdığımız bir isim olan Bora Duran‘ın da Gül Senin Tenin şarkısı epeyce çalındı bu sene. Sibel Tüzün‘ün “Saten” albümünden geçtiğimiz ay kliplenen Maalesef şarkısı da yine bu yılın en sevilenlerinden biri olmayı başardı. Yine bu yıl içinde kliplenen Sertab Erener şarkısı Bir Çaresi Bulunur’u da geçmeden edemeyeceğim.

2011’in bize kazandırdığı yeteneklerden biri olan Aynur Aydın‘ın albümü de övgüyü hakedenlerdendi. “12 Çeşit La La La” adını verdiği albümün çıkış parçası Yenildim Daima, yüzü tümüyle batıya dönük alnı açık gerçek bir pop şarkısı. Aynur Aydın da sıkı vokaliyle önümüzdeki yıllarda da adından söz ettireceğe benziyor.

“NE GEREK VARDI?”

Geçen yıl çok başarılı bir albüme imza atan Ozan Doğulu, bu kez “130 Bpm Allegro” albümü ile çıkageldi fakat doğru dürüst hit şarkı içermediği için ilk albümün gölgesinde kaldı. Alişan & Demet Akalın düeti Melekler İmza Topluyor‘un her 2 isme de bir faydası ne yazık ki olmadı. Hadise bu yıl yayınladığı albümünden Gülşen imzalı Süpermen şarkısı ile iyi bir çıkış yakalasa da, Burjuva ya da Aşk Kaç Beden Giyer gibi fazla da iddialı olmayan şarkılarla bu çıkışı devam ettiremedi (Kendi fikrime göre bu kızın İngilizce şarkıları beste olarak da söz olarak da her zaman daha güzel ve başarılı olmuştu. Tarzından ödün vermek ve Türk pop müziğinin acımasız çarkları içinde harcanmak istemiyorsa kesinlikle yabancı şarkılar söylemeye devam etmelidir kanımca).

Ömür Gedik ve Sinan Akçıl gibi aslında şarkı söyleme konusunda pek de iddialı olmayan isimlerin de albüm yaptığı bir yıldı 2011 (Özellikle Sinan Akçıl ve Soner Sarıkabadayı gibi iki müzisyenin -bazı başarılı şarkıları olmasına karşın- şarkıcılık yönleriyle müzik dünyasında bu kadar geniş yer tutabilmeleri, sesi iyi olup da müzik piyasasında kendine şans tanınmayan onca insana ayıp değil de nedir?).

Apayrı albümü ile girdiği yoldan çok hazin bir manevra ile çıkarak bundan sonra inişli çıkışlı bir yol çizmeye başlayan Hande Yener‘in geçen yılki albümünden Sopa ve Bodrum gibi başarılı hitlerle hasbel kader toparlanan kariyerinin yeni sayfası, baştan sona Sinan Akçıl şarkıları ile dolu albümü “Teşekkürler” oldu olmasına ama bu Teşekkürler’in kime olduğunu müzikseverler çözemedi. Başta Havaalanı olmak üzere albümün yarısından çoğu hit olamayacak kadar kötü şarkılar ile doluydu ve yaz aylarında dijital single olarak yayınlanan Bana Anlat gibi son derece güzel bir şarkı bile albümü kurtarmaya yetmeyecekti.

EUROVISION

2011’e girdiğimiz dakikalarda sürpriz şekilde Eurovision temsilcilikleri açıklandığında çoğunluğun dumur olduğu Yüksek Sadakat grubunun şarkısı “Live it Up” müzikalite olarak iyi olsa da, Dusseldorf sahnesinde beklenen etkiyi ne yazık ki yaratamadı. Şovun ve görselliğin zayıflığı da işin içine girince Türkiye, -yarışma yarı finalli sisteme geçtiğinden beri- tarihinde ilk kez finale kalamadı. Grup ise erteledikleri “Renk Körü” adlı yeni albümlerini yılın sonlarına doğru yayınladı ve Eurovision şarkısını da Parti Çocuğu olarak Türkçeleştirdi.  Geçen yıl  aldıkları 2.cilikle göğsümüzü kabartan maNga, bu yıl yurtdışında yayınladıkları “Fly  To Stay Alive” adlı single’ı ile olumlu eleştiriler aldı.

Yılın son günlerinde ise Eurovision yine müzik gündemimizdeydi ve bu kez iddialar Kıraç üzerine yoğunlaşmıştı. Katıldığı bir radyo programında bunu yalanlamayan sanatçı ne var ki ilerleyen günlerde bu iddianın asılsız olduğunu ve TRT’den resmi bir teklif almadığını söyleyecekti.

ROCK / ALTERNATİF DÜNYASI

2011, Rock ve alternatif müzik dünyasında da iyi şarkılara sahne oldu. Yukarıda saydığım Model şarkıları dışında, Seksendört grubunun Hayır OlamazGece grubunun Ben Öldüm şarkıları, Can Bonomo‘nun yükselişi, Neyse grubu, Bedük‘ün “Ful” albümü ve teknolojinin sınırlarını zorlayan yenilikçi tarzı, Multitap‘in yeni albümü, Çiğdem Erken ve Mehtap Meral‘in çıkış albümleri geçtiğimiz yılın takdirlik çalışmaları olarak kayıtlara geçti.

Yılın en sessiz ama iddialı çıkışı Mabel Matiz‘in aynı adlı albümü oldu. Genç müzisyen daha bu ilk albümünde başta Arafta olmak üzere her biri diğerinden güzel olan şarkıları ile özellikle sosyal medyanın büyük ilgi ve desteğini kazandı. Yılın son aylarındaki Halil Sezai  patlamasına ise hem şaşıranlar hem de sevinenler oldu. İsyan şarkısı ile bir anda rekora koşan müzisyen, farklı tarzı ile ilgi uyandırdı. Öykü & Berk ikilisinden Öykü Gürman, “Bir Başka” albümü ile iyi bir solo kariyer adımı attı. Kıraç, “Derindekiler” adındaki yeni albümünü 3 boyutlu ve interaktif DVD şeklinde sunarak bir ilke imza attı.

Yıllar sonra “Ve MFÖ” adında yepyeni bir albümle evlerimize giren Mazhar Fuat Özkan, bu kez yanlarına Bora Uzer gibi alanında çok iyi genç isimleri de almıştı. Hep Yaşın Ondokuz şarkısı ile çıkışı yapılan albümde Yamuk mu Var, Sorma ve Bu Aşk Olur mu gibi övgüyü hak eden MFÖ şarkıları yer aldı.

Olcay Tanberken
(Dikkat Müzik!)

“İmam Baildi” İstanbul’a geliyor

Buzuki, elektro swing, Yunan kökleri, hip-hop, mambo, bir tutam Balkan müziğinin bir kasede karıştığı ve “tam damak tadınıza uygun” bir grup olarak tanıtılan Imam Baildi 27 Aralık’ta İstanbul’da sahne almaya hazırlanıyor. “The Imam Baildi Cookbook” adlı albümleri ile dikkat çeken grup, bu albümde LA hip-hop sanatçıları Delinquent Habits ve İspanyol grup Ojos de Brujo’dan Maxwell Wright ile gerçekleştirilmiş ortak çalışmalara da yer vermişti. 40’lı, 50’li ve 60’lı yılların Yunan müziğini remiksleyen Orestis ve Lysandros Falireas kardeşler tarafından 2005 yılında kurulan Imam Baildi konseri, İş Sanat’ta!

Aralarında bir şaka olarak yaptıkları müziklere “imam baildi” göndermesi yaparken, müziklerini tıpkı bol malzemeli ve lezzetli hazırlanan imam bayıldı yemeğinden ayrı düşünemez hale gelen grup, ilk olarak eski müziklerden çok eski müziklerle yapılan dj prodüksiyonlarını cazip bularak yola çıkmış. Fransa’dan ünlü dj Cam’in caz şarkılarından, ya da Moby’nin eski disko ve funk şarkılardan alıntılar yapması gibi bir fikirle eski Yunan ezgileri üzerinde çeşitlemeler yapmaya başlamışken, tozlu raflardan çıkan plaklar zamanla müziklerinin ayrılmaz bir parçası olmuş. Çocukluklarında babalarının plak şirketi eski Yunan müzikleri yayınlayan küçük bir şirket olarak Yunanistan’da çok iyi bilinirken, şimdi iki kardeş geleneksel müziklerini çağdaş bir sunumla tüm dünyaya ulaştırıyor.

http://web03.biletix.com/etkinlik/MLIS9/TURKIYE/tr

MFÖ klasiğini yorumlayan yabancı şarkıcı kim?

Dikkat Müzik olarak sürpriz bir videoyu sizlerle paylaşmak istiyoruz!

70’li yıllardan itibaren başladıkları müzik kariyerlerinde 80’lerin tam ortasındaki büyük çıkışlarıyla Türk popüler müziğinin en tepesine kurulmakta gecikmeyen ve şarkılarının birçoğu dünden bugüne en iyiler arasına giren Mazhar-Fuat-Özkan, en yeni albümleri “Ve MFÖ”yü geçtiğimiz aylarda piyasaya sunmuşlardı. “Hep Yaşın Ondokuz” şarkılarına ilk videoyu çeken grubun sevenlerine en büyük sürprizlerden biri, bugünlerde Kanada’da yayınlanan bir video oldu. Dikkat Müzik olarak işte o şarkıyı ve videoyu sizlere sunuyoruz..

Kanadalı soul/folk ve rock şarkıcısı Matt Epp, bir MFÖ klasiği olan “Güllerin İçinden” şarkısını coverlamış. Epp’in kendi tarzında yeniden yorumladığı şarkıyı Türkçe olarak başarıyla söylemesi de oldukça dikkat çekici. İzleyince, eminim siz de beğeneceksiniz..

Matt Epp – Güllerin İçinden

Genç şarkıcı ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için: http://mattepp.com/

Yüksek Sadakat’ten yeni albüm: “Renk Körü”

Yüksek Sadakat, Eurovision katılımları ile ara verdikleri albüm çalışmalarını tamamlayıp ilk şarkıları ‘Sana Aşık Yalnız Ben’ ile görücüye çıktı. Grup, 3 yıllık bir aranın ardından üçüncü stüdyo albümü ‘Renk Körü’’nü DMC etiketiyle Aralık ayının 3. haftası dinleyicisi ile buluşturacak.

Vokalde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, bas gitarda Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşan Yüksek Sadakat’in 11 yeni şarkısını barındıran ‘Renk Körü’ albümündeki şarkılardan yedisi Kutlu Özmakinacı, ikisi Kenan Vural, ikisi ise Kutlu Özmakinacı ve Kenan Vural imzası taşıyor.
İlk iki albümüyle Türk Rock sahnesinde hatırı sayılır bir yer edinen Yüksek Sadakat, 3. stüdyo albümü ‘Renk Körü’ ile yine üzerinden yıllar geçse de değerini kaybetmeyecek şarkılara imza atmaya devam ediyor.

Albümün çıkış şarkısı olan ve güçlü Türk Sanat Müziği etkileri barındıran  ‘Sana Aşık Yalnız Ben’ adlı şarkı ile grup, artık aramızda olmayan bütün sanat müziği bestekarlarının aziz hatıraları karşısında şarkının en sonunda yaptığı gönderme ile saygıyla eğiliyor ve müziğinin kökenlerine, ilk iki albümünde olduğu gibi bir kez daha işaret ediyor.

‘Sana Aşık Yalnız Ben’in video klibi geçtiğimiz günlerde Arı Konak’ta gerçekleştirildi. Mantis Film’in yetenekli yönetmeni Özkan Aksular imzası taşıyan klibin görüntü yönetmenliğini Murat Tuncel yaptı. Klipte rol alan tiyatro oyuncuları, şarkının hikayesine uygun bir seneryoyu canlandırarak, hikayeyi grubun performansıyla birlikte seyirciye yansıttı.