Gülden Mutlu’dan ilk solo albüm

Emre Aydın’ın yaz boyunca müzik listelerinin tepesinden ve radyo playlistlerinden inmeyen şarkısı “Soğuk Odalar”ın yaratıcısı Gülden Mutlu, ilk solo albümüne hazırlandığı şu günlerde albümün bir nevi habercisi sayılan şarkısı “Unutamam Dedin”i görücüye çıkardı. Radyocu ve blogger’ların davet edildiği şarkı lansmanında projesinden bahseden genç müzisyen, söz ve müziği kendisine ait şarkılarıyla çıkış yapacağı albümü için oldukça heyecanlıydı. Çalışmalarına Londra’da devam eden ve albüm hazırlıkları için Türkiye’ye gelen Mutlu, büyük ilgi gören “Soğuk Odalar” şarkısında Emre Aydın ile düet de yapmıştı.

DikkatMüzik!’in de davetli olduğu lansman Emre Aydın’ın yapım şirketi 565 ‘de gerçekleşirken, çıkış şarkısı “Unutamam Dedin”in dinleyenlerce çok olumlu tepkiler aldığını ve kulağa kolay yerleşen duygusal bir şarkı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Prodüktörlüğünü Emre Aydın’ın yaptığı şarkının düzenlemesi ise Mustafa Ceceli‘ye ait. Şarkı, önümüzdeki günlerde 565 Yapim ve DMC ortakligi ile hem dijital platformlarda hem de müzikmarketlerde yerini alacak. DikkatMüzik! olarak Gülden Mutlu’ya başarılar diliyor ve yolunun açık olmasını temenni ediyoruz.

En iyileriyle Güneri Tecer

Odeon Müzik’in plaklar üzerinde kalan kayıp müzik tarihimizi ortaya çıkardığı çalışmaları her zaman takdir görmeyi hakediyor. Odeon, 88 yıllık zengin arşivinden gizli kalmış eserleri birer birer gün ışığına çıkarıp, yeni nesillerle buluşturmaya devam ediyor.

Kuruluşunun 88. Yılında Türk Sanat Müziğinin önemli isimlerinden Güneri Tecer’in “Tövbeler Tövbesi” albümünü Kral TV ve Kral FM medya sponsorluğunda tüm Türk Sanat Müziği severlerin beğenisine sunuyor.

Müzik serüvenine 1957 yılında TRT Radyosunda başlayan Güneri Tecer, televizyonun olmadığı o dönemde sadece sesiyle şöhret olan, unutulmazlığı yakalayan önemli bir sanatçıdır. Güneri Tecer radyoda olduğu kadar gazino sahnesinde de çok başarılıdır. Radyo sanatkârlığı ve alaturka müzik bilgisi kadar beyefendiliği ve yakışıklılığıyla da sayısız hayran kazanmıştır. Bugün pek çok örneğini gördüğümüz, Alaturka müziğini pop düzenlemelerle ilk seslendirenlerdendir. Böylece Türk Müziğinin sonraki nesillere ulaştırılmasında büyük katkıda bulunmuştur.

Bu albümle birlikte Güneri Tecer artık kayıp bir yıldız olmaktan çıkıp, alaturka ve popüler müzik tarihimizdeki yerini alacak. Onu bilenler, yıllar sonra yeniden dinlemenin keyfini yaşarken, hiç bilmeyenler de bu albüm sayesinde tanıyacak ve bizlere de böylesi bir yıldızın ışığını tekrar görebiliyor, sesini tekrar duyabiliyor olmanın hazzını yaşamak kalacak.

Güneri Tecer – Track List;

– Tövbeler Tövbesi
– Sevemez Kimse Seni
– Dünya Dönüyor
– Dan Dan
– Boşvermişim Dünyaya
– Gizli Aşk
– Sisli Hatıralar
– Leyla Leyla Berduşum
– Kabahat Benimse Affet Sevgilim
– Sevmiyorum Seni Artık
– O Ağacın Altını Anmaz Olur muyum Hiç
– Hangi Rüzgâr Attı Seni
– Ne Arzu Ediyor
– Boşver Kedere Gama

Koray Çapanoğlu’dan “Peri Kızım”a video klip

“Takılmaca” adını verdiği projesinin ardından çıkardığı ”Çok da Umrumda” isimli ilk albümüyle müzik piyasasına merhaba diyen Koray Çapanoğlu, albümünün 3. video klibini “Peri Kızım” şarkısına çekti. Görüntü yönetmenliğini Caner Demiroğlu yönetmenliğini Muhammed Çiftçi’nin yaptığı klipte Romanya güzeli Vivien Monory, Dj Berlin, pandomim sanatçısı Çağlar Tuncer ve müzisyen Ozan Bingöl rol aldı.

Albüm hazırlıkları sırasında Hüsnü Şenlendirici, Zeynep (Memedim), Faruk K, Çağrı Telkıvıran ve Erol Temizel’den destek alan Koray Çapanoğlu, “Bu yaz herkes çok da umrumda demeden yaz başlamaz“ diyerek iddasini ortaya koydu.

Müzik kariyerine Onno Tunç Beste Yarışması’nda aldığı birincilikle başlayan müzisyen, sırası ile Altın Güvercin müzik yarışmasında ikincilik ve üçünlük, Kıbrıs Popstar yarışmasında birincilik ve Kıbrıs‘ta çeşitli medya anketlerinde 6 yıl halk oylaması ile yılın en iyi sanatçısı ödüllerini alarak büyük bir başarıya imza atmıştı.

Billboard Top 10 (11 Ekim 2012)

Billboard Top 10 (11 Ekim 2012)

1. (1) Maroon 5 – One More Night
2. (2) PSY – Gangnam Style
3. (Y) One Direction – Live While We’re Young
4. (3) fun. – Some Nights
5. (4) Taylor Swift – We Are Never Ever Getting Back Together
6. (Y) Taylor Swift – Red
7. (6) Justin Bieber featuring Big Sean – As Long As You Love Me
8. (Y) Adele – Skyfall
9. (5) P!nk – Blow Me (One Last Kiss)
10. (9) Alex Clare – Too Close

Bu hafta öne çıkanlar:

* Guney Kore’den cikan ilk dunya capinda hit PSY ve Gangnam Style zirveyi zorlamaya devam ediyor. Sarki yillardan sonra Billboard Top 10’e girmeyi basaran ilk Ingilizce olmayan sarki oldu. Bakalim zirveye yerleserek yeni bir rekora daha imza atacak mi?

* Genc kizlarin sevgilisi Ingiliz boyband One Direction ve yeni sarkilari Live While We’re Young, bu hafta muthis bir atakla Top 10’e 3 numaradan giris yapiyor.

* Son albumuyle listeleri yine alt ust eden Taylor Swift bu hafta iki sarkiyla listemizde. Red, bu haftanin bir diger yeni Top 10 girisi.

* Adele yeni James Bond tema muzigiyle aramiza dondu! Skyfall listemize 8 numaradan merhaba diyor.

Iyi haftasonlari!

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=AbPED9bisSc

Dikkat tavsiye: HTC Desire C ile %100 müzik deneyimi

Dikkat Müzik!’te müzik haberleri, yorum ve röportajların  yanısıra zaman zaman müzik teknolojisi ile ilgili de haber ve yorumlarla karşınızdayız. Bu yazımızda HTC’nin müzik tutkunlarını da tatmin edecek Beats Audio özellikli yeni ürünü Desire C ile ilgili deneyimlerimizi paylaşmak istedik.

Apple’in neredeyse bütün medyayı etkisi altına alan iphone rüzgarının başarısının bir nedeninin de dokunmatik ekranındaki hassaslığı olduğu ve bu hassaslığı diğer akıllı telefon markalarında pek bulamadığımız malumunuz. İşte Apple’a bu konuda kafa tutabilecek tek marka olan HTC’nin yeni Desire C modelini elinize aldığımızda, diğer HTC modellerinde olduğu gibi bu modelinde de en az iphone kadar hassas bir dokunmatiği olduğunu görüp derin bir nefes alabilirsiniz. Ancak içinizi rahatlatan asıl şeyin telefonun kredi kartından biraz daha büyük olan kullanışlı boyutu olabilir. Birçok akıllı telefona göre makul boyutlardaki hacmine karşın iç ekran yüzeyi de bir o kadar geniş tutulmuş. Yalnızca 98 gramlık ağırlığı da telefonun en önemli artılarından bir tanesi.

HTC Desire C’nin bu yazıya da konu olan en önemli özelliği ise Beats Audio entegre yazılımı. Gerçek stüdyo kalitesinde ses sağlayan, özel entegre yazılımının farkını yalnızca müzik dinlerken değil, film ve video izlerken de hissedebiliyorsunuz. Entegre radyosu sayesinde internet bağlantısı olmadan da size radyo dinleme şansı vermesi oldukça büyük avantaj.

Desire C’nin 5 MP kamerası ile yakaladığınız gayet tatmin edici fotoğraf kareleri, 25 GB Dropbox imkanı sayesinde nereye giderseniz ulaşılabilir oluyor. Tam entegre paylaşım sayesinde ise üye olduğunuz uygulamalarda fotoğraflarınızı anında paylaşabilirsiniz. Android 4 işletim sistemi ile Flash desteği, kısa bir süre önce iphone’da mahrum kaldığımız Youtube ve Google Map gibi uygulamalara sorunsuz erişim gibi ekstra faydalar da sıralanabilir. Desire C, 4 GB’lık bir kapasite ile size ulaşıyor ama MicroSD kart desteği ile 8-16-32 -ve piyasada daha fazlası varsa- bellek ilave etmeniz mümkün oluyor.

Özetle diyebiliriz ki, akıllı telefon pazarında Apple’ın en büyük ve dişli rakibi olarak gösterilen HTC’nin bu telefonu ile hayatınızın çok kolaylaşacağı muhakkak. Hem internet her an her yerde benimle olsun, sosyal medyadan bir saniye bile kopamam diyor, hem de müzik tutkunuzu sürekli kılabilmek istiyorsanız ama bütün bunları çok devasa olmayan uygun boyutlarda ve ağırlıkta bir telefon ile, üstelik bu özelliklerde bir akıllı telefon için gayet makul de sayılabilecek bir fiyata yapabileyim diyorsanız, HTC Desire C tam size göre!

Daha fazla bilgi için: http://www.htc.com/tr/smartphones/htc-desire-c/

Anne Bu Çalan Ne? (11 Ekim 2012)

Sonbaharın gelmesiyle birlikte yaza oranla biraz daha hareketlendiği gözlenen müzik piyasasında yeni albümler ve yeni isimler de peşisıra hayatımıza girmeye devam ediyor. Bunlardan biri de Oğuzhan Uğur. Uğur’un 11 şarkıdan oluşan ilk albümü “Çok Şükür” geçtiğimiz günlerde Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle yayımlandı. Raffaele Piccolomini, Saki Çimen ve Gökhan Mandır gibi isimler ile çalışan Oğuzhan Uğur, “Terbiyesizim” şarkısını Sevgi Berna Biber ile,“Panpa” şarkısını ise Bora Öztoprak ile birlikte yorumlamış.

Bu yazın başlarında yayınladığı 5. stüdyo albümü “Ben Buraya Çıplak Geldim”in ikinci video klibini çeken Nil Karaibrahimgil, klibin ilk gösterimini 15 Ekim’de Turkcell Müzik’te yapacak. Albümün öne çıkan şarkılarından biri olan “He-man”, enerjik yapısı ile dikkat çekerken Karaibrahimgil hayranlarını da hayal kırıklığına uğratmayan şarkılardan. Söz ve müziği kendisine, düzenlemesi Bülent Uludağ’a ait şarkının videosu  da bir hayli sıradışı. Müzisyenin sevdiğine olan abartılı aşkını anlattığı şarkının videosunda aşk, ‘kaybeden kadın’ figürüyle bu kez ironik bir hikaye ile işlenmiş. Baldur Eythorsson ve Thor Saevarsson‘un yönetmenliğinde çekilen videoda Birol Ünel, Rudi Kohnke ve Turabi Camkıran, Nil‘e eşlik eden oyuncular.

Uzun zamandır hazırlığı süren ve çıktı çıkacak diye beklediğimiz Nükhet Duru albümü “Tam Zamanında” nihayet tamamlanmış ve görücüye çıkmak üzere. Poll Production etiketi ile yayınlanacak albümün çıkış şarkısı “Dikine Dikine”nin düzenlemesi Mustafa Ceceli’ye, söz ve müziği ise Sezen Aksu‘ya ait. Albüm henüz yayınlanmadı ama albüm öncesinde müzikseverler şu anda “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” projesi için seslendirdiği “Gitti De Gitti” yorumu ile adeta her yerde! Albümün en çok dinlenenlerinden biri olmayı kısa sürede başaran şarkının, Nükhet Duru’ya yeni albümü öncesinde iyi bir ivme kazandırdığını kesinlikle söyleyebiliriz.

Ve muhteşem şarkıları, doyumsuz sözleri ve özgün formatı ile Sıla..4. stüdyo albümünü tamamlayan ve Sony Music etiketiyle müzikmarketlere sunan Sıla bu kez “Vaveyla” ile sahnede! Geçtiğimiz hafta sözleri kendisine, müziği ise Efe Bahadır ile ortaklaşa yaptığı “İmkansız” şarkısı ile çıkışını gerçekleştirdiği albümde ağırlıklı olarak bu iki ismi görsek de, 2 şarkıda da Kerem Türkaydın imzasına rastlıyoruz. Ayrıca daha önce Linet‘ten dinlediğimiz yine Sıla sözlü Sezen Aksu bestesi “Aslan Gibi” de bu albümde Sıla yorumu ile yerini almış. Tümüyle akustik kaydedilen albümde yaylı kayıtların tamamı Bratislava Senfoni Orkestrası tarafından çalınan albümün Sıla’ya yeni başarıların kapısını açabileceğini tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok!

Müzikle kalın..

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

“Deli Bando” albümse, piyasadakiler ne?

Doğruyu söylemek gerekirse ilk albümü “Hayvanlar”ın farkına vardığımda albüm müzikmarketlerde çoktan ve çoktan tükenmiş, 2.el albümler satan internet sitelerinde bile zor bulunur olmuştu. O zamanlar Twitter da yoktu, sosyal medya bu kadar sarmamıştı hayatlarımızı. Ama tutmuştu, sevilmiş ve bağırlara basılmıştı o “ilk” albüm işte. İyi müziği seven, iyi müzik dinlemeyi önemseyen o az ama öz dinleyici, Yasemin Mori ismini ve tümüyle özgün şarkılarını hızla ve kolaylıkla kişisel belleklerine ve yaşamlarının tam da içine almaktan çekinmemişti. Video klipleriyle süslediği “Aslında Bir Konu Var”, “Mutsuz Punk” ve “Nolur Nolur Nolur”un da ötesindedir albüm aslında. Çok daha fazlasıdır, arşivliktir, baş tacı edilesidir. Değerini bilenlerce edilmiştir de.

Belki 3, belki 5, çok zaman geçmişti evet. Artık zamanı gelmişti ve Mori, artık herkesin ondan beklediği “ikinci” albümü tamamlamalı ve dinleyicisini yine kendine bağlamalıydı. DokuzSekizMüzik etiketiyle yayınlanan “Deli Bando” adını verdiği albümü öncesinde “Dünya” ile belirdi bir gün dijital müzik platformlarında. Yine özgün, yine farklı, yine mor inekti işte. İlk dinlediğimden itibaren hala taptığım bir şarkı, ismine tezat biçimde bu dünyadan ve toprak parçasından değil de bambaşka bir dünyadan gibi sanki (Çok uzun yıllar önce Maria Rita Epik ve 21.Peron’un “Seviyorum” adlı bir LP’leri yayınlanmıştı ve o albümdeki şarkılarda da bu şarkıda yakaladığım aynı hissi yakalamıştım, Maria Rita Epik de çok yetenekli bir vokaldi). Geçen sezon ilgiyle izlediğim “American Horror Story”nin tema müziğindeki gerilimi hissettiren “Uçurumlar” şarkısının sözlerine bayıldım. Albüme adını verdiği şarkı dışında özellikle hareketli tınıları ile “Gerenimo” ve “Muşta” da çok dikkat çekici. “Venüste Uyandım” ve  “Üzerimde Kehanetin” gibi nutkumun daha çok tutulduğu kimi şarkılarında müziğin ve müzikle beraber her türlü duygunun en uçlarında, en doruklarında gezen Mori’nin dünyasını “tanımlamak”, onu bir kategoriye sokmaya çalışmak veya yaptığı/söylediği müziği başkaları ile karşılaştırmak, bu genç yeteneğe yapılacak en büyük kötülüklerden biri olsa gerek. O tümüyle özgün, tümüyle “kendi” ve ciddi anlamda alkışı hakediyor çünkü.

Başta bazı bestelerde imzaları olan Korhan Futacı ve Barlas Tan Özemek olmak üzere Yasemin Mori’yle birlikte “Deli Bando”yu ortaya çıkaran ve bu gerçekten “iyi” albüm için emek harcayan tüm müzisyenlere sevgi ve teşekkürlerimi sunuyorum. Piyasada “müzik” diye bize kakalanan b.k çukuruna layık onlarca albüm ve şarkı varken, “Deli Bando”yu nasıl bir kategoriye sokmak lazım, inanın bilemedim?

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

Mine Mucur’un piyanosundan “Kol Düğmeleri”

DikkatMüzik! takipçilerinin yaş ortalamasını bilemiyorum, ancak 80’li yıllarda çocuk olanların hatırlamamasına imkan olan birşey var ise o da Barış Manço’nun unutulmayan programı “Adam Olacak Çocuk”ta piyanosuyla yer alan “Mine Abla”sıdır, yani müzisyen ve piyanist Mine Mucur. Mine Mucur geçtiğimiz haftalarda yayınladığı ve oldukça başarılı bulduğum ikinci solo albümü olan “Benim Piyanomdan 2” çalışmasını bir video klip ile süsledi. Mega Müzik etiketiyle yayınlanan albümde yer alan Barış Manço klasiği “Kol Düğmeleri” şarkısına, orijinal video klibin yönetmeni olan Mehmet Özçiçek tarafından bir klip çekildi. Klibin piyano başındaki sahneleri Barış Manço’nun 2010 yılında müze haline dönüştürülen “Barış Manço Moda 81300” adıyla anılan köşkünde çekilirken klipte kullanılan kol düğmeleri ise Barış Manço’nun klibinde kullandığı orijinal kol düğmeleri..Mucur’un performansını dinlerken başka alemlere dalmanız büyük olası!

Gülbahar Kültür’den “Lola’s World Records” gecesi

Almanya’da yaşayan ve bugüne değin  çoğu çift diskten oluşan 50’nin üzerindeki derleme albümüyle Türk ve dünya müziğinin mutfağından seçtiği en güzel örnekleri ustaca bir araya getirdiği compilation albümleri ile tanınan DJ Gülbahar Kültür, bir kez daha İstanbul’da sahne alıyor! 6 Ekim’de Eski Cambaz’da DJ performansı sergileyecek olan Kültür, Lola’s World Records etiketi ile yayınlanan “Babylon Bar”,  “Swing Style” ve “Made in Turkey” gibi çeşitli albümlerinden parçaları ile yine unutulmaz bir partiye imza atmaya hazırlanıyor.

Bugüne kadar Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Amerika’dan Uzak Doğu’ya, Sibirya’dan Afrika’ya dünya müziğinin popüler hitlerinden deneysel çalışmalara kadar . Uzun yıllardır Almanya’nın Bremen eyaletinde yaşayan Gülbahar Kültür “Oriental Garden”, ‘Harem’s Secret’, “Made in Turkey”, “Made in Greece” “Gypsy Garden”, “Latin Garden”, “Asian Garden”, “Swing Style”, “Babylon Bar”, gibi yaptığı derleme albümleri, tematik müzik geceleri, unutulmaz partileriyle, Açık Radyo’da zamanının sevilen müzik programlarından biri olmuş “Global Beats” ve Almanya’da yayın hayatına devam eden Funkhaus Europa için hazırlamış olduğu radyo programları ile yaklaşık 15 yıldır müzik dünyasının nabzını tutuyor.

Almanya’nın Köln kentinde bulunan Lola’s World Records için hazırladığı derlemelerin tümünden örnekler taşıyan oluşan renkli bir sound yolculuğuna hazırsanız, 06.10.2012, önümüzdeki Cumartesi gecesi, istikametiniz Eski Cambaz.
Tarih: Cumartesi, 06.10.2012
Saat: 22:00’den itibaren
Yer: Eski Cambaz
Adres: İstiklal Cad. Kurabiye Sok. No: 12 / Beyoğlu
Tel: 00 9(0) 212 243 5473

Türk popundan bir yıldız daha kaydı / Samanyolu öksüz kaldı

Türk pop müziğinin kilometre taşlarından biri daha yaşamını yitirdi. 1968 yılında yayınladığı “Samanyolu” 45’liğiyle milyonların sevgisini kazanan, yaptığı 50’ye yakın plak ve 2 albüm ile popüler müziğimizin en sevilen erkek vokallerinden biri sayılan Berkant, İstanbul’da hayatını kaybetti. Bir süredir akciğer kanseri ile mücadele eden ünlü sanatçı İstanbul’da tedavi görüyordu. Berkant son olarak “Gazino Show” ve “80’li Altın Yıllar” konserlerinde seyircisiyle buluşmuş, 2010 yılında yayınlanan “Her Devrin Devleri” albümünde Işın Karaca ile “Kırmızı Ruj” şarkısında düet yapmıştı. Kanser hastası olan ve kemoterapiye cevap vermeyen Berkant, Ağustos ayında doktorları tarafından moral bulması için evde tedaviye yönlendirilmişti.

1938 doğumlu bestesi, müzisyen Ortaöğrenim yıllarında mızıka ile edindiği müzik tutkusunu, piyano çalmaya başlayarak sürdüren Berkant, 1956 yılında yatılı olarak okuduğu Denizli Lisesi’ nden mezun oldu.

İlk kez 1957 yılında Ankara’da bir düğün salonunda “Üstün Poyrazoğlu Orkestrası” ile sahneye çıktı. Aynı yıl kurduğu “Jüpiter Kenteti” adlı müzik topluluğu ile gece kulüplerinde çalıştı. Bu süreçte tanınmasının ardından TRT Ankara Radyosu’nda program yapmaya başladı. Askerlik sürecinde bando takımında yer almasının ardından İstanbul’a giderek saksafon öğrendi. 1964’te Ankara’da Yurdaer Doğulu ile orkestra kurarak çalışmalarını sürdürdü. 1965 yılında Vasfi Uçaroğlu Orkestrası’na solist olarak katılan Berkant, ilk plağını aynı yıl çıkardı. Sezen Cumhur Önal, Metin Bükey ve Teoman Alpay ile de çalışan sanatçı, 1967 yılında çıkardığı Samanyolu adlı şarkısıyla çok kısa sürede zirveye tırmandı. 1967’de sinema alanında da yer alan Berkant, 1971 yılına kadar çeşitli filmlerde rol aldı. Beste ve şarkı sözü uyarlaması, yazarlığı yaptı.

Berkant diskografisi >>

Anne Bu Çalan Ne? (27 Eylül 2012)

Çıktığı günden itibaren her yerde çalan ve müzikmarketlerin en baş raflarında ön sıraları hemen alan “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” albümünün piyasayı bir nebze hareketlendirdiğini inkar edemeyiz. Gerçekten de uzun zamandır evine, arabasına ya da ofisine fiziksel olarak müzik albümü almadığını çok iyi bildiğim birçok kişiden bu albümü aldıklarını duyup müzik piyasamız için seviniyorum. Ne de olsa  dijital dünyamız her geçen gün daha da genişlerken ve içimize işlerken, fiziksel albümlerin satışları doğal bir seyirle grafiksel olarak düşmekteydi, bu yüzden yapımcı Polat Yağcı’yı tebrik etmek lazım. Albümün en çarpıcı şarkıları Tarkan’dan “Hatasız Kul Olmaz” ve Süperstar’dan “Severek Ayrılalım” olsa da, geri kalan şarkılar da kendini sonuna kadar dinlettiriyor, hatta herkesin favorileri değişebiliyor. Kişisel olarak Duman‘ın “Gönül” yorumu ile Nükhet Duru‘dan “Gitti de Gitti”ye bayıldım mesela, harika yorumlamışlar. Deniz Seki‘yi ya da İzel‘i dinlerken kendinizi salmanız işten bile değil belki de? Albümü farklı kılan biraz da Gencebay şarkılarının yalnızca pop-alaturka sanatçılarına teslim edilmemesi, aynı zamanda rock ve pop-rock kategorisinde sayabileceğimiz birçok isim ve grubun da bu albümde yer alması olmuş kanımca. Şu ana dek çevremden ve dinleyicilerden albümle ilgili aldığım tek eleştirinin düzenlemeler ile ilgili olduğunu söylemeliyim. Bazı şarkıların düzenlemelerinin yeni yorumlara çok yakıştığını düşünenler olduğu kadar, bazı şarkıların da Orhan Gencebay şarkılarına yakışmayacak türde düzenlemeler içerdiği düşünülüyor. Eh, bu da albümde yer alan sanatçıların vebali diyelim ve her ne olursa olsun, başta da belirttiğim gibi yepyeni yorumları ile Orhan Gencebay şarkılarının çok uzun yıllar daha bizimle birlikte olacağının en güzel müjdesi olduğunu belirtelim. Sahi, herkes var da Şebnem Ferah ve Sertab Erener niye bu albümde yok? Ben başka önemli eksik göremedim çünkü.

“Hakim Bey” şarkısı ile yıldızı parlayan ve müzik listelerinden inmeyen Mehmet Erdem gelen yoğun istekler doğrultusunda albümü ile aynı ismi taşıyan şarkısı “Herkes Aynı Hayatta” için kamera karşısına geçmiş. Bora Tarhan yönetmenliğinde çekilen klipte, şehir hayatının karmaşası  ve bu karmaşada benzer hayatları farklı şekillerde yaşayan insan manzaraları yer alıyor. Kalabalık içinde yalnız kalma temasının hakim olduğu klipte ise Mehmet Erdem terk edilmiş, yalnız bir adam portresiyle karşımıza çıkıyor. Şu sıralar popüler müzikte yine yeniden bir “yalnız adam” konseptinin giderek yaygınlaştığını söylememize gerek yok sanırım? Şarkıcı da şarkının hakkını veriyorsa hele, tutmaması çok düşük bir ihtimal.

Öykü-Berk ikilisinden biri olarak hayatımıza giren ve ilk solo albümü “Bir Başka” ile müzik kariyerinde yeni bir sayfa açan Öykü Gürman,  vokal başarısının yanı sıra söz yazarı ve besteci kimliğini de ön plana çıkaran albümündeki şarkılarını kliplendirmeye devam ediyor. Sözleri Öykü Gürman‘a, bestesi Tasos Panagis‘e ait “Adı Yok Hala” şarkısına çektiği klibin yönetmenliğini Murat Hasarı üstlendi. Başarılı bir şarkı ve yorum, es geçmeyin..

Müzikle kalın!

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

Sattas, albüm lansmanı ile Jolly Joker’de

Türkiye’nin ilk Reggae albümünü piyasaya süren Sattas grubu, albüm lansman konserini Jolly Joker’de veriyor. Esen Entertainment etiketiyle geçtiğimiz ay yayınladıkları albümde  Türkçe sözlü reggae müziği söyleyen grup, albümlerinde Root Reggae’nin özünden uzaklaşmadan jazz, ska, dub, klasik müzik ve rock formlarını kullanarak yaptıkları müziklerini topladı. Grup üyelerinden Derya Eke ‘İçinde yaşadığımız şehirden, ülkeden beslenen bir müzik yapıyoruz. Hiç birimiz Jamaica’da doğmadık.’ derken, Sattas’ın felsefesini de özetliyor: ‘Özgürlük herkesin her istediğini yapabilmesi demek değil, herkesin birbirinin hakkına saygı duyması demektir.’

Grubun aynı zamanda ilk İstanbul konseri de olacak olan Jolly Joker gecesi, 27 Eylül Perşembe saat 21:00’de başlıyor. Biletler Biletix‘te!

Büyük ustayı kaybettik..

İzmir’de bir haftadır hastanede tedavi gören Türk Halk Müziği’nin efsane isimlerinden Neşet Ertaş, 74 yaşında hayatını kaybetti. Neşet Ertaş, geçtiğimiz hafta öldüğüne dair haberlerin çıkması üzerine sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan açıklama yapmıştı. Ertaş, hayranlarına “Merak etmeyin, iyiyim” diye seslenmişti. Ertaş, kendisine verilen devlet sanatçısı ünvanını “Ben halkın sanatçısıyım” diyerek reddetmişti.

Bağlama ve türkü deyince akla ilk gelen isimlerden Neşet Ertaş, 1938’de Kırşehir’de doğdu.

Çocukluğu Kırtıllar köyünde geçen Ertaş, müzikle babası saz ustası Muharrem Ertaş sayesinde ilkokul yıllarında tanıştı.

Önce keman, ardından bağlama çalmayı öğrendi. Babasıyla birlikte yörenin düğünlerinde saz çalıp türkü söylemeye başladı.

Profesyonel müzik hayatına 1950’li yılların sonunda İstanbul’a gidişiyle başladı.

İlk plağı “Neden Garip Ötersin Bülbül”ü işte bu yıllarda kaydetti. Çok sevilen plağın ardından yenileri geldi, konserler başladı

Halk ozanı bir süre sonra yeniden İç Anadolu’ya döndü ve Ankara’ya yerleşti.

Sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin yanına, Almanya’ya giden Ertaş’ın 23 yıllık vatan hasreti de başlamış oldu.

2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle yeniden ülkesinde sahneye döndü.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan “Bozkırın Tezenesi” lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan ‘devlet sanatçılığı’ unvanını; “Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk” diyerek geri çevirdi.

UNESCO tarafından “yaşayan insan hazinesi” kabul edilen Ertaş, İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Neşet Ertaş’ın kendi sesinden hayat hikayesi:

Neşet Ertaş: Yalan Dünya

Emre Aydın’dan ikinci video

“Soğuk Odalar” şarkısı ile uzun bir süre listelerin tepesine kurulan ve dijital müzik platformlarında en çok dinlenenlerden biri olmayı başaran Emre Aydın, bu şarkının da içinde yeraldığı teklisi “Beni Biraz Böyle Hatırla”ya adını veren şarkısını kliplendirdi. Sözleri kendisine, müziği ise Nikos Papadopoulos’a ait olan şarkının video prodüksiyonunu 565 Yapım üstlenirken klip yönetmenliğini Emre Aydın kendisi üstlendi. Başarılı rockçı, şu günlerde aynı zamanda “Orhan Gencebay İle Bir Ömür” albümünde de sanatçının “Bir Teselli Ver” şarkısı ile gündemde.