Ayşe Hatun Önal geri döndü!

cakbirselamMiss Turkey yarışmasında kazandığı birincilikle adını duyuran ve daha sonra mankenlikten şarkıcılığa geçen Ayşe Hatun Önal, “manken-şarkıcı” kategorisinde belki de sessiz ama derinden giden en önemli isimlerden biri. Özellikle “Kalbe Ben” şarkısıyla beğeni kazanan şarkıcı, uzun bir aradan sonra sessizliğini bozdu. 2003 yılında “Sonunda adlı ilk albümünü yayınlayan ve 5 yıl aradan sonra “Sustuysam” adlı albümüyle müzikseverlerin beğenisini büyük ölçüde kazanan Önal, çok uzun bir süre yeni bir çalışma ile çıkagelmemişti. Son olarak DJ Bee Gee ile birlikte “Sen ve Ben” adlı şarkıda buluştuktan sonra bu kez yeni bir tekli ile karşımızda. “Çak Bir Selam” adındaki yeni şarkısını 3 ayrı versiyon ile Sony Music etiketiyle dijital müzik platformlarına sunan Ayşe Hatun Önal, bu versiyınlardan “Gurcell Style Mix” olanına da bir video klip çekti.

https://itunes.apple.com/tr/album/cak-bir-selam-single/id845292959

Çak Bir Selam

Eskiden değerimi bilememişsin, vah vah vah
Sanki sana bir şans vermedim mi
Bugün olsa hakkımı verirmişsin, vah vah vah
Bana güller ver

Gözünü aç beni bulur, tut elimi bir yuva kur
Senin için yanar içim, bu yanışın sönüşü yok
İki sözün beni alır, süper olur tadı kalır
Senin için yanar içim, bu yanışın sönüşü yok yok yok

Çak bir selam canım baksana
Alev alev yanışıma
Can verir ya Tanrı taşlara
Sen de bana, sen de bana…

http://www.youtube.com/watch?v=dUyzMQVomKw

P!İZ’den “Fırtınam”

piizYeni albüm hazırlıklarına devam eden rock grubu P!İZ, “Fırtınam” isimli ilk single çalışmasını Poll Production etiketi ile dijital platformlarda satışa sundu. Sözü ve müziği grubun gitaristi Ahmet Çilingir, aranjesi ise Alişan Göksü imzalı olan “Fırtınam”ın video klibi başarılı yönetmen Gürcan Keltek tarafından çekildi. Fırtınam, şarkısı ve video klibi 1 Nisan 2014’ten itibaren tüm dijital platformlarda ve müzik kanallarında eş zamanlı yer alacak.

Single fotoğrafları için İdil Dizdar objektifine poz veren grup, çekilen single fotoğrafları konsepti için şarkının sözlerinden ilham aldı. Grup üyelerinin vücudundaki kırık parçalar P!İZ’in “Fırtınam” adlı şarkısının sözlerini simgeledi.

 

Nazan Öncel’den “Bazı Şeyler”

23840594Türk popunun en başarılı isimlerinden Nazan Öncel 10 şarkıdan oluşan “Bazı Şeyler” isimli yeni albümüyle müzik marketlerde yerini aldı. DMC etiketiyle sunulan yeni Nazan Öncel albümünün çıkış şarkısı “Hadi O Zaman”da Megastar Tarkan’la düet yapan Nazan Öncel albümdeki tüm şarkıların söz ve müziklerine imza attı.

Albüm Şarkıları
Hadi O Zaman (feat Tarkan)
Harita
Bazı Şeyler
Bir Kapıdan Girdim
Affola
Aşk İşini Biliyor
Bir Umut İşte
Ceylan
Dostlar Kahvesi
Ne Güzel Olur

Nazan Öncel feat. Tarkan “Hadi O zaman” 
http://www.netd.com/muzik/hadi-o-zaman

Röportaj: Nükleer Başlıklı Kız

Nukleer-Baslikli-Kiz-Gonullu-Kole-300x300Nükleer Başlıklı Kız’ın hikayesine en başından başlamak istiyorum.
Sizlerle aslında 2005 – 2006 yıllarında ben Radyo Klas’ta İrem’le Rock programını yaptığım dönemde tanışmıştık. O dönem de program içerisinde albümsüz gruplara da yer veriyordum ve sizlerden biri bana ulaşıp ilk albümünüz içerisinde de yer alan “Zor “ şarkınızı yollamıştınız. O dönemde aldığım en başarılı demo kayıt sizden gelmişti ve hala aklımın bir köşesinde aynı zamanda da arşivim de yer almaktadır.

NBK: A a acaba kim göndermişti çok merak ettim ama süpermiş, iyi ki göndermiş :))

İrem Ezgimen: Bizlere “Nükleer Başlıklı Kız” ı tanıtır mısınız?

NBK: Bizim hikayemiz 2005’in son aylarında başladı. Üniversite yıllarında kurulduk.. İlk başladığımızda 5 kişiydik daha sonra eleman değişiklikleri falan derken en son 2009’da Tansel girdi devreye ve  2 kişi olarak devam ettik gruba.. Hiç zaman kaybetmeden albüm için besteleri tamamlamak için işe koyulduk.. Tabi ondan önce yaşanan 4 yıl içerisinde, yarışmalarda kazanılan bir 1.’lik oldu, birinde de dereceye girdik.. Yani  şu anda 2 albüm yapmış 2 kişilik bir grup olarak hayatına devam eden bir grup Nükleer Başlıklı Kız..

İrem Ezgimen: İlk albümün hazırlık dönemini ve çıkışını anlatır mısınız?

NBK: 2. albümümüzde de olduğu gibi ilk albümde de her şeyi kendimiz üstlendiğimiz için tabii sancılı ve uzun bir donem geçirdik ama şanslıyız ki her zaman albüm yapım süreçlerinde yanımızda olan iyi müzik prodüktörleriyle çalışıyoruz mesela 1. albümde Volkan Başaran vardı, 2.  albümde de Volkan Yırtıcı hep yanımızda oldu.
Albümün bitmesi 2 seneye yakin bir zaman aldı yani aslında 2009’un başında Tansel’le albüm için işe koyulduk ama 2010’un son aylarında albümü çıkarabildik.. Tabii piyasaya çıkışı başka bir sancılı dönem, artik eskisi gibi müzik şirketleri yok. Öyle büyük yatırımlar yaparak yeni isimlerin önünü açma riskine giremiyorlar, o yüzden birazcık armut piş ağzıma düş olayları var. En sonunda “Gişe Organizasyon” ve Favela Records”la anlaştık. Ayni sancılı süreçleri 2. albümümüz “ Gönüllü Köle” de de yaşadık ama en sonunda “hiç olmaz, bizimle ilgilenmezler!” diye baktığımız piyasanın en büyük yapım şirketlerinden biri olan DMC ile anlaştık. İlk görüşmeden itibaren olumlu yaklaşmışlardı, çok şaşırmıştık ve daha sonrasın da arayıp bu albümü basmak istediklerini söylediler ve albüm  DMC ‘den çıktı. Bizim için çok büyük mutluluk ve şans tabi..

İrem Ezgimen: Bu sorum açıkcası biraz şahsi olacak ama yinede merak ediyorum :D İlk albümünüz de bulunan “ Eğer İstersen” şarkısı ile tanışmam biraz ilginç oldu… Fakat o şarkının benim hayatımda önemli bir yeri ve güzel bir hikayesi var. Sizden bu şarkının gerçek hikayesini öğrenebilir miyiz?

( Meğerse şarkının gerçek hikayesi, klibinde gerçek hikayesi çıktı!.. )

NBK:  Aslında şarkinin hikayesini klipte de anlatmaya çalıştık ama ne kadar başarılı olduk bilemiyorum. Hikaye şöyle; Birbirini çok seven iki samimi arkadaş; erkek çok çapkın sürekli başka kızlarla, ama kız çaktırmamaya çalışsa da aslında yakın arkadaşı olan bu erkeğe aşık ama bir türlü itiraf edemiyor ve erkeğin çapkınlıklarını izliyor ve bir yandan acı çekiyor.  Erkek her ayrıldığı kızdan sonra gelip bizim kıza dert yanıyor ve bizim kız da hep bunu dostça teselli etmek zorunda kalıyor ama sonunda kız isyan ediyor “bir de donup geriye baksan da yanında hep kim vardı bir görsen, hem senin bu geçici acıların hem de bu benim bilmece gibi yıllardır yaşadığım acılar bitse” diyor. :))

İrem Ezgimen: İlk albümde de çok güzel şarkılarınız vardı ikinci albümde de aynı şekilde çok keyifli ve güzel  sözler ve müzikalite de nelere dikkat ediyorsunuz?

NBK: Çok teşekkür ederiz:) Samimiyete, yeniliğe, sounda dikkat etmeye çalışıyoruz..

İrem Ezgimen: Albümlerinize koyacağınız şarkıları nasıl belirliyorsunuz?

NBK: Yani aslında albüme koyacağımız şarkılar kendilerini belirliyor gibi bir durum oluyor, çok stratejik düşünmüyoruz, gerçekten kendimiz bile dinlerken sıkıldığımız bir şarkı varsa onu zaten koymanın bir anlamı yok. Yani koyacaklarımızdan çok koymayacaklarımızı belirlemek daha kolay:))

İrem Ezgimen: İlk albüm ve ikinci albüme baktığımız da ilk albüm bu albüme göre sanki biraz daha sert bu sound’a geri dönecek misiniz yoksa ikinci albümde ki gibi mi gidecek her şey?

NBK: Vallahi aslında bizim için önemli olan şey kendini tekrar etmemek, yaptığının üzerine birşey daha ekleyebilmek ya da değiştirebilmek. O yüzden 3. albümün soundu konusunda ne desek yalan olur.. NBK’nın dokusunu kaybetmeden dubstep de yapabiliriz , tamamen akustik bir albüm de yapabiliriz… Müzik bu kadar uçsuz ve özgür olduktan sonra ve yapılan iş bize göre kaliteli olduktan sonra herşey olur :)

İrem Ezgimen: Bu albüm de kimlerle çalıştınız?

NBK: Müzik prodüktörlüğünü ve mixlerini Volkan Yırtıcı yaptı. Mastering Çağlar Türkmen yapti. Davulları yine ilk albümümüzde de bizimle çalışan Kuzey Yılmaz çaldi. 8 şarkının bas gitarlarını Koray Ergunay, 2 şarkının bas gitarlarını Eray Kılınç çaldı. Yaylılar Alper Kömürcü yaylı grubu tarafından çalındı. Albüm DMC ‘den çıktı.

İrem Ezgimen: İkinci albümünüz “Gönüllü Köle” de bulunan şarkıların hepsi birbirinden güzel hani şahsen “bu şarkıyı da atlayıp diğer şarkıya geçeyim” durumu olmadan keyifle dinlene bilen bir albüm olmuş. Albümün çıkış şarkısı “ Ağlayan Kalbim” düet bir şarkı bunun oluşumunu anlatır mısınız? Tuna Velibaşoğlu ile çalışma şansını nasıl yakaladınız?

NBK: Tansel bu şarkının temasını bulmuştu ve sürekli bunu çalıyordu, ben de önce bu şarkıya vokal melodisi bulmuştum ama sözleri bir türlu yazamamıştım. O sıralarda da Neşet Ertaş vefat etmişti ve ben çok üzülmüştüm. Onunla ilgili bir belgesel izliyorduk TV’de ve ben Neşet Ertaş ‘ın küçükken yaşadığı bir aşk hikayesinden çok etkilendim, çok masum bir hikayeydi.. Sonra bu aşk hikayesinden yola çıkarak, 2 kişinin birbirine cevap verdiği bir söz yazmak istedim… sonra düşündüm “Neşet Ertaş nasıl böyle içten söz yazıyor, nasıl bu kadar samimi ifade edebiliyor kendini” diye çok etkilenerek, aynı onun yaptığı gibi kendimi bıraktım ve bir süre onun gibi düşünmeye çalıştım, sonrasında daha önce hiç yazmadığım kadar akıcı bir şekilde bu şarkının sözlerini patır patır döküldüm:) Tabii benimki biraz daha yeni jenerasyon samimiyetiyle oldu ama yine de yazdığımda çok mutlu oldum:)  (Bunu da ilk defa sana anlattim haberin olsun:))
Tuna olayı da şu şekilde oldu; şarkıyı zaten düet olarak yaptık, Tuna’da bizim çok yakın bir arkadasımız,  o kadar yakınızda bu şarkının kimyasına en çok yakışabilecek seslerden biri varken başkasını aramaya gerek yok, direk Tuna’ya sorduk o da sağolsun kabul etti. :)

İrem Ezgimen: İlk klibinizi kim çekti? Kimlerle çalıştınız?

NBK: İlk klibimiz çok genç bir yönetmen tarafından çekildi. Burcu Erdoğan.. Hatta ilk yaptığı büyük iş bizimkiydi ama çok güvendik ona, güvenimizi boşa çıkarmadı. Hatta onlarla “Pişman Değilim” in klibini de çektik, bu aralar bitirmek üzereler:)

İrem Ezgimen: İkinci klip albümün İstanbul lansman konserinde ki ilk dinlediğimiz şarkıya “Pişman Değilim” e geldi ne zaman çıkıcak?

NBK: Nisan başında diyelim:)

İrem Ezgimen: Ankara’da yaşamanın ve müzikal açıdan zorluklar neler?

NBK: Ankara’da yaşamanın bir zorluğu yok hatta İstanbul’dan daha rahat:) Sadece gezilebilecek yerler kısıtlı… O yüzden aynı çember içinde dönüp duruyorsunuz, bir süre sonra hareket etmeseniz bile oluyor. :)) Müzikal açıdan zorluğu ise aslında sadece konser etkinlikleri ve o etkinlikleri yapabileceğiniz yerler çok az… O yüzden hep aynı yerlere, aynı insanları izlemeye gitmek zorunda kalıyorsunuz.Son birkaç senedir performance hall’lerin artışı ve bar programları kadar albümlü grupların, sanatçıların konserleri de artmaya başlamasıyla büyük bir hareketlilik geldi :) Ama artik biz İstanbul’da olduğumuz için bu tarz sıkıntılarımız kalmadı.

İrem Ezgimen: İstanbul konserleri ne zaman?

NBK: Henüz net bir tarih yok, netleştikçe Facebook, Twitter ve web sitemizden duyuruyoruz.

İrem Ezgimen: Sosyal Medya ile aranız nasıl?

NBK: Elimizden geldiğince samimi olmaya çalışıyoruz kendisiyle… Zaman zaman sinir bozucu olabiliyor ama genelde seviyoruz kendisini:)

İrem Ezgimen: Dijital kayıtlar ekliyorsunuz bunun devamlılığı olacak mı? (Akustik Videolar)

NBK: Tabii olacak.. Hatta bu aralar DigiHead ile yaptığımız akustik performans videolarini paylaşmaya başladik.. İlk 2’sini youtube’da izleyebilirsiniz.. Gizli saklı 3-4 tane daha var, onları da zaman içerisinde çıkarıcaz meydana:)

İrem Ezgimen: Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

NBK: Samimiyetin icin cok tesekkur ederiz:)

İrem Ezgimen: Asıl ben sizlere ve sevgili Turhan Ulgur’a çok teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim en yakın İstanbul konserinde görüşmek üzere :)

Röportaj: Emre Aslan

roportajemreaslan“Birdenbire” isimli ilk albümünü 3 Adım Müzik etiketiyle geçtiğimiz aylarda piyasaya süren Emre Aslan, uzun yıllardır İstanbul’un birçok tanınmış mekânında, kendi kurduğu gruplarla performans sergileyen bir müzisyen. Çıkış şarkısı “Birdenbire” ile dikkat çeken genç müzisyenin geçtiğimiz haftalarda Jolly Joker’de verdiği lansman konserinde şahit olduğum sahne enerjisi ve gayet yüksek canlı performansından hareketle Dikkat Müzik’in Emre Aslan ile olan söyleşisini sizlerle paylaşıyoruz:

Emre Aslan kimdir? Biraz sizden bahsederek, sizi tanıyarak başlayalım sohbetimize.
Emre Aslan sanata, spora, doğaya, hayvanlara düşkün, kendi hâlinde, sakin bir yaşam süren, etrafında olup bitenlerden ziyade kendine meraklı bir adam aslında… Mimarlık okudum ve mimarlık kariyerime “severek” devam ediyorum. Müzik hayatımın hep içindeydi zaten. Bu günlerde albümle birlikte biraz daha öne çıkmış oldu sadece… Yeni bir şey değil. Uzun yıllar profesyonel olarak voleybol oynadım. Voleybol benim için bir tutku. Aktif olarak devam edemesem de hâlâ salonlarda, tribünlerde beni görmek pek mümkün! Köpeklere, hayvanlara ve doğaya âşık biriyim. O yüzden köpeğim ile birlikte beni sık sık parklarda görmeniz de çok olası… Dışarıdan bakıldığında oldukça hızlı ve hareketli bir hayatım varmış gibi gözükür ama hiç öyle biri değilimdir aslında. Erken yatan, erken kalkan, evinde televizyon olmayan, alkol ve sigara kullanmayan, gece gezmeyen, sağlıklı yaşamaya özen gösteren, sakin ve huzurlu bir hayat sürmeye çalışan biriyim esasında. Genç emeklilerdenim. (Gülüyor.)

Emre-aslan-birdenbire2Müziğe ilginiz nasıl başladı peki?
İstanbul’da doğdum ama Antalya’da büyüdüm. İlkokuldaki müzik öğretmenim Faize Tügen’in teşvikiyle başladım müziğe. Şebnem Ferah’la uzun zamandır birlikte çalışan Ozan Tügen ve Ceren Tügen’in annesidir kendisi, soyadı tanıdık gelebilir. Çok sevdiğim Faize hocamdan öğrendim ilk notalarımı ve müzik eğitimim o yıllarda başladı aslında… Üçüncü sınıfta çalışmam için karışık bir kaset vermişti bana, bir Elvis Presley kaseti. Hâlâ evimde durur o kaset. Yine o yıllarda, 90’ların başında ablamın odasından gizli gizli Sinead O’Connor’ın kasetlerini aşırırdım, onları dinlerdim. Dazlak bir kadının ağlayarak şarkı söylemesi beni o yaşlarda çok etkilemişti. Sözlerini anlamazken bile o hissiyatın geçtiğini hatırlıyorum mesela… Flüt ve piyano ile başlayıp, gitara geçtim ve kendi bestelerimi yapmaya başladım. Akabinde lise ve üniversitede müzik gruplarım oldu. Yavaş yavaş sahne almaya başladım. Bir yandan da dergilerde müzik yazarlığı yapıyordum.

Albümün adı “Birdenbire” ama elbette müzik geçmişiniz birdenbire başlamıyor, değil mi? Uzun yıllar kendi kurduğunuz gruplarla sahne aldığınız biliniyor..
Evet, doğrudur. Moskova’da yaşadığım dönem çok uluslu bir grupla sahne aldım. Polonyalı, Amerikalı, İrlandalı, Rus, Yunan… Ne ararsan vardı grupta! (Gülüyor.) Çok eğlenceliydi. Daha çok caz, soul, R&B tarzında şarkılar söyledim. İstanbul’a döner dönmez de bir cover grubu kurdum. Birçok tanınmış mekânda sahne aldık. Biraz sert çalan bir rock grubuyduk aslında… Popüler parçaları da çalsak kendi tarzımıza uyarlıyorduk ve bir şekilde sert bir şeyler çıkıyordu ortaya. Kylie Minoque, Hande Yener de çaldık, Muse ve Skunk Anansie de… Zaten o dönem birlikte müzik yaptığım arkadaşlarım hâlâ benimle… Birlikte devam ediyoruz yola. Değişen çok fazla bir şey yok temel olarak. Artık kendi şarkılarımızı çalıyoruz.

İlk bestenizi ne zaman yaptınız?
İlk bestemi 15 yaşımda yapmıştım. “Hafıza” adlı bir şarkıydı. Yaptığım anı bile çok net hatırlıyorum; yolda yürürken birdenbire şarkıyı mırıldanmaya başlamıştım. Hatta o şarkıyı bu albüme de koymak istedik, düzenlemesini bile yaptık ama sonra vazgeçtik. Genel konsepte pek uygun düşmedi. Belki ileride bir gün yayınlarım ama…

Albümdeki tüm söz ve müzikler size ait. Son dönemde bazı müzisyenler ilk etapta şarkılarını ünlü birkaç isme verme ve sonrasında, kendilerini hazır hissettiklerinde solo olarak kendi albümlerini çıkarma yoluna gidiyorlar. Sizin de aklınıza gelmiş miydi böyle bir yol izlemek?
Aslında bu albümdeki iki şarkımı oldukça ünlü iki şarkıcı istemişti, hatta verecektim de bu besteleri çünkü o zamanlar albüm yapma gibi bir düşüncem yoktu. Neden bilmem vazgeçtim sonra bu fikirden… Kendi albümüme kısmetmiş. Bir de bir filmde yer alması söz konusu olan bir bestem vardı ama o zaman da albüme başlamıştım, zamanlamalarımız uymadı. Onu da es geçmek durumunda kaldım. Belki bundan sonra başka albümlerde veya projelerde besteci olarak yer alırım.

1

Albümün hazırlık sürecinden bahsedelim biraz. Ekip nasıl bir araya geldi?
Albümün eti benimse kemiği Alper Gemici’nin aslında. Prodüktör o. Tüm düzenlemeler ona ait. Kendi albümüymüş gibi titizlikle, özenle çalıştı. Alper ile nasıl bir araya geldik diye soracak olursan…  2010’da İstanbul Avrupa’nın kültür başkentiydi hatırlarsan. Ben Moskova’dan yeni dönmüştüm ve İstanbul için yazdığım iki güzel şarkım vardı. Bu albümde olan şarkılar… Bu şarkıları kaydedelim ve kültür başkenti projesine sunalım dedik. Ben aranjör olarak Alper Erinç’e gittim. Çok sevdiğim bir müzik adamıdır ve işlerini çok beğenirim. Alper Gemici de o yıllarda Alper Erinç’in stüdyosunda görev yapıyordu. Hep birlikte oturduk, konuştuk. Alper Erinç o dönem çok yoğundu. Candan Erçetin, Nil gibi birçok isimle albüm kaydediyordu. O yüzden Alper Gemici ile bana “Siz başlayadurun, ben de vakit buldukça destek veririm.” dedi. Böylece biz Alper Gemici ile işe girişmiş olduk. Çok da iyi anlaştık, arkadaş olduk. İş dışında da görüşmeye başladık. Derken bir bakmışız şarkıları hazırlayıp bitirmişiz bile… Alper daha sonra kendi albümüne odaklandı, ben sürekli yurt dışındaydım. Bir araya gelemedik. Bir gün ben Alper’e telefon edip “Haydi albüm yapalım.” dedim ve albüme başladık. Sonrası kendiliğinden geldi. Onur Atar, Selim Aydın, Hakan Yılmaz zaten uzun yıllardır birlikte müzik yaptığım dostlarımdı. Onlar da Kerem Ozan Şahin ve diğer müzisyenlerle birlikte başından beri zaten işin içindeydi. Benim sürekli yurt dışında olmamdan kaynaklı olarak süreç biraz uzun ve sancılı oldu ama nihayet beklediğimize değdi. Ekip olarak hepimizin içine sinen bir albüm çıkmış oldu.

Şarkıları oldukça enerjik buldum. Nasıl tanımlıyorsun bu albümü?
Enerjik bir albüm olduğuna katılıyorum zira son yıllarda müzik dünyasının bize dayattığı melankolik, ağlamaklı şarkılardan hepimize fenalık geldi. Rock müzik yaptığını iddia edenler arabesk yapıyorlar esasında. Gitarların sesi açılınca rock olmuş olmuyor. Biz daha neşeli ve enerjik bir albüm yaptık çünkü neşeli ve enerjik insanlarız. Tutsun diye karalar bağlayacak, havalı ve sert bakışlar atacak hâlimiz yok sağa sola… Mizahi bir yönden bakıyoruz hayata. Bu da yaptığımız müziğe yansıyor hâliyle. Tanımlama kısmına gelecek olursak keşke hiç gelmesek derim. (Gülüyor.) Bana sorsan son derece pop bir albüm. Dünya müziğine bakınca da pop. Ama Türkiye’de insanların poptan anladığı çok başka. O yüzden bu coğrafyada biraz sıkıntı yaşıyoruz. İnsanlar kafalarında bir yere oturtamıyorlar bizim gibileri. Onlara göre pop desen pop değil, rock desen rock değil bir tür… Bu yüzden de müzik dünyası bizim gibilere “alternatif pop” diye bir şey uydurdu. Bu “alternatif” sözcüğünü de sevmiyorum. Neyin alternatifi? Söyleyin de biz de bilelim neye alternatif olduğumuzu. Bana göre iki tür müzik var: Sevdiklerim ve sevmediklerim. Samimi olanlar ve samimi olmayanlar. İyiler ve kötüler. Kibariye’yi de severim, Özlem Tekin’i de, Tarkan’ı da, Portecho’yu da, Birsen Tezer’i de, Fazıl Say’ı da… Benim için tüm bu isimler aynı tarzdalar: Samimiyette…

1012079_214348388768498_1209007724_n

İstanbul ile ilgili iki şarkı var albümde. Bu kent için yazılmış diğer şarkılardan daha karamsar bir hava mı çiziyorsunuz bu şarkılarda?
Ben İstanbul âşığı genç bir sanatçıyım. Hassasiyetlerim var hâliyle… Mimar olduğum için şehircilik bilgim de var. Daha farklı ve teknik bir gözle bakabiliyorum kentlere. Tüm bunlar bir araya gelince İstanbul’un hâline hüzünlenmemek mümkün değil. Dünya’nın en güzel şehirlerinden birinin geldiği, getirildiği hâle bakın! İçim acıyor, elimde değil. İki şarkımdan birinde somut olarak, şehir olan İstanbul’dan bahsediyorum. Ama unutmayalım ki şehirleri şehir yapan yollar, parklar, binalar değil içinde yaşayan insanlardır. Diğer şarkıda ise İstanbul’dan kastım içinde yaşayanlar, bizzat bizler… Soyut bir varlık… Bu yüzden bir kadın olarak tasvir ediyorum İstanbul’u bu şarkıda.  “Benim Adım İstanbul” adlı şarkımda empati kuruyorum onunla, şehir olan İstanbul’la. “Kimse senin derdini anlamadan, herkes sana şarkı yazıp durmuş.” diyorum mesela… Dertli çünkü bu şehir. Çocukları hasta, en değerli yapıları restorasyon adı altında ayakta öldürülüyor. Yabancılara satılıyor. “Eskimişliğin yüzünden belli, benim gibi senin de benzin solmuş.” diyorum. Kentsel dönüşümlerden başımız döndü. Birçok semt tarihi dokusunu yitirdi. Ve bu gidişata dur diyecek birileri de ufukta gözükmüyor. Bu yüzden “Gelmez iki yakan bir araya…” diyorum. Diğer şarkıda, Şehr-i Zişan’da ise soyut İstanbul’a sitem ediyorum. Onu kan emen, gençliğimizi yutan bir ölümsüz kadın olarak tasvir ediyorum. İstanbul fırsatlar şehri… Hem önünüze sonsuz imkânlar, seçenekler sunuyor hem de hiçbir şey yapmanıza izin vermiyor. Kısır bir döngüye soktu bizi İstanbul; ne onunla yapabiliyoruz ne de onsuz.

1689265_214342422102428_798238276_nDefne Joy Foster için yazdığınız “Defne” şarkısı var bir de… Çok yazıldı bu konu hakkında ama ilk ağızdan öğrenmek isterim. O da mı birdenbire çıktı, hikâyesi nedir?
Mimarlık kariyerimin ilk yıllarında modacılara defileleri için podyum tasarlıyordum. Defne de sunuculuk yapıyordu o yıllarda. Arkadaş olduk. Tanıdığım en neşeli insanlardan biriydi. Ekranda gördüğünüz, bildiğiniz gibiydi. Son dönemde pek sık görüşemesek

 

de kalplerimiz birdi. Ölüm haberini aldığımda şantiyedeydim ve adeta dondum kaldım. Can’ı düşündüm, oğlunu… Yalnız kaldı diye düşündüm. Şarkının nakaratı daha o anda, şantiyede çıktı, birdenbire… Devamını ise Bakü’ye giderken uçakta ve otel odasında yazdım. Geldiği gibi, plansız. Albüme koyarken de düzenleme yapmaktan özellikle kaçındık. Süslemeye utandık. Bir şarkı değil, bir ağıt zaten Defne… O yüzden sadece bir piyano eşliğinde seslendirdim. Birçok gazete şarkıyı ve haberi ikinci sayfadan duyurdu. Bu benim tercihim değildi aslında. Çok hassas olduğum bir konu bu. Ölmüş birinin arkasından “reklam” yapıyormuş gibi algılanmak en çok korktuğum şeydi. Çok şükür samimiyetimiz insanlara geçti ve hep güzel tepkiler aldık. Haberlerin yapılmasına da Can için izin verdim aslında… Defne’nin ölümünden sonra birçok asılsız şey yazıldı, çizildi. Çok çirkin sözcükler dillendirildi. Ortada kalan bir çocuk vardı ve bu hiç düşünülmedi. İstedim ki Can büyüdüğünde, Google’a annesinin adını yazdığında binlerce çirkin haber ve iftira arasında güzel bir şey de bulsun. Olur da bir gün aklı bulanır ve yönünü kaybederse annesi için yapılmış iyi bir şey dinlesin, okusun. Bu düşünce ve hislerle hareket ettik.

3

Çıkış şarkısına nasıl karar verdiniz?

Aslında son ana kadar çıkış şarkımız Rol Model’di. Biz albümden önce Rol Model’i single olarak çıkarmayı planlıyorduk. Her şey bu plana göre hazırlandı, tam ben klip çekimi için İstanbul’a geliyordum ki Gezi olayları patlak verdi. Ertelemek zorunda kaldık hâliyle… Sonra ülkenin gündemi bir daha hafiflememecesine yoğunlaştı malumunuz. Çıkışımız kış aylarına sarkınca daha orta tempo bir şarkı ile çıkalım dedik. Zaten albümü dinleyenler Gülbenciler – Hülyacılar gibi ikiye bölünmüştü; Rol Modelciler ve Birdenbireciler olarak. (Gülüyor.) Şirket de Birdenbire olsun deyince, onunla çıkmış olduk.

Bir sonraki klip için düşünülen bir şarkı var mı?
İkinci klip büyük ihtimalle Rol Model’e gelecek gibi gözüküyor. Konserlerde Kalbimi Çalanlar ve Benim Adım İstanbul da çok sevildi gerçi… Henüz ikinci klip için bir hazırlık içine girmedik açıkçası. Bakalım zaman ne gösterecek.

Gelelim dünyada ve ülkemizde müziğin satış ve dinleniş şeklinin değişmesine… İnsanlar artık albüm almaktan kaçıyor gibi sanki, değil mi?
Artık insanlar fiziki olarak albüm satın almıyorlar, bu bir gerçek. Akıllı telefonların, tablet bilgisayarların peynir ekmek gibi satıldığı bir devirde insanları CD satın almaya yönlendirmek pek mümkün değil. Sadece benim gibi tek tük arşivciler gidip CD satın alıyor. Benim evimde bile dizüstü bilgisayarımı saymazsak bir CD çalar yok. Onların bile yeni modellerinde CD sürücüleri mevcut değil artık. CD fabrikaları kapandı veya kapanıyor zaten… Biz ucundan yakaladık diye düşünüyorum. Elimizde hatıra niyetine bir CD var neyse ki… (Gülüyor.) İkinci albümüm – eğer yaparsam – CD formatında olur mu, hiç emin değilim. Dünya devleri bile artık CD basmama kararı aldı. 2014 son yıl. 2015 itibariyle sadece dijital satış yapılacak. Bu da tabii müzisyenlerin, bestecilerin haklarının korunması anlamında sıkı bir denetim demek. Dünya bu adımları attı. Türkiye bu denetim mekanizmasını kurdu mu? Buna hazır mıyız? Bunu sorgulamak lazım. Müzik birlikleri bu konuda bazı adımlar attılar ama ne kadar yeterli? Dijital satışlarda, internet tıklamalarında spekülasyon yapılıyor mu? Youtube’da 5 milyon kez tıklanmış bir şarkıyı nasıl oluyor da sektörün içinden biri olarak ben ilk kez duyuyorum? Bunların hepsi birer soru işareti… O yüzden artık nabız tutmak için sadece sokağa, insanlara bakma şansımız kaldı. İnsanlar şarkıyı biliyorlar mı ona bakarım ben. Satış rakamı kaliteyi gösterir mi hem? Satmayan albüm kötü müdür? Satmayan şarkıcı albüm yapmasın mı? Bunlar uzun ve derin konular elbette ama Türkiye olarak bu teknoloji denizinde pusulasızız diye düşünüyorum. Bir yorumcu, besteci, söz yazarı olarak hakkımın korunduğuna dair daha somut adımlar görmek istiyorum elbette.

Ya müzik medyası?
Ben de zamanında müzik yazıları yazmış biriyim, bu yüzden bu işin zorluklarını da biliyorum. Eskiden merak ettiğimiz köşe yazarları, eleştirmenleri vardı. Bir albüm çıktığında hemen o yazarlar ne demiş diye bakardık. Ama artık yazılı basında çok az albüm haberleri ya da eleştirileri yer alıyor. Sadece yüzeysel şeyler onlar da. Bu yüzden müzik blogları ve internet dergilerni önemsiyorum, değerinin zamanla anlaşılacağı ortada. Dikkat Müzik okuyucularını da bu vesileyle selamlıyorum, sevgilerimi iletiyorum.

Röportaj: Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

 

 

Mavi’den yeni albüm: “Şimdi”

mavisimdiTürk pop müziğinin genç ve özgün isimlerinden Mavi, uzun süredir üzerinde çalıştığı albümü “Şimdi”yi DMC etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu.
Avukatlık kariyerini bırakarak çocukluk hayalini gerçekleştirmek için 2011 yılında müzik dünyasına giriş yapan Mavi’yi, “30” ve “Kaptan” şarkılarından sonra geçen yıl yayınladığı “Aç Kapıyı” albümüyle dinledik. Yeni albümünde ağırlıklı olarak kendi söz ve bestelerine yer veren sanatçı albümünde hayranlık duyduğu Onno Tunç’a ait bir beste olan “Bir Kış Masalı”nı da seslendirdi.
10 parçadan oluşan ve müzik direktörlüğünü Hasan Meten’in üstlendiği albümde Mavi, duygusal, cesur ve güçlü bir kadının hikayesini bütün içtenliğiyle anlatıyor. Albümün çıkış parçası olan “Yakışmaz Bana”yı Gökcan Sanlıman’la birlikte seslendiren Mavi, 23 Mart’ta Beyoğlu Hayal Kahvesi’ndeki lansman konserinde sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

Neslihan Engin’den 2. albüm

neslihanengin”Ruhum Su Aldı” adını taşıyan ilk albümünü 2010 yılında yayımlayan Neslihan Engin, ikinci albümü ”Yara”yı We Play Müzik etiketi ile müzik marketlere sundu. Duru sesi ve etkileyici tarzıyla dikkat çeken Engin, son dönemde gerek sözleri gerekse müziğiyle bir tür “duruş” olarak popüler müziğin dışında kalan ve her biri ayrı başarılı kadın ozanlardan biri olarak özel bir yere sahip.

8 parçadan oluşan ‘Yara’ albümü Erekli-Tunç Stüdyoları’nda kaydedildi. Albümün prodüktörlüğünü Selim Öztürk üstleniyor. Tüm söz ve bestelere imza atan Neslihan Engin albümdeki piyano, klavye ve akordeonları da kendisi çalıyor. ‘Perdeler’ parçasında pop müzik sanatçısı Barbaros, Neslihan Engin’e eşlik ediyor. Albümün mikslerini yapan Rıza Erekli, aynı zamanda sürpriz vokalleriyle albümde yer alıyor. Albümde 7 yepyeni parçanın yanı sıra, ilk albümden çok beğenilen ‘Kaçtım’ adlı parçanın da yeni ve farklı bir düzenlemesi bulunuyor. Albümün kapak fotoğrafları ise Kadri Karahan tarafından, artık kullanılmayan Haydarpaşa Garı’nda çekildi.

Albümün çıkış videosu ise “Kış Aşkı” adını taşıyor:

Deniz Arcak’tan “Büyüyorum Seninle”

denizarcakTürk pop müziğinin sevilen seslerinden Deniz Arcak’ın 14 Şubat Sevgililer Günü için özel olarak hazırladığı; sözü ve müziği kendisine, düzenlemesi ise Okan Barut’a ait “Büyüyorum Seninle” single’ı Sony Music etiketiyle tüm radyolar ve dijital platformlardaki yerini aldı.

90’lı ve 2000’li yıllarda “Eyvallah”, “Zehir Ettin”, “Vurur”, “Eller Aldatır” gibi birçok hit şarkısıyla geniş kitlelere ulaşan, son dönemlerde ise tiyatro oyunculuğuna ve Tan Sağtürk Akademi’de verdiği vokal performans derslerine ağırlık veren Deniz Arcak, “Büyüyorum Seninle” ile ilgili “Müzik yolculuğuma kendi yazdığım şarkılara ağırlık vererek devam etme zamanının geldiğini düşündüm ve yeniden üretmeye başladım. “Büyüyorum Seninle” tam bir aşk şarkısı oldu, sevgililerin birbirine söyleyebileceği güzel ve samimi cümleler bir araya geldi. Biz de bu şarkıyı 14 Şubat’a yetiştirmek için elimizden geleni yaptık. Sevgililere güzel bir armağan hazırlayabilmişizdir diye umuyorum.” şeklinde konuştu.

Kurtalan Ekspres’ten “Göğe Selam II”

gogeselamArpej Yapım etiketiyle 12 Şubat’ta müzik marketlerdeki yerini alan Kurtalan Ekspres’in “Göğe Selam II” albümünün ilk videosu yayınlandı.

Aşık Mahsuni, Aşık Veysel, Bahadır Akkuzu, Barış Manço, Cem Karaca, Kazım Koyuncu, Nazım Hikmet, Neşet Ertaş, Pir Sultan Abdal ve Yavuz Çetin’in anısına hazırlanan ‘Göğe Selam II’ albümünde ilk albümde olduğu gibi yine değerli müzisyen ve oyuncular kendi yorumlarıyla yer aldı. Albümün çıkış şarkısı ise Hayko Cepkin’in seslendirdiği, albümün açılışını da yapan ‘Maden Ocağı’ şarkısı oldu.

M8

İlk olarak 1977 yılında ‘Yoksulluk Kader Olamaz’ albümünde Cem Karaca tarafından yorumlanan ve dünyadaki tüm maden işçilerine ithafen kaleme alınmış ve bestelenmiş olan ‘Maden Ocağı’, bu albümde Hayko Cepkin yorumuyla yer aldı.

Yönetmenliğini Mustafa Özen’in, prodüktörlüğünü Mu Yapım – Murat Aytekin’in üstlendiği klip, Eylul Film Platolarında 15 saatlik bir zaman diliminde 43 kişilik bir ekiple çekildi. Kurtalan Ekspres ve Hayko Cepkin’in farklı senkronlardaki performans görüntülerinin yanı sıra, klipte 6 oyuncu da maden işçisini canlandırdı.

Albümde yer alan şarkılar ve efsane gruba eşlik eden müzisyenler ise şöyle:

KURTALAN EKSPRES – GÖĞE SELAM II

– Maden Ocağının Dibinde (Abdulkadir Meriçboyu/Asım Tanış-Cem Karaca) – Hayko Cepkin

– Nem Kaldı (Aşık Mahsuni) – Haluk Bilginer

– Eğri Eğri Doğru Doğru (Barış Manço) – Can Bora Genç (Kurtalan Ekspres)

– Herkes Gibisin (Nazım Hikmet-Cem Karaca) – Fatma Turgut (Model)

– Uzun İnce Bir Yoldayım (Aşık Veysel) – Yavuz Bingöl feat. Cahit Berkay

– Dostum Dostum (Pir Sultan Abdal-Ali Sultan) – Can Bora Genç & Murat İlkan

– Yaşamak İstemem (Yavuz Çetin) – Nejat Yavaşoğulları

– İşte Gidiyorum (Kazım Koyuncu-Kemal Sahir Gürel-Barış Pirhasan) – Şevval Sam

– Islak Islak (Cem Karaca) – Emrah Karaca

– Neredesin Sen (Neşet Ertaş) – Duman

– Sakız Hanım Mahur Bey (Barış Manço-Bahadır Akkuzu) – Bülent Ortaçgil

– Nöbetçinin Türküsü (Cem Karaca) – Niyazi Koyuncu feat. Selçuk Balcı

– Gibi Gibi (Barış Manço) – Umut Kuzey

“Müzik Blogları Fikir Takımı” buluşmaları devam ediyor

muzikbloglariTolga Akyıldız öncülüğünde bir araya gelen ve düzenli aralıklarla buluşmalarını sürdüren Müzik Blogları Fikir Takımı‘na üye blog sahipleri, bu yılın ilk buluşmasını geçtiğimiz günlerde Şişhane’de Safi Meyhane’de yaptı.

Mor ve Ötesi’nin başarılı solisti Harun Tekin’in konuk olduğu gecede blogger dostları grupla ve müzik dünyasıyla ilgili merak ettiklerini müzisyenle paylaşırken Yeni Rakı eşliğinde keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

Moderatörlüğünü Tolga Akyıldız’ın üstlendiği ve Türkiye’nin önde gelen müzik bloglarını biraraya getiren Müzik Blogları Fikir Takımı, bu yıl da yerli ve yabancı müzik piyasasıyla ilgili konuları çeşitli aralıklarla ele almayı ve tartışmayı sürpriz konuklar eşliğinde sürdürecek.

Gökhan Türkmen “En Baştan” anlatıyor

gokhanturkmenGökhan Türkmen, dört yıl aradan sonra üçüncü albümü “En Baştan” ile müzikseverlerle buluşuyor. Bundan önceki albümünü 2010 yılında yayımlayan Gökhan Türkmen, arada çıkardığı teklilerinden sonra, bu güne kadar yapılmış en geniş repertuarlı albüm çalışması ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Gökhan Türkmen, 2012 yılında çıkardığı “Bitmesin” isimli teklisi ile listelerde 11 hafta boyunca bir numarada yer alırken, aynı şarkı 18 hafta listelerin ilk 5’inden inmedi. Bu başarı ile konser maratonuna devam eden Gökhan Türkmen bu arada yeni albüm çalışmalarıyla ilgilendi.

Gökhan Türkmen’in hazırlıklarını titizlikle tamamladığı “En Baştan” isimli yeni albümünde toplam 13 şarkı bulunuyor. Söz ve bestelerde kendi şarkılarının yanı sıra , Gökhan Şahin, Serhat Tekin, Ahmet Faik Dökmeci, Murat Güneş, Serdar Aslan, Serkan Söylemez, Caner Anar, Aytaç Özgümüş gibi isimlerden oluşan geniş bir kadro ile çalıştı. 12 yeni şarkı dışında albümün tek cover şarkısı ise Sezen Aksu-Onno Tunç imzalı “Kurşuni Renkler”.

Albümün her detayı ile ilgilenen Gökhan Türkmen, “En Baştan ” isimli albümün prodüktörlüğünü uzun zamandır sahnede bir arada olduğu orkestrası “GT Band” ile birlikte yaptı. Gökhan Türkmen ‘En Baştan’ albümünün imaj fotoğraflarında ‘Kerem Çobanlı’ ile, styling de ise Birsen Ölmez ile çalıştı.

Albüm kitapçığında kendisi için “En Baştan” ın ne ifade ettiğini yazarken, dinleyiciler için de “Sizin için En Baştan” başlıklı, düşüncelerini yazacakları bir sayfa ayırdı. Gökhan Türkmen albüme neden “En Baştan” ismini verdiğini ve hazırlık sürecini; “2008 yılında ilk albümümü çıkarttım ve 2014 yılına kadar ara albümler ve single projelerim ile müzik piyasasına dair ve müzikal kariyerimle ilgili çok şey öğrendim. Yıl 2014 ve üçüncü albümümü çıkartıyorum. Altı sene boyunca okudum ve şimdi kendi adıma tezimi verip mezun oluyorum. Bu yüzden şimdi “En Baştan’” ile müzikal kariyerime tecrübelerimle birlikte yeniden başlıyorum. Müzik sektöründe yer aldığım her proje ve şarkı benim için çok kıymetli ama bu albüm ile kendimi ve müziğimi en iyi şekilde ifade ettiğimi düşünüyorum’” diyerek anlatıyor.’

3Adım Müzik etiketiyle çıkacak olan Gökhan Türkmen’in “En Baştan” isimli yeni albümü, Şubat ayının ikinci yarısından itibaren dijital platformlarda, video klip ise müzik kanallarında yer almaya başladı.

Teoman’dan yeni bir Best Of: “Yavaş Yavaş”

TeomanTeoman’ın “Aşk&Gurur”, “Renkli Rüyalar Oteli”, “İnsanlık Halleri”, “En Güzel Hikayem”, “Teoman 2003”, “Teoman 1996” albümlerinden özenle seçilerek hazırlanan “Yavaş Yavaş” albümü Avrupa Müzik etiketiyle yayınlıyor.

17 şarkıdan oluşan albümün yapımcılığını Cengiz Erdem ve Deniz Erdem, prodüktörlüğünü Teoman üstlendi.

Teoman’ın en yeni şarkısı “Haziran”ın açılışını yaptığı albüm, “Bana Öyle Bakma”, “Kim”, “Senden Önce Senden Sonra”, “Martılar”, “Çoban Yıldızı”, “Gündüz Düşleri”, ”Mektup”, ”Renkli Rüyalar Oteli”, “Sessiz Eller”, “Kupa Kızı Ve Sinek Valesi”, “Aşk Kırıntıları”, “Mavi Kuş İle Küçük Kız”, “Ayna”, “Yollar”, “Rapsodi İstanbul”, “En Güzel Hikayem” şarkılarından oluşuyor.

Barlas Erinç’e ait “Martılar”, müziği Calogero/Zazie’ye ait “Çoban Yıldızı”, Teoman&Deniz Özbey ortak çalışması “Kupa Kızı ve Sinek Valesi” ile müziği Teoman ve Volkan Başaran’a ait “Rapsodi İstanbul” dışında tüm söz ve müziklerde Teoman’ın imzası yer alıyor.

yavasyavas-BASKI

Ozan Çolakoğlu, Alper Erinç, Volkan Başaran, Safa Hendem, Mehmet Cem Ünal, Serdar Öztop ve Sunay Özgür gibi önemli aranjörlerin düzenlemelerinin yer aldığı albüm tüm dijital müzik platformları ve müzik marketlerde yerini alıyor.

Track List:

1-Haziran
2-Bana Öyle Bakma
3-Kim
4-Senden Önce Senden Sonra
5-Martılar (söz&müzik:Barlas Erinç)
6-Çoban Yıldızı (müzik:Calogero/Zazie)
7-Gündüz Düşleri
8-Mektup
9-Renkli Rüyalar Oteli
10-Sessiz Eller
11-Kupa Kızı Ve Sinek Valesi (söz&müzik:Teoman, Deniz Özbey)
12-Aşk Kırıntıları
13-Mavi Kuş İle Küçük Kız
14-Ayna
15-Yollar
16-Rapsodi İstanbul (müzik:Teoman&Volkan Başaran)
17-En Güzel Hikayem

Can Bonomo’dan “Ev Oturması”

canbonomoCan Bonomo’nun online konser projesi “Ev Oturması”nın 7.si, İzlesene.com’da Pazar akşamı saat 21:00’da canlı olarak yayınlanacak.

İzlesene.com, Can Bonomo’nun Ev Oturması online konser serisinin 7.sini 16 Şubat Pazar akşamı canlı olarak yayınlayacak. Can Bonomo Ev Oturması konseri saat 21:00’dan itibaren http://www.izlesene.com/canbonomo üzerinden canlı olarak izlenebilecek.

Can Bonomo akustik performans ve interaktif sohbetlerle takipçileriyle dolu dolu 2 saat geçirecek. Sevilen sanatçının hayranları, Bonomo’nun arkadaşları ile birlikte evinin salonunda gerçekleştireceği performansı,Türkiye’nin lider video sitesi İzlesene.com’un gelişmiş altyapısı ile bilgisayarlarından ve mobil cihazlarından takip edebilecekler.

Sanatçının Nisan ayındaki ev oturması performansı da İzlesene.com’da canlı olarak yayınlanmıştı. Büyük ilgi gören 1.5 saatlik konserile 27 bin izleyiciye ulaşılmıştı.

Gökhan Keser “Hiç Vaktim Yok” ile ekranlarda

gokhankeserTürk pop müziğinin yükselen yıldızlarından Gökhan Keser’in geçtiğimiz günlerde tüm radyolar ve dijital platformlar aracılığıyla dinleyicilerle buluşan yeni şarkısı “Hiç Vaktim Yok” video klibiyle ekranlardaki yerini aldı.

Henüz yayınlandığı ilk gün dinleyicilerden tam not alan; sözleri Berk Telkıvıran, müziği ise Berk Telkıvıran ve Görkem Oker’e ait bu yılın hit adayı “Hiç Vaktim Yok” geçtiğimiz günlerde Gülşen Aybaba yönetmenliğinde kliplendi. Beylerbeyi’nde bir villada çekilen klipte 25 kişilik bir teknik ekip görev aldı. Çekimleri yaklaşık 14 saatte tamamlanan video klibin görüntü yönetmenliğini Murat Akay üstlendi. Yayınlandığı dönem reyting rekorları kıran “Survivor – Ünlüler & Gönüllüler” yarışmasından tanıdığımız, tescilli güzel Ece Begüm Yücetan’ın Gökhan Keser’e eşlik ettiği klipte, sevgilisini kaybetme korkusuyla yaşayan bir adamın kabusu ekranlara yansıtılıyor.