Kaset Zamanları, piyasada!

01Keyifli ve arşivlik bir albüm şu günlerde müzikmarket raflarını süslüyor. İsmi “Kaset Zamanları”.

1970’lerin ortalarından sonra yaygınlaşan kasetler, plaklara göre daha ekonomik ve kullanışlıydı. Müzik kasetlere kopyalanabilir olduğunda nadir bulunan plaklar da sorun olmaktan çıkmıştı. Hele “Walkman”le müzik yürürken de dinlenebilir olunca kasetler vazgeçilmez oldu. Böylelikle plak üretimi son buldu. 1980’li yıllar başlarken plak üretimi azalmış vedönemin yeni kuşak yerli müzik grupları ortaya çıkmaya başlamıştı. Ezginin Günlüğü eserlerini plak olarak görebilen çok az sayıdaki şanslı gruplardan birisiydi. O dönem yükselişe geçen rock grupları ise ilk albümünü ancak 1986 yılında çıkarabildi. O yıl albüm çıkan gruplar arasında Bulutsuzluk Özlemi ve Whisky de vardı. Bu albümde yeniden seslendirilen Whisky’den“Babaanne”, Bulutsuzluk Özlemi’nden “Yıllar Sonra”, Kütürdet Beni Rutubet” ve “Pastanede” ilk olarak o yıl kasetlerde yayınlandı. 1990’lı yıllarda CD’lerin zamanı başladı. 1993 yılında 80 sonrası adını duyuran rock grupları arasında Mavi Sakal ilk CD sahibi olan gruptu.O albümün hit şarkılarından “Çektir Git” yeni yorumuyla yine bu albümde. O günlerde çıkmış olan kimi eserler daha sonra CD olarak çıktı. Kimileri günümüzde dijital olarak dinleyiciye sunuluyor. Vedat Sakman “Götürelim Abi”, Ezginin Günlüğü “Yaş Yetmiş”, Feridun Düzağaç “Beni Rahatta Dinleyin”, Barlas Erinç “Akacak Kan Yerinde Durmaz”, Soner Olgun “Beyaz Yalanlar”, Kumdan Kaleler “Sana Dair” CD olarak basılmışsa da dinleyiciye yaygın bir biçimde kasette ulaşabilmişti. Yeni yorumlarıyla dinleyeceğiniz bu şarkıların arasında plak zamanlarını yakalayan bir eser de var. 1983’de ilk olarak Erkin Koray yorumuyla tanıştığımız “Tek Başına”, ülkemizin en çok yeniden yorumlanan şarkıları arasında.

Rock grubu LAL’ den “Yeni Hayat”

b001LAL’in ilk albüm çalışması “Yeni Hayat” 30 Mart’ta Seyhan Müzik etiketiyle yayımlandı. LAL, 2011’de Hilal Gür ile Celal Babadağ tarafından İstanbul’da kuruldu ve 2013’de Hazar Kayaaltı, Gönenç Kayaaltı ve Barışcan Şenergin’in katılımıyla grup son halini aldı. Grup ismini kurucularının isimlerinin, ortak olan ikinci hecesinden alır. Ayrıca kırmızı değerli bir taş ve kırmızı anlamına gelen “LAL”, grubu sarmalayan büyüsüyle grup üyelerince hemen benimsenir. Kurulduğu günden bugüne, kendine has rock sounduyla, parçalarını çeşitli sosyal medya platformlarında paylaşan grubun ilk albüm çalışması “Yeni Hayat”; 11 LAL parçası ve bir de Mazhar Alanson parçasından oluşur. Albümde LAL parçalarının tümünün sözleri Hilal Gür’e, müzikleri Celal Babadağ’a ait olup düzenlemeler grup tarafından stüdyoda hazırlanır. LAL, albüm çalışmalarını ve albüm kayıtlarını Balyoz Müzik Yapım Stüdyoları’nda tamamlar. Mix için Finlandiyalı Finnvox stüdyolarından Aki Sihvonen ile, Mastering için yine Finnvox Stüdyoları’ndan Mika Jussila ile çalışır. Yeni Hayat, kendi içinde çelişip hayatı, aşkı, kaderi ve hemen her şeyi aynı anda sorgulayanların, korkuları kadar kocaman yalnızlıklar yaşayıp yine de ışığı bulmak için gücü kendi içinde bulanların; artık kırılmaktan yorulup teslim olanların yani hemen herkesin; mutluluğunda, hüznünde, gülümseyişinde ve gözyaşında yanında olmayı isteyen kırmızı bir masal… Yeni, yepyeni, bazen soğuk, bazen sıcacık bu masal albüme, grup içine sinecek bir “merhaba” demek için çıkış parçası olarak “Kibritçi Kız” masalını konu eden bir kliple “Son Duam”ı seçer. Beykoz Kundura Fabrikası‘nda, 25 kişilik bir ekiple, çekimleri 24 saatte tamamlanan klibin yönetmenliğini Aycan Başak yapar. Klipte Hilal; günümüze ve LAL’in Yeni Hayat’ına uyarlanmış Kibritçi Kız masalının kahramanını oynar ve kendisiyle hesaplaşan, kendinden kaçan bir masal kahramanını canlandırır.

www.lalband.net

www.facebook.com/LALband

Eurovision’da Parti Zamanı!

EurovisionTimePartyEurovision Şarkı Yarışması’nın ayak sesleri artık çok daha yakından duyulmaya başlandı. Yarışmaya az bir süre kala en popüler Eurovision şarkıları NaN Şişhane’de “Parti Zamanı”nda biraraya geliyor.

Türkiye’nin yarışmaya ne zaman geri döneceği bilinmiyor, ancak yarışmanın Türk takipçileri, Eurovision heyecanını kesintiye uğratmamakta kararlı…

Mayıs ayındaki büyük final öncesinde hem bu yıl yarışacak şarkıları hem de dünden bugüne en popüler olmuş şarkıları bir arada dinleyebileceğiniz çok özel bir geceye ve sürpriz konuklara şimdiden hazır olun.

DJ Olcay Tanberken’in bu geceye özel playlistiyle dünden bugüne en sevilen Eurovision şarkıları için 25 Nisan Cumartesi gecesi NaN Şişhane’deki yerinizi almayı unutmayın.

Bu dans ve müzik dolu geceye giriş ücretsiz!

NaN Şişhane; Chilling, Dining, Dancing

Tarih: 25 Nisan Cumartesi
Saat: 22:00
Adres: Evliya Çelebi Mahallesi , Meşrutiyet Caddesi, No 102a Beyoğlu/İstanbul

Telefon: 0212 243 01 74

Nükhet Duru’dan “Aşkın N Hali” şarkılar

27308697420658526Türk Pop müziğine damga vurmuş 11 şarkı, Türk Pop müziğinin efsanevi yorumcularından Nükhet Duru ile tekrar hayat buluyor.

40 yılı aşkın bir süredir müzikseverlerle kimi zaman aşkı kimi zaman çaresizliği kimi zaman da hüznü paylaşan Nükhet Duru, kariyeri boyunca sahnede söylemekten büyük keyif aldığı, kalbine dokunan şarkıları bu albümde topladı. Akustik hucüm kayıt olarak Türkiye’nin en önemli müzisyenleriyle birlikte geçekleşen albüm kaydı, müzikseverlere tam bir sahne performansı hissi yaşatacak.
11 şarkıdan oluşan “Nükhet Duru – Aşkın N Hali” albümü Avrupa Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.

Albümde yer alan şarkılar:

  1. Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler
  2. Sessiz Gemi
  3. Sonbahar
  4. Sarhoşum Ben
  5. Söyleyemedim
  6. O Günler
  7. Yalnızlığım
  8. Ben Seni Çok Sevdim
  9. Döneceksin Diye Söz Ver
  10. Beni Sevdi Benden Çok
  11. Hayat Umutla Başlar

 

Pamela’dan yeni şarkı

p3Pop rock müziğinin renkli ve başarılı ismi Pamela, Nisan’da Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanacak “Aslanlar Gibi” şarkısıyla, dijital platformlar üzerinden dinleyicileriyle yeniden buluşmaya hazırlanıyor. Çok uzun bir süredir müzik dünyasından uzak kalan müzisyenin yeni şarkısını bekleyenler hiç de az değil..

Enerjisi ve dinamiği maksimumda olan single’ın söz ve müziği Barlas Erinç, aranjesi ise Alper Erinç’e ait. Hip hop ve funk melodilerinin de kullanıldığı “Aslanlar Gibi” alternatif pop müziğe zenginlik getirecek bir şarkı özelliği taşıyor.

Burcu Tatlıses’ten ilk albüm

unnamedBurcu Tatlıses’in ilk albümü “Güzel Kokuyorum” LilaRecords etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.

Bugüne dek “Alagül” de dahil 17 albümde 40’dan fazla şarkı sözüyle yer alan, kendine özgü dili ve şarkılara inşa ettiği hikayelerle alışıldık “pop!” algısını zorlayan Burcu Tatlıses, yıllardır kendisini yakından izleyenlerle paylaştığı yorumcu kimliğini bu albümle açık ediyor. Albümde biri cover toplam 11 şarkı mevcut.

Prodüktörlüğünü Cihan Mürtezaoğlu’nun üstlendiği albümde Burcu Tatlıses’in söz ve müziklerinin yanı sıra, Mabel Matiz, Cihan Mürtezaoğlu, Emre Aksu ve Serkan Çevik’le birlikte yazdığı şarkılar da yer alıyor. Ve bir Babazula şarkısı ilk kez bu albümde yeniden yorumlanıyor.

“Koku yaşamın buğusuysa, en çok da şarkıya siner. Çünkü müzik, söz, yaşadığına dairdir. “Güzel Kokuyorum” karmaşık, hepimizi yoran, bazen çözümsüz gibi duran ama sırtını umuda dayamış şimdiki zamanların, geçmiş gibi gelen ama geçip gidemeyen eskinin ve bilinmeyeniyle yarının sularında seyreden, her daim aşkın fonuna sinecek bir duyum.”

Burcu Tatlıses, şarkı sözleri ve besteleriyle, Funda Arar, Mustafa Ceceli, Fatih Erkoç, Zuhal Olcay, Yıldız Usmonova, Nilgül, Göknur, Esma Er albümlerinde yer aldı. Bir İstanbul Masalı ve Zerda dizisinin jenerik sözlerini yazdı. Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinde yer alan Aşk Vurur adlı şarkıyı yazdı ve yorumladı. “Alagül” , “Seni Severdim”, “Senden Öğrendim”, “Mor Yıllar” gibi şarkıları en çok dinlenenler arasında yer aldı. 2014 sonunda “Sen Dur Ben Gölge” adlı ilk şiir kitabını yayımladı. Lansman konseri önceki gece Babylon’da gerçekleşen Burcu Tatlıses’in albümünün ilk videosu ise “Ay” şarkısına geldi.

Çiğdem Erken’in “Manita”sı görücüye çıkıyor

Çiğdem ErkenTürk müziğinin önemli isimlerinden Çiğdem Erken’in, “Kız Kafası” ve “İstanbul Kızı” albümlerinden sonra 3. albümü “Manita”, Sony Music etiketi ile müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 1995’ten bu yana toplam 45 tiyatro oyununun müziğinde piyanist, müzik direktörü ve besteci olarak yer alan Çiğdem Erken’in yepyeni albümü “Manita”nın prodüktörlüğünü İskender Paydaş üstlendi. Çiğdem Erken’in çok küçük yaşlarda başladığı ve birçok ödül ve akademik başarı sığdırdığı müzikal kariyerinin 3. albümü “Manita” iTunes’ta ön siparişe bugün açıldı. Önümüzdeki günlerde Can Saban yönetmenliğinde çekilen klibi de yayınlanacak olan albümün çıkış şarkısı, sözü bestesi sanatçıya ait “Öyledir Geçer Zaman” tüm radyo ve dijital platformlarda.

Röportaj: Gece

gece_yenib
“Gece” nin müzikal yolculuğunu ve geride kalan iki albümün oluşumunu kısaca anlatır mısınız?

Gece, Can ile Eren’in lise yıllarında kurdukları bir grup. Bu kadroya 2000 yılında Gökçe ve 2005 yılında Erdem dahil oluyor. En başından beri kendi bestelerini yapan ve bu bestelerleri dinleyiciyle buluşturmayı hedefleyen bir grup. 2002 yılından itibaren Ankara’da barlarda çalmaya başlıyor ve bu 2008 yılında ilk albüm kaydına kadar devam ediyor. Barda çalınan dönemde bir gece Koray Candemir bara geliyor ve böylece grupla Koray arasında diyalog başlıyor. Bu Koray’ın 2008 yılında çıkan ilk albüm olan İçinde Saklı’ya prodüktör olmasıyla sonuçlanıyor. O albüme 4 tane video klip çekiliyo ve sonra 2010’da Gamsız singleı yayınlanıyor. Ondan bir sene sonra da grup kendi ismini taşıyan ikinci albümünü çıkarıyor. Bu albüme de dört tane klip çekiliyor. 2014’te çıkan 3. albüm İyi Nİyetli Bir Gün’e kadar da bir kaç proje içinde yer alıyor Gece. Bunlardan biri 2013 Fifa 20 Yaşaltı Dünya Kupası resmi şarkısı ve diğeri Nilüfer 13 albümünde Nilüfer’le beraber söylenen “Başıma Gelenler” şarkısı.

“İyi Niyetli Bir Gün” albümünde kimlerle çalıştınız?

İyi Niyetli Bir Gün albümünün prodüktörlüğünü Efe Bahadır’la beraber yaptık. Kayıt aşamasında bir önceki albümüzde olduğu gibi Volkan Gürkan ile çalıştık. Bunun yanısıra şarkılarda renk enstrümanlarda pek çok arkadaşımızın desteği oldu. Örneğin Güller şarkısında Fatih Ahıskalı bize uduyla eşlik etti ve piyano partisyonlarında Burak Erkul’un katkıları oldu. Albüm kayıtlarında zengin bir kadro var diyebiliriz.

Neden “İyi Niyetli Bir Gün” peki? :)

Aslında albümü yaparken ve bir süredir toplum olarak iyi niyetli günler geçirmiyoruz. Albümün ismi bu açıdan geleceğe dönük bir temenni niteliğinde.

“İyi Niyetli Bir Gün” albümünün çıkış çalışması “Derbeder” i ilk kez Koray Candemir’in sahnesinde canlı performansınızla dinleme şansı yakalamıştım o zaman henüz albüm çıkmamıştı. Şarkı o kadar keyifli ve eğlenceliydi ki ertesi gün aradığımda yeni albüm habercisi olduğunu öğrenip albümün çıkışını bekleyenler kervanına katıldım :) Dinleyicilerinizin reaksiyonu bu şarkıya  nasıl oldu?

Şarkı swing ritimlerini içeren ve hep beraber söylenebilen bir rock n roll şarkısı. Hal böyle olunca, şarkı konserlerde güzel ve yüksek enerjili bir reaksiyon alıyor. Dinleyicilerimiz konserlerde şarkıyı bizle beraber söylüyorlar.

“Derbeder” in klibi için kimler çalıştınız?

Derbeder klibi Ali Demirel yönetmenliğinde çekildi. Ali’nin fikri Derbeder bir arkadaş topluluğunun Gece performansında eğlenmesini anlatmaktı. Bu doğrultuda klibi oluşturduk.

Albüm çıktığında beni en çok etkileyen şarkınız “Yanımda Kal” olmuştu ve bu şarkıya da harika bir klip çektiniz. Bunun hikayesi ve klip için kimlerle çalıştınız bizelere bahseder misiniz?

Yanımda Kal’ı albümden beş ay önce single olarak çıkardık. Klibin yönetmeni ise yakın arkdaşımız da olan Gönenç Uyanık. Bu klipte birbirinden kopamama durumunu bir çiftin su altı performansıyla gösterdik. Su altı çekimi Gönenç ve bizim için ilk defa denediğimiz bir durum olduğundan oldukça heyecan vericiydi.
Ardından “Bomonti Sokakları” klibi geldi ve bu klipte dinleyicilerinize bir de sürpriz oldu ve klipte Cahit Berkay’ı izledik. Hem klip için kimlerle çalışıldı hem de Cahit Berkay’ la yollar nasıl kesişti?

Bomonti Sokakları 4 farklı dönemdeki performansımızdan oluşan bir klip. Şarkının hikayesine uygun olarak yönetmen Burak Çaldır’ın bir fikriyle oluştu. Buna göre 1940 öncesi dönem, 70’lerin disco dönemi, 80’lerin punk dönemi, ve günümüz dönemi performanslarından oluşuyor. Tüm dönemlerin kıyafetleri ayrı olarak seçildiği için hem hazırlık açısından hem klip çekimi oldukça eğlendiğimiz bir klip çekimi oldu diyebiliriz. Cahit Abi dönemler arasındaki geçişerin duygusunu tamamladı klipte. Bizim için çok değerli bir müzisyen.. Geçmişle ilgili müziğimzde özel bir referans noktası kendisi. Bizi kırmayıp klibimizde yer alması hepimizi çok mutlu etti.

Sıla ile yaptığı projelerle tanıdığımız “Efe Bahadır” ında bu albümde çokca ismini görüyoruz onunla nasıl bir çalışma fırsatı yakaladınız?

Efe’yle 2010 senesinde tanıştık ve tanıştığımızdan itibaren çok hızlı kaynaştık. İyi Niyetli Bir Gün’den önce de kendisiyle hem ikinci albümümüzde hem de 20 Yaş Altı Dünya Kupası şarkısında beraber çalışma fırsatımız oldu. Kendisiyle kimyamız çok iyi olduğundan bu albümün prodüktörlüğünde beraber çalışmaya karar verdik. Çok iyi bir müzisyen olmasının yanı sıra, Efe oldukça pozitif bir insan ve albüm kaydı gibi zorlu bir süreçte morali sürekli yukarda tutmayı başarabiliyor. Bu bir prodüktör için oldukça önemli bir meziyet.

Şarkı sözlerinin çoğunluğu Can Baydar imzası taşıyor. Aynı zamanda da bir çok isme şarkı verdiğini biliyorum peki Can Baydar bunları nasıl yazıyor ve nelerden ilham alarak yazıyor?

Çocukluğumdan beri içimden gelen bir şey şarkı yazmak. Bana bir dostuna derdini anlatmanın en kolay yolu gibi geliyor. Nasıl olduğunun formülünü ınanın ben de bilmiyorum. Şarkı yazarı olmak aslında bütün hayatınızı kaplayan bir durum. İlham işine pek fazla inanmıyorum.Müzik hayatın içinde ufacık anlarda saklı duruyor. Sadece konsantre olup havada uçuşan sesleri kelimeleri yakalamaya çalışıyorum. Şarkı yazmak doğal bir dürtü benim için…

Şunu belirtmek isterim ki; çok özel ve önemli isimlerle çalışılmış bu albümde ve gerçekten özel bir albüm olmuş. Peki “Gece” nin ilerleyen zaman için müzikal yolcuğunda ilerdeki hedefleriniz neler?

Öyle uzun dönemli, çok ileriye dönük hedefler koymuyoruz. Sadece yapabileceğimiz kadar şarkı yapıp bunu da sahnede dinleyicilerle buluşturmayı planlıyoruz.  Zaten müzik yapıyorsanız da işin tek özü bu. Şarkı yapmak ve konserlerde bu şarkıları dinleyicilerle buluşturmak.

2013’te Fifa u20 için “Yıldızlar Yükseliyor” şarkısını yaptınız bunun gibi başka projelerde de yer almak istiyor musunuz?
Gökçe ve Can futbola acayip meraklıdır. Futbol fedarasyonundan böyle bir teklif geldiğinde hepimizi heycanlandırdı.. En önemlisi de bu zaten.. Yine bizi heycanlandıran ve bizim pozitif katkı saglayabıleceğimize inandığımız projeler olursa içinde yer alabiliriz. ‘Yıldızlar Burdan Yükseliyor‘ şarkısı gerçekten başarılı bir işbirliği oldu.

Uzun zaman sonra bildiğimiz ve soundunuzla kaybolmadan ayakta durup tarzınızı sürdürmeyi başardınız. Bunun için nasıl bir çabanız var?

İçimizden gelen müziği piyasanın dayattığı plastik filitrelerden geçirmektense ,kalbimizin ve aklımızın bize söylediklerine odaklanıyoruz. Dinlemekten keyif aldığımız müziği yapıyoruz.Mütevazi olmaktan da sıkıldık aslında açıkçası son albümde yakaladığımız ses bütünlüğünü ülke standartının çok üzerinde. Çok çalışıyoruz ve çok sabırlıyız.. işin püf noktası bu.

Kimleri dinlersiniz?
Hepimiz 10 yaşından beri profösyönel birer müzik dinleyicisiyiz:) O yüzden bu sorunun cevabı her şey.Her şeyi dinliyoruz.. Zeki Müren‘den Nirvana‘ya Adele‘den Müslüm Gürses diyelim siz anlayın:)

“….gibi olsak” dediğiniz bir grup var mı?

Bunun gibi hayaller daha küçük yaşlarda oluyor.Zamanında tabiki vardır öykündüğümüz bir çok grup ,müzisyen. Ama müzisyen olmak ,sanatla ilgilenmek insanın hep özünü araması ile ilişkili.Biz de kendimizden yola çıkarak başkalarını anlamaya çalışıyoruz.Kendi hikayelerimizin öznelerini ortak kılmaya çalışıyoruz.

“ Ya…… ile beraber bir şarkımız olsa.” Dediğiniz bir kişi ya da grup var mı?

Çok çok fazla:) Kibariye, Paul McCartney ve biz hep beraber bir şarkı yapmayı çok isterdik..(şaka değil):) Nilüfer ile birlikte Başıma Gelenler şarkısını seslendırdik ve bu da hepimizin cocukluk hayaliydi. Hepmizin evinde hep dinlenirdi Nilüfer ve yıllar sonra onunla birlikte olmak gerçekten cok bütük keyif oldu.Şarkı çok sevildi hala konserlerde ortalığı yıkıyor..

Kendi gözünüzle müzik piyasasını eleştirmenizi istesem ne dersiniz?

Aynı nakarat hep aynı aynı..yarısı bayat hep aynı aynı…

Peki sosyal medya ile aranız nasıl?

gecemusic uzantılı bütün adreslerde biz vardız..Elimizden geldiğince içerik paylaşıyoruz.Bazen eğlenceli bazen çok saçma hissettiriyor.Ama yeni müzik piyasası böyle hepimizi maymun ediyor.

Digital platform üzerinden dinleyicilerinizle buluşmak için projeleriniz var mı?

Evet yeni yeni oturmaya başlayan digital müzik platformlarında biz de yerimizi alıyoruz.Müzik artık internette o yüzden müzisyenler bu duruma adapte olmak zorundalar.

Belirlenmiş konserlerinizin tarihlerini öğrenebilir miyiz?

Bize ait sosyal medya hesaplarından bu tarihleri bulabilir dinleyicilerimiz.Son albüm ‘İyi Niyetli Bir Gün’ ile birlikte cok sayıda anadolu konseri yaptık aynen devam ediyoruz. Her an her yerdeyiz.

Peki ya sosyal medyadan size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilir?

gecemusic uzantılı bütün sosyal medya hesapları bizden sorulur:)

Sizlerin takipçilerinize ve Dikkat Müzik okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Onları ne kadar çok sevdiğimizi ve bizim için ne kadar değerli olduklarını zaten biliyorlar.Konserlerde bizi yanlız bırakmayan bütün Derbederlere sevgiler yollayalım.Dikkat Müzik ekibine ve tüm okurlarına sevgiler.Müziğin peşini asla bırakmayacağınızı biliyoruz._ERS1033

Gülçin Ergül “Bir Tanecik Aşkım” ile döndü

gulcinergulHepsi grubundan ayrıldıktan sonra solo müzik kariyerine tek başına başarıyla devam eden; güçlü sesi, dansçı, müzisyen ve oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Gülçin Ergül, 2011’de çıkarmış olduğu “Bravo!” isimli ilk solo single’ı ve oldukça ilgi gören “Ara Ara” klibinin ardından, Arpej Yapım etiketiyle çıkacak olan “Bir Tanecik Aşkım” isimli yeni solo maxi single’ı ile geri dönüyor.

Son yıllarda, İngilizce akustik cover yorumları ve What Da Funk grubuyla yaptığı canlı funk performanslarıyla müzikseverlerin dikkatini çeken genç sanatçı, yepyeni üç şarkı ve bu şarkıların remix ve karaoke versiyonlarından oluşan, 2. solo maxi single’ı ile Türk müzik sektörüne yepyeni bir soluk getiriyor.

Albüme ismini veren pop tarzındaki çıkış şarkısı “Bir Tanecik Aşkım”ın söz ve müziği Gülçin Ergül’e, düzenlemesi ise birlikte sahne alacağı ünlü müzisyen, aranjör ve besteci İskender Paydaş’a ait.

Gülçin’in gerçek aşk hikayesini yansıtan şarkısının klibi, başarılı reklamlara imza atan ünlü reklam yönetmeni İlkay Kopan tarafından, 2 ayrı günde çekildi.

MSGSÜ Devlet Konservatuvarı Bale ve Modern Dans mezunu ve dolayısıyla dans kompozisyon eğitimi almış bir koreograf olan Gülçin, latin ve modern dansın harmanlandığı klip koreografisini de bir latin dansçısı olan Nursel Can ile beraber hazırladı. Ayrıca Gülçin, klip için çok kısa bir sürede, son zamanların yeni trendy sporu olan pole dans öğrendi. Yakışıklı Rus aktör ve model Oleg Sukhoverkhov’un da rol aldığı klipte yine Günseli Türkay’In tasarımlarını giyen Gülçin’in latin kostümü de Espaki tarafından özel dikildi.

Söz ve müziğinin yine Gülçin Ergül’e ait olduğu, aşkın yüceliğini vurgulayan pop/indie tarzındaki “Aşkın Tezahürü” isimli şarkının düzenlemesini de Türkiye’nin önemli caz piyanistlerinden olan, besteci ve kompozitör Çağrı Sertel hazırladı.

Aynı şarkının DJ Erdinç Erdoğdu tarafından yapılan Chillstep Remix versiyonu da şarkıyı başka bir yorumla dinleyiciye sunuyor.

Maxi single’da zengin vokal düzenlemesiyle dikkat çeken bir diğer yeni şarkı olan “Geç” in de söz ve müziği, aynı zamanda Hepsi’nin bir çok başarılı şarkısının da yazarı olan ünlü yönetmen Süleyman Yüksel’e, düzenlemesi de yine Temel Zümrüt’e ait.

Gülçin, maxi single’da, Twitter’daki yoğun ilgi üzerine, şarkı söylemeyi seven dinleyicileri için, şarkıların karaoke versiyonlarına da yer verdi.

Albüm masteringleri Çağlar Türkmen tarafından yapıldı.

Albümün kapak fotografları ünlü fotografçı Mehmet Turgut tarafından çekildi, kartonet tasarımı da yine Mehmet Turgut’un ekibi tarafından tasarlandı. Gülçin’in albüm kapağı için tasarlanan kostüm, modacı Perihan Akı tarafından hazırlandı. Fotoğraf çekimlerinde Günseli Türkay, Arzu Kaprol ve Selim Baklacı’nın tasarımlarını giyen sanatçının stylingini Tuğçe Ülkümen üstlendi.

Emir Yargın’dan “Geri Dönüşüm Kutusundaki Anılar”

emiryarginİlk albümü ‘Tokat’ ile 2011 yılında dinleyicileri ile buluşan Emir Yargın, olağandışı hikayelerini, kendine özgü elektronik müziği ile harmanladığı sıradışı ikinci albümü ‘’Geri Dönüşüm Kutusundaki Anılar’’ ile müzik severlerin karşısına yeniden çıkıyor.

Emir yargın, 2014 yılında yayınladığı ‘Kanka Olurduk Ölümüne’ single’ından sonra, on şarkıdan oluşan GDKA albümünü gün yüzüne çıkarıyor. GDKA’nın geneline duygusal bir hava hakim olsa da, Emir Yargın bu albümde de eğlenceli yanını tabi ki gösteriyor. Emir Yargın, ikinci albümü ‘Geri Dönüşüm Kutusundaki Anılar’ ile, alışılmışın dışındaki tarzının tek savunucusu olmaya devam ediyor.

Geri Dönüşüm Kutusundaki Anılar; gazelden deep house’a uzanan, birbirinden çok uzak türlerden besleniyor. ‘Deneysel müzik’ yapımını profesyonel bir aranje ile birleştirerek; duygusal şarkıları, beklenmedik süprizler ile sunuyor. GDKA; Emir Yargın’ın duygusal olarak yeniden kendini inşa ettiği bir döneme denk geliyor. Şarkıların neredeyse tümünde, aşkın, nefretin, uyumsuzluğun, ilişki açmazındaki çaresizliğin, aynı zamanda korumacılığın ve alaycılığın ince detayları işleniyor.

Albümdeki tüm şarkıların sözleri yine Emir Yargın’ a ait. Müzikler ve düzenlemeler başarılı elektronik müzik prodüktörü Kzu’ ya (Murat Yılmaz) ait. Şarkıların hikayelerini anlatan fotoğraflar ise Dilan Bozyel’ in objektifinden…

Albümün dikkat çeken bir diğer özelliği de interaktif web sayfası ile dinleyiciyi kendi dünyasına çekerek farklı bir deneyim yaşatıyor olması. Bu deneyim için Emir Yargın sizleri ‘GDKA’ evreninde yolculuk yapmaya davet ediyor. Albümün görsel konseptini de yapan Doub.co ‘nun yarattığı siteyi gdka.co adresinden ziyaret edebilirsiniz

Hard Rock Cafe Istanbul’u hangi müzik grubu temsil edecek?

HRRHRC Istanbul’u temsil etmesi için seçilen gruplar şimdi de Hard Rock’ta Perşembe akşamları gerçekleşecek konserlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Hard Rock, beş yıldan bu yana her yıl, uluslararası sahnesinde yetenekli müzik gruplarını ağırlamak üzere dünya çapında bir arayış başlatarak genç müzisyenlere verdiği sözü devam ettiriyor. Online oylama ile HRC Istanbul’u temsil etmesi için belirlenen gruplar yarışma için ilk canlı performanslarını 5 Mart 2015’te gerçekleştirmeye başlayacaklar.

Her hafta 3 grubun canlı performans sergileyeceği bu süreçte jüri koltuğunda, Sony Music Genel Müdürü Şemsettin Göktaş, Pentagram’dan Tarkan Gözübüyük, Aylin Aslım, Karnaval’dan Yalçın Birol ve gazeteci Barış Akpolat yer alacak ve o hafta haftanın birincisi seçilecek.

Her haftanın birincisi olan grup son olarak 26 Mart’ta büyük final için performanslarını sergileyecekler ve jüri kararı ile belirlenecek bölge birincisi, Hard Rock Cafe Istanbul’u temsil etmek ve Barcelona’da çalmak için aday olmaya hak kazanacak.

Hard Rock Cafe Istanbul’da Perşembe akşamları gerçekleşecek olan yarışmanın konser takvimi ise şöyle;

5 Mart 2015 – 22:00 – Merlyn, Konseptsiz, Soul Sacrifice
12 Mart 2015 – 22:00 – Bonn The Band, Agency, Baht
19 Mart 2015 – 22:00 – Rubber Walrus, Orblood, In White

Jüri, kararını verirken grupları desteklemek için canlı performanslarını izlemeye gelenlerin sayısını dikkate alacak.

İrem’le Her Bi’şii’ de Can Bonomo Röportajı

CB10Herkese Merhaba;

Bu haftanın röportajını Can Bonomo ile yaptık. Sevgili Can’la yıllar önce Number1 Fm ve eski adıyla Radyo Klas‘ta (Number1 Türk) beraber yayınlar yapıp, keyifli programlara imza atmıştık. Yıllar sonrasında müzisyen kimliği ile karşımıza çıkan Can Bonomo; yepyeni “Bulunmam Gerek” isimli albümünü 13 Ocak akşamı Jolly Joker İstanbul sahnesinde harikulade bir albüm lansmanı ile sevenlerine tanıttı.Bonomo 20-12

Albüm lansmanında hem Can Bonomo’nun yeni albümle tanıştık, hem eski albümlerini dinledik, hem de Sertap Erener, Fatma Turgut ve Can Bonomo’dan bir Barış Manço coverı “Kara sevda” yorumunu dinleme şansımız oldu. Gerçekten hepimizin unutamayacağı bir gece yaşattı bizlerle… Hadi şimdi hep beraber yeni albümü “Bulunmam Gerek” ve gelecek planlarını konuştuğumu keyifli sohbetimizle devam edelim… Buyrunuz :)CB15

İlk albüm “Meczup” ardından “Aşktan ve Gariplikten” ve şimdi “Bulunmam Gerek” ile sevenlerinin karşısına çıktın. “Bulunmam Gerek” albümünün hikayesini anlatır mısın?

Zaman doğrusal bir çizgide ilerlerken hayatların yükselen ivmeler göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Üretiyorum çünkü kendime kendimi geliştirmem gerektiğini hatırlatmam gerekli. ‘’Bulunmam Gerek’’ benimle birlikte büyüyüp gelişmiş bir albüm.

Yaptığım işe “İstanbul Müziği” dememin sebebi, İstanbul’a olan hayranlığımdan kaynaklanıyor. Her an her sesi barındıran, kaosu ve düzeni kendi kontrolünde yürütebilen bir şehir olmasını yaptığım müzikle bağdaşlaştırabiliyorum. İlk albümümden itibaren yazdığım ve bestelediğim her iş bu türün bir incelemesi oldu. Bulunmam Gerek ile taşların yerine oturduğunu hissediyorum. Bonomo-1

Albümde kimlerle çalıştın?

Albümün söz ve müzikleri bana ait. Düzenlemeleri Can Saban yaptı ve herzamanki gibi The Fatlab’de kaydedildi. Mix ve Mastering Ali Rıza Şahenk’e ait. Ekibe eklenen iki yeni isimden biri Fatma Turgut diğer biri ise Orçun Sünear (Sattas) oldu. Fatma albümün vokal koçluğunu ve geri vokalleri yaptı. Orçun’la ise ‘’Kaçak’’ adlı şarkımı beraber söyledik.

Fatma Turgut ve Orçun’la çalışma fikri nasıl ortaya çıktı?

Fatma benim en yakın dostlarımdan biri. Albüm çalışmalarını yürütürken her zaman olduğu gibi yanyanaydık. Albümün vocal koçluğunu ve back vocal’lerini yapmayı kendi teklif etti. Yapbozun en önemli parçalarından birini tamamladığını düşünüyorum.CB20

Albümde 10 şarkının da sözü müziği sana ait bunu nasıl başarıyorsun? Şarkılarının hikayeleri senin ilham kaynağın nereden geliyor?

Yazmak benim işim. Sürekli olarak ilham gelmesini ya da bir şeylerden etkilenmeyi beklemem mümkün değil. Haftaiçi saat 9 gibi kalkıp yazmaya başlıyorum. Akşamüstü 6 ya doğru masadan tüm gün yazdıklarımın yaklaşık yüzde beşiyle kalkıyorum. Bunlar ya beste oluyor ya da şiir olarak bir köşeye ayırıyorum. Hayatın kendisinden beslenmek çok klişe duyuluyor fakat klişe olmasının sebebi genel geçer olmasından kaynaklanıyor sanıyorum. Dinlediğim şarkılar, izlediğim filmler ve izlemlediğim hayat bana yazma güdüsü veriyor. 

Değişik projelerle karşımıza geliyorsun örneğin internetten canlı yayınlar , akustik perforsmanlar bunlarla alakalı çalışmalarınız var mı?

Online konser serisi ‘’ev oturması’’ fikri 2011 yılında benim evimde kalabalık bir müzisyen ekibi çalarken ortaya çıktı. O an yapmakta olduğumuzu işi canlı olarak insanlarla paylaşmanın iyi bir fikir olacağını düşündük. İlk yayınımızı bin kişi izledi. En son yaptığımızda bu rakam 30 bini aştı. Şubat ayında tekrarlamayı düşünüyoruz.  www.canbonomo.com dan detayları öğrenebilirler.CB11

İnanılmaz sağdık ve seni takip eden bir dinleyici kitlen var bunu nasıl ayakta tutabiliyorsun?

Yolun en başından beri peşimizde olan ve bizimle büyüyen bir kalabalık var. Biz yaptığımız işi onlarla paylaşabilmek için yapıyoruz. Samimiyetimizin farkındalar. Samimiyet bu işi ayakta tutan şeylerin yapıtaşı. Eğer yaptığınız işte samimiyseniz sonucu ne olursa olsun onu sonsuza kadar yürütebilirsiniz.

Can Bonomo  peki “Şuan hayallerimin tamamına ulaştım.” Diyebilir mi?

O zaman yeni bir şeyler üretme motivasyonunu bir kenara bırakalım yaşamanın dahi bir anlamı kalmaz. Oldum dediğiniz yer durdum dediğiniz yerdir. Ben duracak yaşta olduğumu düşünmüyorum.

Televizyon dizilerinde daha önce yer aldın peki bundan sonra böyle bir düşüncen var mı? Yada internette bir “ Bonomo Team Tv” gibi bir internetten kanalı açma fikrin? :)

İçime gerçekten sinecek bir proje olursa neden olmasın. Öte yandan öyle bir projenin karşıma çıkma ihtimali konusunda optimist olamıyorum. Şuan istediğim yerdeyim. Çalıştığım ekip, sevdiklerim ve kurduğum dostluklar yerli yerinde. Albüm yeni bitti. Sırada ikinci şiir kitabım için yazmam gereken uzun bir dönem var. Sonrası meçhul.CB KLİP2

Bir radyo televizyon mezunu olarak kendi sinema filmini çekme düşüncen var mı?

Mezun olduktan sonra yazarlıktan ziyade senaryo doktorluğuna eğildim. Senaryo doktoru hali hazırda yazılmış olan bir senaryonun yapı, karakterizasyon, diyalog ve tema gibi elementlerini parlatan , hikayenin yapısından işe girerse olası çökme ve kırılmaları hesaplayarak engelleyen kişi. Yani sinema konusunda başkası adına daha iyi düşünebiliyorum. Kendi adıma düşünmeye henüz başlamadım. Yakın bir zamanda başlayacağımı da sanmıyorum.

Yeniden beraber radyo programı yapalım mı? :) Şaka bir yana yeniden radyo programcılığı yapmak ister miydin?

İsterdim! Radyoyu bıraktığımdan beri istiyorum. Geçen sene öyle bir atılım yapmaya kalktım sonra vakit bulamadım. Belki bu sene yaparım. Neden olmasın? :)CB3

Şiire düşkünlüğünü biliyorum. Şiir üzerine projelerın var mı?

Bu aralar “OT” dergisinde aylık şiirlerimi yayınyılıyorum. Senenin sonuna doğru da ikinci şiir kitabım çıkmış olur.

Can Bonomo sürprizleri olacak  mı yakında? Biraz ipucu alma şansımız var mı? :)

Valla bana da sürpriz oluyor öyle şeyler. Bakalım…

Sosyal medya adreslerini bilmeyenler için bizimle paylaşır mısın?

www.canbonomo.com da bütün adreslerimiz yazılı…

Peki senin dinleyicilerine söylemek istediklerin varsa onları alalım :)

Eyvallah :)CB8

Bu Hafta ” D-Blok D-7″

IMG_1619-2

Herkese yeniden “Merhaba” :)

Bu hafta size keyifli bir oyundan bahsedeceğim. Oyunun adı ” D- Blok D:7″ adı ilginç gelebilir ama şunu söylemeliyim ki; oyunun adını kendi evinizin adresi ile değiştirdiğinizde bir anda sahnedeki oyuncular yerine; siz sahnedesiniz gibi hissediyorsunuz…

Bu keyifli oyuna iki arkadaşımla beraber gittik ve ikisinin de oyun sonunda yorumu aynı oldu. “Sanki bizim evin içerisine bir kamera koymuşlar ve  bizleri izleyip, yazmışlar …” Oyunun yazarı ve yönetmeni; Yelda BASKIN. Oyuncular; Elif Ürse (Leyla) , Ayşe Demirel (Şükran), Cem Sürgit (Emek)IMG_1663-2

“D-Blok D:7” nin  hikayesi; konservatuvar’ın oyunculuk bölümünü bitiren bir kadının okul süresince hayalleri ve okulun ardından iş bulmak için çabasını, onun işsiz ve karamsar erkek kardeşi ve iki çocuğunu babasız büyüten ve dimdik ayakta duran anne… Bu orta sınıf çekirdek ailemiz gündelik yaşamlarında birbirlerine karşı müdehalelerine odaklanarak “başka türlü bir dünyanın ne şekilde mümkün olabileceği” sorusunu mercek altına alıyor.IMG_1648

Oyuncuların sahne performanslarına hayran kalacağınıza emin olabilirsiniz. Hepimizin hayatının artık ortasında bulunan televizyonun insanlar üzerindeki etkisinden, bir oyuncunun acımasız yönetmenlerin ellerinde bir rol almak ve kendini gösterebilmek için yaşadıkları, iş arayan ama sevmediği işi yapmamak için çırpınan bir gencin yaşadıkları ve bununla beraber her birinin kendi sorunlarına rağmen aynı ev içerisinde birbirlerine tutunarak yaşamaya çalışmalarını anlatan bu oyun aslında hepimizin evinde yaşananların kısa bir özeti gibi.. Zaman zaman hüzünleneceğiniz, zaman zamanda gülümseyeceğiniz bu oyunun hele bir de son sahnesi var ki… Hadi sürpriz olsun bu da :)10258861_1596911230520442_1471109587902445842_o

Oyunu 25 Şubat’ta Çıplak Ayaklar Kumpanyası sahnesinde izlemeniz mümkün bence kaçırmayın ve kendinize dışarıdan bakın.

İrem Ezgimen