Rashit: “İnsan Neslinin Sonu”

rashit1999 Yılında yayınladığı ‘Telaşa Mahal Yok’’ albümüyle Türkiye şehir müziğinin oluşmasında ve gelişiminde önemli rol oynayan RaShit’in 4. Stüdyo albümü ‘’İnsan Neslinin Sonu’’Ada Müzik etiketiyle yayımlandı. Bugüne dek yaptıkları şarkılarla ezberbozan Rashit, kuruluşunun 20. Yılında yayınladığı bu albümü bugüne kadar yayınlanan diğer albümleri gibi, yine bir konsept albüm olma niteliğinde. Prodüktörlüğünü grubun davulcusu Orkun Tunç’un üstlendiği albümün tüm şarkı sözleri ise grubun gitaristi ve kurucusu Tolga Özbey’in imzasını taşıyor.

‘’İnsan Neslinin Sonu’’ nda sözler günümüz insanının duygularını yitirmesine ve mekanikleşerek kendine yabancılaşmasına neden olan modern hayata odaklanıyor: Hepimizin yaşadığı duygu hallerinden yola çıkarak, manevi arayışların kaçınılmaz olarak nihilizme ulaşmasını hikayelendiriyor. “İnsan Neslinin Sonu” grubun punk, post-punk, new-wave, post-rock, indie, garage, drone gibi batı soundları yer yer Balkan ve Asya müziği ile bütünleştirdiği bir olgunluk albümü olarak tasarlanmış.

12 şarkının yer aldığı albümde bir Nazan Öncel, bir de Göksel düeti ile birlikte grup tarafından tek seferde yorumlanan bir “Dombra” şarkısı (eski bir Nogay Türküsü), ritmik yapısı ve duygu olarak punk hissettiren bir şarkı ‘’Hep Yokluğa’’ bulunuyor.

Nazan Öncel’le söylenen ‘Kancalar’ şarkısı; bestesi James Bond serisinin müziklerini yapan John Barry’nin ‘Persuaders’ adlı TV dizisinin tema müziğinden esinlenilerek yapıldı. Oğuz ve Nazan Öncel’in sesleri şarkıyı bambaşka bir boyuta taşıdı.

Göksel’le söylenen ‘İki Gölge’ şarkısı; 60’larda Sandy Possey’nin ‘All Hung Up On Your Green Eyes’ şarkısının yorumu. Bülent Pozam’ın sözleriyle “Süheyl Denizci Orkestrası ve Şehrazat” tarafından 1967 yılında kaydedilmiş bir şarkı.

Müzik Danışmanılığını Jay Dobis, Murat İgor Atalay yaptı. Kapak fotoğrafı Göksel Balaban’a,
arka ve iç fotoğrafı Sema Korkmaz ve Ertuğ Dinseven’e, kapak tasarımı ise Kadir Akkara Yardımcıya ait.

Erdem Yener İstanbul Bronx konseri, yeniler, yeniler…

Herkese merhabalar;

Bu hafta sağlık sorunları yüzünden “Dışarıda neler oluyor?” diye pek bakamadım ama  28.02.2013’te Ghetto sahnesinde “Jehan Barbur” vardı. 01 Mart 2013 Roxy sahnesinde “Yüksek Sadakat” vardı.

Size aslında bol bol Jehan Barbur, Birsen Tezer ve tabii ki Bülent Ortaçgil şarkılarından ve konserlerinden bahsetmek isterim çünkü benim için çok farklı hatta  fazlasıyla büyülü demek daha doğru olacak.  Fakat yazının ana konusuna geri dönmem lazım yoksa bu konuda yazdıkça yazmak istiyorum :)erdemyener

Erder Yener’i büyük bir çoğunluk belki bir Gsm firmasının reklamlarından tanıyorsunuz ama benim kendisini tanımam sevgili Tanju Eren’in “Tanju Eren 40” albümü sayesinde oldu. Erdem Yener; Tanju Eren‘in “Tanju Eren 40 ” albümünde ” Aşk Yok Aslında” şarkısını seslendirdi. ( Bu arada o albümde tadından yenmez kıvamındadır. Albümde Tanju Eren şarkılarını; Koray Candemir, Aslı, Harun Tekin, Teoman, Nev, Aylin Aslım, Erdem Yener, Kenan Vural, Gamze Amus seslerinden dinleyebilirsiniz.) Ben ilk kez Erdem Yener’i o albümde dinledim. (Erdem’le bizi tanıştıran kişide sevgili Tanju Eren’dir. Onada çok teşekkürler…) Aradan bir süre sonra bir gıda firmasının kek reklamında ekranlarda gördük ve çok zaman geçmeden de Gsm operatörü ve diziler de görmeye başladık. O aslında oyunculuğunun dışında bir müzisyen ve aslında yaptığı müzikle anılmak onun için çok önemli…

Erdem Yener’in ilk albümü “Kirli” 2008 yılında çıktı. Albümün çıkış şarkısı “Belki” olmuştu. “Belki” şarkısını hala dinlemeyen varsa aranızda şimdi okumayı filan bırakın da açıp o şarkının sözlerini detaylıca bir dinleyin. (Nasılsa buradayım kaçmıyorum “Belki” link’i hemen aşağıda ;) )

Albümün ardından Erdem Yener’i ayda bir sefer  Beyoğlu Hayal Kahvesi sahnesinde izleme şansımız oldu. O süreç içerisinde reklam çekimleri, dizi çekimleri ve konserler derken bir ara Erdem Yener kayıplara karıştı. Bu kayboluşun ve sessizliğin ardından bir sürpriz bekliyordum ve tam tahmin ettiğim gibi oldu “Rüyalar Kızı” single çalışması ile geri geldi. İyi ki de geldi… ( “Rüyalar Kızı” klibini izlemek isteyenler sayfanın aşağısına bakınız . ;) )

Erdem Yener’in “Rüyalar Kızı” single çalışmasının ardından ilk İstanbul konserini 02.03.2013 tarihinde İstanbul Bronx sahnesinde verdi. Bir gece öncesinde de İzmir izleyicisi ile buluşan Erdem Yener daha İstanbul’a adım atmaz kendisini sahnede buldu. Konsere “Rüyalar Kızı” ile başladı “Kirli” albümünün tüm şarkılarını dinledik, arada Incubus, Muse coverları da söyledi. Benim için en önemli iki sürpriz oldu birincisi “Aşk Yok Aslında” şarkısını ilk defa orada canlı dinledim, ikincisi de yeni yapmış olduğu bestesini ilk kez sahnede bizlere çaldı. 

Erdem Yener’i sahnede izlemeyenler varsa aranızda şöyle anlatabilirim; esprili, güler yüzlü, doğal hatta o kadar doğal ki “sıkıldınız mı? sıkıldıysanız söyleyin bende yanınıza gelirim” diyecek kadar rahat ve güvenli izlemenizi tavsiye ederim. Erdem için “on parmağında, on marifet bir adam”  demek mümkün diye düşünüyorum. Tv, müzik, cast, reklam her yerde… (Bir sinemada görmedim. Var da benim mi haberim yok acaba? :) ) Dinlemeyen varsa gidip bu adamı dinleyin! ;)

Bu hafta size nelerden bahsetsem diye düşünürken; Aylin Aslım ve  Teoman‘ın yeni düetleri “İki Zavallı Kuş“, Nilüfer‘in “12 Düet” albümünden sonra “13 Düet” albümü, Mor ve Ötesi ‘nin “Güneşi Beklerken” albümü, Gripin‘in “Aşk Nerden Nereye” şarkısı ve Badem‘in “Badem ve Konukları” albümünde hem Vega, hem de Feridun Düzağaç’la yapmış olduğu düetler aklıma ilk gelenler oldu.aylin-aslim-teoman-iki-zavalli-kus-2013-7609

Aylin Aslım ve Teoman düeti ile başlamak istiyorum. 14 Şubat günü bir çoğumuza sürpriz olan düet Teoman severler açısından müjdeli haber gibi geldi. Teoman cephesinde albüm hazırlığı var mı, yok mu bilemem ama yakında konserleri başlasın yine çıktığı mekanlar dolup taşar. “İki Zavallı Kuş” düeti  bence güzel olmuş. Keyifli şarkı bakalım bunun ardından bizi ne bekliyor???nilufer-13duet

Nilüfer’ den beklediğim ” Nilüfer 13 Düet” albümü yakın zaman önce piyasaya çıktı. Albümde çalan gruplar ve şarkılar gerçekten çok eğlenceli olmuş. Özellikle; GECE, MODEL, Çilekeş, Emre Aydın, Pinhani, Vega ve Mor ve Ötesi yorumlarını çok beğendim. Keyifli bir arşiv albümü tadında… MorveOtesi

Mor ve Ötesi’de yakın zamanda “Güneşi Beklerken” isimli albümünü piyasaya çıkardı. Albümün lansmanı İstanbul Ghetto’da yapıldı. Bu albüm öyle kolay kolay tüketilip, bir kenara bırakılacak bir albüm değil. Şunu kabul ederim ki; Mor ve Ötesi’nin hiç bir albümü öyle değil ama bu albüm biraz dinleyip sonra kendinizi dinlendirdikten sonra yine dinlediğinizde bile farklı bir duygu bulabiliyorsunuz. ( Şarap misali, günler geçtikçe dahada anlamlı ve güzel… ;) ) “Albümde dikkatimi çeken şarkılar” diyemeyeceğim çünkü ben bu albümü çok beğendim ve hiç bir şarkıyı ayırmak istemiyorum. Mor ve Ötesi şuan Amerika turnesinde İstanbul’a döndükleri zaman ilk konserde orada olacağım haberlerimi bekleyin. :)Gripin-Yalnızlığın-Çaresini-Bulmuşlar-Şarkı-Sözleri-Dinle-300x219

Geçtiğimiz akşam bir radyo kanalında Gripin’in “Aşk Nerden Nereye” şarkısına denk geldim. Açıkcası “Yalnızlığın çaresini bulmuşlar” şarkısı gibi değil, bir önceki albümde bulunan “Beş” şarkısı gibi hafızalara kazınacak bir şarkı… İkinci klip kesin buna çekilir benden söylemesi.87968697406641528

Son haberim Badem’den; “Badem ve Konukları” albümü çok güzel olmuş. Özellikle Vega ile yorumladıkları “Uyan”, Feridun Düzağaç’la söyledikleri “Aşkın e hali”, tabii ki İlhan Şeşen’le ” Geceyedir Küsmelerim” ve Özlem Tekin’le “Kalpsiz” zaten hepsi birbirinden güzel şarkılar ve onların hepsini de bu albümde farklı yorumlamaları ile bizlere sunmuş olmaları gerçekten güzel olmuş. Dinlenilmesi gereken albümlerden…

Artık sesimi kesiyor, ortalıktan kayboluyorum. Bir günlük gecikme için hepinizden özür dilerim…

Herkese iyi haftalar.

ERDEM YENER – Rüyalar Kızı

İrem’le Rock Devam Ediyor…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

DJ Gülbahar Kültür’le Dünya Kadınlar Günü: “Women’s Secret”

gulbaharkulturUzun yıllardır Almanya’da yaşayan ve yaptığı birbirinden farklı onlarca compilation serileriyle Avrupa’nın tanınmış Türk DJ’lerinden biri olan Gülbahar Kültür, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul Eski Cambaz’da seti başında! Kültür, bu özel gece için evrenin zengin tınılarından oluşan özel bir set hazırladı. Şimdiye kadar dünyanın dört bir yanında satışa sunulmuş, farklı temaları işleyen 60’ın üzerinde derleme albüme imza atmış başarılı bir DJ’in canlı set performansına tanık olmak için bu fırsatı kaçırmayın.

(Giriş ücretsizdir.)

Tarih: 08.03.2012 Saat: 22:00 – 3:00

E-Mail: eskicambaz@eskicambaz.com
http://www.eskicambaz.com
Adres: Istiklal Cad. Kurabiye Sok. No:12 0212 – 243 54 73, Istanbul, Turkey

Cumartesi, 09.03.2013 gecesi ise Beyoğlu’nun yeni gözde mekanlarından WE’ de (http://www.we.com.tr/main) performans sergileyecek olan Gülbahar Kültür bu kez electro swing, retro, soul, cover ağırlıklı bir setle gecenizi güzelleştirecek. Yine de her türlü sürprize hazır olmakta fayda var!

Konserler, konserler, partiler

Bu haftanın başında yapmış olduğum plana göre aslında kafamda iki konser vardı fakat işler pek tasarladığım gibi gitmedi. Salı günü sokağa bir çıktık eve pazar günü girdik desem yeridir. :) Diyeceksiniz ki “İrem bu ne demek?” aynen şu şekilde oldu hemen hemen  tüm hafta konser ve partiler vardı bende sizler için bol bol takipteydim.

Haftanın ilk  konseri  Beyoğlu Hayal Kahvesin de gerçekleşen “Bulutsuzluk Özlemi” konseri oldu. Konser 12.02.2013 salı gecesi olmasına rağmen Beyoğlu Hayal Kahvesi için yoğun bir gece oldu. Konserin daha ilk başladığı dakikalar da bile kapıya kadar yoğunluk vardı. Herkes Türkiye’nin önde gelen rock gruplarından biri olan grubun şarkılarını hep bir ağızdan söylüyor ve eğleniyordu. Yılların eskitemediği şarkılar vardı her birimizin hatıralarının olduğu, “Güneye giderken, Uçtu Uçtu, Bağdat , Tepedeki çimenlik” ve daha niceleri, nefesimiz kesilene kadar hep beraber eşlik ettik. Bu güzel konser, sevgili grubumun provası yüzünden bizim için yarım kaldı ama umarım yakın zamanda tekrar izleme şansım olur.ana_ust

imagesHaftanın ikinci ve benim için en önemli konseri olan Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer konserin gelelim. Bu konserine önemine gelirsek; ne yapıldığı tarih olan 14. şubat önemli, ne de başka bir şey benim için önemi Garaj İstanbul sahnesin de Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer’in olması… Açıkçası insan büyüdükçe (yaş malum 27 oldu şunun şurasında 30’a ne kaldı:) ) hayata bakışı, tüm özentilik döneminin verdiği gereksiz saçma sapan zevkler her şey değişiyor. 21 – 22 yaşındaki halimle şu an arasında çok ciddi farklar var. Müzik zevkim açısından çok fazla dengeler oynamasa da Bülent Ortaçgil şarkılarının ruhundan anlar, Bülent Ortaçgil şarkıları ile sever, mutlu olur, ağlar, sevinir oldum. Bülent Ortaçgil çok farklı,çok… Neyse konsere dönelim :) (Yoksa yazmaya devam edicem:) ) 14.02.2013 Perşembe gececi gerçekleşen konserde Bülent Ortaçgil ve Birsen Tezer Garaj İstanbul sahnesinden 1000 kişiye yakın bir seyirci karşısında  şarkılarını söylediler. Sevgililer gününde neredeyse herkes oraya akın etmişti. İçeride bulunan seyirciler için rüya gibi bir akşam oldu. Bana gelirsek ben zaten “Şarkılarım Senindir, Eylül Akşamı, Sensiz Olmaz, Denize Doğru “ derken Bozburun sularında kayboldum…

O geceden aklımda kalan en güzel söz ise; sevgili Bülent Ortaçgil’in “Size bir tavsiye vereyim mi? Hiç bir tavsiyeyi dinlemeyin!” sözleri oldu. Sen çok yaşa Bülent Ortaçgil hep bize şarkılar söyle, hep bizimle ol. (Kazım Çağdaş‘a teşekkürler.)

album_270434_300_300Haftanın 3. konseri 15.02.2013 Cuma gecesi İstanbul Bronx’ta gerçekleşen Can Bonomo konseri oldu. O nasıl bir kalabalık??? İstanbul Bronx‘ta gerçekleşen konsere girebilmek için önce kapıda uzun bir kuyruk bekliyorsunuz. (Tabii biz beklemeyip bir yerler de kahve içtik. Bir saat sonra kapıya gittik. :) ) Hadi içeri girdiniz bu sefer adım atacak yer bulamadık. O akşam hem içeride, hem de kapıda inanılmaz bir kalabalık vardı. Konser başladı ve bende insanları izlemeye başladım. :) Herkes Can Bonomo’nun sahnede söylediği tüm şarkılarını biliyor, hep bir ağızdan eşlik ediyor, keyifli bir şekilde dans ediyordu. Can Bonomo albümde kendi şarkıları haricinde M.F.ÖSakın Gelme ve Barış MançoKara sevda şarkılarını da söyledi. (Başka cover şarkılar da söylemiş olabilir biz arada kaçırmış olabiliriz:) ) İstanbul Bronx’ta hiç ara vermeden yaklaşık iki buçuk saat sahnede kaldı. Ben ilk albüm ve son albüm favorilerimi dinledim içimde bir güzel rahatladı. (İlk albümden “Bana Bir Saz Verin, Meczup, Şaşkın“, ikinci albümden de “DefolMin El Aşk ve Min El Garaib, İyi ki doğdun, Derda, Olmaz Sensiz“) Hem benim için hem de yanımızda ki tüm arkadaşlarımız için çok keyifli konser oldu. Can Bonomo, Bonomo Team ve İstanbul Bronx‘a teşekkür eder tüm konserde olan dinleyicileri de enerjileri için tebrik ederim. :)

539715_471859506210841_1982859029_n

Bu haftanın bir de keyifli partisi vardı ki Tuborg Gold’n Rock parti… Bu parti ile ilgili sizi daha sonra kocamannnn bir haber bekliyor. Şimdilik detay vermeyeceğim :)

Haftanın son konseri de Pentagram‘dan… Bu konsere ben gidemedim ama bir ajanımız orada bulunuyordu. :) 17.02.2013 pazar günü Bostancı gösteri merkezinde yapılan konserde Pentagram’ın ön grubu olarak ” Presage” grubu sahneye çıkmış. Grubun sound’u Pentagram gibi sert ve önümüzdeki ay yeni albümleri raflarda yerini alacakmış. Aynı zamanda da “izleyici yaş ortalaması 30’un üzerinde gözüküyordu” diye bilgilendirildim. Bu durum bize şunu gösterir ki; doğru düzgün müzik dinleyicisi orada bulunuyordu. Pentagram yaklaşık bir buçuk saat boyunca sahnede kalmış. Fakat bu konserle ilgili şöyle bir eleştirim olacak; konserin çok fazla tanıtımı yapılmadı. Bu iş sadece sokaklara afiş asmakla olacak iş değil. Pentagram gibi Türkiye’nin efsanevi ve köklü gruplarından biri sahneye çıkacaksa daha fazla duyuru yapılmalıydı. Konseri son anda duyan ve yakında olup gelebilen insanlarla karşılaşmışlar. Lütfen artık bir şeyleri kaybedince kıymet vermek yerine elimizdeki önemli değerlerin kıymetini bilelim! ( Sevgili abim Sedat Sevinç bilgilendirme için teşekkür ederim.)timthumb

Şimdiiii aslında yazının sonuna geldik ama sizlerle iki önemli yarışmaya katılan iki farklı grubun şarkısını paylaşacağım. Hem bu yetenekli grupları tanıma şansı yakalamış olacaksınız hem de bu grupların yaptıkları işlerle alakalı bilgiler alacaksınız.

Öncelikle kendi müzik grubumun kardeş grubu olan ( Gitaristimiz aynı kişi olunca böyle bir açıklama yazayım istedim. :) )

BALANS ‘ı tanımanızı isterim.560355_490114277715219_260367576_n

Vokal’de Metin Bahtiyar, Back Vokal ve Gitar’da Ümit Eren Oğuz, Bass Gitar’da Volkan Gündoğdu ve Davul ve Perküsyon’da Cenk Güngör ‘den oluşmakta olan ekip, bizim grubun da kardeş ekibidir. :)

Balans grubu yaklaşık iki yıldır beraber çalışmakta, bir çok mekanda sahne almaktadırlar. Her biri başarılı müzisyenlerden oluşan grup, kendi besteleri ile Power Garage  yarışmasına katıldı ve şuan şarkıları ile 3. sırada liderliğe doğru yolda… Oylamanın son bir haftasındayız. Sizlerde onlara destek olursanız belki de kardeş grubumuz birinci olur ne dersiniz? :))))

Oylamak ve şarkılarını dinlemek için yapmanız gereken sadece aşağdaki link’e tıklamak.

http://www.powergaragetv.com/emergenza/video/66hmqmA0tHkZTl8

189049_10150106780645843_7598992_n

Şimdi ise bizi şuan “Slovenya Metal Days ve Hırvatistan Burning Sea Festival kapsamında temsil eden “İllet” grubunu tanıtmak isterim.

İllet; Vokal ve Gitar’da Özgür Monkul, Back Vokal ve Gitar’da Kudret Diplen, Back Vokal ve Bass Gitar’da Cenk Ercan, Davul’da Çağrı Halaçoğlu ve Elektronik Alt Yapılar da Sertaç Kakı ‘dan oluşmaktadır.

Grup 2004 yılından bu zamana kadar bir çok yerde sahne almış ve şuanda da  Türkiye’yi hem “Slovenya Metal Days” yarışmasında, hemde  “Burning Sea Festival” yarışmasında temsil etmektedirler. Sizler onları oralarda yalnız bırakmak istemez ve oylarınızla destek olmak isterseniz yapmanız gereken aşağıda ki linktenlerden  facebook üzerinden oylaya katılabilirsiniz.

https://www.facebook.com/MetalDaysFestival/app_208059192673698

https://www.facebook.com/BurningSeaFestivalda

Benden bu haftalık bu kadar haftaya görüşürüz demen bu hafta sizlerle Tuborg Gold’n Rock yazısı için yeniden görüşeceğimizi hatırlatır. Hafta içinde Gold’n Rock ile alakalı yazımı beklemenizi tavsiye ederim ;) Hafta içi yeniden görüşürüz…

İrem’le Rock Devam Ediyor.

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Yeni albümler, keyifli konserler, haberler, haberler, haberler…

Bu hafta sizler için bol bol yeni albüm dinledim. Güzel konserlere gittim. Şimdi sıra hepsini size anlatmaya geldi…

Önce minik minik müzik haberlerimizle başlayalım.

Her hafta çarşamba gecesi Hayal Kahvesi Beyoğlu‘nda sahnede olan  Özge Fışkın‘ı izlemek bir türlü kısmet olmadı ama Özge Fışkın’ın albümlerini bayıla bayıla dinliyorum. Son albümü “Bir Avuç Fotoğraf” ilk albüme göre biraz daha sakin ve daha derin… İzleme şansı olmayanlar kesinlikle albümü dinlemeli hatta arşivlerinde tutmalı…103604

Sevilen isimlerden; Erdem Yener‘in “Rüyalar Kızı” şarkısı ve klibi çıktı. “Rüyalar Kızı” şarkısının klibinde Mustafa Alabora‘nın harika oyunculuğunu izlemeniz mümkün. Aynı zamanda Erdem Yener’in “Rüyalar Kızı” şarkısının lansman gecesi de harika geçti. O gece Erdem Yener’in heyecanı gerçekten dikkatleri çekti. Aynı zamanda da şarkıyı bize tanıttığı cümleler gerçekten özenle seçilmiş ve güzel cümlelerdi ama tabii size bunları aktarmayacağım o ayrı :D

Benim de merakla beklediğim, Demir Demirkan‘ın “Hatırla ” single çalışması ve şarkının kısa filmi yayınlandı. Şarkının kısa filminde Demir Demirkan’ın oyuncu yönü ortaya çıkmış. Aynı zamanda da şarkıda gayet keyifli olmuş.  Single albümde “Gel Şuraya” şarkısına da dikkat etmenizi tavsiye ederim ;)

Yeni albüm hazırlığında olan ve yeni albümünün önemli bir bölümünü bitirmiş olan Şebnem Ferah‘ın 1996 ve 2003 yılları arasında çıkarmış olduğu dört harika albümü Kadın, Artık Kısa Cümleler Kuruyorum, Perdeler ve Kelimeler Yetse 14.02.2013’te yeniden müzik marketler de olacak.154844_531319490240972_1155910747_n

Bu hafta uzun zamandır bu kadar çok eğlenmemiştim. Öncelikle bu eğlence de katkısı olan sevgili Gökay Yeniavcı, Yelda Uğurlu, Sedat Sevinç ve sevgili arkadaşımız Sultan’a çok teşekkür ederim.

Bu hafta merakla beklediğim iki konser vardı birincisi Gürcan Ersoy Akustik performans konseri;

“Yazı Tura Sahne Beşiktaş” ta gerçekleşen “Gürcan Ersoy Akustik” gerçekten çok keyifli geçti. (“Yazı Tura Sahne Beşiktaş” sahnesi Beşiktaş’ta yeni açılmış, arkadaşlarınızla gittiğiniz de keyifli müzik dinleyip eğlenebileceğiniz bir mekan.) Gürcan Ersoy’un şarkılarının akustik halleri de albümdeki kadar kadar güzel oldu. Konserlerde söylediği “Yeniden sev” ve “Can Bedenden Çıkmayınca” coverlarını akustik olarak dinlemek gerçekten hepimiz için çok keyifli oldu. Hele ki Gürcan Ersoy’un mandolin çalması hepimize nostalji yaşattı. Umarız bu akustik konserlerin devamı olur çünkü bizler gerçekten çok eğlendik. (Hatta ben “Yan Oda” şarkısını videoya çekerken kendi sesimi kapatamamışım :) Zaten ben sussam yanımdaki kızların sesi çok çıkıyordu :) ) Yazı Tura Sahne Beşiktaş, Gürcan Ersoy ve Gürcan Ersoy’un ekibine böyle keyifli bir akşam geçirmemizi sağladıkları için teşekkürler…549238_10151404692583984_1625796764_n

Gürcan Ersoy Akustik performansının ardından baktık “Foma” konseri vardı. Hep beraber koşa koşa oraya gittik. Akustik performansın

ardından bir anda hepimiz bir an da sarsıldık, onların keyifli sahne performansları ile kendimize geldik .Hepsi harika müzisyenler, onları dinlerken gerçekten keyif almamanız elde değil.  Tanju Eren, Batur Yurtsever, Murat Tümer, Dağhan Kök ve Evren Uysal‘la beraber “İnsafsız” şarkısını söylemekte bir keyifli ki anlatamam. (Tabii biz konserden konsere geçerken azıcık geciktik. Konserin son altı şarkısına yetişebildik ama o koşturmaya değerdi. :) ) Onları sahnede izlemek, Evren’le beraber bağıra bağıra şarkı sözlemek, duruma, hislerimize isyan etmek gerçekten çok keyifli oluyor. “Foma” ile ilgili uzun uzun size ilerleyen zamanda yazacağım hatta mümkün olursa onlarla da bir röportaj gerçekleştireceğim. (Tabii mümkün olursa… :) ) Foma’ya ve aynı zamanda da Şenol Ocak’a teşekkür ederiz…d7d89493-fba3-4b11-a4e4-517505a43715_Foma-1

Foma’nın ardından da İstanbul Bronx ‘un Dj setinin başında sevgili Güven Erkin Erkal vardı ve gecenin ilerleyen saatlerinde onun eşliğinde eğlenmeye devam ettik. Kendisine teşekkürler…

Bu hafta dinleyebildiğim ilk albüm Melis Dânişmend‘e ait;

Haftaya Melis Dânişmend’in  “Biraz Gülmek İstiyordum”  isimli yeni albümü başladım. İlk albümünü de çok beğeniyordum. (Herşey Normal, Sır, Bin Doz Öfke ama benim için en önemlisi ve güzeli “Sarhoşken pişkin, ayıkken pişman” şarkısıdır.) “Biraz Gülmek İstiyordum” albümü ilk dinlediğimde şu ara yaşadığım bir olayı anlattığı için dikkatimi çeken ilk şarkı “Karşılıksız” oldu. Şahsen aşk konuların da çok başarılı biri değilim ama aşık olduğum zaman yıllarca aşık kalabiliyorum ve “Melis Dânişmend ‘in albümünde kendimi buldum” diyebilirim. Mesela “Masa” şarkısının sözlerinde ilk aşık olduğum adamı buldum ve özellikle şarkıda dikkatimi çeken sözler ise “Benim kadar seven birini tanırsın, ya benim kadar vazgeçmeyeni yıllarca(?)..” demesi dinlerken beni çok etkiledi.(Bir başak burcu insanı olarak çok ayrıntılara çok takılıyorum biliyorum. :) ) Bu albüm gerçekten aşık olan bir kadının neler hissettiğini, neler düşündüğünü çok keyifli bir şekilde anlatıyor.

Bunun haricinde albümde kimlerle çalıştığına baktığım da Kurban grubunun davulcusu Burak Gürpınar‘ın adını görmek mümkün. Burak Gürpınar konserlerde de Melis Dânişmend’le çalışıyor. Faruk Kavi (gitar), Ozan Öner (bass gitarda) ve aynı zamanda da konservatuvarda okuduğum yıllardan tanıdığım, okul yıllarının başarılı piyanistlerinden Emre Ataker (Melis Dânişmend’le uzun zamandır çalışmakta aynı zamanda da Athena ile de çalışmaktadır.)  ve yine konservatuvardan yıllarından tanıdığım ve okulun en başarılı öğrencilerinden, bu dönemin de başarılı isimlerinden Melikcan Zaman’ın da (keman) albümde isimlerini görmek beni çok mutlu etti.  Tavsiyem şu ki; Elinize bir bardak kahvenizi alın ve bu albümü sakin, sakin dinleyin…m_d1-3b2491a

Gelelim haftanın ikinci albümüne;

Can Bonomo  “Aşktan ve Gariplikten” albümünün ilk klip çalışması “Başkan” ve ” Ali Baba” şarkılarını bir çoğunuz biliyorsunuzdur ama benim bu albümdeki favori şarkılarım “ Defol” ve ” Son” oldu. Özellikle bu iki şarkıyı saatlerce dinleyebilirim. Ayrıca müzikal olarak çok başarılı bulduğum bir albüm Can Bonomo’nun albümü… Albümün de dinlemeden geçebileceğiniz şarkı yok! Her şarkısına belli ki çok titiz çalışılmış ve enstrümanların şarkılardaki yerleşimi de çok doğru yerlerde olmuş. Eğlenceli, keyifli ve yüzünüzü gülümseten bir albüm. Dinlemeyenler varsa eğer kesinlikle albümü alıp dinleyin. Bu arada Can Bonomo’yu canlı performans izlemek isteyenler varsa aranızda bu hafta cuma günü (15.02.2013) İstanbul Bronx sahnesinde olacak bilginize ;)album_270434_300_300

Bu haftalık benden bu kadar… Haftaya görüşürüz.

İrem’le Rock Devam Ediyor…

NOT: Yazıyı okuyanların aklına şu gelmesin lütfen ” Bu kız da  blog içine yazdığı herkes için güzel, keyifli, harika diyor” gibi şeyler gelmesin. Yazılarım da sevdiğim grup ve isimlere, sizin de dinlediğinizde keyifleneceğinizi, eğleneceğinizi düşündüğüm gruplara ve isimlere yer veriyorum ve vermeye devam edeceğim. Bu sayfalarda adını, soyadını, şarkısını hatta haberini bile göremeyeceğiniz isimler var ;)  Belirtmek istedim…

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

Dikkat Müzik’te yeni bir başlangıç: “İrem’le Rock!”

iremlerock2Herkese merhaba;

“İrem’le Rock” programını belki aranızda bilenler, duyanlar, dinleyenler vardır. Belki de daha önce adını bile duymadınız:) Her nasıl olursa olsun sizlerle yepyeni bir ortamda yeniden buluşalım istedim.

“İrem sen neredeydin bu zamana kadar?” diyenler varsa aranızda şöyle kısaca sizlere anlatıyım. Radyo Klas ‘ta (Nr1 Türk) yapmış olduğum “İrem’le Rock”  radyoda biteli neredeyse bir sene oluyor ve bu bir sene içerisinde kendi müzik grubuma bol bol vakit ayırdım.  Aynı zamanda da düzenli hayata geçmeye çalıştım ama başaramadım o ayrı… :) İçinizde bir yerlerde hem bir radyo programcısı,hem de  bir müzisyen yatıyorsa onu ne kadar düzene sokmaya çalışırsanız çalışın, ne yaparsanız yapın engel olamıyorsunuz. Ben de içimdeki müzisyene engel olamadım ve hayatımın geri kalanını müzik içerisinden çıkmadan geçirmeye karar verdim.

“Dikkat Müzik!” içeriğindeki yazılarım da bol bol konserlerden ve konser haberlerinden, yeni çıkan albümlerden, yeni alternatif grupları tanıyacağız aynı zamanda da albümleri olmayan ama albüm yapma konusunda hızlı adımlar atan başarılı amatör gruplarla ve tanıdığınız ünlü rock müzisyenleri ile röportajlar yapacak ve sizlerle paylaşacağım.

Hepiniz yeniden hoş geldiniz…

“İrem’le Rock Devam Ediyor!”

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!)

iremlerock1

Özel Dosya: Dikkat 2012

dikkat2012Önceki yılın değerlendirmesini yaptığımız “Dikkat2011” dosyamızdan sonra, bir yılın daha sonuna geldiğimiz şu günlerde bu kez 2012 dosyamızla karşınızdayız. Bu yazımızda, bütün bir yıl içinde başarılı olan, ses getiren, en çok konuşulan şarkı ve albümlerin yanısıra “Ne Gerek Vardı” diyeceğimiz en kötüler listemizi de bulacaksınız. O halde, buyrunuz Dikkat 2012! :

gokselYılın kuşkusuz en çok konuşulan ve dinlenen albümlerinden biri Göksel’in “Bende Bir Aşk Var” albümü oldu. “Acıyor” şarkısı ile çkış yaptıktan sonra özellikle “Uzaktan” şarkısı bütün bir yıl boyunca oldukça çok çalan sanatçı deyim yerindeyse kariyerinin en başarılı albümlerinden birine imza attı.

Özge Fışkın “Bir Avuç Fotoğraf” adını verdiği 2. solo albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. Demir Demirkan ve Sertab Erener’in prodüktörlüğünde hazırlanan ve bu işbirliğinin çok sıkı bir sound ile kulaklara serildiği Özge Fışkın albümü her ne kadar çok öne çıkamasa da, 2012’nin en iyi çalışmalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Yasemin Mori, çok uzun bir aradan sonra yayınladığı 2. stüdyo albümü “Deli Bando” ile alternatif tarzı ile çok dikkat çeken farklı bir çalışmaya imza attı ve müzik otoritelerinin çoğu tarafından yılın en iyileri arasında haklı olarak yerini aldı. Aynı kategorideki Can Bonomo da, Eurovision rüzgarını arkasına alarak yılın sonlarına doğru yayınladığı “Aşktan ve Gariplikten” adlı 2. albümüyle ilk albümünün başarısını sürdürdü.

Gulden-Mutlu-album

Yılın en çok dinlenen ve çalınan şarkılarından biri de Emre Aydın ve Gülden Mutlu düeti “Soğuk Odalar” oldu. Teklinin diğer şarkısı “Beni Biraz Böyle Hatırla”sı da listelerde iyi bir başarı sağlayan Emre Aydın, genç müzisyen  ve söz yazarı Gülden Mutlu’ya desteğini de esirgemedi ve prodüktörlüğünü yaptığı “Unutamam Dedin” şarkısı ile Gülden Mutlu yılın son aylarında iyi bir çıkış yakaladı.

Yılın en iyi çıkış yapan isimlerinden biri sayılan Mehmet Erdem‘in Sezen Aksu imzalı “Hakim Bey” şarkısı oldukça iyi bir başarı yakalarken, müzisyenin “Herkes Aynı Hayatta” ve “Bir Harmanım Bu Akşam” yorumları da listelerde iyi bir grafik çizdi.

emirYılın en çok dinlenenlerinden biri de Emir‘in Yıldız Tilbe sözlü Gülşen bestesi “Sudan Sebep” şarkısı olurken, Murat Dalkılıç‘ın yine Gülşen imzalı “Bir Güzellik Yapsana” şarkısı da özellikle yaz boyunca listeleri zorlayanlardan biri oldu. Şarkıcının aynı albümdeki “Kader” şarkısı da radyo listelerinde kendine hatırı sayılır bir yer edindi.

2011 yılının en iyileri yazımızda da belirttiğimiz gibi “Tuttu Fırlattı” ile yılın en çok dinlenenlerinden biri olan Gökçe, yeni albümü “Kaktüs Çiçeği” ile de adından söz ettirdi. 2010 yılındaki 2. albümünden “Biraz Ayrılık” şarkısıyla çok iyi bir başarı yakalayan Gökhan Türkmen, bu yıl içindeki 3. albümü “Ara”yla da bu başarısını sürdürdü ve “Bitmesin” şarkısı listelere girdi.

ozancolakogluBu yıl kelimenin tam anlamıyla aranjör-müzisyenlerin yılıydı. Kimisi kendi sesleriyle öne çıkarken kimisi de proje albümleriyle ses getirdi. Bunlardan Ozan Çolakoğlu‘nun albümünde özellikle Tarkan’ın “Aşk Gitti Bizden” ve Gülşen’in “Seyre Dursun Aşk” şarkıları öne çıktı. Erdem Kınay’ın birçok sanatçıyla birlikte hazırladığı “Proje” albümünde en çok Demet Akalın‘ın “Rota” şarkısı öne çıktı. İskender Paydaş‘ın 2011 sonlarında yayınladığı ve müzik çevrelerinden tam not almayı başaran “Zamansız Şarkılar” albümü de oldukça iyi bir başarı yakaladı ve en çok ilgi gören şarkılarından biri hiç kuşkusuz Kenan Doğulu‘nun “Dr.”u oldu. Ozan Doğulu da Model grubu ile birlikte hazırladığı “Dağılmak İstiyorum” şarkısıyla başarı yakaladı. Volga Tamöz 90’lı yılların bazı şarkılarını remixlediği “Tam 90’dan” albümünü yayınladı ama birkaç şarkı dışında fazla ses getiren bir çalışma olamadı. Fettah Can ise “Boş Bardak” şarkısıyla yakaladığı çıkışı daha önce başkalarından dinlediğimiz şarkıları yeniden seslendirdiği “Aklımda Kalanlar” albümüyle sürdürdü. Eflatun da 2011’de Burcu Güneş ile düeti “Oflaya Oflaya”nın getirdiği başarıyı “Çıkmaz Sokaklar” şarkısı ile devam ettirdi.

Hande Yener, aynı plak firmasında olduğu Seksendört grubu ile düetler yaptığı mini albümde 90’lı yıllarda Ünlü grubunun efsane şarkısı “Rüya”yı yeniden yorumlayarak bizden tam puan almayı başardı. Ne var ki yıl sonuna doğru çıkan “Kraliçe” adlı yeni stüdyo albümünde Sinan Akçıl ağırlıklı şarkılarıyla son albümlerinde süren başarısızlığına bir yenisini daha ekledi. Emrah Karaduman bestesi olan çıkış parçası “Hasta”nın başarısına karşın albümdeki diğer bestelerin yetersizliği, özensiz aranjeler ve kötü “ötesi” sözler albümü başarısızlar kategorisinden sıyıramadı. Demet Akalın‘ın “Giderli 16” adını verdiği albümü ise Akalın’ın önceki başarılarını aratmadı ve “Giderli Şarkılar” ile “Türkan” öne çıkan parçalar oldu. Kuşkusuz tüm satış listelerinde 1 numarayı yakalayan albüm “Orhan Gencebay ile Bir Ömür”dü ve albümde başta Tarkan‘ın “Hatasız Kul Olmaz” yorumu olmak üzere pek çok şarkı listelerde kendine yer buldu.

Gazeteci yazar Kürşat Başar, 2 yıldır canlı performanslarıyla devam eden müzik serüvenini, ünlü sanatçılar ve klasikleşmiş şarkılarla “Keşke Burada Olsaydın” adlı albümüne taşıdı.  Sezen Aksu, Yaşar, Yeşim Salkım, İlhan Şeşen, Levent Yüksel, Erol Evgin, ve Zeynep Talu gibi Türk popunun önemli isimlerinin yanısıra Berkay Özideş ve Şenay Lambaoğlu gibi genç seslerin de bulunduğu albüm caz formatıyla yorumlanan şarkıları ile dinleyicilerden tam puan aldı. Leman Sam uzun bir aradan sonra “Nereye Kadar” albümünü yayınladı ama doğrusu eski şarkılarındaki lezzeti bulamadım. Mor ve Ötesi ise 2012’nin son ayında yayınladığı “Güneşi Beklerken” albümü ile eski yıllarının tadını veriyor.

YeniTurkuYeni Türkü‘nün “Böyle Gitmez” şarkısıyla çıkışını yaptığı “Şimdi ve Sonra”, Türk popüler müzik tarihine 2012’nin en iyilerinden biri olarak geçti, tıpkı uzun bir aradan sonra “bu sefer ona yakışanı yaptı” diyebileceğimiz kalitede yeni şarkılarıyla karşımıza çıkan Nükhet Duru‘nun “Tam Zamanında” albümü gibi. Sezen Aksu destekli albümde “Beni Affet”, “Başka Hayat” ve “Sizli Bizli” gibi şarkılar, başucu şarkıları olarak tarihe geçti.

Sertab Erener bu yıl kariyerinin en farklı projelerinden biriyle, bir TSM albümüyle karşımıza çıktı ve “Ey Şuh-i Sertab” adını verdiği albümde klasikleşmiş eserleri seslendirdi. Albüm kimi çevrelerce eleştirilmesine karşın satış listeleri bunun tam tersini söyledi ve yılın en çok satan ilk 3 albümünden biri oldu.  Anadolu’nun dört bir yanından seçilen kadın türkülerini yorumlayan Züleyha‘nın “Benden” albümü ve özgün yorumu ve tarzıyla dikkat çeken Mavi‘nin “Kaptan” albümü yine 2012’nin dikkat çeken çalışmaları oldu. Sıla‘nın akustik performanslarından derlenen “Joker” adını verdiği DVD’sinde özellikle “Yoruldum” şarkısı öne çıkarken, yıl içinde yayınladığı 4. stüdyo albümünde “İmkansız” şarkısı listelerde başarı sağladı. Sezen Aksu‘nun “Türkiye Şarkıları” da yine bu yıl piyasaya çıkan en başarılı müzik DVD’si oldu.

“Yılın Meselesi”

can_bonomo2012’de Azerbaycan’da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizi temsil etmek üzere TRT’nin Can Bonomo‘yu seçmesi kamuoyunda ve medyada kendine epeyce yer buldu. İlk kez bu ismi duyanlar olduğu gibi Bonomo’yu ilk albümünden itibaren tanıyan ve bu seçimi başarılı bulan çevreler de oldu ve nihayetinde tüm bu tartışmalar “Love Me Back” şarkısı ile yarışmadan 7.cilikle ayrılan Bonomo’ya hatırı sayılır bir şöhret kazandırdı. Yılın son ayına girildiğinde ise yarışma bir kez daha gündeme oturacak ve TRT’nin eleştirilmesine yol açacaktı zira Türkiye, 2013’de İsveç’te düzenlenecek Eurovision’a katılmayacağını açıkladı. TRT’nin çok açıklayıcı olmayan ve kafalarda soru işareti bırakan basın açıklaması da otoriteleri memnun etmişe benzemiyor.

“Ne Gerek Vardı”LAR

İzel – Aşk En Büyüktür Her Zaman
Nil Karaibrahimgil – Ben Buraya Çıplak Geldim
Hande Yener – Kraliçe
Sinan Akçıl – Karnaval
Mustafa Sandal – Organik
Kenan Doğulu – Aşka Türlü Şeyler
Serdar Ortaç – Ray

“İyi ki Dinledik”LER

Bora Duran – Her Sabah
Çağrı – Bana Dokunma
Ogün Sanlısoy – Akustik 2012
Pinhani – Başka Şeyler
Ayşe Hatun Önal feat. Bee Gee – Sen ve Ben
Kırıka – Yılların Ettiğini
Flört – Anadolu Beat
Umut Kuzey – Yaralı Gönül
Günseli Deniz – Kalp Ağrısı
Burak Ekinil – Balık
Jehan Barbur – Sarı
Pis’ton – Tamperaman
Ramadan – Diskotek
Ceylan Ertem – Ütopyalar Güzeldir
Koray Çapanoğlu – Pardon
Sattas – ReggaeBand
Emir Ersoy & Projecto Cubano – Karnaval
Skeç – Okyanus
Sevinç Eratalay – Kalbin Nerde
Yonca Lodi – Ton Farkı
Deniz Vardaryıldızı – Kırmızı Kar

“İstanbul’da Yıldız Yağmuru”

madonna2012’nin konser açısından oldukça verimli bir yıl olduğunu söylersek sanırım yanılmış olmayız. Başta Madonna olmak üzere, Guns’n’ Roses, Sting, Stevie Wonder, Morrissey, Jennifer Lopez, Red Hot Chili Peppers, ve Enrique Iglesias gibi pek çok dünya starı İstanbul’da hayranlarının karşısına çıktı.

“Onları Unutmayacağız”

whitneyhouston

Müzik dünyasında kayıplarımız 2012’de de devam etti: Donna Summer, Ayten Alpman, Robin Gibb (Bee Gees), Berkant, Whitney Houston, Ravi Shankar, Ertuğ Ergin, Kamil Sönmez, Turgay Merih, Kerem Güney, Nilgün Atılgan, Neşet Ertaş, Buğra Uğur ve Etta James gözyaşları içinde son yolculuklarına uğurlandı.

Olcay Tanberken (Dikkat Müzik!)

Eurovision: “Şimdi Ne Olacak?”

82947Geçtiğimiz Cuma akşamı TRT’nin yaptığı açıklama ile Eurovision Şarkı Yarışması’na bu yıl katılmama kararı aldığını öğrendik. 1956’dan beri gerçekleşen ve sadece birkaç ülke hariç neredeyse tüm Avrupa’nın düzenli olarak her yıl katıldığı bu yarışmaya Türkiye 1975’ten beri katıldı, sonunculuklar ve sıfır puanlar da aldı ama yıllar sonra Sertab Erener ile makus talihini de yendi ve 2.ci, 3.cü ve 4.cülik gibi başarılı sonuçlarla yarışma tarihinde iyi sonuçlarla yer aldı. Her ne kadar müziğin yarıştırılması fikri bana da saçma geliyorsa bile aynı gece tüm Avrupa ile ortak bir heyecanı yaşamak ve yarışmada ülkemizin de orada temsil ediliyor olması son derece güzel bir olay. Bu heyecanı TRT’nin elimizden almasına gerçekten anlam veremiyorum, üstelik bize haksızlık yapılıyor diye öne sürdüğü bahaneler de komik kalıyor, çünkü TRT bazı ülkeler hep birbirine oy veriyor derken bizim de Almanya, Fransa ve Belçika gibi gurbetçilerimizin yoğun yaşadığı ülkelerden 10’ları 12’leri -hangi şarkı gönderirsek gönderelim- topladığımızı, Azerbaycan ve Bosna-Hersek gibi “kardeş” ülkelerle de oy paslaşması yaptığımızı unutmuş olmalılar. Evet, sistem eleştirilebilir, oylama sisteminin değişmesi yönünde EBU’ya tartışma önerisi getirebilir ama herhalde en son diyeceği şey “bize haksızlık yapılıyor” olmalıydı. Ayrıca kimi çevrelerin dile getirdiği “bu yarışmanın bize hiçbir faydası yok” açıklamasını da son derece yanlış buluyorum zira Eurovision 2004 yılında ülkemizde düzenlendiğinde 1 hafta boyunca tüm Avrupa basınının gözü üzerimizdeydi ve hem yarışma postkartları ile hem de mükemmel organizasyon ülkemizin ne kadar iyi tanıtıldığını hatırlatmak isterim.

TRT’nin çekilme kararı açıklamasında 2 de büyük hata var. Yarışmaya sponsor olan 5 büyük ülkenin (Fransa, Almanya, İngiltere, İspanya ve İtalya) aldığı sonuçlar ne olursa olsun ertesi sene finalde yarışabiliyor olması yeni değil, neresinden baksanız 13 yıldır uygulanan bir yöntem. 1999’da alınan bir kararla uygulamaya konuluyor ve 2011’de de aralarına İtalya katılıyor. Diğer dezenformasyon ise %100 televote’dan vazgeçilerek %50 jüri-%50 televote oylamasının 2011’de başlaması konusunda verildi. Bu sistem de 2009’dan beri uygulanıyor olup bu oylama ile kazandığımız 2.cilik ve 4.cülüğümüz var, yani aslında “şikayet ettiğimiz” bu sistemle kazandığımız bir başarı. Keşke TRT, çekilme kararını açıklama yoluna giderken kamuoyunu da yanıltmamış bilgiler verseydi diyorum. TRT’den daha mı iyi bileceksin diyenler biraz internet araştırması yaparlar ise bu bilgilere kolaylıkla erişebilir..

Peki şimdi ne olacak? Eurovision’dan çekilmemiz, yüzümüzü bir kez daha batı yerine doğuya çevirdiğimiz şeklinde algılanıyor mu? Elbette, evet. Zaten kararı destekleyen birkaç köşe yazarının yarışmayı “baldırı çıplakların şovu” diye aşağılaması da zihniyetin bu yönde olduğunu ne yazık ki destekler nitelikte. Öte yandan TRT’nin yarışmadan aslında hangi nedenle çekildiği ise hala muammasını koruyor ve bunu açıkça ifade etmekten çekiniyor. Kimi iddialara göre 2 yıl önce TRT Genel müdür yardımcısının EBU yönetim kurulundaki görevine son veren EBU’ya TRT’nin kızdığı ve çekilme kararını da geçen yıl aldığı ancak yarışma Azerbaycan’da olacağı için son kez oraya katılındığı şeklinde.

TRT önümüzdeki günlerde EBU ile masaya oturacak ve kararını birlikte gözden geçirecekler. Sistemde ne gibi değişiklikler olabilir, ya da EBU TRT’nin bu endişeleri yönünde nasıl adımlar atar bilinmez, ancak EBU’nun Türkiye gibi nüfusu büyük ve genç olan bir ülkenin böyle bir yarışmadan çekilmesini şaşkınlıkla karşıladığına ve bir orta yol bulmak için masaya oturacağına eminim. Yalnız TRT’ye de 7. büyük ülke olmak için teklif götürmesi ve TRT’nin de bu teklifi kabul etmesi uzak bir ihtimal, çünkü böyle olunca TRT de -şikayet ettiği- diğer haksızlık yapan ülkelerden biri durumuna düşecektir. Ancak böyle bir toplantının yarışmanın geleceği açısından faydalı olacağı su götürmez bir gerçek.

Sonuç olarak bu yıl Eurovision’da Türkiye yarışmayacak. Finali yayınlayıp yayınlamayacağından bile şüphelenebiliriz ne yazık ki, ancak 2014’te yeniden yarışmada yerimizi almamız uluslararası arenada boy göstermekten çekinmediğimizi kanıtlamamız ve müzik sektörümüze getirdiği hareketlilik açısından bence çok önemli.

Olcay Tanberken (DikkatMüzik!)

(İlave Not: Eğer bu yıl da katılmaya karar verseydik, İbrahim Şahin’in TRT Vizyon dergisindeki açıklamalarına göre “Avrupa kökenli modern bir Türk sanatçı” görevlendirilecekti. Bu da akıllara bu ismin büyük ihtimalle Atiye ya da Aynur Aydın gibi bir ismin olabileceğini getiriyor..)

**

Basında Eurovision:

TRT Müzik Kanalı Koordinatörü ve Eurovision Delegasyon Başkanı İsmail Güngör kararı hurriyet.com.tr’ye değerlendirdi >>

Eurovision’dan çekilmemizin gerçek sebebi ne? >>

Otoriteler neler söyledi? >>

EUROVISION’A ONE MINUTE! >>

“KÜSTÜM OYNAMIYORUM” >>

Sistem bize çalışırken iyiydi, şimdi kötü oldu >>

Mini etek kâbusu bitti >>

Eurovision’uma dokunma! >>

‘Eurovision süreci Türkiye’de fazla abartılıyor’ >>

‘Eurovision devam etmeli’ >>

Eurovision Meclis gündeminde >>

“Eurovision kararından memnunum!” >>

“TRT yanlış yaptı, Eurovision’a gitmeliydik” >>

“Giderken kahraman dönerken vatan haini…” >>

“TRT doğru olanı yaptı!” >>

“Eurovision tamam, sırada güzellik yarışmaları var” >>

Ferman Akgül: “Eurovision’u ne yüceltelim ne de dalga geçelim” >>

Eurovision ne işe yarar? >>

Beyoğlu’nda “Eurovision” protestosu >>

Eurovision’dan kaytardık! >>

Eurovision’a bugün gitsem birinci olurdum >>

Eurovision saçmalığına devam >>

Eurovision’a ben gideyim kulisleri >>

İbrahim Şahin: EBU’dan çekilebiliriz >>

TRT’den Eurovision’a alternatif: Avrasya Yıldızı >>

Levent Yüksel’den “Topyekûn” dönüş

Türk popunun önemli sesi ve öncü isimlerinden biri sayılan Levent Yüksel, 2 yıl önce yayınladığı “Aşk Mümkün müdür Hala?” teklisinden sonra yeni albümünü piyasaya sürdü. Esen Müzik etiketiyle yayınlanan albüm 10 yeni şarkıdan oluşuyor.

7 yıl aradan sonra yayınladığı albümüne “Topyekûn” adını veren sanatçının albümle aynı taşıyan çıkış şarkısı söz müzik ve düzenlemesi Erkin Arslan‘a ait. Levent Yüksel albümlerinin olmazsa olmazı Sezen Aksu da “İtirafçı Olma” (söz-müzik), “Sardunya” (söz-müzik) ve “Tehdit” (müzik) şarkılarıyla albümdeki yerini alırken Sibel Algan, Halil Koçak, Onur Baştürk, İlkan Serdaroğlu, Cenk Eroğlu,ve Gülşah Tütüncü gibi isimlerin de diğer şarkılarda imzaları bulunuyor. Levent Yüksel dışında albüme aranjör olarak katkıda bulunan isimler ise Erkin Arslan, Mustafa Ceceli, Aykut Gürel ve Cem İyibardakçı oldu.

Dinlemek için:

http://www.ttnetmuzik.com.tr/ss/268664/3167866

En iyileriyle Güneri Tecer

Odeon Müzik’in plaklar üzerinde kalan kayıp müzik tarihimizi ortaya çıkardığı çalışmaları her zaman takdir görmeyi hakediyor. Odeon, 88 yıllık zengin arşivinden gizli kalmış eserleri birer birer gün ışığına çıkarıp, yeni nesillerle buluşturmaya devam ediyor.

Kuruluşunun 88. Yılında Türk Sanat Müziğinin önemli isimlerinden Güneri Tecer’in “Tövbeler Tövbesi” albümünü Kral TV ve Kral FM medya sponsorluğunda tüm Türk Sanat Müziği severlerin beğenisine sunuyor.

Müzik serüvenine 1957 yılında TRT Radyosunda başlayan Güneri Tecer, televizyonun olmadığı o dönemde sadece sesiyle şöhret olan, unutulmazlığı yakalayan önemli bir sanatçıdır. Güneri Tecer radyoda olduğu kadar gazino sahnesinde de çok başarılıdır. Radyo sanatkârlığı ve alaturka müzik bilgisi kadar beyefendiliği ve yakışıklılığıyla da sayısız hayran kazanmıştır. Bugün pek çok örneğini gördüğümüz, Alaturka müziğini pop düzenlemelerle ilk seslendirenlerdendir. Böylece Türk Müziğinin sonraki nesillere ulaştırılmasında büyük katkıda bulunmuştur.

Bu albümle birlikte Güneri Tecer artık kayıp bir yıldız olmaktan çıkıp, alaturka ve popüler müzik tarihimizdeki yerini alacak. Onu bilenler, yıllar sonra yeniden dinlemenin keyfini yaşarken, hiç bilmeyenler de bu albüm sayesinde tanıyacak ve bizlere de böylesi bir yıldızın ışığını tekrar görebiliyor, sesini tekrar duyabiliyor olmanın hazzını yaşamak kalacak.

Güneri Tecer – Track List;

– Tövbeler Tövbesi
– Sevemez Kimse Seni
– Dünya Dönüyor
– Dan Dan
– Boşvermişim Dünyaya
– Gizli Aşk
– Sisli Hatıralar
– Leyla Leyla Berduşum
– Kabahat Benimse Affet Sevgilim
– Sevmiyorum Seni Artık
– O Ağacın Altını Anmaz Olur muyum Hiç
– Hangi Rüzgâr Attı Seni
– Ne Arzu Ediyor
– Boşver Kedere Gama

Türk popundan bir yıldız daha kaydı / Samanyolu öksüz kaldı

Türk pop müziğinin kilometre taşlarından biri daha yaşamını yitirdi. 1968 yılında yayınladığı “Samanyolu” 45’liğiyle milyonların sevgisini kazanan, yaptığı 50’ye yakın plak ve 2 albüm ile popüler müziğimizin en sevilen erkek vokallerinden biri sayılan Berkant, İstanbul’da hayatını kaybetti. Bir süredir akciğer kanseri ile mücadele eden ünlü sanatçı İstanbul’da tedavi görüyordu. Berkant son olarak “Gazino Show” ve “80’li Altın Yıllar” konserlerinde seyircisiyle buluşmuş, 2010 yılında yayınlanan “Her Devrin Devleri” albümünde Işın Karaca ile “Kırmızı Ruj” şarkısında düet yapmıştı. Kanser hastası olan ve kemoterapiye cevap vermeyen Berkant, Ağustos ayında doktorları tarafından moral bulması için evde tedaviye yönlendirilmişti.

1938 doğumlu bestesi, müzisyen Ortaöğrenim yıllarında mızıka ile edindiği müzik tutkusunu, piyano çalmaya başlayarak sürdüren Berkant, 1956 yılında yatılı olarak okuduğu Denizli Lisesi’ nden mezun oldu.

İlk kez 1957 yılında Ankara’da bir düğün salonunda “Üstün Poyrazoğlu Orkestrası” ile sahneye çıktı. Aynı yıl kurduğu “Jüpiter Kenteti” adlı müzik topluluğu ile gece kulüplerinde çalıştı. Bu süreçte tanınmasının ardından TRT Ankara Radyosu’nda program yapmaya başladı. Askerlik sürecinde bando takımında yer almasının ardından İstanbul’a giderek saksafon öğrendi. 1964’te Ankara’da Yurdaer Doğulu ile orkestra kurarak çalışmalarını sürdürdü. 1965 yılında Vasfi Uçaroğlu Orkestrası’na solist olarak katılan Berkant, ilk plağını aynı yıl çıkardı. Sezen Cumhur Önal, Metin Bükey ve Teoman Alpay ile de çalışan sanatçı, 1967 yılında çıkardığı Samanyolu adlı şarkısıyla çok kısa sürede zirveye tırmandı. 1967’de sinema alanında da yer alan Berkant, 1971 yılına kadar çeşitli filmlerde rol aldı. Beste ve şarkı sözü uyarlaması, yazarlığı yaptı.

Berkant diskografisi >>

“İzi Kaldı” videosu ile gelen zafer!

Müzisyen Emre Berkün, ‘Yeniden Doğuş’ adlı albümünde yer alan ‘İzi Kaldı’ şarkısına çektiği video klibi ile Amerikan müzik sitesi www.makeastar.com ‘un düzenlediği yarışmada birinci olarak sürpriz bir başarıya imza attı. Tüm dünyaya açık olan yarışmada çeşitli ülkelerden gönderilen toplam 335 video klip arasından son 16’ya kalarak finallerde yarışmaya hak kazanan Berkün’ün zaferle sonuçlanan başarısını yarışma jürisinde bulunan Amerika’nın önde gelen prodüktörleri ve müzisyenlerinin oyları belirledi.

Yarışma jürisi, son 3 turda sonucu, %75 jüri, % 25 halk oylaması ile belirledi. Her 3 aşamayı da önde bitiren genç müzisyen ‘İzi Kaldı’ klibiyle birinci oldu. Şarkının video klibinin yönetmenliğini Emre Berkün ve Deniz Nida Şener üstlenmişti.

1976 doğumlu müzisyen Emre Berkün, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ hafif batı müziği bölümünden mezun oldu. Profesyonel müzik hayatına 1993 yılında başlayan ve bu tarihten itibaren çeşitli yerlerde vokal yapan Berkün ilk olarak ’23’ isimli solo albümünü internet üzerinden satışa sundu. 2011 yılında ‘Yeniden Doğuş’ isimli albümünü çıkaran müzisyen, aynı zamanda klip yönetmenliği ve fotoğrafçılık da yapıyor.

Röportaj: Emir Ersoy

Bugüne dek Türkiye’nin pek çok ünlü müzisyen ve şarkıcısıyla aynı sahneyi paylaşan ve latin müziğin ülkemizdeki sayılı temsilcilerinden biri olan Emir Ersoy, Calypso Kralı lakabıyla tanınan ve 70’li yıllarda fırtına gibi esen Metin Ersoy’dan devraldığı bayrağı büyük bir başarıyla taşıyor.  Türkiye’deki ilk Senfonik Salsa konserini veren, 2009 yılında “Cuban Portrait”, 2010 yılında da “10 Şarkı 10 Şarkıcı” albümlerini yayınlayan ve bugüne dek pek çok mekanda sergilediği latin-jazz çalışmalarını büyük keyif ve titizlikle sürdüren Emir Ersoy ile Moda Deniz Kulübü’ndeki performansı öncesinde TMC Müzik etiketiyle yayınladığı yepyeni albümü “Karnaval” üzerine sohbet ettik. İşte DikkatMüzik!’in Emir Ersoy röportajı! >> Okumaya devam et “Röportaj: Emir Ersoy”

Anne Bu Çalan Ne? (27 Haziran 2012)

Yaz sıcaklarının iyiden iyiye bastırdığı şu günlerde popüler müziğin de arka arkaya yeni albüm ve şarkılar ile dolup taştığını görüyoruz. Bu hafta müzik dünyasından aklımdaki bazı notlarımı paylaşmak istiyorum:

* Harun Kolçak’ın son albümü “Yeniden Doğuyorum”u epeydir yazmak istiyor ama fırsat bulamıyordum. Epey ses getiren ve Kolçak’ı 90’lı yılların en önemli müzisyenlerinden biri olarak görmemizi sağlayan ilk 2 albümünden beri ilk kez bir Harun Kolçak albümüne bu denli pozitif yaklaşabiliyorum. Mert Ekren imzalı çıkış şarkısı “Bahanem Yok” dışında “Vazgeçilmez” ve “Kaybetmem”  ile albüme adını veren  -sözleri Kolçak, müziği Garo Mafyan imzalı- şarkısı bu albümü arşivinize katmanız için yeterli sebeplerden birkaçı. Elbette bunda Harun Kolçak’ın müzisyen kimliğinin bu albümde bir kez daha göze çarpmasının önemli bir etkisi mevcut..

* Zerrin Özer ile özdeşleşen, Fikret Şeneş‘in sözlerini yazdığı “Ağlayamıyorum”, birkaç yıl önce Emre Altuğ tarafından cover’lanmış ve yıllar sonra şarkı yeniden hatırlanmıştı. Ancak ne yalan söyleyeyim, sözleri ve duruşu itibarile pekala bir kadın vokale çok daha yakışan bir şarkıydı ve bu kez Ebru Yaşar, yepyeni bir aranje ile şarkıya yeniden hayat verdi. Yeni düzenlemesini de, Ebru Yaşar’ın “pop” söyleyişini de gayet yerinde buldum. Şarkı da zaten zamanında kendini kanıtladığı için iyi bir dinlenme oranı yakalaması olası..

* Şu sıralar aldığım en güzel haberlerden biri Yaşar Plak‘ın bazı eski longplay albümleri yeniden basacak olması. Hem de CD üzerinde değil, doğrudan orijinal formatı olan plak şeklinde! Nilüfer ve Ajda Pekkan‘ın 80’li yıllarına uzanıp “Bir Selam Yeter”,“Sensiz Olmaz” ve “Sen Mutlu Ol” albümlerine, ve ayrıca Ferdi Özbeğen‘in “Bir Sır Gibi”  albümüne çok yakında ulaşabiliyor olacağız ve bu hazineler evlerimize ilk halleri olan LP formatında girip pikaplarımıza konabilecek. Son dönemde yurtdışında da günden güne yayılan “Back to Black” furyasıyla o siyah ve çok çekici olan plaklar bir kez daha pikaplarımızda bütün keyifleriyle dönecek yani sizin anlayacağınız..

* Nilüfer demişken, geçtiğimiz sene boyunca hastalığı nedeniyle zor günler geçiren ve tedavisi başarıyla tamamlanan sanatçı hayranlarıyla buluşacağı günleri sabırsızlıkla beklediğini açıklamıştı. Ankara’daki Panora Alışveriş Merkezi’nde 4 Temmuz Çarşamba günü sahne alacağı duyurulan Nilüfer’i sevenlerinin yalnız bırakmayacağına eminim..

* Geçtiğimiz haftasonunun en güzel olayı hiç kuşkusuz MetroCity‘deki “Şimdi 90’lar” partisiydi. Hakan Eren‘in DJ’liğinde Yonca Evcimik, Deniz Seki, Harun Kolçak, Jale, Demet Sağıroğlu, Ferda Anıl Yarkın, Eda-Metin Özülkü ve Hazal‘ın sahne aldığı gecede 90’lar ile büyüyen kitle bütün heyecanıyla oradaydı ve gece boyunca şarkılarla/görüntülerle tam bir 90’lar nostaljisi yaşandı. Bu proje kesinlikle devam etmeli..

* Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olan Radyo Klas, bir süre önce yönetimle birlikte isim değişikliğine de gitmiş ve Klas POP adını almıştı. Radyo yönetimi, daha radikal bir karar alarak grubun diğer radyosu NumberOne Fm‘in Türkçesini yapmaya karar verdi ve böylece Number1TURK Fm doğdu. Eşzamanlı olarak da Number1TURK Tv yayına başlarken, Türk popüler müziği 2 yeni kanal ile tanışmış oldu böylelikle. Başarılar diliyoruz..

Müzikle kalın!
Olcay TANBERKEN (DikkatMüzik!)