Yaptığı şarkılarla adından söz ettiren ve her geçen gün başarı grafiği hızla yükselen Bilal Sonses ile Türk pop müziğinin önemli temsilcilerinden annelik heyecanıyla gün sayan Bengü yeni bir şarkı için biraraya geldi. Sözü, bestesi ve aranjesi Bilal Sonses imzalı “İçimden Gelmiyor” şarkısında düet yapan ikilinin video klibi de gösterime girdi. Wovie etiketiyle yayınlanan “İçimden Gelmiyor” şarkısının videosu Ahmet Can Tekin yönetmenliğinde Beykoz Kundura Fabrikası’nda çekildi.
Ceren İdil “Düşünme” diyor
Uzun zamandır sanatla iç içe bir hayat yaşayan ve eğitimini hala Hacettepe Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde sürdüren 24 yaşındaki genç müzisyen Ceren İdil, ilk single’ı “Sessiz Sakin”i 2018 yılında müzikseverle paylaşmış ve kısa sürede müzik sahnesinin dikkatini çekmişti.
2014 – 2015 yılları arasında punk grubu Zoo’da vokalistlik yaptıktan sonra yolu prodüktör Eren Erdol ile kesişen Ceren İdil, çalışmalarını hızlandırarak müzik kariyerine güçlü bir giriş yapmayı başardı.
Kendi kurduğu plak şirketi olan Bachi Bouzouk’tan yeni teklisi “Düşünme” yi yayımlayan Ceren yaşamına ve çalışmalarına Prag’da devam ediyor.
Can Bonomo’dan 5. albüm: “Ruhum Bela”
Her projesinde farklı ve yenilikçi işlere imza atmasıyla tanınan Can Bonomo “Ruhum Bela” adını taşıyan 5. albümünü Avrupa Müzik markasıyla müzikseverlerin beğenisine sundu. Yaklaşık bir senedir çalışmalarını sürdürdüğü “Ruhum Bela” albümünde 10 şarkıya yer veren Can Bonomo’nun yeni albüm kayıtları The FatLab’de Ali Rıza Şahenk, tarafından yapıldı.
Albümde bulunan 7 şarkının düzenlemesini, diğer albümlerinde de beraber çalıştığı Can Saban, 2 şarkının düzenlemesini Sabi Saltiel ve 1 şarkının düzenlemesini sahne arkadaşı Emre Kula yaptı. Albümün bazı şarkılarında vokal ve vokal koçluğunu ise Fatma Turgut ve Özge Fışkın üstlendi.
Albümlerindeki şarkılarda çeşitlilik sunan Can Bonomo, Nazım Hikmet’ten Atilla İlhan’a, Ulvi Cemal Erkin’den Peter Doherty’ye kadar yıllardır beslendiği sayısız değerli ismin çok kültürlü YakınDoğu müziğini “İstanbul müziği” olarak tanımlıyor.
Bonomo, müzikseverlere yayınladığı mesajında albüm haberini şu sözleriyle duyurdu :
Merhaba Rock’n Rolla;
5. stüdyo albümümüz ‘’Ruhum Bela’’ 5 Nisan’da çıktı. Yemin ediyorum bir heyecan fırtınası yaşıyoruz. Kimsenin ruhu bela filan değil şu an. Bilakis göç mevsimini bekleyen heyecanlı küçük güvercinler gibiyiz. ”Güvercinler göç eder mi?’’ yazmak durumunda kaldım google’a. Kafam o denli çalışmıyor artık. Elbette ederler. Jiroskop’un çalışma prensibine benzer bir yöntemle buluyorlarmış yollarını da. Vay şu ağırlığa, şu havalılığa bak. Hiç albüm çıkarmadıkları ne kadar da belli. Google’a ‘’jiroskop nedir?’’ yazanların gözlerinden öpüyor, esas meselemize geçiyorum. ‘’Meczup’’ albümünden beri düzenli olarak yaşıyoruz bu göç heyecanını. Nereden baksanız güvercinler kadar sürekli. Hoş, biz vardığımız yerde iki sene kadar kalıyoruz. Önümüzdeki iki sene de ruhumuz bela olur, iştirakınızı dört gözle bekleriz konduğumuz dallara. Ne çok aerodinami metaforu oldu. Bunları bir kerede bilinç akışıyla yazmadım mı çok uzun sürüyor, işin içinden çıkamayıp vazgeçiyorum. Bütün bu boş muhabbet zaten yazının ilk cümlesi içindi. 5. stüdyo albümümüz ‘’Ruhum Bela’’ 5 Nisan’da çıktı. Bu. Maksat ilk cümle yalnız kalmasın, üşümesin. ”Lorem ipsum” yazsam da olurdu yani gerisini.
Hala okumakta olan ve benden umidini yitirmemiş güzel dotlarım;
Bu albümü ilk dinleyişte ‘’Meczup’’ albümüne benzettik. Sanki onun evrilmişi, büyümüşü, biraz daha hatlı, biraz daha köşeli ve epey modern bir hali gibi duyduk. Enteresan bir mevzu da yaşandı. ‘’Meczup’’ şarkısı albüm çıkmadan iki ay önceye kadar yoktu. Yazdığım günün akşamı Can Saban’a gönderip dinlettim. ‘’Bunu albüme koymamız lazım.’’dedi. Albüme adını veren şarkıyı kaydetmek için bir daha stüdyoya girdik, dolayısıyla albüm tahmin ettiğimizden bir iki ay geç çıkmış oldu. Benzer şeyleri bu albümde de yaşadık. Albümü çıkaracağımızı söylediğimiz güne yaklaşık bir ay kadar kala ‘’Ruhum Bela’’yı Can Saban’a dinlettim. ‘’Bunu albüme koymamız lazım’’ dedi. Dolayısıyla azıcık geciktik ama geç olsun, güç olmasın.
Albümde on şarkı var. Söz ve müzikleri bana ait. Yedi şarkıyı Can Saban düzenledi. iki tanesini Sabi Saltiel, bir tanesini ise Emre Kula. Alirıza kaydetti albümü ‘’The FatLab’’de. Mix’ini mastering’ini yaptı. Sevgili canlarımız Özge Fışkın ve Fatma Turgut’un back vokal yaptığı şarkılar var içlerinde. Vokal koçluğu da yaptılar bana. Aslanlar aslanı oldukları için oldu bunların hepsi. Team Bonomo başta olmak üzere emeği geçen herkese bir kere daha kucak dolusu teşekkürler ederim. Yeni albümün habercisi olan ‘’Bardak Taşıyor’’ un klibinde oynayan Rock’n Rolla’ları en sona sakladım. Teşekkürler, teşekkürler!!!
Konserlerde, orada, burada görüşmek dileğim
Ve muhabbetle…
CAN BONOMO
Can Uyan’ın Hata’sı
İlk şarkısı “Hadi Sus” ile dikkatleri üzerine çeken Can Uyan, sözü kendisine müziği Kaan Karaca’ya düzenlemesi Gökhan Holat’a ait yeni şarkısı “Hata” tüm dijital platformlarda yerini aldı. 100’e yakın şarkı dinlediğini dile getiren Can Uyan, kendi şarkısını kendi yazmaya karar verdi ve şarkıyı ilk dinleyen ve çok seven Gülben Ergen’in uğuruna inanarak Hata üzerinde çalışmaya başladı. Şarkı sözleri yazmaya devam eden Uyan, müziğin mutfağında olmanın daha heyecanlı olduğunu dile getirdi. Emrah Özbilen yönetmenliğinde çekilen klipte kısa sürede sosyal medyada ilgi gördü.
Almanya’dan İran’a bir “Saz” yolculuğu
Sazın öyküsü uğruna, Almanya’dan İran’a uzanan bir yolculuğa çıkan Berlinli genç müzisyen Petra Nachtmanova, “Saz” belgeselinin 38. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleşecek dünya prömiyeri kapsamında sazıyla konser veriyor.
2.000 yıldır kuşakları bir araya getiren sazın, yüzyıllardır nasıl hâlâ birçok kültürün kalbinde yer aldığını öğrenmek isteyen müzisyen Nachtmanova, Berlin’den yola çıkıp yedi ülke, 10.000 kilometre aşarak sazın doğum yeri Horasan’a gidiyor. Yönetmen Stephan Talneau’nun bu yolculuğu bir belgesel haline getirdiği “Saz”da Nachtmanova, sazın öyküsünü Erkan Oğur, Erdal Erzincan, Murat Ertel, Gjovali Shani, Bosnalı Saz grubu “Sevdah”, Suat Kaya, Ayşe Sewaqî, Aşık Mübariz Aliyev ve Seyed Arash Shahriyari gibi müzisyenlerle birlikte keşfediyor.
Petra Nachtmanova, 6 Nisan 2019 Cumartesi saat 20.00’de, Fransız Enstitüsü’nde sazıyla dinleyici karşısına çıkacak.
Bedük’ten yeni şarkı: “Hayvan”
Her yaptığı yeni şarkıda popüler müziğe yön veren isimlerin basında gelen Bedük, sözü, müziği ve aranjmanı kendisine ait yeni şarkısı “Hayvan”ı müzikseverlerin beğenisine sundu.
Bedük, kayıtlarını Londra’da yaptığı şarkı için; 2016 yılında çıkarttığı Bi Dans Etsek albümündeki Oynayalım, Bi Dans Etsek ve MFO’nün efsane parçası Sude yorumunun başarısından üç sene sonra tekrar Türkçe hareketli bir şarkıyla karşımızda olmaktan dolayı çok heyecanlı olduğunu belirtirken; önümüzdeki günlerde konser ve festivallerde yoğun bir şekilde dinleyicileriyle buluşacağının müjdesini verdi.
Yeni teklisinin görsel kapak tasarımını da kendisi yapan Bedük, yönetmenliğini kendisinin üstlendiği Hayvan’ın klibini ise yakın arkadaşı Okan Bayülgen’in Mecidiyeköy’deki mekanı Dada Salon’da çekti. Sosyal medya hesabından takipçilerini klibe davet eden Bedük, yoğun ilgiyle karşılaştı ve birlikte kamera karşısına geçtiler. Yıllar önce “Koyver Kendini” klibinde kendisine eşlik eden genç oyuncu Uğur Kurul da yepyeni bir karakter olarak klipte yıldızlaştı.
Sanatçı, “Hayvan” şarkısında her insanın içinde bulunan ama toplum kuralları gereği sürekli içimizde tutmak durumunda olduğumuz hayvanı, içgüdüsel tarafıyla ikilem yaşayan birinin içinde geçirdiği gel-gitlerini yorumluyor.
Nilipek.’ten 35mm film ile yeni klip
Son yılların önde gelen kent ozanları arasında sayılan Nilipek., ikinci stüdyo albümü Döngü’den gizli melankolik bir şarkı olan Defne’nin klibini yayınladı. Yönetmenliğini Berkay Küçükbaşlar’ın üstlendiği Defne, tamamen analog kamerayla çekildi ve dijital olarak kurgulandı.
Nilipek.’in Aralık 2017’de yayınlanan ikinci albümü Döngü’nün ilk yarısında yer alan Defne, yalnızlaşma ve yabancılaşmayı bir umudun ışığında anlatıyor. Söz ve müziği Nilipek.’e ait olan Defne’ye gitarlarda Can Aydınoğlu, tuşlularda Ozan Tekin, bas gitarda Umut Çetin ve davullarda Berkay Küçükbaşlar eşlik ediyor. Tamamı Lomokino ile 35mm filme çekilen klip, Nilipek.’e davullarda da eşlik eden Berkay Küçükbaşlar tarafından çekildi ve kurgulandı. Atina ve Selanik’te gerçekleşen çekimlerin ardından kareler tek tek dijital olarak işlendi ve bir araya getirildi.
Lomokino nedir?
Lomography tarafından piyasaya sürülen Lomokino, 35mm film ile analog videolar çekebilmeyi sağlıyor. Saniyede 3-5 fotoğraf çeken Lomokino ile 35mm filmde 30 saniyelik video elde edilebiliyor.
Yönetmen: Berkay Küçükbaşlar
Söz – müzik: Nilipek.
Düzenleme: Nilipek., Can Aydınoğlu, Ozan Tekin, Tufan Büyükgüngör, Berkay Küçükbaşlar
Tuşlular: Ozan Tekin
Elektrik gitar: Can Aydınoğlu
Ukulele: Nilipek.
Bas: Umut Çetin
Davul: Berkay Küçükbaşlar
Miks: Berkant ‘doktor’ Kılıçkap
Mastering: Everett Young
İzel “Kendiliğinden Olmalı” albümüyle geri döndü!
Türk pop müziğinin güçlü sesi İzel, 7 yıl aradan sonra Arpej Yapım etiketiyle yayınlanacak “Kendiliğinden Olmalı” adlı albümünü hayranlarıyla buluşturmak için hazır. İzel, yepyeni bir sound ile dinleyici karşısına çıkarken hayranlarına şu cümlelerle sesleniyor: “Siz sabırla bekleyen dinleyicilerim; her günümde arkamda bir sevgi ordusu oluşturduğunuz için hep minnettar kalacağım. Hepiniz her duamda olacaksınız. Kalbinizden öper güzel günlerde dinlemenizi dilerim.”
KLİPTE 600 METRE KUMAŞ KULLANILDI
Albümün ilk klibi Yüzdeyüz Film ortaklığıyla Gökhan Palas yönetmenliğinde; sözleri Meral Turan, müziği Gökçer Turan, düzenlemesi Serdar Ayyıldız’a ait Bizim Ağaç adlı parçaya çekildi. Özgür Mete ve ekibi tarafından 3 ay süren çalışmalar sonucunda 4 özel kostüm hazırlandı ve 600 metre tül kullanıldı. 2 ayrı etapta çekilen klibin ilk bölümü Gümüşsuyu’nda tarihi bir apartmanda diğer bölümü ise Kandilli’deki Adile Sultan Sarayı’nda çekildi.
İZEL ÇELİK ERCAN YILLAR SONRA BU ALBÜMDE BULUŞTU
12 şarkının yer aldığı albüme adını veren aynı adlı şarkının sözleri Sezen Aksu’ya, müziği Ercan Saatçi’ye ait Bırakın isimli şarkının söz-müzik ve düzenlemesi ise Çelik Erişçi’ye ait. Böylece efsanevi İzel – Çelik – Ercan üçlüsü yıllar sonra Kendiliğinden Olmalı albümünde bir araya gelmiş oldu.
Mehmet Güreli’den dinlemeye alıştığımız Kimse Bilmez, İzel’in tutkulu yorumuyla Serdar Ayyıldız’ın farklı düzenlemesiyle yepyeni bir ruha büründü. Daha Ne Kadar, Bugün Erkenden ve Yerine Sevemiyorum adlı parçaların ise söz ve müziği Sinan Akçıl’a ait.
Fersah ve Yas Mühürümdür adlı parçalarda ise Alper Narman ve Onur Özdemir işbirliği var. Aranjeler ise Serdar Ayyıldız, Alen Konakoğlu, Çelik Erişçi ve Sinan Akçıl imzası taşıyor.
Kesmeşeker’den “Kadıköy”e plak!
Cenk Taner kaptanlığında 1990 yılında kurulan Kesmeşeker’in geçtiğimiz yıl Ada Müzik etiketiyle çıkan 10. albümü Kadıköy, şimdi Long Play formatında yayınlanıyor. Albümde söz ve müzikler yine Cenk Taner‘e ait olan 10 şarkı bulunuyor: Değişti Zaman, Keçi, Önce Nar Sonra Pancar, Kadıköy’de Çok Güzel Solduk Biz, O, Sonbahar, Litra, Dahi Çocukları Düşlerinden Vururlar, Kadıköy’de Zen ve Az Ya Da Çok.
Kadıköy kayıtlarında, Cenk Taner (gitar, vokal), Canay Cengen (bas gitar, geri vokal, ilginç enstrümanlar) ve Gökhan Özcan’dan(davul) oluşan Kesmeşeker kadrosuna, Cansun Küçüktürk (gitar, geri vokal), Özgür Ulusoy (Hammond, piyano, keman, viyola) ve İlkay Özboyar (Hammond, piyano) eşlik ediyor.
Tüm düzenlemeleri Kesmeşeker’e ait olan albümün kayıt ve mixi Canay Cengen (2017), masteringi Levent Büyük, Çağdaş Şenel (Stüdyo 18), kapak tasarımı ise Engin Güneysu imzasını taşıyor. LP edisyonu için remasteringi İhsan Apça tarafından yapılan albüm 180 gr olarak basıldı. Kesmeşeker “Kadıköy” LP, bugünden itibaren esenshop.com üzerinden ön satışta ve 1Nisan Pazartesi gününden itibaren plak dükkanları ve müzik marketlerde olacak.
Fatma Turgut’tan ilk solo albüm habercisi
Model grubunun solisti olarak ünlenen ve grubun dağılmasının ardından solo kariyerine başlayan Türk rock müziğinin başarılı kadın vokallerinden Fatma Turgut, Nisan ayında Avrupa Müzik markasıyla yayınlayacağı ”Elimde Dünya” isimli ilk solo albümü için gün sayıyor. Albümün habercisi niteliğindeki ”Bir Varmış Bir Yokmuş” adlı teklisini yayınlayan Turgut’un bu yeni şarkısında söz ve müzik Can Bonomo’ya ait. Turgut, şarkının düzenlemesinde ise Barış Ertunç, Hüseyin Deniz ve Ozan İnam ile çalıştı.
Hem “Bir Varmış Bir Yokmuş”un hem de Nisan ayında yayınlanacak olan ”Elimde Dünya” isimli yeni albümün prodüktörlüğünü Fatma Turgut, Tarkan Gözübüyük, Cihan Barış ve Ozan Tügen üstlenirken, single ve albüm kayıtları ise Babajim Stüdyosu’nda gerçekleştirildi.
Murat Onbul’un yönetmenliğinde kamera karşısına geçen Fatma Turgut’un görüntü yönetmenliğini ise Veli Kuzlu üstlendi. Klipte bir fotoğrafçıyı canlandıran Fatma Turgut’un dikkat çeken kostümleri Tanju Babacan tarafından tasarlandı.
İrem Derici’den sürpriz 90’lar projesi
Popüler müziğin iddialı seslerinden İrem Derici, hız kesmeden yeni projelerine devam ediyor. Kısa bir süre önce yeni albümünü çıkaran başarılı şarkıcı, şimdi de 6 şarkılık bir cover albümle hayranlarını sevindirecek.
Kalbimin Tek Sahibine, Düşler Ülkesinin Gel Git Akıllısı, Dantel , Aşk Eşittir Biz, Evlenmene Bak, Zorun Ne Sevgilim ve Bazı Aşklar yarım Kalmalı gibi bir çok şarkısıyla sevilen İrem Derici prodüktörlüğünü ünlü iletişimci Özgür Aras ‘ın yaptığı sürpriz bir projeye imza atıyor.
Söylediği aşk şarkılarıyla kendine özel bir kitle yaratan Derici , 90’ların şarkılarından oluşacak yeni cover albümü için şimdiden çok heyecanlı olduğunu söylüyor. İrem Derici, “6 şarkılık 90’lar cover albümü yapıyorum. Benim 90‘larda en sevdiğim şarkılardan oluşan bir albüm olacak. İki slow şarkı, dört tane de hoppa cubba şarkıların olduğu, biraz yırtık aranjmanların olacağı bir albüm olacak. Albüm yapmayacağım diyorum ama kendimi tutamıyorum, bilinçsizce yine albüm yapıyorum” cümleleriyle heyecanını paylaşıyor.
Sibel Tüzün albümleri yeni soundlarıyla dijital platformlarda
Türk pop müziğinin önemli isimlerinden Sibel Tüzün’ün unutulmaz 4 albümü yeni soundlarıyla hayranlarıyla tekrar buluşuyor. Müzisyenin 27 yıllık kariyerindeki özgür ve cesur tarzının öncüsü olarak, yayınlandıkları dönemin iddialı yapımları arasında yer alan Hayat Buysa Ben Yokum Bu Yolda (1998), Kırmızı (2003), Kıpkırmızı (2004) ve Superstar (2006) albümleri, günümüz ses teknolojisiyle yenilendi.
Opera eğitimiyle başladığı müzik hayatında pop, caz ve rock gibi türleri güçlü vokal tarzıyla harmanlayan, kariyerini müzikal tiyatro oyunculuğu, şarkı yazarlığı ve prodüktör kimliğiyle de devam ettiren sanatçı, Nisan 2019’da yayınlanacak yeni single öncesi hafızaları tazeliyor, duygulara dokunuyor.
Sibel Tüzün’ün yapım şirketi Arinna Müzik etiketiyle ve Videomite dağıtımcılığında Spotify, Apple Music & iTunes, Shazam, Muud, fizy Müzik, Last.fm, Tidal, Deezer ve Youtube kanallarında dinleyiciyle buluşan albümlerin ‘remastering’leri Ender Akay ve Tanju Eren imzası taşıyor.
Albümlerden Notlar :
HAYAT BUYSA BEN YOKUM BU YOLDA
1998 yılında piyasaya çıkan albüm, Sibel Tüzün’ün ilk prodüktörlük çalışması. Şarkıların büyük kısmının sözleri yine Sibel Tüzün’e ait. Tamamen analog kaydedilen albümün mixleri New York’ta, Grammy ödüllü ses mühendisi Howie Wienberg tarafından gerçekleştirildi. Çek Cumhuriyeti’nde plak olarak da basılan albüm, müzik sektöründe kaset ve CD egemenliğinin sürdüğü dönemde neredeyse onlarca yıl sonra basılan ilk plaktır. Ülkemizin en önemli müzisyenlerinden Yavuz Çetin, Gür Akad, Demir Demirkan, Cengiz Köroğlu, Levent Candaş, Hakan Caneroğlu, Volkan Öktem, Turgut Berkes’in de albüme katkılarıyla Hayat Buysa Ben Yokum Bu Yolda, Türk Rock Müzik tarihinin önemli ve dikkat çeken albümlerinden biridir.
KIRMIZI
Sibel Tüzün’ün söz ve besteleri, Tansel Doğanay’ın düzenlemeleriyle 2003 yılında piyasaya sunuldu. Albümle aynı adı taşıyan “Kırmızı” şarkısının sıcak ve kıvrak melodileri, Ege Denizi’nin diğer tarafına kadar ulaştı. Sibel Tüzün albümde yer alan “Kırmızı”, “Hakikaten” ve “Yediveren Gülü” isimli şarkılarını Michael Kuyucu’nun sözleriyle yeniden, Yunanca olarak seslendirdi. Radyoların, albümün neredeyse bütün şarkılarını listelerine alması, albümde yer alan 6 şarkının da kliplenmesini sağladı ve albüm Türk Pop Müziğinin unutulmazları arasına girdi.
KIPKIRMIZI
Kıpkırmızı, yayınlandığı 2004 yılında oldukça cesur bir albüm olarak listelere girdi. Bir önceki yıl yayınlanan, Kırmızı (2003) albümündeki şarkıların remix ve versiyonlarından oluşan bu proje, yanında Sibel’in klipleri ve Sibel Tüzün fanları için hazırlanan, sanatçının bir gününü konu alan VCD ile birlikte yayınlandı. Club, trance, dance gibi farklı remix anlayışlarıyla kaydedilen albüm Ege’nin iki tarafında da büyük ilgi gördü.
SUPERSTAR
Albüm, Sibel Tüzün’ün 2006 yılındaki Eurovision Şarkı Yarışması için hazırladığı “Superstar” adlı şarkının Türkçe, İngilizce ve Yunanca versiyonlarından oluşuyor. Özellikle Eurovision fanlarının özlemle beklediği bu albümle Sibel Tüzün o dönem Yunanistan, Finlandiya, İsveç, İspanya, Güney Kıbrıs, Litvanya, Hırvatistan ve daha pek çok Avrupa ülkesinde konserler vererek TV şovlarına katıldı. Atina’da gerçekleşen yarışmadan 11.likle dönen Sibel Tüzün, Eurovision Fan Kulüplerinin oluşturduğu en iyi Eurovision şarkıları listelerinde yer almaya devam ediyor.
Röportaj: Şenay Lambaoğlu

Türkiye’de çok özel sesler var ve onlardan biri “Şenay Lambaoğlu” aranızda yeni tanışanlar var ise kendisinin müziğe nasıl başladığı, bu zamana kadar neler yaptığı tüm detaylar keyifli röportajımızın içinde…
Bu röportajı hazırlarken tüm albümlerini baştan sona dinleyerek hazırladım ve sizlerden de rica etsem sizde son albümü “Rüyalarıma Gir”i açıp dinlerken okur musunuz? :)
İrem Ezgimen: Öncelikle Şenay Lambaoğlu’nu tanıyabilir miyiz?
Şenay Lambaoğlu: Kendimi tanıtmak çok kolay olmasa da şarkı yazıp söyleyen, müziğe tutkun, hayalperest, inatçı ve umutlu biri olarak tarif edebilirim.
İrem Ezgimen: Müzik serüvenin nasıl başladı?
Şenay Lambaoğlu: Çocukluğum Almanya’da geçti ve 10 yaşında gitar çalarken müziğe olan ilgim gelişmeye başlamıştı. Sonrasında okul korosu ve orkestra şarkıcılığı olarak devam ettim. Pera Güzel Sanatlar Akademisinde Müzikal ve Yıldız Teknik Üniversitesinde Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Toplulukları bölümünde Şan eğitimi aldım. Yine aynı Üniversitede Yüksek Lisansımı tamamladım. Bu süreç içinde birçok kıymetli Caz müzisyeniyle çeşitli projelerde yer almaya başlamıştım.
İrem Ezgimen: 2012’de “İçimde Aşk Var“, 2014’de “Zarf Tümleci”, 2015’de “Başka Türlü Birşey” ve 2018’de “Rüyalarıma Gir” ile serüvenine devam ediyorsun. “Rüyalarıma Gir” i diğer albümlerinden ayıran nedir?
Şenay Lambaoğlu: “Rüyalarıma gir” albümü bundan önceki albümlerime kıyasla popüler müzik türlerine biraz göz kırpmakta. Yani bu albümde caz müziği ile diğer popüler müzik tarzları arasında bir köprü kurduğumuzu ve her açıdan son derece barışçıl ve köşeleri olmayan bir albümün ortaya çıktığını düşünüyorum
İrem Ezgimen: Bu albümde kimlerle çalıştınız?
Şenay Lambaoğlu: “Rüyalarıma gir” çok şahane bir ekiple hazırlandı. Müzik direktörlüğünü Tolga Bedir ve Kaan Bıyıkoğlu üstlendi. Aranjmanlarda yine bu iki isim dışında Adem Gülşen yer aldı. Serhan Erkol, Korhan Futacı ve Batu Şallıel saxafon, Caner Üstündağ bas gitar Matthew Hall kontrbas ,Derya Türkan kemençe, Sedef Erçetin Cello, Erdinç Şenyaylar ve Bora Çeliker gitar, Ekin Cengizkan ve Erdem Göymen davul’da, Tolga Bedir, Kaan Bıyıkoğlu piyanoda yer aldı. 2,5 günde kaydedilen albümde mix’i Erim Arkman, mastering’i Cem Büyükuzun albüm fotograflarını da Mehmet Turgut çekti.

İrem Ezgimen: Müzikal hayatınızda sizi en çok motive eden ve yönlendiren kimi kimdir? Bu motivasyonu nasıl sağlıyorsun?
Şenay Lambaoğlu: Müzik hayatımda beni en çok yaşama olan tutku motive ediyor. Kendimi müzikle ifade etmek bildiğim en iyi iletişim yolu.
İrem Ezgimen: Caz Türkiye’de çok emek isteyen bir müzik türü ve sizin gitmek istediğiniz nokta neresi?
Şenay Lambaoğlu: Caz müziği dünyanın her yerinde çok emek ve özen isteyen bir müzik türü. Aslında her şey öyle değil mi? Müzikal yolculuğumda kendimce ilerlemek istiyorum. Varılacak noktadan ziyade tüm bu yolculuk beni heyecanlandırıyor. Yaşamakta olduğum an ve beraberinde biriktirdiklerim, öğrendiklerim kıymetli olan. Konserlerdeki buluşmalar beraberce aynı duygular için atan kalpler paha biçilemez güzellikte.
İrem Ezgimen: Başarılı bir caz sanatçısısın kimleri dinlersin? İdolüm dediğin biri var mı?
Şenay Lambaoğlu: Çok farklı türlerde müzikler dinlemek beni besliyor aslında. Ama şu günlerde ölüm haberini aldığım bir Aretha Franklin; bir Bill Evans, Miles Davis’in yeri elbette başka. Erkan Oğur, Müzeyen Senar, Aydın Esen şu an aklıma gelen isimler.
İrem Ezgimen: Bir müzisyen olarak hayallerini bize anlatır mısın?
Şenay Lambaoğlu: En büyük hayalım müziğimle dünyayı gezmek.

İrem Ezgimen: Türkiye’deki müziği ve müzisyenliği eleştirebilir misiniz?
Şenay Lambaoğlu: Asla eleştiremem. Bizim coğrafyamızda öyle zor şartlarda ayakta duruyoruz ki gerçek bir müzik emekçisi olduğumu gururla söyleyebilirim.
İrem Ezgimen: Şenay Lambaoğlu nasıl biridir bir günü nasıl geçer?
Şenay Lambaoğlu: Önce kadın sonra anne, dahası bir evlat ve sevgili. Erken kalkan erken uyuyan, sağlıklı beslenen, sigara içmeyen, doğa aşığı gibi gibi şeyler…
İrem Ezgimen: Müzisyenliğe ve caz müziğine gönül verenlere nasıl bir yol gösterirsin?
Şenay Lambaoğlu: Çok dinlesinler, çok çalıp söylesinler. İç seslerine kulak versinler. Kendi doğrularını bulsunlar. Kusur gibi gözüken şeyler sizi siz yapan farklar olabilir bunu unutmasınlar. Ve asla vazgeçmesinler.
İrem Ezgimen: Yakın zamanda seni nerelerde dinleyebiliriz?
Şenay Lambaoğlu: En yakın 23 Ağustos tarihinde Gökçeada Caz Festivalinde yer aldık. Önümüzdeki günlerde de 1 Eylül Bodrum Caz Festivali sahnesindeyiz.
İrem Ezgimen: Sosyal Medya hesaplarını rica edebilir miyiz?
Şenay Lambaoğlu: Senay Lambaoglu olarak Twitter, instagram ve Facebook hesaplarımdan beni bulabilirler.
Bu keyifli röportaj için teşekkür ederiz…
Sertab Erener “Nice 25 yılların olsun!”
Sertab Erener çocukluğum, gençliğim ve yetişkinliğim…. Küçücük bir kız çocuğu olduğum dönemde “Şşt şşt sakin ol! Sinirlerine hakim ol!” diye başlayan serüvende sesine, sahnedeki duruşuna,hayran olunan kadın Sertab Erener’le dile kolay 25 seneyi geride bıraktık.
Yıllar önce “bir gün, bir yerde kendisi ile sohbet etme fırsatın olacak.” deselerdi inanmazdım ama geçtiğimiz günlerde kendisinin “Bastırın Kızlar” isimli şarkısının tanıtımında hep beraber oturup dünya üzerindeki müzik türlerinden, Türkiye’deki müzisyen ve müzik türlerinden bahsettik.
Herkese karşı çok ama çok açık davrandı içinden nasıl geçiyorsa öyle… Özellikle “Bırakın 25 sene sonra istediğim türde, istediğim gibi müzik yapayım.” dediği sırada “İşte en büyük güç ÖZGÜRLÜK!” dedim içimden… Keşke herkes onun kadar ve onun kadar açık olabilse… Neyse…
“Bastırın Kızlarla” aynı gün içerisinde Oceans Of Noise‘un da “Not Safe” dijital medyada yerini buldu. Tabii ki; tüm radyo ve tv kanalları “Bastırın Kızlar” şarkısına yer verdi ama Oceans Of Noise’un ” Not Safe” adlı şarkısını hatta EP’sini spotify aracılığı ile dinliyorum. Sizlere de tavsiye ederim.

İtiraf etmeliyim ki; Oceans Of Noise’u daha çok dinliyorum bir de “Olsun” şarkısının ingilizce versiyonu da “Not Safe” EP ‘de yer almakta bence bir kulak verin derim. Umarım muhteşem samimiyeti ve misafirperverliği ile bir gün yüz yüze bir röportaj yapma şansım olur.
Sevgili Sertab Erener; yüreğinden nasıl müzik yapmak geçiyorsa öyle devam et. Bizlerin kalbi, kulağı hep seninle… Nice 25 yılların olsun!