Günay Tarkan’ı kutladı

Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun su altında kalacak Allianoi antik kentiyle ilgili açıklamaları nedeniyle “Burnunu sokmasın” dediği Tarkan’a Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’dan destek geldi. Günay, “Tarkan’ı kutluyorum” dedi ve bizim de içimize doğrusu su serpti. Hükümette sağduyulu birileri de varmış demek ki!

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay‘a Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu‘nun ‘Alliaoni diye bir yer yoktur. Söz konusu bölgeyi bazı bilim adamı diye geçinenler, meşhur olmak için uydurmuştur” sözleri hatırlatıldı. Bakan Günay, bunun üzerine ”Sayın Bakan, amacını aşan bir şekilde düşüncelerini beyan etmiştir” diye konuştu.

Ertuğrul Günay, ”Sanatçı arkadaşlarımızın, aydınlarımızın duyarlılık göstermesi bizi tedirgin etmez. Aksine sevindirir. Aydınlar, sanatçılar bu topluma sahip çıkmazsa, bu toplumu kim aydınlatabilir? Ben bu duyarlılıkların artarak sürmesini temenni ediyorum” dedi.

Yortanlı Barajı’nın durumunun biraz özel ve karmaşık olduğunu anlatan Günay, barajın ihalesinin 1990’lı yılların başında yapıldığını ve inşaatının başladığını vurguladı. Kazılarda oranın eski bir Roma hamamı ve su merkezi olduğunun ortaya çıktığını belirten Günay, şöyle konuştu:

”Bizim bütün arayışımız, halkın ihtiyacı olan barajı, çevredeki halkın istediği hale getirebilmek, bir yandan da tarihsel kalıntıları geleceğe taşıyabilmektir. Bütün derdimiz, baraj su tutacaksa tarihi kalıntıları yok etmeden bulmaya çalışmaktır. Doğayı tahrip eden duyarsız anlayışla katiyen gelişme olamaz. Türkiye’nin turizminde inanılmaz başarı görüyoruz. Ancak doğaya sahip çıktığımız ölçüde gelişme yaşanacaktır. Kalkınma da çevre ve doğaya sahip çıktığımız sürece sürekli olacaktır.”

UNESCO’YA TEŞEKKÜR EDERİZ
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, bir gazetecinin ”UNESCO, İstanbul’u Haliç’teki metro geçiş köprüsünün İstanbul’un siluetini bozduğu yönünde uyardı. Bu konudaki görüşünüz nedir?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: ”İstanbul’un siluetini bozmak kimsenin hakkı değildir. UNESCO, bu uyarıyı yapmadan da biz bu güzellikleri koruyorduk. Türkiye’nin uyarı almaksızın tarihine, mimarisine hiçbir kültür ve uygarlık ayrımı yapmadan topraklarında ne varsa sahip çıkması gerekir. UNESCO’dan önce de biz bunu ifade ediyorduk. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Biz üzerimize düşeni başkaları uyarmadan da yapmaya çalışıyoruz.”

Tarihe nezaket lütfen! / Tarkan’ın duyarlılığına Bakan’ın çirkin yanıtı >>

“Milat” 7 Eylül’de raflarda

TMC, Yonca Lodi‘nin merakla beklenen yeni albümü Milat‘ın 7 Eylül’de raflara çıkacağını duyurdu. Kartonetinde Lodi’nin kendisi dışında Zeki Güner, Aysuda Ülkü Zeren, Aysel Gürel ve Sonay Yağız gibi isimlerin yeraldığı albümün çıkış parçası Düştüysek Kalkarız, radyo playlistlerinde yükselmeye devam ediyor.

Yonca Lodi’nin Milat’ı >>

Yonca Lodi – Düştüyse Kalkarız

Gülşen’den “Hayat Bir Su”

Gerek düzenlemeleri ve gerekse sözleri ile Gülşen‘in doruk albümü olarak saydığım “Önsöz”, yalnızca Gülşen‘in değil yayınlandığı 2009 yılının da en iyi albümü olarak müzik tarihimize geçmişti. 26 Eylül’de Harbiye Açıkhava’da Darülaceze yararına vereceği konsere hazırlanan sanatçı bu konserde ilk kez seslendireceği yepyeni şarkısının heyecanını taşıyor şu günlerde. Sözünü kendi yazdığı, müziğini Ozan Çolakoğlu ile beraber bestelediği şarkının adı Hayat Bir Su. Doğrusu şarkıyı çok beğendiğimi ve Gülşen’in hanesine bir artı olarak gireceğini düşündüğümü itiraf edebilirim diyerek, sizleri şarkı ile başbaşa bırakıyor ve devamını da okumanızı diliyorum.

*Spesiyal:

Malum batıda çok yaygındır “charity” şarkıları, birçok vesile ile yıllardır bestelenir söylenir böyle şarkılar. Bizim müzik tarihimizde ise az görülmüşlüğü/duyulmuşluğu vardır böyle şarkıların. Biz 80’ler çocuklarının, 90’lar gençlerinin çok iyi bildiği bir şarkıyı da bu vesile ile yeniden hatırlayalım mı?:) 1992 yılında Ajda Pekkan’dan MFÖ’ye, İbrahim Tatlıses’ten Muazzez Abacı’ya farklı tarzlardaki birçok ünlüyü biraraya getiren ilginç bir “ünlüler korosu”nun söylediği Cem Karaca sözlü Atilla Şereftuğ imzalı Sev Dünyayı, neredeyse ezberlediğimiz bir şarkıydı o yıllarda. Buyrunuz o halde:)

http://www.youtube.com/watch?v=rvr7aHa4E48
http://www.youtube.com/watch?v=rvr7aHa4E48

Tarihe nezaket lütfen!

Şaka mı bu? Tarihe ve kültürel miraslara bu kadar saygısızca yaklaşan başka bir ülke daha var mı, bilen beri gelsin lütfen. Tarkan bu! Her yaptığı, her söylediği olay olan yılları belki biraz geride bıraktı bırakmasına ama sanatçılığının yanında o da bu ülkenin bir vatandaşı değil mi? Doğaya, tarihe ve bunların korunmasına da son derece duyarlı bir vatandaş olarak beyan ettiği ve gayet de haklı olduğu açıklaması birilerini fena halde kızdırmışa benziyor. Çok yakında baraj suları altında kalacak olan antik sağlık merkezi Allianoi’yle ilgili olarak geçtiğimiz hafta Facebook sayfasında yayınladığı cümleleri ve akabinde kendi objektifinden yayınladığı fotoğrafları, fitili ateşledi bile:

“Doğa Derneği ile birlikte gittiğimiz gezilerimizin ilk durağı olan Allianoi’yi ilk gördüğümde çok heyecanlandım ve etkilendim. Hatta “Uyan” adlı şarkımı yazmama ilham kaynağı olan yer Allianoi’dir. Allianoi’nin tarihin günümüze kadar ulaşmış dünyada sayılı olan en güzel şifa kaynaklarından biri olduğunu fark ettim ve buranın korunarak, bütün Dünyaya tanıtılması gerektiğine inandım. Ama ne yazık ki bugün Allianoi’nin kumla kaplanması ve baraj suları altında bırakılması için çalışmaların başlatıldığını öğrendim. Allianoi’nin korunması gerektiğine dair alınan hukuk kararının uygulanmıyor olmasına çok üzüldüm.”

Çevre(!!!) Bakanı Veysel Eroğlu, Tarkan’ın bu açıklamalarına verdiği ilginç ve şaşırtıcı yanıtıyla yalnızca Allianoi’yi korumak için canla başla çalışan çevrecileri değil, vatandaşların da büyük tepkisini çekti. Burada bu uzun ama pek değersiz satırları sizlerle paylaşarak vaktinizi çaldığımızın farkındayız ama, bu kadar tepki çeken açıklamayı bir bakan nasıl yapar diye okumadan da geçmemek lazım diye düşünüyoruz :

“Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin, herkesin bir ihtisası vardır. Herkes bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur. Ben şimdi kalkıp da onun sanatıyla alakalı bir şey söylesem ne derece yanlış olursa, onun da bir baraj ya da tarihi eserin korunmasıyla ilgili söyleyeceği şey fevkalade yanlıştır. Bunlar doğru değil. Dünyanın hiçbir yerinde de yoktur. Bilimadamları karar verir ne yapılacağına, ona göre yapılır.

Bu Yortanlı polemik mevzu oldu. Buna ilk defa orada kazı yapan kişiler sebep oldu. Kazılara devam etmek istediler. Yıllarca DSİ’den yüklü miktarda kazı paraları aldılar. Yaklaşık 4.5-5 milyon lira kazılar için para ödedik. Ayrıca ayni yardımlarla destekte bulunduk. Bugünün parasıyla 7 milyon lira kazı ve çıkartılan eserlerin Bergama Müzesine taşınması için masraf yaptık. Bunu tamamen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bergama Müze Müdürlüğünün denetimi altında yaptık.

Orası ‘Allianoi’ değil. ‘Allianoi’ diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Bunu çok net söylüyorum. Bununla ilgili TRT’yi yanıltmışlar, bir tarihte belgesel diye hazırlamışlar. Belgesel olduğuna göre belgesini gönderin dedim. Böyle bir tarihi kayıt gösteremediler. Genel müdürken TRT’ye sert bir yazı yazdım. Neticede kendim baktım.

Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye’nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Geçmiş dönemde eski bir valimizin zamanında restore edilmiş. Beton duvarlar var. Mermerler konmuş. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser çıktı, Bergama Müzesi’ne kondu. Her tarafta olan mozaikler var. Çatı uydurma bir malzemeyle yapılmış. Çıkan bir tek sütun var, Peri Kızı var. Sütunlar korunacak.  Üniversiteyle bilim adamlarıyla görüştük, koruma kurulları vesaire. Ne istiyorsunuz dedik. Burası zaten kullanıma kapalıydı. Onların istediği şekilde koruyacak tedbirler alıyoruz, örtüyoruz. İstenildiği zaman, gelecekte tekrar açılır kullanılır. Tarihi eserlere bir şey yaptığımız yok. Oraya biz 60 milyon lira para harcadık. Bir takım cahil insanlar yüzünden, bazı art niyetli kişiler yüzünden orada su tutulamadı çiftçiler mağdur oldu. 2 senedir bekliyor, neticede artık tahammülümüz de yoktur. Bu tamamen Paşa Ilıcası adıyla bilinen ve zaman içinde tadilatı yapılmış olan bir kaplıcadır. Allianoi diye bir şey yoktur. O kişinin uydurduğu bir şeydir.”

DikkatMüzik! olarak Tarkan‘ı duyarlılığından ötürü kutluyoruz. Tüm müzik dünyasının, tüm sanat camiasının, hayatını yalnızca kültüre ve sanata adayanların değil, bu ülkede yaşayan, bu toprakların tüm kültürel miraslarının gelecek nesillere aktarılmasını ve kaybolmamasını isteyen her bireyin Allianoi’nin yaşamasına destek vermesini diliyoruz. Her fırsatta çevreci ve hümanist olduğunu dile getiren Başbakan ve Cumhurbaşkanının Allianoi’nin sulara gömülmesine göz yumup yummayacaklarını da büyük bir merakla beklemekteyiz doğrusu.

Can Dündar‘ın konu ile ilgili Milliyet’teki yazısı: http://www.milliyet.com.tr/allianoi-gomulmesin-/can-dundar/guncel/yazardetay/31.08.2010/1283019/default.htm

*Allianoi:

Bergama’nın kuzeydoğusunda, Paşalı-Ilıcası Mevkii’nde yer alıyor. İnsanlık tarihinin ilk planlı sağlık merkezi olduğu ortaya çıkarılan ve  içinde çeşmeler, hamamlar, yollar, köprüler, caddeler ve kiliseler bulunan antik kent Allianoi, 1998 yılında yeniden keşfedildi ve 2001 yılında 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi. 9 yıllık çalışmayla antik kentin ancak yüzde 20’si ortaya çıkarılabildi.

Allianoi antik kentinde Devlet Su İşleri (DSİ) geçtiğimiz hafta çalışmalara başlarken antik kentin çok yakında kumdan bir muhafaza altında suya gömülmesi, karara bağlandı.

Umut Kuzey’den “Gezgin”e klip

Umut Kuzey, “Şarkılarımı doğru yorumladığım, kendimi ilk defa doğru anlattığım” dediği 3.stüdyo albümü “Al Beni”ye yeni bir video klip çekti. Arpej Yapım/Seyhan Müzik etiketiyle Mart ayında yayınlanan ve prodüktörlüğünü Metin Türkcan ve Arda Algül’ün yaptığı albümün 3. video klibi “Al Beni” ve “Amerika” şarkılarından sonra, söz ve müziği Umut Kuzey’e ait olan “Gezgin” şarkısına çekildi.

Gürcan Keltek yönetmenliğinde çekilen ve 16 mm formatında Kızıltoprak tren istasyonunda çekilen klip, 50 kişilik ekibin 30 saatlik çalışması sonucunda tamamlanmış. Klipte, iki dünya arasında sıkışmış Araf’taki bir adamın hikayesi anlatılıyor.

Umut Kuzey – Gezgin

http://www.dailymotion.com/video/xena1e_umut-kuzey-gezgin-2010-yeni-klip_music

“Hande’yle Yaz Hiç Bitmez”

Elektronik müzikten pop müziğe dönüş yaptığını açıkladığında eski hayranları bir hayli sevinmiş, son albümleri ile kazandığı bazı yeni hayranları ise tastamam hayal kırıklığına uğramıştı. “Hande’ye Neler Oluyor?” bir ölçüde bu 2 tarafı tek potada eritmeyi başarmakla kalmamış, “Hande Yener bitti artık” diyenlerin de ağızlarını bir karış açık bırakmalarını pekala sağlayan bir albüm olmuştu. Albümün en hareketli ve en akılda kalan 2 şarkısı “Sopa” ve “Bodrum” olurken, “Kal Kal”, “Yasak Aşk” ve “Çöp” gibi diğer şarkılar da günümüz popu için gayet dikkat çekiciydi. Evet, Türk popunun bu sevilen sesi yine yeniden özlediği(miz) günlerine geri dönmüştü. Peki haberimiz ne ile mi ilgili?

Hande Yener, gördüğü ilgiden memnun olmuş olacak ki, aradan sadece aylar geçmesine karşın yeni bir çıkış için kolları sıvadı. Söz ve Müzik Sinan Akçıl imzalı Uzaylı adlı şarkıyı seslendiren sanatçı, bu şarkının yanında son albümdeki şarkılarına yaptırdığı 11 remixi de “Hande’yle Yaz Hiç Bitmez” adını verdiği bir “ara albüm”e koydu. Albümün şu günlerde raflara çıkması beklenirken, video kliple ilgili küçük bir not: Uzaylı’nın Kemal Doğulu yönetmenliğinde bir de video klibi çekilmiş ve klipte Kavak Yelleri dizisinden tanıdığımız İbrahim Kendirci de oynamış.

İşte Hande Yener’in “Uzaylı”sının bir kısmı:

http://www.dailymotion.com/video/xen9d3_hande-yener-uzayly_music

Teoman’dan interaktif klip

Teoman‘ın geçen yıl yayınladığı ‘İnsanlık Halleri’ adlı son albümünde yer alan ‘Yalnız Kalpler’ isimli şarkının albüm çalışması görünen o ki Türkiye’de bir ilk olacak. 18 kişilik bir ekip tarafından hazırlanan klip, ‘http://www.yalnizkalplersutunu. com‘ isimli internet sitesinde güncellenebilecek. Klibi çeken Trafo Reklam yetkilileri, “Teoman hayranları da bu klipte istedikleri değişiklikleri ve eklemeleri yapabilecek” demişler.

*Spesiyal:

Aynısı sayılmasa da, bir video klibin izleyici tarafından şekillenmesi fikrini ülkemizde ilk uygulayanlardan biri de birkaç yıl önce Nil Karaibrahimgil olmuştu diyerek haberimizi zengileştirelim istedik:)

2006 tarihli Tek Taşımı Kendim Aldım albümünün 2. klip şarkısı Peri‘nin video klibi için bir klip yarışması düzenlenmiş ve sanatçının internet sitesinde şarkının mikslenmesi ve klibin tekrar montajlanabilmesi için orijinal ham görüntü ve sesler yayınlanmıştı. Birinci seçilen klip “Perili Klip” adıyla yayınlanmakla kalmamış, MTV Türkiye’de yayınlanan ilk klip olmuştu. İki balığın hikâyesinin anlatıldığı yazıların yer aldığı videoda Karaibrahimgil’e Ayben de eşlik etmişti.

AveaMüzik’ten radyo uygulaması

Plaktı, kasetti, CD’ydi, mp3’tü derken zaman öyle hızla kayıp gidiyor işte avucumuzun içinden, hızına yetişmek ne mümkün? Buyrunuz ülkemizde dijital müzik satışında lider konumda olan bir firmadan yeni bir teknoloji atağı. E bu devirde bir adım önde giden daima kazanır, değil mi?

Mobil pazarda müzik indirmede %35 pazar payı ile 1. sırada yer alan Avea, Windows Live Messenger kullanıcılarını Aveamüzik Radyo uygulaması sayesinde Türkiye’nin en çok dinlenen radyo kanalları ve yüzbinlerce şarkı ile buluşturuyor. Windows Live Messenger üzerinde çalışan ve tüm Windows Live Messenger kullanıcılarının erişebileceği ücretsiz bir uygulama olan Aveamüzik Radyo, kullanıcıların Türkiye’nin en çok dinlenen radyo kanallarına erişmelerine olanak tanıyor.

Seçtikleri radyoyu Windows Live Messenger açık olduğu sürece dinleyebilen kullanıcılar ayrıca, Avea’nın müzik portali http://www.aveamuzik.com’daki Top40 listelerine ve listedeki şarkılara erişebiliyor, Aveamüzik’in 350.000 şarkılık veritabanı içinden istedikleri sanatçıları ve şarkıları aratıp dinleyebiliyor. Ücretsiz olarak sunulan Aveamüzik Radyo Uygulaması üzerinden şarkı dinlemek için Windows Live Messenger’ın bilgisayara yüklü olması ve kullanıcıların üye girişi yapmaları yeterli oluyor. Kullanıcıların ek bir uygulama yüklemesine gerek kalmıyor.

Aveamüzik Radyo Uygulaması, Windows Live Messenger uygulamasının altında yer alan ikonlardan, MSN portal logosunun yanındaki kırmızı renkli “Avea Radyo” ikonuna tıklandığında hemen açılıyor ve ilk sıradaki radyo çalmaya başlıyor. Kullanıcılar radyo kanalını değiştirmek istediklerinde, uygulamanın arayüzünün ortasında yer alan radyo kanallarından istediklerine tıklayarak kanallar arasında gezebiliyor.
Aveamüzik Radyo dinleyicileri, http://www.aveamuzik.com müzik portalindeki 350.000 şarkı içinde en çok dinlenen 40 şarkının listelendiği TOP40 listesinden Pop, Rock ve Yabancı kategorilerine tıklayarak şarkılara ulaşabiliyor. Radyo kanallarının üzerinde yer alan arama alanına istediği parçayı yazarak, http://www.aveamuzik.com içinde arama yapabiliyor ve http://www.aveamuzik.com’a üye olarak müzik parçalarını indirme fırsatı yakalıyor.

Tüm bunların yanı sıra, dinlenilen radyo kanalı otomatik olarak Windows Live Messenger statüsüne yansıyor ve dinleyiciler radyo kanallarının sağ üstünde bulunan Facebook ve Twitter ikonlarına tıklayarak, uygulamayı ilgili sosyal ağda arkadaşlarıyla paylaşabiliyor.

Sicilyalılara türküleri sevdirdi

Koku , Buz Kalpli ve Bize Lüks adlı parçalarıyla çıkış yapan ve uzun süredir sessizliğini koruyan Beyza Durmaz Sicilya’yı kapı komşusu yaptı. Ünlü İtalyan grup Nemas Project ile İtalya’da albüm kaydeden genç sanatçı geçtiğimiz yaz ve bu yaz Sicilya’nın ünlü Beyaz Gecesi’ne davet edilerek Sicilyalılara İtalyanca ve Türkçe şarkılar seslendirdi. Konserlerine 2 Karadeniz türküsü ile başlayan  genç şarkıcı ‘’Başka bir ülkenin insanlarına kendi kültürünüzden eserler sunmak çok heyecan verici . Sicilyalılar türküleri çok sevdi , Türk enstrümanlarına ve ezgilerine ayrı bir ilgi gösterdiler. Kendi dillerinde söylediğim şarkılardan çok türkülere daha fazla reaksiyon gösterdiler’’ şeklinde konuştu. Beyza konserde Filistin asıllı şarkıcı Faisal ile de Arapça düet yaptı. Kültürlerin buluşması olarak yer alan konserlere İtalyan basını da büyük yer verdi.

Tarkan’dan 2 klip birden

Son yılların en başarılı albümüne imza atmakla kalmayıp kendi kariyerinin de en dikkat çekici albümlerinden birine imza atan ve uzun, hem de baya uzun bir aradan sonra ilk kez büyük bir çoğunluğun “itiraz etmediği” bir albümle karşımıza çıkan Tarkan, son konserinde albümün en önemli parçalarından “İşim Olmaz”ın perde arkasını anlatmış. Çok yakında detaylı bir “Adımı Kalbine Yaz” analizini aktaracağımızı belirtip, Hürriyet kaynağına göre buyuralım bakalım son konserinde Megastarımız neler söylemiş bir bakalım..

Yıldız Söyledi Ben Besteledim:

Tarkan, “İşim Olmaz şarkısının hikayesi var. Yıldız Tilbe o şarkıyı bana telefonda yazdırdı. Ben de besteledim” açıklamasını yaptı. Radyocular, daha önce de Yıldız Tilbe’ye benzer bir soru yöneltmiş, “Şarkının sizinle bir alakası var mı” sorusuna Tilbe’den, “Benim şarkıyla alakam yok” demişti.

Yaklaşık bir saat gecikmeyle sahneye çıkan Tarkan, “Bu Harbiye konserleri bir acayip. Ben doyamıyorum. Ramazan ayı olduğu için konser tarihlerini öğrenince korktum, arkadaşlara ‘Ramazan’da konser mi olur?’ dedim. Ama hiç öyle değilmiş” dedi. Yeni albümündeki şarkıları hepbir ağızdan söyleyen hayranlarına, “Albümü beğendiğinize çok sevindim. Her yerde şarkılarımı duyuyorum. Emeklerimize değmiş” diyerek sevincini paylaşan Megastar Tarkan, ardından da “Oynamam lazım, yerimde duramıyorum içim kıpır kıpır, haydi oynayalım” deyip “Oynama Şıkıdım Şıkıdım” şarkısını söyleyerek konser alanındakileri coşturdu.

Tarkan konserini izlemeye gidenler arasında sosyetenin tanınmış isimlerinden Şirin Yalçın, Elif Dürüst ve Gül Dürüst de vardı.

İki klip birden

Tarkan, aynı anda yayına sokmayı planladığı “Öp” ve “Adımı Kalbine yaz” adlı şarkılarına birlikte klip çekti. Tarkan, bu iki şarkısının klip çekimlerinin bir bölümünde bir pazar yerinde dolaştı. Her yerde hayranlarının yoğun ilgi gösterdiği Tarkan’ın klibi için pazar esnafı önceden uyarılırken, görüntü alınmaması için de özel güvenlik önlemleri alındı.

Özel Dosya: Tarihteki “Evet, Hayır” şarkıları

Siyaset sahnesinin 12 Eylül’deki tarihi referanduma kilitlendiği, milletçe de kafaların biraz “karışık” olduğu şu günlerde herkes birbirine Evet mi, Hayır mı sorusunu soruyor. Galiba kafadan bir yanıt vermek yerine, anayasadaki değişecek maddeleri tek tek incelemek, ne anlama geldiklerine bakmak ve ondan sonra karar vermek en doğrusu olsa gerek. Bu tartışma süredursun, DikkatMüzik! olarak yakın müzik tarihimizde içinde Evet-Hayır geçen şarkıları şöyle bir anımsayalım istedik. Bakalım müzik dünyamızda hangi tarihte hangi sanatçılarımız Evet, hangileri Hayır demiş? (Şarkıları dinlemek için şarkı isimlerine tıklayabilirsiniz) Okumaya devam et “Özel Dosya: Tarihteki “Evet, Hayır” şarkıları”

Assolistler evinizde!

Behiye Aksoy‘un eşsiz yorumu “Bir İhtimal Daha Var” ile açılıp Gönül Yazar’dan “Tadı Yok Sensiz Geçen” ile devam eden ve beni çok uzaklara götüren albümü dinliyorum kaç gündür. Bu 2 isim dışında Seçil Heper, Emel Sayın ve Gönül Akkor gibi Türk Sanat Müziğinin divalarını bir araya getiren ve Ossi Müzik etiketi ile müzik marketlerde yerini alan albüm “Assolistler-2” adını taşıyor. Efsane gazino afişlerinden derlenen kapak tasarımı ile meraklısı için özenle hazırlandığı neresinden baksanız belli olan albümün içeriği de en az kartoneti kadar dopdolu.

Popüler müzik tarihimizde ve eğlence kültürümüzde önemli bir yer tutan gazinolar ve her biri son derece usta birer yorumcu ve bir o kadar da alımlı alaturka şarkıcılarını ‘Assolist’ kimliğiyle karşımıza çıkaran gazino kültürünün baş kahramanları idi onlar. “İşlemeli, payetli, otrişli kostümleri, takma kirpikleri, kabarık saçları, ağır makyajları… Sadece güzellikleri ile değil, sahne üzerindeki duruşları, yürüyüşleri ve tavırlarıyla da yıllar boyu hepimizi kendilerine hayran bıraktılar. Hepsi usta birer alaturka yorumcusuydu. Onlar şarkı söylerken nefesler tutulur, salonda çıt çıkmaz, garsonlar servis yapmaz, konuklar yemek yemezdi. Gazino neonlarının en tepesine hep onların adı yazılırdı. O zamanlar “Şu gazinoya ya da bu müzikhole” değil, “Emel’e, Seçil’e, Behiye’ye, Gönül’e gidelim,” denirdi.
Onlar, assolistlerdi…”

Kısa bir dönem sanat müziğine de göz kırpan Nükhet Duru‘nun da “Bana Herşey Seni Hatırlatıyor” şarkısı ile yer aldığı albümde, “Dert Şarkısı”, “Bir İhtimal Daha Var”, “Saymadım Kaç Yıl Oldu”, “Benzemez Kimse Sana” ve “Dargın Ayrılmayalım” gibi dinlemeye doyamayacağımız 17 şarkı bu albümde. Üstelik şarkıların tamamı ilk kaydedildikleri haliyle, yani orijinal versiyonlarıyla yıllar sonra ilk kez CD formatında yayınlanıyor. Albümde yer alan Emel Sayın-Hangi Rüzgar Attı Seni, Nükhet Duru-Bana Herşey Seni Hatırlatıyor ve Seçil Heper-Sorma yorumları ise ilk defa yayınlanıyor.

Daha önce “Assolistler-1” adlı albüm ile Türk müzik tarihinin altın kayıtlarını piyasaya çıkaran Hakan Eren ve Ossi Müzik, yine kendine yakışanı yapmış ve bu albüm ile de sanat severleri onikiden vurmayı başarmış.

Abracadabra! Ajda Yunanca söylüyor

Müzikmarketlerde hareketli günlerin yaşandığı bu yaz aylarında -epey bir süre öncesinden hazırlıklarının devam ettiği hatta hemen hemen tamamlandığı haberi yayılmasına karşın- henüz Ajda Pekkan‘ın yeni albümünü duyamadık duymasına ama yıllar önce Yunanca söylediği kayıtların CD üzerinde ilk kez yayınlandığı “Ajda Pekkan’s Greek Songs” albümü büyük ilgi görüyor.

Çıkardığı çeşitli Yunanca ve Balkan albümleri ile tanınan AJS Müzik tarafından yayınlanan “Ajda Pekkan’s Greek Songs”, Süperstar’ın 70’lerin başında Yunanistan’da yayınlanan ve Türkiye’de bugüne dek yayınlanmamış 4 önemli şarkısını Alli De Tha Vreıs Opos Emena (Tek Yaşanır Mı), Den Rotises Pote (Sensiz Yıllarda), San To Karavi (Olmadı Gitti) ve I Agapi M’Afise (Yağmur) içeriyor. Bu 4 kayıtın bir kısmı o yıllarda 45’lik olarak, bazıları ise çeşitli compilation’ların içinde yayınlanmış ve bu albüm ile birlikte ilk kez bu topraklarda piyasaya çıkıyor.

Elbette albüm sadece bu 4 şarkı ile bitmiyor. Ajda’nın başından sonuna “olay” olan Eurovision macerası Petroil‘ün Dokuissa yorumu başta olmak üzere birçok önemli hitinin Yunanca yorumu da, bu albüm ile birlikte kulaklarımıza ulaşıyor. Tha Epiziso (Bambaşka Biri), Megıe Mele (Hür Doğdum Hür Yaşarım), An Mia Mera Se Chaso (Yeniden Başlasın) ve Kouvedes (Palavra Palavra) bu şarkılardan birkaçı…

Arşivlere muhakkak girmesi gereken bu çok özel albümün en güzel tarafı ise, firma tarafından bir de LP’sinin yayınlanmış olması. Meraklılarına duyurulur:)

Yazı ve albümle ilgili olarak, bu satırların sahibinin ilk radyo yıllarına ait güzel bir anısı da var. Ajda Pekkan’ın bu Yunanca kayıtlarını bulup gün yüzüne çıkaran ve Ajda’nın sıkı hayranlarından olan Vedat Gürtan ve Tayfun Pay, şarkıları Türk medyasında ilk kez programımda yayınlamam için göndermiş (2005) ve ben de seve seve (ve elbette büyük bir heyecanla) yayınlamıştım:) Kendilerine yeri gelmişken bir kez daha teşekkürü borç biliriz..

“Festival 2010” çıktı!

Bu yıl 30 Haziran’da İzmit’te başlayan ve 24 Temmuz’da İstanbul Kuruçeşme Arena’da son bulan Fanta Gençlik Festivali, geçen yıl başlattığı albüm projesini bu yıl da sürdürüyor. Bu sene Şebnem Ferah, Ceza ve TNK’nin sahne aldığı organizasyonun toplam 16 şehirdeki konser maratonunun ardından “Festival 2010” adlı bir albümü de var artık.

“Festival 2010″da Şebnem Ferah‘ın “Eski” şarkısının yaylı düzenlemesi, Ceza‘nın hiçbir albümünde yer almayan ve sözü-müziği kendisine ait olan şarkısı “Yüksek Gerilim” ve TNK‘nin “Dans Et” şarkısının remix düzenlemesi bulunuyor. Müzik marketlerde ve dijital platformlardaki yerini alan albümde, genç yetenek Ozan Ünlü‘nün kendisine Stage yarışmasında birincilik kazandıran şarkısı “Bu Yüzden” de yer alıyor.