Avea’dan “Müzik Blogları Fikir Takımı” projesi

Henüz 2 ayını dolduran çok yeni bir gelişme olduğu için daha önce paylaşma fırsatı bulamadığım bir konuyu paylaşmak istiyorum.

GSM operatörlerimizden Avea, uzunca bir süredir “Avea Müzik” markası ve çatısı altında geniş arşiviyle dijital müzik yayıncılığı kadar destek olduğu konser ve etkinliklerle de adından söz ettirmeyi başarıyordu biliyorsunuz. Sponsor olduğu yaz konserleri dışında Sıradışı Müzik adı altındaki konserleri de çok dikkat çekici ve bir çoğu da görmeye değerdi doğrusu. İşte aynı Avea, şimdi de müzikle ilgili olarak yeni ve farklı bir projeyi hayata geçirdi. Özellikle interneti çok sık kullanan ve müziğin haberini/yorumunu bloglardan almayı tercih eden müzikseverlere daha iyi bir platform sunabilmek adına geliştirilen proje “Avea Müzik Blogları Fikir Takımı” adını taşıyor ve bu takım için seçilen bloglardan biri de -evet sıkı durabilirsiniz- elbette Dikkat Müzik!!:))

Bir kere yayıncılığın her yeni teknolojiyle neredeyse hızına yetişilemeyecek bir ölçüde değiştiği günümüzde “müzik yayıncılığı”nın geliştirilmesine yönelik her türlü paylaşım, proje ve fikrin sonuna kadar yanında olmak isteyecek biri olarak müzik blogger’larını bu denli önemseyen bir ekiple ve onların seçtiği yerli/yabancı müzik blog’ları ile aynı çatı altında toplanmak müthiş keyifli ve bir o kadar mutluluk verici benim için. Öte yandan, müzik bloglarını bugünün müzik medyası olarak gören Avea’nın bu oluşturduğu fikir takımı ile konunun tabii ki uzmanlarından -kendisi de bir sosyal medya canavarı olan- Tolga Akyıldız‘ın danışmanlığı ve moderatörlüğündeki “Tea&Talk” buluşmaları da doğrusu pek keyifli geçiyor (Adında her ne kadar çay geçse de, diğer içecekler ağırlıklı bir buluşma olmasından hiçbirimizin şikayeti yok elbette:)

Peki neler mi yapıyoruz? Şu ana kadar 3 buluşma yapıldı ve ilk tanışma toplantısının ardından yapılan ikinci buluşmada basından tanıdığımız Naim Dilmener, Murat Meriç ve Zülal Kalkandelen gibi 3 önemli müzik yazarıyla “Müzik yazmak” üzerine konuştuk. Genel kanı olarak “yazılı basın öldü ölüyor, gelecek internet medyasında” tezine katılmayan çıkmadığı gibi, müzikle hiç alakası olmayan birtakım köşe yazarlarının nasıl el üstünde tutulduğuna kadar yazmak üzerine epeyce konuşuldu, “müzik eleştirmeni/müzik yazarı” kavramlarının etrafında sıkça dolaşıldı. Geçen haftaki buluşmada ise bu kez konu “Müzisyenler ve Sosyal Medya” idi ve konuklar Aylin Aslım, Erdem Yener ve sosyal medya uzmanlarından Bora Yeter‘di. Twitter’da müzisyen-takipçi ilişkisinden RT geyiklerine, müzisyenin sosyal medyayı ne amaçla kullandığından çok fazla sayıda takipçisi olan ünlülere – bu konuyla ilgili olarak sosyal lugatımıza “yumurta kafa”yı da sokan Dr.Erol Köse’ye selam çakalım- kadar verimli bir toplantı olduğu kanaatindeyim.

Sonuç kısmına geldik sanırım? Sonuç şu ki, bu takımın içinde Dikkat Müzik!’i de görmek blog sahibi olarak benim için mutluluk. Elbette ki bu oluşum yalnızca fikir buluşmalarından ibaret değil, farklı etkinlikler ve işbirliği olarak da önümüzdeki zaman diliminde kendini gösterecek. Tea&Talk sohbetlerinde ise yakın zamanda yine müzik dünyasından ama işin hem prodüksiyon hem de pazarlama kısmında olan profesyoneller ile buluşmalarımız olacak. Özellikle müzisyenlerin telif haklarını koruyan müzik kurumları ve şirketlerinden de ilgililerin katılacağı “Tea&Talk” toplantılarını merak etmiyor değilim. Şu işin aslını bir de onlardan dinleyelim bakalım, neymiş ne değilmiş?

Olcay Tanberken (Dikkat Müzik!)

Gökçe konserinden izlenimler

İlk kez canlı izledim, sahnesini çok beğendim! Bu bir Gökçe konser yazısıdır sayın okuyucu, hız kesmeden devam edebilirsiniz..

Geçtiğimiz ay yaşanan Van depremi sebebiyle ertelenen Gökçe Dinçer konseri geçtiğimiz Cumartesi Clinic Live‘daydı. Doğrusu bütün bir yaz kulaklarımızda olmasının yanısıra çaldığım hemen tüm partilerde de milletin en çok koptuğu şarkı olduğunu (ve elbette radyomun da en çok istek alan şarkılarından biri olduğunu) tüm kalbimle size teyit edebileceğim “Tuttu Fırlattı” şarkısını söyleyen bu cici kızı merak etmiyor değildim. “Fan” kategorisine rahatlıkla sokabileceğim arkadaşım Ecem (Bilgiç)’in de ısrarlarına dayanamayıp soluğu Clinic’te aldık. Zaten teras kısmında belli aralıklarla çaldığım bir mekan da olduğu için performans kısmını kalabalık gördüğüm geceler çok olmuştu doğrusu, ancak 19 Kasım gecesi ise Clinic gerçek bir rekora imza atmıştı diyebilirim, ciddi bir kalabalık Gökçe konseri için hazırdı.

Elbette ki bunda “Tuttu Fırlattı”nın da büyük payı vardı ama şarkılara eşlik eden kitleden de anladığım kadarıyla Gökçe’yi ilk albümünden beri severek takip eden de bir kemik kitlesi var. Evet belki en popüler şarkısı “Tuttu Fırlattı” olmuştu olmasına ama öncekilerden “Vay Be” ve “Aradım Seni” gibi bazı şarkılar da çoktan Gökçe klasikleri arasına girmiş bile. Bunu konserde daha iyi anladım. İlk albümü Böğürtlenli Reçel‘i 2007 yılında, ikinci albümü Beş Kuruş Yok‘u ise 2 yıl sonra çıkaran Gökçe, 2010 yazına bir Balkan coverıyla girmeye karar vermiş ve deyim yerindeyse hedefi tam 12’den vurmuştu. “Tuttu Fırlattı”, eş zamanlı hemen tüm popüler parçaları elinin tersiyle bir köşeye atıp çoğu müzik listelerinde üst sıralara hızla tırmandı. Bununla da kalmadı, dijital müzik platformlarında yaz boyunca en çok dinlenen şarkı ünvanını aldı. Müzisyen bir aileden gelen, üniversite yıllarında çeşitli gruplarla çalışan ve 20 yaşından beri beste yapan Gökçe’nin o gece Clinic’teki performansı da gerçekten kulak doyurucuydu. Hem müthiş enerjisinden, hem de son derece başarıyla kullandığı vokalinden etkilenmemek imkansızdı. Kendi albüm şarkıları dışında “Onlar Yanlış Biliyor”, “İyisin”, Kıskanırım Seni”, “Olduramadım”, “Kızılcıklar Oldu mu”, “Sevmek Zamanı” ve “Bir Yangının Külünü” gibi şarkılara olan coverları da en çok beğendiğim performanslarından oldu. Bu şarkılar Gökçe’nin ve müzisyen arkadaşlarının yorumuyla daha da farklılaşmış ve bence bir albümü kesinlikle hakediyor. Genç şarkıcı elbette bu yaza damgasını vuran şarkısını da söyledi ve şarkıya girdiği an Clinic’in tüm seyircilerinin çıldırma anıydı diyebilirim. Konser sonrasında tebrik etmek için girdiğim kuliste en az sahnedeki kadar tatlı bir kızla karşılaştım ve albüm hazırlıklarının da son sürat devam ettiğini öğrendim.

Bir notum da TRT’ye! Eurovision için medyada şurada burada o kadar bahsi geçen aday var ama TRT resmi bir açıklama henüz yapmamışken bu yarışma için düşünülecek adaylardan birinin de kesinlikle Gökçe olduğunu düşünüyorum. Eğlenceli bir parçayla o sahneyi çok güzel doldurabileceğini ve ekranları başında izleyenleri de koltuklarından kaldıracağına bahse girebilirim.

Olcay Tanberken (Dikkat Müzik!)

Bedük dizi oyuncusu oldu!

Bir süredir fragmanları dönen M.U.C.K adlı dizinin 2 sezondur ABD televizyonlarında epey ilgi gören “Glee”nin yerli versiyonu olup olmadığı tartışıladursun, dizinin kadrosuyla ilgili sürprizler de basına yansımaya devam ediyor. İşin DikkatMüzik!’i de ilgilendiren kısmı ise, bu kez oyuncunun tanıdık bir “ses” olması. O kişi Bedük’ten başkası değil! (Hazır konusu geçmişken belirtmeden geçemeyeceğim, son zamanlarda yine ayyuka çıkan Eurovision dedikodularında keşke bir kez de Bedük adı geçse ya? TRT yurtdışında da ses getiren başarılı çalışmaları olan Bedük’ü de pekala gönderebilir..)

Türkiyede elektronik müziğin starı Bedük, Plato Filmin yapımcısı olduğu gençlik dizisi M.U.C.K  için kamera karşısına geçti. Show TVde yayınlanacak dizi, bir üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesinde, okul korosu kuran bir grup öğrencinin yaşadıklarını konu alıyor. Fragmanıyla seyredilme rekorları kıran ve merakla beklenen dizide Bedük; gençlere destek veren Arda öğretim görevlisi karakterini canlandırıyor.  Okulda kurulan müzik korosu ile hayatları değişen öğrencilerin, bu koro etrafında şekillenen hayalleri, aşkları, arkadaşlıkları, öfkelerinin ekrana yansıyacağı dizinin yapımcılığını Sinan Çetin üstleniyor.

Bedük – “Ful Animasyon”

“2. Cenk Koray Ekran Ödülleri” 5 Aralık’ta!

İlki geçen yıl gerçekleşen “Cenk Koray Ekran Ödülleri”nin 2.si için hazırlıklar başladı. 5 Aralık Pazartesi gecesi düzenlenecek ve televizyon dünyasının en değerli isimlerinin belirleneceği ödül  törenine iş, magazin, sosyete ve sanat dünyasından önemli isimler katılacak.

2000 yılında kaybettiğimiz Cenk Koray’ın kıymetli adını yaşatmayı amaç edinen Cenk Koray Ekran Ödülleri, kendilerini ‘Gerçek Hayat Dostları’ olarak adlandıran seçici kurul tarafından organize ediliyor. İletişimci Özgür Aras önderliğinde bir araya gelen kurulun Asbaşkanlığını Semra Özal yürütürken; kurul üyeleri menajer Stelyo Pipis, yönetmen Ayşe Ersayın, gazeteci – televizyoncu Esin Övet ve Cenk Koray’ın kardeşi Rahşende Koray Samlı’ dan oluşuyor.  5 Aralık Pazartesi gecesi Günay Restaurant’da yapılacak gece için çok güzel sürprizleri olduklarını belirten Gerçek Hayat Dostları sözcüsü iletişimci Özgür Aras ödül töreni hakkında “Geçen yıl başlayan bu heyecanı geleneksel hale getireceğiz. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Cenk Koray Ekran Ödülleri’ni, daha da çoğalan gönüllü Gerçek Hayat Dostları ile titizlik ve özenle organize ediyoruz. Bir çok kuşaktan insanda derin izler bırakan büyüğümüz Cenk Koray’ın adını bu yolla da yaşatarak herkese Unutma ki Unutmasınlar mesajını vermek istiyoruz” diyor.
“Cenk Koray Ekran Ödülleri” ni  geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Okan Bayülgen sunacak. Kıbrıs Rocks Otel & Casino sponsorluğunda gerçekleşecek gece, desteğini bu yıl da devam ettiren Günay Restaurant’da düzenlenecek.

“Bir Teselli Ver”e Emre Aydın cover’ı

Rock müziğin başarılı sesi Emre Aydın, Orhan Gencebay şarkılarından oluşacak Saygı Albümü için stüdyoya girdi. Genç sanatçı albümde Orhan Gencebay’ın sevilen klasiklerinden Bir Teselli Ver’i coverlayacak.  Böyle bir albümde en sevdiği Orhan Gencebay şarkılarından birini seslendirerek yer almanın kendisini çok mutlu ettiğini belirten Emre Aydı,n sevenleriyle 25 Kasım’da İzmir Ouze Venue, 9 Aralık’ta İstanbul Jolly Joker ve 24 Aralık’ta da Ankara Jolly Joker sahnesinde buluşmaya hazırlanıyor.

Şükran Ay’ı kaybettik

Geçtiğimiz hafta Esin Afşar’ın vefatının ardından müzik dünyası bugün de 70’li yıllardaki divalarından Şükran Ay’ı kaybetti. Türk Sanat Müziği’nin 70’li yıllardaki divalarından Şükran Ay(78), pankreas kanseri nedeniyle Şişli Etfal Hastanesi’nde tedavi görmekteydi.

Sanat hayatına Kazablanka, Maksim ve Çakıl gibi büyük gazinolarda, Zeki Müren, Müzeyyen Senar gibi sanatçılarla başlayan, ardından Muazzez Abacı, Emel Sayın, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Bülent Ersoy ve Muazzez Ersoy’la sahne alan Şükran Ay, sayısız şarkıya hayat verdi. Buğulu sesiyle tanınan, “Sevemedim Karagözlüm ve “Bir Fincan Kahve Olsam” gibi meşhur şarkıları da seslendiren Şükran Ay’a bir süre önce pankreas kanseri teşhisi konulmuştu. Sanatçının cenazesi, Perşembe günü Fatih Camii’nden kaldırılacak.

Şükran Ay – İntizar

Bu Cuma: “70’ler, 80’ler, 90’lar Türkçe Pop Parti”

70’li yılların 45’lik plaklarından, 80’lerin Türk hafif müziğine ve 90’ların Türkçe pop müziğine kadar uzanan geniş bir yelpazede dans edip eğlenebileceğiniz “70’ler/80’ler/90’lar Türkçe Pop Parti”nin ikincisi; 25 Kasım 2011, Cuma akşamı Istanbul Live’da!

Yıllar boyunca hayatlarımıza fon müziği olan pek çok şarkının, Istanbul Live’da gerçekleşecek nostalji Türkçe pop gecesinde DJ Olcay Tanberken, DJ Deniz Değerli ve DJ Özge Tığlı aracılığıyla müzikseverlerle buluşacağı “70’ler/80’ler/90’lar Türkçe Pop Parti”ye siz DikkatMüzik! takipçileri de davetli! (Bunun için dikkatmuzik@gmail.com adresine isminizi ve kaç kişi gelmek istediğinizi yazmanız yeterli)

Tarih: 25 Kasım 2011, Cuma

Yer: İstanbul Live – Hüseyin Ağa Mah. Atıf Yılmaz Cad. (Ağa Cami Sokağı) No:17 Kat:3 Beyoğlu

http://web03.biletix.com/etkinlik/MKINC/ISTANBUL/tr

Cihan Güçlü bu kez “Seni Çok Özledim” diyor

Geçtiğimiz aylarda Pasaj Müzik etiketiyle yayımlanan Cihan Güçlü albümü “Ama”ya yeni bir video klip geldi. “Seni Çok Özledim” şarkısına çekilen klibin yönetmeni Emir Khalilzadeh, şarkının ise söz ve müziği Cihan Güçlü imzasını taşıyor.

Brezilyalı manken Maisa Favero’nun eşlik ettiği video klibin senaryosu, şarkının ana temasını oluşturan özlem duygusundan yola çıkılarak hazırlanmış. Bitmiş bir ilişkinin geride kalan hüzünle hatırlanan bir aşk öyküsünün anlatıldığı klibin dış mekan görüntüleri Çukurcuma’da, iç mekan ise Maslak Film Sokağı’nda çekilmiş. Cihan Güçlü videoda gitarıyla şarkı söylediği sahnelerle yer alıyor.

Sanatçının 10 yılı aşkın bir beste birikiminin sonucunda hazırladığı “Ama” adlı albümü, 2 yıllık bir stüdyo çalışması sonucunda ortaya çıktı. Alper Erinç stüdyosunda kaydedilen albümün aranjörlüğü Korhan Erol ve Alper Gemici, masteringi ise Çağlar Türkmen tarafından yapıldı. Galatasaray Lisesi’nden sonra İstanbul Devlet Konservatuarı Klasik Gitar bölümünü tamamlayan ve halen Haliç Üniversitesi Konservatuarı Türk Musikisi dalında yüksek lisans öğrenimi gören Cihan Güçlü bu zamana dek hem stüdyo müzisyenliği hem de besteci ve aranjör olarak birçok dizi, tiyatro ve film müziğine imza attı.

KEDİ “Aşk Var mıdır?”a yanıt arıyor

“Aptal” isimli şarkıları ile çıkış yapan KEDİ grubu ikinci kliplerinde “Aşk Var mıdır?” diye soruyor.

Sözleri Ceren Taçan’a, bestesi Ö. Atilla Tokcan, düzenlemesi ise, Ö. Atilla Tokcan, Kutlu Özmakinacı ve Cingi ortak çalışması olan şarkının video klibi PTT Film tarafından Canbert Yerguz yönetmenliğinde çekildi. İki gün süren çekimlerin ilk günü Trump Towers’da, ikinci günü ise, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirildi. “Trump Tower’ın teras katında gerçekleştirilen performans sahnelerinde, ikili “Aşk var mıdır?” diye sorarken, bir yanda da bu sorudaki bireysel yalnızlığı sembolize ediyor” diyen Yerguz, klasik rock klibi çizgisi dışında da rock klibi çekilebileceği fikrinden yola çıktığını ifade ediyor. Klip gerek çekimleri, gerek kostümleri, gerekse klasik çizginin dışında duran tavrıyla dikkat çekiyor.

15. yıla özel konseriyle “Aşk Sahnede”

Gökhan Tepe geçtiğimiz Nisan ayında müzik hayatının 15. yılına özel çıkardığı “Aşk Sahnede” albümünün ilk İstanbul konserini Bostancı Gösteri Merkezi’nde vermeye hazırlanıyor. 26 Kasım Cumartesi günü Saat 21:00’de Bostancı Gösteri Merkezi’nde vereceği konserin provaları için çekim aralarında İstanbul’a gelen Gökhan Tepe‘nin sevenlerine iki ayrı sürprizi de var. Konserindeki görüntülerinden “Söz“ adlı şarkısına klip çekecek olan sanatçı, aynı zamanda konsere bilet alanlar arasında resmi facebook ve twitter adreslerinde yapılacak olan yarışmada, 10 şanslı dinleyicisine tanışma fırsatı sunacak.

Önce “Kırmızı Halı” ile, ardından sonbaharda kliplendirdiği “Yalan Olur” şarkısı ile adından söz ettiren sanatçının yakın zamanda yayınlanacak Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses, Beyazıt Öztürk, Mustafa Sandal ve Demet Akalın’ın yeni albümlerinde besteleri bulunuyor.  Gökhan Tepe ayrıca yeni yılda bir sinema filmiyle de izleyicinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Nisan ayında vizyona girmesi planlanan filmin çekimleri için zamanının çoğunu Marmaris’te geçiriyor.

Melis Danişmend’den “Çok Geç”e klip

Yazın hemen öncesinde TEGV yararına yapılıp piyasaya sürülen “Çocuklar için söylenen Feridun Düzağaç Şarkıları: İyilik Güzellikspor” adlı albümün 2. video klibi Melis Danişmend‘in seslendirdiği “Çok Geç” isimli şarkıya çekildi. Feridun Düzağaç’ın unutulmayan şarkılarının farklı yorum ve düzenlemelerle coverlandığı albümde Melis Danişmend, Emre Ataker ile birlikte düzenlediği “Çok Geç” adlı şarkıyla yer aldı. Evren Arasıl yönetmenliğinde Çubuklu 29’da çekilen klipte Melis Danişmend’e Feridun Düzağaç da eşlik etti.

Esin Afşar hayatını kaybetti

Ünlü sanatçı Esin Afşar tedavi gördüğü Şişli Florence Nightingale Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Lösemi teşhisiyle 22 Ekim’de hastaneye yatırılan sanatçı yaşam savaşı veriyordu. Tiyatrodan müziğe yaşamının tümünü sanata ayıran Esin Afşar’ın başarı ve ödüllerle dolu bir hayatı vardı. Türk müziğinin ve tüm sevenlerinin başı sağolsun..

Esin Afşar, İtalya’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı piyano bölümünü bitirdi. Maria Callas ve Leyla Gencer’in hocası olan Madam Hidalgo ve Madam Böhm’den şan dersleri aldı.

Muhsin Ertuğrul’un önerisiyle 12 yıl tiyatro oyunculuğu yaptı. Konuk sanatçı olarak Meydan Sahnesi’nde oynadığı “Fantastiks” isimli müzikal oyun ile müzik dünyasına döndü.

DİPLOMATİK SAVAŞÇI
Hafif müzik dalında şarkı söylerken Ruhi Su ile çalışarak folk müziğine yöneldi. Dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil tarafından Diplomatik Savaşçı unvanı ile parlamenterlerle birlikte konserler vermek üzere Macaristan’a gönderildi.

1969 yılında Jacques Brel ile birlikte “Dario Moreno” ödülünü aldı.

Fransız televizyonunda programlar yaptı. Romanya Braşov Uluslararası Müzik Festivalinde, “Eleştirmenler Ödülü”nü aldı. 1970 yılında Türkiye’de yılın en iyi şarkıcısı, Bulgaristan’da Uluslararası Altın Orfe Müzik Festivalinde üçüncülük ödülleri aldı.

1970’de İtalya’da (Napoli) konser verdi. 1972’de JaponyaTokyo’da konser verdi ve TV programı yaptı. Aynı yıl Sofya Televizyonu için program yaptı. 1973’te İsrail’de Kudüs Tiyatrosu’nda konser verdi. Aynı yıl Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın isteği üzerine İngiltere, İtalya, Belçika, Tunus’da; 1974’de Avusturalya Sidney ve Melbourne’ da konserler verdi. 1975’te İsrail’de “Akdeniz Halk Şarkıları Festivali”nde Selmi Andak’ın bir bestesiyle dördüncülük ödülünü aldı. 1980’de İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi’nde ve 1981’de yine İstanbul Hodri Meydan Kültür Merkezi’nde konserler verdi.

1980’de ingilizceden çevirdiği “Kırmızı Pabuçlar” 4 yıl Ankara ve İstanbul Devlet Tiyatroları’nda ve televizyonda oynadı. 1982-83 yıllarında Bilgesu Erenus’un tek kişilik tiyatro oyunu “Kelaynaklar” da oynadı. 1985’te Fransa turnesine çıktı ve 1986’da Paris Şehir Tiyatro’sunda konser verdi.

Aynı yıl “Dünün ve Bugünün Türkiyesi’nden Şarkılar ve Şiirler” adlı ilk uzunçaları piyasaya çıktı. 1986’da “Orient Express 1. Avrupa Festivali”ne katıldı. 1987’de İsviçre Zürih’te konser verdi.

1988’de Paris’te Orient Occident Mediterrance Festivali’nde Fransa’dan Guilletto Greco, Yunanistan’dan Iren Papos gibi ünlü sanatçıların katıldığı bir festivalde solo program, ayrıca 6 radyo, 5 TV programı yaptı, Lozan’da “La Faux Nez”de konserler verdi.

‘NE OLURSAN OL YİNE GEL’E’ BESTE
1989 Haziran’ında Fransa’nın Moulouse kentinde “Racine” Festivali’ne katıldı. “Yunus Emre” beste çalışmalarını yürütmeye başladı. “Mevlana” filminde sunucuyu oynayıp, “Ne olursan ol yine gel” şiirini besteleyip, filmde seslendirdi.

1990 yılında Fransa’da Audincourt’da ırkçılığa karşı düzenlenen festivalde Polonya’lı, İspanyol, İtalyan, Portekiz, Cezayir, Tunus’lu sanatçıların katıldığı festivalde bir konsere davet edildi.

Annesinin ölümü üzerine yaşlılar için bir kampanya başlattı. Boğaziçi Üniversitesi’nde gençleri örgütledi. Kendi bestelerinden oluşan Yunus Emre kasetini (Türkçe ve İngilizce) çıkarttı.

1991 Yunus Emre yılı dolayısıyla Kültür Bakanlığı tarafından yurtiçi ve Amerika, Avrupa, Uzakdoğu kentlerinde konserler verdi. 1992’de Mevlana kasetini bitirdi.

Sosyal yanı ile tanınan Afşar, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye- Yunanistan Dostluk Derneği, Sokaktaki Çocukları ve Gençleri Koruma Derneği, Sigara İçmeyenler Derneği, Beyoğlu’nu Güzelleştirme Derneği, Müzik Dostları durneklerinde aktif olarak çalıştı.

Esin Afşar – Sanatçının Kaderi

2. albümleriyle Multitap “Özel Birisin” diyor

Popüler müzik kimileri için normal seyrinde devam etmekte kimileri için de her şeyiyle dibe vurmaya son derece yaklaşmışken memlekette güzel şeyler de olmuyor değil! Multitap, “Özel Birisin” adındaki 2. albümleriyle karşımızda..

Vokal ve gitarda Selim Siyami Sümer,  klavyede Sertaç Özgümüş, bas gitarda Taçkın Bilal ve davulda Ali Cihan‘dan oluşan Multitap grubu, 2006 yılında kurulmasına karşın “Takım Oyunu” adlı ilk albümünü Demet Evgar’ın prodüktörlüğünde 2010 Nisan ayında çıkarmıştı. “Battaniyem”, “Çıbık” ve “Bir Şey Mi Var?” şarkılarına çektikleri kliplerin ardından yeni albüm hazırlığına girişerek 2. stüdyo albümlerini geçtiğimiz günlerde çıkardılar. Doğrusu piyasada rock ve alternatif tarzda müzik yapan çok sayıda müzisyen ve grup var ama Multitap, “hit şarkı” arayışından uzaktaki bağımsız ve sakin duruşlarıyla ve oldukça başarılı müzikleriyle aralarından kolayca sıyrılıyor. Dilerim yeni albümleri onları daha da güzel noktalara taşır.

Grup üyeleri, müzik platformu Hayat Müzik‘e albümleri için “Bu albüme yıllar sonra dönüp baktığımızda maceramızın önemli bir dönüm noktasıydı diyeceğiz. Kendi sevilen şarkılarımızı bile örnek almadan, tekrarlamadan, daha farklısını, daha güzelini yakalamak için attığımız cesur bir adım olarak hatırlayacağız.” açıklamasında bulundu.

11 Kasım’da Bronx Pi ve 16 Kasım’da Passage Pub‘da sahne alacak olan Multitap, albümün ilk videosunu çıkış parçası “Ben Anlarım”a çekti.

Multitap – Ben Anlarım

16 sanatçıdan “İzmir Marşı”

Türkiye’de özel radyolar en son Van Depremi’nde iyi bir dayanışma ve yardımlaşma örneği sergilerken, Cumhuriyet’in 88. yılını kutladığımız geçtiğimiz hafta Süper FM özel bir projeye imza attı. Türk pop ve rock müziğinin 16 sanatçısı “İzmir Marşı” için bu projede buluşurken müzik tarihimizde benzerine az rastladığımız bir dayanışma örneği sergilediler. İzmir Marşı’nı Cumhuriyet’in 88. yılında yeniden yorumlayan 16 isim şöyle:  Fettah Can, Model, Tan, Emre Aydın, Gökhan Türkmen, Giripin, Yonca Lodi, Nev, Zara, Özgün, Berkay, Seksendört, Levent Dörter, Kolpa, Gece Yolcuları ve Mustafa Ceceli.

İşte o video: