Papaz her gün pilav yer mi?

“Satellite” şarkısı ile Almanya’y1 28 yıl aradan sonra yeniden birinciliğe taşıyan geçen yılın Eurovision birincisi Lena Mayer, ülkesini bir kez daha “evinde” temsil etmeye hazırlanıyor. Yarışmayı kazandıktan sonra Alman medyasının büyük ilgisini çeken genç şarkıcıyı bir kez daha yarışmaya gönderen Almanya, şarkısını geçtiğimiz günlerde seçti. 6’sını da Lena’nın söylediği şarkılar arasında televoting usülü yapılan halk oylamasında “Taken by a stranger” adlı şarkı ipi göğüsledi. Müzikseverlerin ilk 10 için pek şans tanımadığı şarkı bakalım Lena’nın yüzünü güldürecek mi?

Girişi umut verici olsa da, gerisinin tekdüze ve yaratıcılıktan oldukça uzak bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Lena’nın kariyerinin bu kadar kısa süreceği kendisinin dahi aklına gelmezdi muhtemelen).

Lena Mayer – Taken By A Stranger (Almanya 2011)
http://www.dailymotion.com/video/xh432z_lena-taken-by-a-stranger-18-2-2011_music

Bu arada Lena Mayer, Opel Corsa’nın yeni reklam filminin de yıldızı oldu. Reklamda Lena, “You can’t stop me” adlı şarkıyı seslendiriyor.

Eurovision lansmanı bu Cuma!

Şarkıları ha bugün ha yarın açıklanacak derken, Eurovision temsilcimiz Yüksek Sadakat‘in Eurovision şarkısı nihayet açıklanıyor. Şarkı kaydını tamamlayan grubun Eurovision şarkı lansmanı 25 Şubat Cuma akşamı saat 19:30‘da TRT ekranlarında. Duyurusunu Twitter üzerinden yapan grup üyelerinin mesajı şöyle:

Sevgili Kafile,
Eurovision şarkımızın kayıtlarını bitirdik.
Mixi tamamlanan şarkımızın masteringi birkaç gün içinde tamamlanmış olacak.
Eurovision Şarkımızı; 25 Şubat Cuma günü saat 19:30’da TRT ekranlarından yapılacak canlı yayınla dinleyicimizle buluşturacağız…

Bu Cuma “Oldies Party”

Yaklaşık bir yılın ardından Studio Live yeni yerinde ve kaldığı yerden devam ediyor. Daha iyi hizmet verebilmek için aynı bina içersindeki teras katına taşınana Studio Live, sigara içebileceğiniz, dinlenebileceğiniz ve chill out müzik eşliğinde içkilerinizi yudumlayabileceğiniz konforlu terası ve konser salonu ile geri döndü.

18 Şubat Cuma gecesi Türkçe & Yabancı Oldies Party 70ler, 80ler, 90′lar müziğinin dallarındaki en iyi Dj temsilcileri Fırat San, Özge Tığlı, Olcay Tanberken ve Deniz Değerli ile kapılarını yeniden açıyor.

Ayrıntılı bilgi için: http://www.biletix.com/event.htm?id=MKSLA

(DikkatMüzik! takipçilerinin bu partiye ÜCRETSİZ katılabilmeleri için dikkatmuzik@gmail.com adresine İSİM, SOYAD ve KAÇ KİŞİ katılacaklarını mail atmaları yeterlidir. İsimleri girişteki davetli listesinde DİKKATMÜZİK! davetlileri olarak ekli olacaktır)

Türkçe & Yabancı Oldies – Studio Live Opening Party
tarih : 18.02.2011, 21:30:00
mekan : Studio Live
adres : Atıf Yılmaz Cad. (İstiklal Cad. Ağa Cami Sokağı) No:17/B Beyoğlu

“Varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar”

DMC’nin bir süredir Tarkan ve Sertab Erener albümleri başta olmak üzere müzik piyasasına getirdiği “çıta üstü albüm yaparsan, satışı da iyi olur kardeşim” mantığının bu kez Nilüfer albümü ile kulağımıza ulaştığını idrak etmek zor değil.

Hani şu “Unkapanı bayram etti” klişesi vardır ya, hakikaten son zamanlarda girdiğim neredeyse tüm müzikmarketlerde fonda Nilüfer’in “12Düet” albümüne denk geliyorum ve en çok satanlar listesinde hep ilk sıralarda görüyorum. Bu gidişle çok kısa bir süre içinde en başa oynaması da kaçınılmaz olacaktır.

Nilüfer’in yaklaşık 1 senedir üzerinde çalıştığı bu “rock projesi”ni -henüz daha böyle bir albüm fikri ortada yokken- ilk kez Beyaz Show’da canlı olarak izlemiş ve şahane bir iş çıkacağının ilk sinyallerini de o zaman almıştık. Zaman bizi haklı çıkardı, Nilüfer yine sevenlerini yanıltmayacak bir işe kalkıştı ve kazanan yine o ve elbette onun çok sevilen şarkıları oldu.

Albümün çıkış parçası olan “Erkekler Ağlamaz” düetinde Şebnem Ferah, yine yeniden “şaşırtmıyor” ve bu ülkede rock müziğin en önemli temsilcilerinden biri olduğunu yüzümüze adeta çarpıyor. Müthiş vokalinden, mütevaziliğinden ve son derece karizmatik duruşundan etkilenmemenin imkanı yok. Klipte de hem Nilüfer hem de Şebnem Ferah çok uyumlu bir görüntü sergilemişler doğrusu, eğer bu projenin bir devamı olursa -ki sezgilerim “olmalı,olacak,istiyorum” diyor:)- Şebnem Ferah ile bir düet daha olmalı kesinlikle.

DikkatMüzik! diyorum ve müthiş bir buluşmaya dikkatinizi çekmek istiyorum sayın okuyucu:) Bu yılki Eurovision yolcumuz Yüksek Sadakat, 1978 yılında bu yarışmada ülkemizi Nazar grubu ile temsil eden Nilüfer’i yine bir Eurovision birincisi olan Tu Te Reconnaitras ‘ın -Nilüfer’e büyük şöhret kazandıran ‘anahtar’ şarkılardan biri olan- Türkçesi Göreceksin Kendini ‘de buluşturarak ilginç bir ilke imza atmışlar. Düet de çok başarılı, Yüksek Sadakat’in şarkıya uyan tarzı da..

Teoman‘ın rock dünyasında özenle koruduğu ‘aykırı’ duruşunu bu albümde Sensiz Olmaz düetinde de hissetmek mümkün. Üstelik bunu yaparken özel bir çabaya girişmesine ya da bağırıp çağırmasına da gerek yok, heyhat! Nilüfer’in Teoman vokaliyle sonsuz uyumu ve şarkının bu caz ve rock karışımı yeni havası, albümün en kıymetli track’lerinden birini ortaya çıkarmış.

Türk popunun klasiklerinden biri sayılan Adnan Ergil’in “Haram Geceler”i Gece Yolcuları’na çok yakışmış, tam onikiden bir seçim olmuş bu grup için. Nilüfer diskografisinde en sevdiklerimden biri olan “Hey Gidi Günler”, doğum yılımla aynı tarihte (1979) yayınlanmasına karşın bende her zaman çok daha eskiymiş izlenimi bırakmıştır ve fakat garip bir biçimde benim için hiç eskimemiştir. Ne var ki hiç bir zaman hakettiği değeri görmediğine inandığım şarkı nihayet yıllar sonra bu albümde Ogün Sanlısoy yorumu ile küllerinden adeta yeniden doğmuş. Yine zamanında nedense üzerine fazla eğilinmemiş ve hakkı verilmemiş Adnan Ergil imzalı “Uzak Dur Ateşimden”, Rashit farkı ile bu albümde sanıyorum ki çok daha fazla ilgi görecek ve kliplenecek şarkılardan biri olmayı kesinlikle başarmış.

Nilüfer’in unutulması imkansız “Sensiz Olmaz” albümünden 2 şarkı da bu albümde yeniden hayat bulmuş adeta. Badem “İntizar” ile, Hayko Cepkin ise “Aşk Kitabı” ile Nilüfer’in bu dönemine ait 2 klasiğini oldukça başarılı yorumlamışlar (Hayko Cepkin’i bu albümde çok sert bulanlar olduğunu duydum ama doğrusu ben çok beğendim, bu onun tarzı..)

Gelelim beni tam kalbimden vuran o şarkıya. Adını geniş kitlelerin ilk kez bu albümle duyduğu CİNGİ -(Selçuk Sami) Cingi/(Nedim)Ruacan/(Levent)Candaş- “Unut Gitsin”de adeta “döktürmüş”. Grup Nilüfer’e “Darılıp gücenmesin /geç kalmasın ayrılıklar / varsın ömrümü takvimlerden çalsın yıllar / aldırma ne farkeder alışmışım yokluğuna / seni sevdiğimi unut /unut herşeyimi” dizelerinde hem müthiş bir sound hem de çok iyi bir yorum ile eşlik ederken yüzünüzü geriye dönmeniz ve bir süreliğine bu alemden başka alemlere ışınlanmanız, ihtimal olmaktan çıkıp gerçek oluveriyor bir anda. Hıçkırıklar derya, gözyaşları sel olup akıyor yüzünüzden. Vallahi de billahi de..

Malt ile “Ara Sıra Bazı Bazı”, TNK ile “Selam Söyle”, 4×4 ile “Kim Arar Seni” düetleri de oldukça başarılı ama bunlara -ilk yayınlandıkları dönemden bugüne her zaman çok sevilmiş bu şarkıları biraz fazla tükettiğimizden midir nedir- diğerleri kadar bağlanamadım. Ama bu konuda gayretli olduğumu söylemeliyim, playlistimde kendileri ile yakın ilişki içindeyiz doğrusu..

Sözün özü, lafın kısası. Albüm dört dörtlük, şarkılar şahane, Nilüfer “rocks”! Daha ne olsun?

(Müzikseverlere küçük bir hatırlatma: Nilüfer’i ve ona eşlik eden rockçıları bu şarkıları ile 9 Mart’ta “Aile İçi Şiddete Son” konserinde izleyebilirsiniz. Biletler, Biletix’te: http://web03.biletix.com/etkinlik/MKGUL/TURKIYE/tr )

Olcay Tanberken
www.dikkatmuzik.com

Bazı şarkılar dokunulmazdır

Başlıktaki cümleyi en son Zeynep Dizdar‘ın “Bir Çocuk Sevdim” yorumunu ilk dinlediğimde sarfetmiştim. Bu, olamazdı. Bazı şarkılar dokunulmazdı ve bu Sezen Aksu-Onno Tunç şaheseri de, bir başkasının üstüne okumayı cesaret bile edemeyeceği kadar değerliydi birçokları gibi benim için de. Dizdar’ın Türk popundaki yerini tartışacak değildim keza güçlü bir vokal, başarılı bir şarkıcı idi, ne var ki, bu yeni yorumu sevmemiştim.

Daha geçenlerde müziksever bir arkadaşa “nerede o bir zamanların ‘fırtınalar’ yaratan Ebru Gündeş‘i?” diye sormuştum, meğer yeni albümünü çıkarmak üzereymiş. Bugün aldım haberini, 2011 model Ebru Gündeş albümünün adı “Beyaz”mış. Düzenlemelerde Taşkın Sabah’la çalışan sanatçının albümündeki 12 şarkıda Ayla Çelik, Ersay Üner, Gökhan Tepe, Serdar Ortaç Sinan Akçıl, Şebnem Sungur, Zeynep Talu ve Sezen Aksu gibi isimlere rastlıyoruz.

Albümün kuşkusuz bu yazıya konu edilen bir de “cover”ı var. Aslında bir değil, üç cover var bu albümde AMA doğrusu diğer ikisi kulağa o kadar batmıyor. Biri Nükhet Duru‘dan “Hiçbir Zaman”, diğeri ise Aşkın Nur Yengi yorumu ile sevdiğimiz “Yazık”. Elbetteki “sahibinin sesi”ne yaklaşamamış ama Gündeş’in kendine has müthiş yorumu ile de öyle pek de kötü olmamış doğrusu. Sanatçının, şarkının ruhunu iyi taşıyabildiğinden olabilir mi? Mümkündür.

Ne var ki aynı şeyi Sertab Erener‘in “Aldırma Deli Gönlüm”ünün “yeniden yorumlanışı” için söylemek pek mümkün değil. Sevmedim, sevemedim. İntrodan itibaren şarkı “pop muyum, arabesk miyim, yüce Rabbim neyim ben” diye sonu gelmeyen sorular soruyor kendine ve tabii aynı zamanda bu işkenceyi çeken bize de..

Üzgünüm sayın Gündeş, çok iyi bir yorumcusunuz ve çok da seveniniz var bunun farkındayım ve size büyük saygı duyuyorum. Ancak bazı şarkılar dokunulmazdır ve öyle de kalmalıdır sanki? 90’lar Türk popunun en baş “ilaç”larından biri sayılan “Aldırma Deli Gönlüm”, Sertab Erener‘in o “ilk albüm sesi” dediğimiz henüz zamanın değmediği genç vokali ve evet, Uzay Heparı düzenlemesi ile bizim için dokunulmazdır! Bu şarkıyı coverlamak ile, onun dokunulmazlığına olan inancımızı artırdınız, teşekkür ederiz.

Dünyada ve Türkiye’de en çok “indirilen” 10 şarkı

Dijital müzik pazarında 2010 yılı oldukça hareketli geçti. İşte rakamlar konuşuyor!

· IFPI raporuna göre, 2010 yılında dijital kanallardan elde edilen kaydedilmiş müzik geliri önceki seneye göre %16 oranında artarak, %29’a ulaştı. 2004’te bu oran sadece %2’ydi.

· ABD, dünyadaki en büyük dijital müzik pazarı. 2010 yılında, plakşirketlerinin gelirlerin yaklaşık %50’si dijital kanallardan elde edildi. Avrupa için bu oran halen %20’nin altında.

· 2010 yılında global dijital müzik endüstrisine biçilen değer, 2009’a göre %6 artarak 4.6 milyar Dolar’a yükselmiştir. 2004’teki değeri 420 milyon Dolar’dı.

· 2010 yılı sonu itibariyle, dünya genelinde yasal dijital müzik sunan400’den fazla servis, 13 milyondan fazla parça bulunmaktadır. 2004’te ise 60’ın altında servis, 1 milyon parça sunuyordu.

Dünyada En Çok İndirilen 10 Şarkı (2010) :

1- Kesha / TiK ToK (12.8M)
2- Lady Gaga / Bad Romance (9.7 M)
3- Eminem / Love The Way You Lie (9.3 M)
4- Lady Gaga / Telephone (7.4 M)
5- Usher / OMG (6.9 M)
6- Katy Perry / California Gurls (6.7 M)
7- Train / Hey, Soul Sister (6.6 M)
8- Justin Bieber / Baby (6.4 M)
9- Black Eyed Peas / I Gotta Feeling (6.1 M)
10- Paramore / crushcrushcrush (6.1 M)
Türkiye’de en çok indirilen 10 şarkı ise, 2010 yılının yalnızca ilk 6 ayına ait veriler içeriyor:

1-Gülşen / Bir An Gel (19 Bin)
2-Mustafa Ceceli / Dön (19 Bin)
3-Emre Aydın / Bu Yağmurlar (19 Bin)
4-Ziynet Sali / Rüya (18 Bin)
5-Candan Erçetin / Kırık Kalpler Durağında (18 Bin)
6-Mustafa Ceceli / Hastalıkta Sağlıkta (14 Bin)
7-Gripin / Durma Yağmur Durma (12 Bin)
8-Yıldız Usmanova / Seni Severdim (12 Bin)
9-Bengü / Kocaman Öpüyorum (12 Bin)
10-Sertab Erener / Açık Adres (12 Bin)

TRT: “Tarkan ücret istemedi”

Bazen, diyorum, şu “Eurovision‘a ünlü sanatçı görevlendirme” meselesini hiç başlatmasa mıydı acaba TRT? Eskiden ne güzel sessiz sedasız giderler, paşa paşa temsil ederlerdi ülkeyi. Sonuç iç açıcı da olsa hüsranla da sonuçlansa, sevinsek de üzülsek de dertsiz tasasız kendi halimizde oturup izlemez miydik şu yarışmayı? Böyle her sene bir Eurovision bombardımanına falan da tutmazdı medya bizi. Hemen her gün alakalı alakasız bir haber çıkmaya görsün şu yarışma ile ilgili. Bu mudur yani bütün ülkenin müzik gündemi, bundan mı ibarettir? Yarışmaya gidene de yazık, -baksanıza- gitmeyene de!

Geçen hafta basında yer alan “Tarkan TRT’nin Eurovision teklifine 5 Milyon dolar istemiş” konu başlıklı haberlere bugün TRT’den yazılı açıklama geldi. İşte o açıklama:

“Bazı basın yayın organlarından yayınlanan “Tarkan Eurovizyon için TRT’den 5 milyon dolar istedi” başlıklı haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Ünlü sanatçı Tarkan Tevetoğlu’nun TRT’den herhangi bir para isteği asla olmamıştır. Tarkan Tevetoğlu, TRT’den para istemek bir yana TRT’nin iki farklı programında (23 Nisan Şenlikleri ve TRT-AVAZ açılışı) ücretsiz sahneye çıkmıştır.

Tarkan Tevetoğlu’na TRT’den Eurovizyon için geçmiş yıllarda teklif gitmiştir ancak kendisi “genç sanatçıların önünün açılması için” teklifi kabul etmemiş; herhangi bir ücret gündeme bile gelmemiştir.”

Şebnem Ferah’la düet kliplendi: “Erkekler Ağlamaz”

Nilüfer‘in müzik çevrelerinde merakla beklenen “12 Düet” adlı rock albümünün piyasaya çıkmasına birkaç gün kala albümün çıkış parçası “Erkekler Ağlamaz”ın Burak Ertaş yönetmenliğinde çekilen video klibi bugün gösterime girdi. İlk kez 1985 yılında “Bir Selam Yeter” albümünde seslendirdiği şarkıya Şebnem Ferah‘la bu kez rock tarzında düet yapan Nilüfer, şarkının yeni versiyonundaki başarılı performansı ile de yıllara meydan okuduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Daha önce de Sertab‘ın Açık Adres ve Koparılan Çiçekler klipleri ile beğeni toplayan yönetmen Burak Ertaş, bir kez daha hünerini göstermişe benziyor. İşte o klip:

Nilüfer & Şebnem Ferah – Erkekler Ağlamaz
http://www.dailymotion.com/video/xguh2u_sebnem-ferah-nylufer-erkekler-aylamaz-12-duet-2011_music

DikkatMüzik!:
Nilüfer’in yaklaşık 1 yıldır üzerinde çalıştığı bu albümü, özellikle birçoğu 2000’li yıllarda hayatımıza giren Türk rock gruplarını ve isimlerini (ve her birinin kendi düzenlemesini/müzisyenliğini) barındırması açısından oldukça önemli bir proje olarak gördüğümü söylemeliyim. Nilüfer gibi 70’lerden beri hayatımızda olan ve dünden bugüne tüm şarkıları ile hayatımızda önemli bir yer edinmiş olan bu güçlü, hem de çok güçlü sesin bugünün rock sahnesinde gençlerin en sevdiği isim ve gruplar ile her biri klasikleşmiş “Nilüfer” şarkılarını bir kez daha dillere düşürmesi hiç de zor olmayacak. Doğrusu Hayko Cepkin’in Aşk Kitabı ile Eurovision yolcumuz Yüksek Sadakat’in Göreceksin Kendini yorumları, en çok merak ettiklerim arasında başa oynuyor.

Yüksek Sadakat’in Eurovision şarkısı bugün seçiliyor

25 Şubat 2011 :
EUROVISION LANSMANI BUGÜN >>

https://dikkatmuzik.com/2011/02/25/yuksek-sadakatin-eurovision-sarkisi-2/

10- 14 Mayıs 2011 tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek olan 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan şarkı bu akşam açıklandı. Sarkinin adi “Live it Up”..

Yuksek Sadakat – Live It Up


Yüksek Sadakat
grubunun Eurovision şarkısı bugün TRT tarafından seçiliyor. Grubun hazırladığı 3 şarkının da İngilizce ve up-tempo olduğu gelen duyumlar arasında. Grubun TRT ile 1 Şubat Salı günü yapacağı toplantıda seçilecek olan şarkı hakkında Yüksek Sadakat’in solisti Kenan Vural, basta Kutlu Özmakinacı, davulda Alpay Şalt ve gitarda Serkan Özgen, grubun official fan sitesine özel açıklamalarda bulundular. Bu açıklamaları aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz. Grup üyelerinin açıklamalarına göre 3 şarkı da birbirinden farklı tarzlarda ve Yüksek Sadakat soundunu taşıyor. Şarkının lansman tarihinin de yarınki toplantıda açıklanması bekleniyor.

Serkan Özgen

Kenan Vural

Kutlu Özmakinacı

Alpay Şalt

DikkatMüzik! özel notu:
Bu ülkede Eurovision meselesi sanatçısından medyasına olumlu olumsuz tüm yönleriyle çok renkli, bu kesin. Fazla ciddiye almamak ve işin keyfini çıkarmak en doğrusu sanırım. Eurovision şarkılarını duymamıza çok az bir zaman kala Yüksek Sadakat‘in her türlü tartışmadan uzakta kendi tarzlarına uygun başarılı bir şarkı ile Türkiye’yi güzel bir şekilde temsil edeceklerine olan inancım tam. Kendilerine bu vesile ile bir kez daha başarılar diliyor ve şarkı için birkaç hafta daha beklemede kalın diyorum!

25 Şubat 2011 :
EUROVISION LANSMANI BUGÜN >>

https://dikkatmuzik.com/2011/02/25/yuksek-sadakatin-eurovision-sarkisi-2/

Bugünkü Neşen Cartel’den

Bugün mail kutuma sürpriz bir mail düştü. Emre Aydın, Manga ve Vega gibi gruplardan tanıdığımız yapım ve prodüksiyon şirketi GRGDN Müzik, Haluk Kurosman prodüktörlüğünde yeni bir albüme imza atıyor. Türkiye’de rap müzik denilince kuşkusuz akla ilk gelen grup olan Cartel, 15 yıllık aradan sonra yeniden müzik dünyasına dönmeye hazırlanıyorlar. Yanlış duymadınız! Türkçe rap’i başlatan efsane geri dönüyor ve çıkış parçası olarak da Tarkan’ın “Bir Oluruz” şarkısında karar kılmışlar. Konuk vokallerde Manga’nın solisti Ferman Akgül ile Efsun yer alırken şarkının video klibinde Gürcan Keltek imzasına rastlıyoruz.

Alper Ağa, Erci E., Ichi Baba, M.Ali ve Ole Peter’den oluşan 5 kişilik Cartel, 12 yepyeni şarkıdan oluşan “Bugünkü Neşen Cartel”den albümü ile çok yakında kulaklarımıza ulaşacak.

Cartel’in hikayesi sayfalara, bloglara sığmaz gerçekten. 1995 yılında Almanya’dan 3 rap grubunun biraraya gelerek kurduğu grup Türkiye’de büyük ses getirmiş ve ciddi bir fan kitlesi edinmişti. Gelin, hikayelerini en bilinen şarkılarından dinleyelim:

Cartel – Cartel

2010’un satış rekoru Tarkan’da!

MÜYAP, 2010 yılı albüm satış rakamlarını açıkladı. Tarkan, Adını Kalbime Yaz adlı albümü ile yıllar sonra yeniden zirveye otururken, Sertab Erener’in Rengarenk albümü ve Işın Karaca’nın Arabesque albümleri listenin ilk 10’unda yer aldı.  Sıla’nın 2010’un son zamanlarında yayınlanan albümü ise bir rekor kırarak kısa zamanda en çok satanlar listesine girmeyi başardı. İşte 2010 Yılının en çok satan on albümü :

1 – Tarkan – Adını Kalbime Yaz 355.000

2 – Serdar Ortaç – Kara Kedi 178.000

3 – Sertab Erener – Rengarenk 135.000

4- Ferhat Göçer – Biz Aşkımıza Bakalım 132.000

5 – İbrahim Tatlıses – Hani Gelecektin 115.000

6 – Işın Karaca – Arabesque 113.000

7 – Mustafa Ceceli – Albüm+Remixes 102.000

8 – Demet Akalın – Zirve 100.000

9 – Sıla – Konuşmadığımız Şeyler Var 90.000

10- Emre Aydın – Kağıt Evler 65.000

Eurovision şarkıları İngilizce!

Yüksek Sadakat’in bugün yaptığı basın toplantısı ile Eurovision’da bu yıl Türk şarkısına dair ilk detaylar da açıklığa kavuşmuş oldu. 56. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek olan ”Yüksek Sadakat” grubunun hazırlayacağı İngilizce 3 şarkı, TRT tarafından şubat ayı içinde seçilerek, ilan edilecek.

‘Yüksek Sadakat” grubunun bas gitaristi Kutlu Özmakinacı, vokalisti Kenan Vural, gitaristi Serkan Özgean ve davulcusu Alpay Şalt, Ortaköy’deaki Feriye Lokantasında basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin yarışmaya ilişkin sorularını yanıtladı. Grubun klavyecisi Uğur Onatkut, rahatsızlığı nedeniyle basın toplantısına katılamadı.

Bir gazetecinin ”Eurovision’a katılmanız, çıkarmaya hazırlandığınız albümünüzü ne derece etkileyecek?” sorusu üzerine Kutlu Özmakinacı, albümü çıkarmayı ertelediklerini, Eurovision sonrasında ya da sonbaharda çıkarmayı planladıklarını söyledi.

Yarışma için 3 parça hazırlayacaklarını, hangi şarkının yarışmaya katılacağına TRT’nin karar vereceğini bildiren Özmakinacı, ”TRT’nin bizden talebi 3 parça. Bu şarkılar içinde yeni albüm için hazırladığımız şarkılar da var” dedi.

Eurovision’a katılma süreçlerine ve şarkının Türkçe mi İngilizce mi olacağına ilişkin soruya Özmakinacı, şu yanıtı verdi:

”Eurovision’a katılma sürecimiz aslında bizim dışımızda gelişti. Yılbaşının bir gün öncesinde TRT’den bize geldi teklif. Hızlı bir şekilde değerlendirip katılma kararı verdik. Bize gelen yorumlardan yola çıkarak vardığımız nokta; şarkının İngilizce olması, alınan derece açısından oldukça belirleyici bir durum oluyor. İngilizce ile yarışmaya katılan şarkılar daha iyi derece alıyorlar. Açıkçası bizim de tercihimiz İngilizceye doğru kayıyor. Sebebi, daha iyi bir dereceye İngilizce şarkılar daha yakın. Ülkenin kendi müzikal kimliğini yansıtan müzikal motifler olmak durumunda şarkının içinde. Bu nedenle bizim şarkılarımızda da ülkemizin müzikal motifleri olacak.”

Özmakinacı, Eurovision’a katılmaya kendileri açısından ”iyi olur”, ”iyi olmaz” yönünde bir yaklaşımla karar vermediklerini dile getirerek, şunları söyledi:

”Eurovision, malum çok tartışılan bir yarışma. Ülkelerin birbirleriyle olan politik pozisyonlarının, yarışmanın zarafetinden bir şeyler alıp götürmesi ya da müziğin yarışması fikrinin tek başına sıcak bir fikir olup olmadığı… Bütün bunlar bizim de aklımızdan geçen konular, ama biz daha çok etik bir karar verdik. Biz bu ülkede müzisyeniz ve bu ülkenin ekmeği ve suyu ile büyüdük. Bu ülkenin insanlarını temsilen TRT, bu yarışmaya katılmamızı talep etti. Buradaki bizim pozisyonumuz, ülkenizi temsil etme sorumluluğunu getiren böyle bir talebi geri çevirmek yönünde olamaz hiçbir şekilde. Herkesin yetiştiği ülkeye borcu olduğunu düşünen insanlarız. Böyle bir taleple karşılaşıyorsanız çok da fazla üzerinde düşünecek bir şey yok. Sizin kişisel değerlendirmelerinizin ötesinde daha etik bir durum bu bence. Bu bizim ülkeye karşı boynumuzun borcudur dedik ve çok uzun sürmedi bu kararı almamız.” (AA)

Videoyu izle >>
http://www.beyazgazete.com/video/2011/01/10/yuksek-sadakat-in-dil-secimi.html

Eurovision’a ‘Yüksek Sadakat’

Yeni yılın ilk dakikalarında sürpriz bir tanıtım ile kamuoyuna duyurulan 2011 Eurovision temsilcimiz Yüksek Sadakat olarak açıklandı. Uzun bir süredir medyada Atiye, Hande Yener, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin ve Ayna gibi farklı isim ve grupların adlarının geçtiği yarışmaya Yüksek Sadakat’in seçilmesi herkese sürpriz oldu. Grup üyeleri de 2 gün önce TRT ile anlaştıklarını belirterek onlar için de sürpriz bir karar olduğunu açıkladı. Grubun kurucusu, bas gitarist Kutlu Özmakinacı: “Teklif bize de sürpriz oldu. Biz de kararı bir gün önce öğrendik. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için elimizden geleni yapacağız” dedi. Grup Eurovision şarkısını 20 gün içinde TRT’ye temsil etmeyi planlıyor. Şarkının İngilizce mi, Türkçe mi olacağına ise önümüzdeki günlerde karar verilecek.

TRT Müzik Dairesi Başkanı Deniz Çakmakoğlu ise şu açıklamayı yaptı: “TRT’nin Eurovision seçimi için açıklanmış olan temel kriterleri doğrultusunda kararımızı verdik. Eurovision’a gidecek sanatçı ya da grubun ülkemizi yurtdışında temsil edecek standart özelliklere, eğitim ve kültür seviyesine ve müzikal farklılığa sahip olması da gerekiyor. Yani herkes Eurovision’a gidemez. Bu da o sanatçı ya da grubu değersiz ya da kötü müzisyen yapmaz ama ummadığınız bir kişinin de Eurovision şansı yüksek olabilir. Biz bu seçimi yaparken toplumun her kesiminden insanın fikrini aldık, gençlere danıştık. Yüksek Sadakat’in fark yaratan müziği, yüksek kültür seviyesi ve sahip olduğu diğer genel özellikleriyle ülkemizi çok iyi temsil edeceğine inandık ve bu yıl onları seçtik.”

DikkatMüzik! olarak grubun yüksek müzikalitesi ile yarışmada iyi bir iş çıkarabileceğini düşünüyor, şarkının hazırlanmasında İngilizce ve hareketli sound formülünün unutulmaması gerektiğini iletiyor ve gruba bu zorlu süreçte başarılar diliyoruz.


‘Geçen bir kuş’ uçurdu onları
Temelİ 1997’de Filinta adıyla, Blue Jean dergisi Yayın Yönetmeni, şarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından atılan Yüksek Sadakat, vokallerde Kenan Vural, gitarda Serkan Özgen, basta Kutlu Özmakinacı, tuşlu çalgılarda Uğur Onatkut ve davulda Alpay Şalt’tan oluşuyor. Grup ilk albümünü Ocak 2006’da DMC etiketiyle piyasaya çıkardı. Albümde yer alan ve Nielsen müzik ölçümlerine göre Türkiye radyolarında en çok çalınan parça olan “Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer” adlı şarkıyla ünlenen grup, Türk coğrafyasına mal olmuş müzikal motifleri de kullanarak yaptığı vurucu şarkı sözleriyle dikkat çekti. 2008 yılında “Katil & Maktul” adlı albümü piyasaya çıkaran grup 2005 yılında Altın Kelebek TV Ödülleri’nde En İyi Çıkış Yapan Grup ödülü dahil, 10 tane ödül aldı.

İşte basında yer alan konu ile ilgili çeşitli görüşler:

Sanat dünyası ne dedi?
TRT’nin ‘Yüksek Sadakat’ seçimi sanat dünyasında farklı tepkilere neden oldu. İşte görüşler…
– Deniz Erdem (Avrupa Müzik’in ortağı): TRT yöneticileri Türk halkıyla dalga geçti. Son dakikada değiştirilen sanatçının yerine bu grubu koydular. Bunlara hakkımızı helal etmiyoruz. Çok büyük sanatçıların olduğu Türkiye’de, neden bu grubu yolladılar? Son dakika ve kimlerin talimatıyla seçildiler, bunun hesabını soracak yok. Bu saatten sonra, üstümüzden bir kuş geçse bile yine Eurovision’da ilk 10’a giremeyiz.
– Şebnem Bozoklu: Dünkü fısıltılar doğru çıkmadı. Ayna gitmiyor diye çok sevindim. Bence Yüksek Sadakat de doğru seçim değil. Ah Atiye…
– Garo Mafyan: Bence gayet yerinde bir karar… Eurovision’da gruplar her zaman daha başarılı oluyor. Yarışmada başarılı olmalarını dilerim.
– Erhan Güleryüz (Ayna): Her yıl Eurovison öncesi adaylar çıkar, konuşulur. Daha sonra ise o adaylardan bambaşka birisi gönderilir. Bu yıl da farklı bir şey olmadı. Bu yıl zaten bizimle ilgili bu kadar haber yapıldığına göre kesin gönderilmeyiz diye düşünüyorduk. Çıkan sonuç çok sevindirici. Yüksek Sadakat, Türkiye’nin en iyi gruplarından biri. Bizim de arkadaşlarımız zaten. Hem müzikalite, hem müzik adamı duruşlarıyla son yıllarda yapılmış en iyi Eurovision seçimi oldu.
– Zeynep Casali: Yorucu bir döneme girdiler. Son dakika sürprizi oldu. Bence 2011’in ilk büyük olayıdır. Kenan Vural, hem iyi bir solist hem de iyi bir şarkı yazarıdır. Keza Kutlu Özmakinacı da dergi yöneticiliğinden müzik dünyasına geçip bu kadar başarılı olması ve Yüksek Sadakat’in şarkılarını yazan kişi olarak grubu hep bir adım öne taşıyacak hamleler yapması bugünkü Yüksek Sadakat’in oluşmasının en büyük etkenidir. Yolları açık, şansları bol olsun.
– Işın Karaca: Yolları açık olsun. Ama Eurovision şarkı yarışmasının bu kadar ciddi bütçe ve stratejilerle yapılandırılması bana yanlış geliyor.
– Deniz Arcak: Eurovision eski parıltısını bence yitirdi. Artık kendi starlarını yaratamıyor. Bir sene önceki birinciyi bile zor hatırlıyorlar. Biz de Sertab’ın birinciliğiyle başka bir boyuta taşındı yarışma. Yüksek Sadakat çok tehlikeli bir sürece giriyor. Şarkı, tanıtım, provalar vs. enerji sarf etmelerini gerektiren işler. Üstesinden geleceklerdir. Bir ülkenin sorumluluğunu almak kolay değil.
– Zeynep Dizdar: Yıllar önce ben de vokalist olarak katılmıştım. Zor bir olay. Her anlamda bir ülkenin sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Çok fazla ilhama ihtiyaçları var. Her şeyin kapısını açan şarkıdır. Güzel bir şarkı yazacaklarını düşünüyorum. Başarılar diliyorum.

Seyyal Taner: Türkiye’nin yüzü olarak çok güzel bir seçim. beğenerek dinlediğim bir grup Umarım kazınırlar, şansları bol olsun.

Petek Dinçöz: Yüksek Sadakat çok saçma bir seçim. Keşke daha bilinen birini gönderseydiler. Sonucu göreceğiz.

Sibel Tüzün: TRT seçtiğine göre, Yüksek Sadakat’de bunu kabul ediyorsa bize düşen onları desteklemektir. Canlı performans yapmaya alışık olan şarkıcı ve grupların gitmesi Eurovision’da her zaman artıdır.

Sezen Cumhur Önal : ‘Grup olarak seni seçtik, şarkını da sen bul’ diye bir mantık olur mu? TRT’nin yaptığı işi hiç anlamadım.

Zeynep Casalini: Yüksek Sadakat’a başarılar diliyorum. Yorucu bir döneme girecekler. 2010’un son dakika sürprizi oldular.

Işın Karaca: Başarılar diliyorum. Ama Eurovision yarışmasının bu kadar ciddi bütçe ve stratejilerle yapılandırılması bana yanlış geliyor.