Sarıkabadayı’dan “Sadem”

Çok değil birkaç yıl öncesine kadar hayatımızda bir Soner Sarıkabadayı yoktu. Ne olduysa Murat Boz ve Murat Dalkılıç‘a verdiği şarkılardan sonra oldu. Bir anda müzik dünyasında gözde besteciler arasına girmeyi başaran ve birçok sanatçının albümüne ondan bir şarkı koyabilmek için kapısını çaldığı Sarıkabadayı, en büyük sükseyi ve müzik dünyasındaki saygınlığını hiç şüphesiz Sertab Erener‘e verdiği birbirinden güzel şarkılar ile yaptı.

Yalnızca şarkı yazıp çizmekle yetinmeyen müzisyen, bir yandan da kendi solistlik kariyerini yavaştan örmeye devam ediyor. 2001 yılında yayınladığı ilk albümünün ardından geçtiğimiz yıl yayınladığı Buz single’ı ve bu single’ın remixlerinden ve diğer şarkıcılara verdiği başka şarkılarından oluşan Pas adlı EP’sinden sonra bu kez yeni bir şarkı ile gündemde. Önceki 2 single’daki şarkılarını da koyacağı DokuzSekiz ve PDND ortak yapım imzalı yeni bir EP yayınlayacak olan Soner Sarıkabadayı bu kez Sadem diyecek. Sadem, 6 Eylül’de 5 TL’lik fiyatıyla raflarda yerini alacak.

İşte mini albümdeki şarkıların tam listesi:

1. Sadem
2. Sadem II
3. Sadem III
4. Pas III
5. İki Medeni İnsan
6. Buz II
7. Sallana Sallana
8. Pas
9. Buz I
10. Pas II

“Milat” 7 Eylül’de raflarda

TMC, Yonca Lodi‘nin merakla beklenen yeni albümü Milat‘ın 7 Eylül’de raflara çıkacağını duyurdu. Kartonetinde Lodi’nin kendisi dışında Zeki Güner, Aysuda Ülkü Zeren, Aysel Gürel ve Sonay Yağız gibi isimlerin yeraldığı albümün çıkış parçası Düştüysek Kalkarız, radyo playlistlerinde yükselmeye devam ediyor.

Yonca Lodi’nin Milat’ı >>

Yonca Lodi – Düştüyse Kalkarız

Micro SD “Best Of U2”!

Avrupa Müzik cephesinden geçtiğimiz günlerdeki radyo uygulamasının ardından yeni haberler gelmeye devam ediyor. Universal Music Mobile’ın Türkiye’deki tek temsilcisi olan firma müzik sektöründe eksikliği hissedilen yenilikçi ve yaratıcı fikirler ile müzikseverleri sevindirecek işlere imza atıyor. Bu yıl içinde ilk kez Gripin ve Göksel‘in albümlerini micro SD kart olarak basan Avrupa Müzik, 6 Eylül 2010’da 360º Tour isimli turne kapsamında Atatürk Olimpiyat Stadı’nda bir konser verecek olan dünyaca ünlü U2 grubunun en sevilen 12 şarkısı ile beraber içinde fotoğrafları, şarkı sözleri ve video klipleri içeren bir micro SD kart piyasaya sürdü. ‘Best Of U2’ adı ile yayınlanan kartı alanlar, içindeki özel yazılım ile U2’nun resmi web sitesine cep telefonlarından ulaşabilecek ve www.aveamuzik.com dijital müzik platformundan, grubun şarkılarını bir kaç saniyede dinleyebilecekler. Sınırlı sayıda üretilen kartlar müzik marketlerin yanısıra Avea Shop’lar ile elektronik mağazalarda bulunabiliyor.

“Hande’yle Yaz Hiç Bitmez”

Elektronik müzikten pop müziğe dönüş yaptığını açıkladığında eski hayranları bir hayli sevinmiş, son albümleri ile kazandığı bazı yeni hayranları ise tastamam hayal kırıklığına uğramıştı. “Hande’ye Neler Oluyor?” bir ölçüde bu 2 tarafı tek potada eritmeyi başarmakla kalmamış, “Hande Yener bitti artık” diyenlerin de ağızlarını bir karış açık bırakmalarını pekala sağlayan bir albüm olmuştu. Albümün en hareketli ve en akılda kalan 2 şarkısı “Sopa” ve “Bodrum” olurken, “Kal Kal”, “Yasak Aşk” ve “Çöp” gibi diğer şarkılar da günümüz popu için gayet dikkat çekiciydi. Evet, Türk popunun bu sevilen sesi yine yeniden özlediği(miz) günlerine geri dönmüştü. Peki haberimiz ne ile mi ilgili?

Hande Yener, gördüğü ilgiden memnun olmuş olacak ki, aradan sadece aylar geçmesine karşın yeni bir çıkış için kolları sıvadı. Söz ve Müzik Sinan Akçıl imzalı Uzaylı adlı şarkıyı seslendiren sanatçı, bu şarkının yanında son albümdeki şarkılarına yaptırdığı 11 remixi de “Hande’yle Yaz Hiç Bitmez” adını verdiği bir “ara albüm”e koydu. Albümün şu günlerde raflara çıkması beklenirken, video kliple ilgili küçük bir not: Uzaylı’nın Kemal Doğulu yönetmenliğinde bir de video klibi çekilmiş ve klipte Kavak Yelleri dizisinden tanıdığımız İbrahim Kendirci de oynamış.

İşte Hande Yener’in “Uzaylı”sının bir kısmı:

http://www.dailymotion.com/video/xen9d3_hande-yener-uzayly_music

Iron Maiden yeniden zirvede!

Iron Maiden’ın son albümü “The Final Frontier”, yayımlanmasının hemen ardından 20 ülkenin albüm listelerinde 1 numaraya yerleşmeyi başardı. Arabistan, Avusturya, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Şili, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya ve Finlandiya, “The Final Frontier”ın inanılmaz bir hızla diğer tüm albümleri geride bırakarak en tepeye yerleştiği ülkeler arasında yer alıyor.

Bu başarı basında da özellikle vurgulandı: Billboard Magazine, The Times, Kerrang, NME, Mojo gibi önemli dergiler oldukça olumlu eleştirilerle albümün zaferini taçlandırdılar.

“The Final Frontier”, birçok gruba ilham kaynağı olan, efsanevi heavy metal grubu Iron Maiden’ın albüm listelerini sallayan ilk albümü değil… Zirveye yerleşmeyi başaran 4 albüme sahip olan grup (ilki 1982’de yayımlanan “The Number of the Beast” albümü) “The Final Frontier” albümü ile heavy metal piyasasındaki öncü konumlarını kimseye kaptırmama iddialarını aynı şekilde sürdürdüklerini kanıtlamış oldu. 20 ülkede elde ettiği fenomenal başarının yanı sıra Avusturalya, Belçika, Hollanda’da 2. sırada, İrlanda, Polonya ve Türkiye’de 3. sırada, Amerika ve Singapur’da 5. sırada yer alan albüm, Amerika Billboard listesinde de 4. sıraya yerleşti.

1980 Nisan’ında yayımlanan ilk albümlerinden bu yana tam 30 yıl geçen ve albümleri toplam 80 milyonun üzerinde satan Iron Maiden, 15. stüdyo albümleri “The Final Frontier” ile yapabileceklerinin en iyisini bir kez daha gerçekleştirebileceklerini üstün bir başarı çizgisiyle göstermiş oldu.

Iron Maiden 30 yıl önce yayınladığı ilk albümünden bugüne kadar 80 milyonun üzerinde albüm sattı.

Tarkan’dan 2 klip birden

Son yılların en başarılı albümüne imza atmakla kalmayıp kendi kariyerinin de en dikkat çekici albümlerinden birine imza atan ve uzun, hem de baya uzun bir aradan sonra ilk kez büyük bir çoğunluğun “itiraz etmediği” bir albümle karşımıza çıkan Tarkan, son konserinde albümün en önemli parçalarından “İşim Olmaz”ın perde arkasını anlatmış. Çok yakında detaylı bir “Adımı Kalbine Yaz” analizini aktaracağımızı belirtip, Hürriyet kaynağına göre buyuralım bakalım son konserinde Megastarımız neler söylemiş bir bakalım..

Yıldız Söyledi Ben Besteledim:

Tarkan, “İşim Olmaz şarkısının hikayesi var. Yıldız Tilbe o şarkıyı bana telefonda yazdırdı. Ben de besteledim” açıklamasını yaptı. Radyocular, daha önce de Yıldız Tilbe’ye benzer bir soru yöneltmiş, “Şarkının sizinle bir alakası var mı” sorusuna Tilbe’den, “Benim şarkıyla alakam yok” demişti.

Yaklaşık bir saat gecikmeyle sahneye çıkan Tarkan, “Bu Harbiye konserleri bir acayip. Ben doyamıyorum. Ramazan ayı olduğu için konser tarihlerini öğrenince korktum, arkadaşlara ‘Ramazan’da konser mi olur?’ dedim. Ama hiç öyle değilmiş” dedi. Yeni albümündeki şarkıları hepbir ağızdan söyleyen hayranlarına, “Albümü beğendiğinize çok sevindim. Her yerde şarkılarımı duyuyorum. Emeklerimize değmiş” diyerek sevincini paylaşan Megastar Tarkan, ardından da “Oynamam lazım, yerimde duramıyorum içim kıpır kıpır, haydi oynayalım” deyip “Oynama Şıkıdım Şıkıdım” şarkısını söyleyerek konser alanındakileri coşturdu.

Tarkan konserini izlemeye gidenler arasında sosyetenin tanınmış isimlerinden Şirin Yalçın, Elif Dürüst ve Gül Dürüst de vardı.

İki klip birden

Tarkan, aynı anda yayına sokmayı planladığı “Öp” ve “Adımı Kalbine yaz” adlı şarkılarına birlikte klip çekti. Tarkan, bu iki şarkısının klip çekimlerinin bir bölümünde bir pazar yerinde dolaştı. Her yerde hayranlarının yoğun ilgi gösterdiği Tarkan’ın klibi için pazar esnafı önceden uyarılırken, görüntü alınmaması için de özel güvenlik önlemleri alındı.

“Aşk mümkün müdür hala”, kliplendi!

Levent Yüksel‘in özellikle slow şarkılarında beni her zaman etkilemeyi başaran yorumu ile kulaklarımızda olan, Murathan Mungan‘ın her zamanki şapka çıkaran sözleri üzerine Taner Ayan‘ın bestelediği Aşk Mümkün müdür Hala, sanatçının bu yaz ortasında çıkardığı single’a da adını veren şarkı olmuştu. İçinde kendi şarkıları dışında Sezen Aksu, Halil Koçak, Sıla, Efe Bahadır ve Soner Sarıkabadayı gibi isimlerin de şarkılarının yer alacağını açıkladığı Kasım ayında çıkarmayı planladığı yeni albümü öncesinde 2 şarkı ile piyasa yoklaması yapmayı seçen sanatçı, olumlu tepkiler almış olacak ki çıkış şarkısına bir de video klip çekmiş.

“Anlat İstanbul” ve “Bıçak Sırtı” gibi projelerin yönetmeni Selim Demirdelen‘in yönettiği ve Forum AVM’de çekilen klipte Levent Yüksel’e 2009’da “Miss Imagine The Beauty Of Turkey (Türkiye’nin Hayalindeki Güzel)” yarışmasında birinci olan Başak Bilginer eşlik etmiş. Klibe birşey diyemem de, şarkı beni çok uzaklara götürmeyi, evet, kesinlikle başardı. Bu kez olmuş, Levent! “Akşam kavuşmadan / Dükkan kapanmadan / Aşk Mümkün müdür Hala? / Hayat savurmadan / Yıllar sararmadan / Aşk Mümkün müdür Hala?” dizelerini o kadar sahici söylüyor ki, geride bıraktığınız yıllara, yollara, ve gelmiş geçmiş tüm sahici aşklarınıza dönüp derin ve anlamlı bir bakış atmaktan kaçamıyorsunuz, benden söylemesi.

Doğrusu 2 yıl önceki, başkalarının şarkıları olsa da (ve biz onları sahiplerinin seslerinden pek sevdiysek de), içinden Ayrılmam ve Ya Sonra gibi 2 önemli şarkıyı yeniden hit çıkarabilmeyi başardığı Kadın Şarkıları, sıkı hayranlarını pek tatmin etmemişti. Yine, yeniden Levent Yüksel şarkıları dinlemek, -ilk albümündeki her biri çıktığı andan itibaren kariyerinin en iyileri olarak tarihe yazılan şarkılar kadar olmasa da- yine güzel, tadımlık ve demlik şarkılar bekliyorlardı onlar. Yaklaşık 6 yıl önce yayınlanan Uslanmadım, kariyerini bir nebze toparlamaya çalıştığını göstermiş ama bize eski Levent Yüksel’i yine de verememişti. (Gerçi Zeynep Talu sözlü Selim Çaldıran bestesine Atilla Özdemiroğlu‘nun çellosuyla eşlik ettiği ve her dinlediğimde mutlak suretle gözbebeklerimi zorlamayı başaran Zor Geliyor ve şimdilerde sahibi Özlem Tekin‘in son albümünde yeniden söylediği Sen Anla‘ya nasıl da ölüp bitmişti ve değeri bilinemediği için üzülmüştü oysa bu satırların sahibi ya, neyse!)

Peki Kasım’da çıkacak yeni Levent Yüksel albümü eski tadı verecek mi yine? Single öyle gösteriyor ki, bu konuda hayal kırıklığı yaşamayacağız.

Levent Yüksel – Aşk Mümkün müdür Hala? (Official Video Klip)

*Spesiyal:
Habil Ceylan sözlü “Hangimiz”, single’daki 2 şarkıdan diğeri ve yine oldukça güzel. Ceylan yıllar önce şarkıyı bambaşka bir beste ile Levent Yüksel‘e dinletmiş ve Yüksel de yeni albüme koyarız diye şarkıyı bir kenara koymuş. Kısmet bu albümeymiş. Sözleri çok beğeniyormuş Levent Yüksel ama bu sözlere daha başka bir bestenin yakışacağını düşünerek (ve tabii söz yazarından da onay alarak) aynı sözlere yepyeni bir beste yazmış. Şarkıdaki “Hangimiz hangimizi tamamlayabildik / Üzüle üzüle öğrendik el sallamayı gidenlere” dizeleri bitiriyor zaten işi.

Yonca Lodi’nin “Milat”ı

Türk popunun güçlü ve güzel seslerindendir Yonca Lodi. Gerek sade tarzı ve gerekse yorumundaki duygusal vokal beni her zaman çok etkilemiştir. Yıllar sonra “Büklüm Büklüm”ü bu toplumun hafızasına oldukça güçlü bir şekilde yerleştiren sanatçı, 1999 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınlamış, ama asıl büyük çıkışını 2001 tarihli “Aşkta ve Ayrılıkta” albümü ile yapmıştı (Albümün lokomotifi “Anlatma”, Türk popunda tüm zamanların en iyi çıkışlarından biri olarak hemen yerini almıştı). 2007 tarihli 3. albümü “Yolumu Bulurum”un ardından yayınladığı ve dijital müzik listelerinde hatırı sayılır bir yer edinen “Emanet” single’ını takiben, Eylül’de yayınlayacağı yepyeni albümü için gün sayıyor.

“Milat” adlı albümün çıkış şarkısı “Düştüysek Kalkarız” yayına girdiği radyo rotasyonunda hızla yükselirken Lodi, “Adından da anlaşılacağı gibi bu albüm benim için ‘Milat”.Ben her albüm öncesi gergin ve telaşlı olurum ama bu sefer gerçekten çok heyecanlıyım” diye konuşmuş. Sanatçı bu albümünde Zeki Güner (Düştüysek Kalkarız, Tenden Tene, Tavan Arası), Aysuda Ülkü Zeren (Mum Lekesi) gibi isimlerle çalışırken, albümde ayrıca “Canım Ailem” dizisinde kullanılan ve 2010’un en çok indirilenler listesinde yeralan “Emanet” ve “Haksızlık Değil mi?”, 2008 yazının başarılı coverı “Yeter”, “Kapalıçarşı” dizi müziği “Gölgelerime Işık Tut”, Aysel Gürel’in şarkılarından oluşan “Çınar” albümünde seslendirdiği “Yalan Gibi” adlı şarkılar da yeralıyor.

Türk popüler müziğinde iyi, kaliteli ve arşivlik albümlerin giderek azaldığı şu zamanda, heyecanla ve merakla beklediğimiz bir albüm olacağa benziyor Yonca Lodi’ninkisi.

Assolistler evinizde!

Behiye Aksoy‘un eşsiz yorumu “Bir İhtimal Daha Var” ile açılıp Gönül Yazar’dan “Tadı Yok Sensiz Geçen” ile devam eden ve beni çok uzaklara götüren albümü dinliyorum kaç gündür. Bu 2 isim dışında Seçil Heper, Emel Sayın ve Gönül Akkor gibi Türk Sanat Müziğinin divalarını bir araya getiren ve Ossi Müzik etiketi ile müzik marketlerde yerini alan albüm “Assolistler-2” adını taşıyor. Efsane gazino afişlerinden derlenen kapak tasarımı ile meraklısı için özenle hazırlandığı neresinden baksanız belli olan albümün içeriği de en az kartoneti kadar dopdolu.

Popüler müzik tarihimizde ve eğlence kültürümüzde önemli bir yer tutan gazinolar ve her biri son derece usta birer yorumcu ve bir o kadar da alımlı alaturka şarkıcılarını ‘Assolist’ kimliğiyle karşımıza çıkaran gazino kültürünün baş kahramanları idi onlar. “İşlemeli, payetli, otrişli kostümleri, takma kirpikleri, kabarık saçları, ağır makyajları… Sadece güzellikleri ile değil, sahne üzerindeki duruşları, yürüyüşleri ve tavırlarıyla da yıllar boyu hepimizi kendilerine hayran bıraktılar. Hepsi usta birer alaturka yorumcusuydu. Onlar şarkı söylerken nefesler tutulur, salonda çıt çıkmaz, garsonlar servis yapmaz, konuklar yemek yemezdi. Gazino neonlarının en tepesine hep onların adı yazılırdı. O zamanlar “Şu gazinoya ya da bu müzikhole” değil, “Emel’e, Seçil’e, Behiye’ye, Gönül’e gidelim,” denirdi.
Onlar, assolistlerdi…”

Kısa bir dönem sanat müziğine de göz kırpan Nükhet Duru‘nun da “Bana Herşey Seni Hatırlatıyor” şarkısı ile yer aldığı albümde, “Dert Şarkısı”, “Bir İhtimal Daha Var”, “Saymadım Kaç Yıl Oldu”, “Benzemez Kimse Sana” ve “Dargın Ayrılmayalım” gibi dinlemeye doyamayacağımız 17 şarkı bu albümde. Üstelik şarkıların tamamı ilk kaydedildikleri haliyle, yani orijinal versiyonlarıyla yıllar sonra ilk kez CD formatında yayınlanıyor. Albümde yer alan Emel Sayın-Hangi Rüzgar Attı Seni, Nükhet Duru-Bana Herşey Seni Hatırlatıyor ve Seçil Heper-Sorma yorumları ise ilk defa yayınlanıyor.

Daha önce “Assolistler-1” adlı albüm ile Türk müzik tarihinin altın kayıtlarını piyasaya çıkaran Hakan Eren ve Ossi Müzik, yine kendine yakışanı yapmış ve bu albüm ile de sanat severleri onikiden vurmayı başarmış.

Abracadabra! Ajda Yunanca söylüyor

Müzikmarketlerde hareketli günlerin yaşandığı bu yaz aylarında -epey bir süre öncesinden hazırlıklarının devam ettiği hatta hemen hemen tamamlandığı haberi yayılmasına karşın- henüz Ajda Pekkan‘ın yeni albümünü duyamadık duymasına ama yıllar önce Yunanca söylediği kayıtların CD üzerinde ilk kez yayınlandığı “Ajda Pekkan’s Greek Songs” albümü büyük ilgi görüyor.

Çıkardığı çeşitli Yunanca ve Balkan albümleri ile tanınan AJS Müzik tarafından yayınlanan “Ajda Pekkan’s Greek Songs”, Süperstar’ın 70’lerin başında Yunanistan’da yayınlanan ve Türkiye’de bugüne dek yayınlanmamış 4 önemli şarkısını Alli De Tha Vreıs Opos Emena (Tek Yaşanır Mı), Den Rotises Pote (Sensiz Yıllarda), San To Karavi (Olmadı Gitti) ve I Agapi M’Afise (Yağmur) içeriyor. Bu 4 kayıtın bir kısmı o yıllarda 45’lik olarak, bazıları ise çeşitli compilation’ların içinde yayınlanmış ve bu albüm ile birlikte ilk kez bu topraklarda piyasaya çıkıyor.

Elbette albüm sadece bu 4 şarkı ile bitmiyor. Ajda’nın başından sonuna “olay” olan Eurovision macerası Petroil‘ün Dokuissa yorumu başta olmak üzere birçok önemli hitinin Yunanca yorumu da, bu albüm ile birlikte kulaklarımıza ulaşıyor. Tha Epiziso (Bambaşka Biri), Megıe Mele (Hür Doğdum Hür Yaşarım), An Mia Mera Se Chaso (Yeniden Başlasın) ve Kouvedes (Palavra Palavra) bu şarkılardan birkaçı…

Arşivlere muhakkak girmesi gereken bu çok özel albümün en güzel tarafı ise, firma tarafından bir de LP’sinin yayınlanmış olması. Meraklılarına duyurulur:)

Yazı ve albümle ilgili olarak, bu satırların sahibinin ilk radyo yıllarına ait güzel bir anısı da var. Ajda Pekkan’ın bu Yunanca kayıtlarını bulup gün yüzüne çıkaran ve Ajda’nın sıkı hayranlarından olan Vedat Gürtan ve Tayfun Pay, şarkıları Türk medyasında ilk kez programımda yayınlamam için göndermiş (2005) ve ben de seve seve (ve elbette büyük bir heyecanla) yayınlamıştım:) Kendilerine yeri gelmişken bir kez daha teşekkürü borç biliriz..

“Beş Vals On Tango” çıktı!

Beş Yıl Önce On Yıl Sonra, adından da anlaşılacağı üzere, 5 yıl önce de, 10 yıl sonra da hatırlanacak şarkıları söylemek üzere yola çıktılar. Nostalji ne demekse, onlar da o demekti bir bakıma. Ajda Pekkan şarkıları başta olmak üzere 70’lerin popüler aranjmanlarını potbori şeklinde söyledikleri ilk albümleri ile dikkat çektiler.

80’ler Türk popunda büyük bir boşluk vardı malumunuz ve bu boşluğu gayet iyi doldurmuşlardı. Öyle büyük bir boşluktu ki bu, şarkılarını söyledikleri Ajda Pekkan bile bu grupla beraber bir albüm yapmış ve düetler söylemişti (“Oh,Susanna”yı  “Ah Fatma” olarak dinlediğimiz 1985 yılına dönelim). Ne var ki 80’ler boyunca kulağımızda olan grup, 90’ların gelişi ile aniden piyasadan uzaklaşmış, son olarak 2001 yılında sessiz sedasız Biraz Müzik albümünü yayınlamış ve nostalji şarkıları ile ünlenen grubun kendisi de zamana karşı duramayarak nostalji olmaktan kaçamamıştı.

Şimdi ise ikinci (ve bence en güzel) albümleri  Beş Vals On Tango, Ossi Müzik etiketi ile LP kayıtlarından dijital çağa geçerek evlerimize yeniden konuk oluyor..

Albümde Türk ve dünya tangosunun sevilen tangolarından oluşan bir potpuri ve vals ritminde alaturka şarkılardan oluşan bir başka potpuri yer alıyor. Bunların yanı sıra 1983 yılı Eurovision Şarkı Yarışması birincisi Lüxemburg’un ve aynı yarışmada ikinci olan İsrail’in şarkıları (Ofra Haza‘nın “Hi”i ve bir ara ülkemizi mesken tutan Corinne Hermes‘in “Si La Vie Est Cadeau”su) Türkçe sözlerle albümde yer alıyor. Albümün bir diğer sürprizi ise Ajda ve Semiramis Pekkan kardeşlere ait birer şarkının, “Bana Yalan Söylediler” ve “Yağmur”un yer aldığı potpuri. Ama ben en çok benim için 80’lerin en güzel şarkılarından olan Mireille Mathieu & Patrick Duffy düeti “Together We’re Strong”un Türkçesi “Yıllardan Sonra” ve “Yaz yağmuru”nu sevdiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.

(Grubun elemanları Nilgun Onatkut (1982-1992), Mehmet Horoz, Atakan Ünuvar, Şebgün Tansel (1982-1984 arası), Didem Hekimoğlu (1987-1988) ve Esma Erdem (1984-1992)’den oluşuyordu. Grubun 2001’de yaptığı son albümde grubun 2 erkek üyesiyle Atakan Ünüvar‘ın kızı Seda Ünüvar yer aldı.)

***Spesiyal:

1983 yılında katıldıkları Türkiye Eurovision elemelerindeki Aysel Gürel sözlü, Attilla Özdemiroğlu bestesi Atlantis şarkıları başlı başına bir efsanedir mesela, yaşı tutan herkesin kolay kolay atlayamayacağı türden. Zaten ertesi yıl Eurovision vizesini bu kez alabilmeyi başarmış, Halay şarkıları ile temsil ettikleri ülkemize ilk en yüksek derecesini (12.cilik) kazandırmışlardı (Şarkının Türkiye finallerinde gruba Arif Sağ‘ın da sazıyla eşlik ettiğini, ancak Avrupa finali için düzenlenen yeni versiyonda -Arif Sağ’ın da konu dışında bırakılması ile beraber- bu bölümün kaldırıldığını da ekleyelim).

Arşivlik hazine piyasada!

Yeni nesil onu Avrupa Yakası ve Babam ve Oğlum gibi “popüler dünyanın popüler gösterileri” ile tanıdı tanımasına ama, Hümeyra yıllar yıllar önce “Sessiz Gemi” başta olmak üzere kendine özgü tarzı, sade ve son derece etkili yorumu ile bir şarkıcı olarak gönüllerde taht kurmuştu bile.

“Sessiz Gemi” dışında “Kördüğüm” ve “Otuzbeş Yaş” gibi şarkılara, “Tutkulardan intihar” ve “Beyhude” gibi çok özel albümlere imza attı. Hümeyra’dan bir “Anlatamıyorum” dinlemek, bin ömre bedeldir örneğin bana göre.

1984 tarihinde yayınladığı “Benim Şarkılarım” albümü 33’lük plak formatında, sadece 2222 adet basıldı. Pop müziğin pek de rağbet görmediği o günlerde meraklılarının satın aldığı bu albüm, yıllar sonra bir efsane gibi dilden dile dolaştı, plak koleksiyoncularının en çok peşinde koştuğu albümlerden biri oldu. “Issız Adam” filmi sayesinde ise bu plağı hiç bilmeyenler de öğrendi. Ve şimdi o plak, Hakan Eren’in yapımcılığında Ossi Müzik etiketiyle, CD formatında müzik marketlerde: Hümeyra – “Benim Şarkılarım”.

Albümde Hümeyra ve Esin Engin’in besteleri, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Refik Durbaş, Müştak Erenus, Aşık Veysel ve Karacoğlan gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinin dizeleri var. Tamamen akustik olarak kaydedilen albüm, müzik yazarları tarafından Türk popunun efsane çalışmalarından biri olarak tanımlanıyor.

(Arşivlere girmesi gereken bu çok özel albümü yayınladığı gün babasını kaybeden sevgili Hakan Eren’e başsağlığı diliyoruz).

“Festival 2010” çıktı!

Bu yıl 30 Haziran’da İzmit’te başlayan ve 24 Temmuz’da İstanbul Kuruçeşme Arena’da son bulan Fanta Gençlik Festivali, geçen yıl başlattığı albüm projesini bu yıl da sürdürüyor. Bu sene Şebnem Ferah, Ceza ve TNK’nin sahne aldığı organizasyonun toplam 16 şehirdeki konser maratonunun ardından “Festival 2010” adlı bir albümü de var artık.

“Festival 2010″da Şebnem Ferah‘ın “Eski” şarkısının yaylı düzenlemesi, Ceza‘nın hiçbir albümünde yer almayan ve sözü-müziği kendisine ait olan şarkısı “Yüksek Gerilim” ve TNK‘nin “Dans Et” şarkısının remix düzenlemesi bulunuyor. Müzik marketlerde ve dijital platformlardaki yerini alan albümde, genç yetenek Ozan Ünlü‘nün kendisine Stage yarışmasında birincilik kazandıran şarkısı “Bu Yüzden” de yer alıyor.

Derin Togar “Dokun” diyor!

Sertab Erener‘in 30 Haziran’daki Kuruçeşme konserinde çıkmıştı sahneye ilk defa. Birkaç zamandır da Dokun adlı single şarkısı ile sağda solda duyup görüyordum ama, yazmaya fırsatım olmamıştı.

Dokun, hareketli ve enerjik hali ile akılda kalıcı gibi. Togar’a gelirsek, oldukça donanımlı gözüküyor (Bu yönüyle bana biraz Elif Turan‘ı (Büyüt İstersen) hatırlattı doğrusu).

Müzik eğitimini ABD’de almış, yarı ABD’li yarı Türk. 2008 yılında “Rock On Broadway” müzikalinin kadrosunda bulunan ve 12 yaşından beri dans eğitimi alan Derin Togar, aynı zamanda opera da okumuş. Piyano çalıyor, farklı dillerde şarkılar yazıyor..Yani bildiğiniz “iyi eğitimli” bir vokal. DMC etiketiyle yayınlanan ve bestesi kendine ait olan ilk profesyonel çalışması “Dokun”un sözleri Umut Kızılarslan‘a, aranjesi ise Erdem Kınay‘a ait . Yayınlanan single’da Radyo versiyonu dışında Erdem Kınay Remix, Kirli Pabuçlar Remix, K.P.Dub Remix ve Erhan Seçkin-Serhat Şensesli tarafından düzenlenen akustik bir versiyon yer alıyor.

Bildiğiniz üzere Türk popunda şu sıralar çıtır popçu eksiği mevcut. Derin Togar gibi enerjik, kıpır kıpır ve güzel bir genç vokal bu boşluğu doldurabilir. Ama iş biraz da tanıtıma ve tek bir şarkıdan öte kelli felli bir albüme bakıyor galiba.