Gökcan Sanlıman: “Soğuk Temmuz”

Gökcan Sanlıman_2010 yılında yayınladığı “Yesterday” albümünde yabancı klasikleri Göksel, Teoman ve Şebnem Ferah gibi isimler ile düetler yapan Gökcan Sanlıman, bu kez tamamı yeni şarkılardan oluşan ikinci stüdyo albümü ile karşımızda. Teoman prodüktörlüğünde hazırlanan ve Avrupa Müzik etiketi ile yayınlanan albüm “Soğuk Temmuz” adını taşıyor. 

Süpervizörlüğünü Haluk Kurosman, aranjörlüğünü ise Noyan Erdal ve Gökcan Sanlıman’ın üstlendiği 10 şarkıdan oluşan albümde söz ve müziklerin tamamı Gökcan Sanlıman’ın kendisine ait. Albümün ilk video klibi yönetmen Evren Gülçığ tarafından albümle aynı adı taşıyan “Soğuk Temmuz” isimli şarkıya çekildi. Albümün stylingi Selda Bora Özkanlı’ya, fotoğrafları ise Cem Talu’ya ait. Genç müzisyenin albümü için Teoman: “Gökcan’la ben uzun zamandır yakınız zaten. Geçen sene ben kendi müziğimle ilgilenmemeyi seçtiğim dönemde Gökcan’ın albümüne yoğunlaştık. Şarkılarını birkaç senedir biliyor, seviyordum. Fakat direkt bir şekilde karışmadım müziğe. Gökcan’ın kafasında hazırdı zaten şarkılar. Küçük fikirler verdim, aranjörü Noyan Erdal ile kafaları karıştığında seçenekler sundum. Şarkı yazma bölümünden, albümün son aşamalarına kadar yanlarındaydım, kendi tecrübemi katmaya çalıştım. Fazla karışmama gerek kalmadı zaten, yaptıkları şeyleri genelde beğendim, sadece ufak dokunuşlar yaptım. Bence Gökcan Sanlıman pek yakında, yeni kuşak müzisyenler içerisinde önemli bir yere sahip olacak. İyi bir şarkı yazarı ve yorumcu olacak.” diye konuştu.

Yalın’dan 2.video

YalinYalın, geçtiğimiz aylarda piyasaya sürdüğü ‘Sen En Güzelsin’ albümünün ikinci videosunu “Olmasa da Olur’’ şarkısına çekti. Yönetmenliğini Hakan Yonat’ın yaptığı klip çekimlerinde 40 kişi görev aldı. 24 saat süren çekimlerde Yalın’a 3 bayan model eşlik etti. Park Hyatt otelin kral dairesinde başlayan çekimler, sabaha karşı Rumeli Hisarı’nda son buldu. Şarkının söz ve müziği Yalın’a düzenlemesi ise Ozan Çolakoğlu’na ait.

Gönen’den 12.12.12’ye özel klip

gonenGönen “Bahsetme” albümünün ikinci klibini Hawaii’de çekti. Söz ve müziği Görkem Asmaz’a, düzenlemesi Serkan Ölçer’e ait olan “Kalbimin Işığı” parçası için Oahu Hawaii sokaklarında kamera karşısına geçen Gönen: “12.12.12 tarihi için aylar öncesinden tarih alıp yüzyılın evliliğini gerçekleştirecek çiftler için klibin yayın tarihini beklettiğini ve ilk kez 12.12.12 de yayına gireceğini” belirtti.

Üç gün süren klibin Hawaii’deki çekimlerini K.Kawelo Barber gerçekleştirirken Türkiye’deki çekimleri Yasemin Şefik tamamladı. Klipte Gönen’e Amerikalı model Haley Jackson eşlik etti.

Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri: Michael Nyman Band

michaelnymanAvea Sıra Dışı Müzik Konserleri “The Piano” Filminin Muziklerine İmzasını Atan ‘Michael Nyman Band’ ile devam ediyor. Avea, geleneksel ve moderni, yerel ve küreseli harmanlayan usta isimleri, “Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri” kapsamında müzik severlerle buluşturuyor.

14 Aralık Cuma akşamı, İngiltere’nin en yenilikçi ve tanınmış bestecilerinden, dünyaca ünlü Michael Nyman, sizlere büyülü bir dünyanın kapılarını aralayacak. Besteci, piyanist, müzikolog, yazar, yapımcı, senarist ve şef olarak zihinlere adını kazıyan Michael Nyman, çok yönlü yaratıcı müzik anlayışı ile müzik severler ile buluşacak.

Michael Nyman, sanatseverleri “Tutuculuğa Karşı Bir Duruş” olarak nitelendirilen müzikleri ile büyüleyecek. Müzik eleştirmeniyken “minimalizm”in adını koyan, daha sonra beste yapmaya başlayan ve yaptığı film müzikleriyle, adını koyduğu akımın temsilcisi olan Michael Nyman’ın yaptığı müzik “tutuculuğa karşı bir duruş” olarak değerlendiriliyor.

Bunun yanı sıra, yapıtları; opera, yaylı dörtlüleri, film müzikleri ve orkestra konçertolarından oluşuyor.

Nyman, 2011 yılında, GrosvenorHouse’da düzenlenen IvorNovello Klasik Müzik Ödülü’ne layık görüldü ve İngiltere’nin gelmiş geçmiş en büyük bestecileri arasındaki yerini almış oldu.

Kapı Açılış – 19:30
Konser başlangıç – 20:30

http://www.biletix.com/etkinlik/NKAV3/ISTANBUL/tr

Badem ve Konukları

bademvekonuklari2005 yılında kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini yayınlayan ve sonrasında “Sonsuz” ve “3B” adlı 2 albüm daha yayınlayarak daha geniş kitlelere seslenen genç pop-rock gruplarından Badem, yeni bir albüm ile karşımızda. 1995’te Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü’nde üç sesli bir vokal grup olarak kurulan ve 2002’de bugünkü halini alan grup bu kez bir proje-albüm yayınladı. bademPasaj Müzik/Gergedan iş birliğiyle 10 Aralık’ta yayınlanan albümde kariyerlerinde bu zamana kadar sahnede ve çeşitli projelerde birlikte şarkılar söyledikleri ve çaldıkları müzisyen ve yorumcuları aynı albümde biraraya getiren Badem’in “Badem ve Konukları” adını verdiği yeni albümünde Nilüfer, İlhan Şeşen, Cahit Berkay, Feridun Düzağaç, Özlem Tekin, Halil Sezai, Zeynep Casalini, Serkan Çağrı, Öykü Gürman, Gülçin Santırcıoğlu ve en son 2005 yılında bir albüm yayınlayan Vega grubu eşlik ediyor. Taşoda’da tamamı canlı olarak kaydedilen 13 şarkının yer aldığı albümün prodüktörlüğünü de grubun kendisi gerçekleştirdi. Albümün ilk video klibi ise Öykü Gürman ile birlikte söyledikleri “Değişmem” isimli şarkıya Onur Yayla yönetmenliğinde çekildi.

http://www.ttnetmuzik.com.tr/album/Badem_Ve_Konuklari/269001

 

Gülden Mutlu: “Unutamam Dedin”

Gülden-Mutlu-Unutamam-DedinEmre Aydın’ın geçtiğimiz yaz başında piyasaya sürdüğü ve uzun süre listelerde kalan şarkısı “Soğuk Odalar”ın yazarı ve aynı zamanda şarkıda Aydın’a da eşlik eden Gülden Mutlu, kendi kanatlarıyla uçmaya hazır. İlk solo albümü öncesinde “Unutamam Dedin” adlı teklisiyle müzikseverlere seslenen genç müzisyenin şarkısı 565 Müzik Yapım ve DMC işbirliği ile yayınlandı. Dijital platformlarda hızla yükselişini sürdüren tekli, CD olarak da müzikmarketlerde yerini aldı. Şrkının video klibinin yönetmenliğini ise Emre Aydın yaptı. Söz ve müziği Gülden Mutlu’ya ait şarkının düzenlemesinde ise Mustafa Ceceli’nin imzası var. Prodüktörlüğünü ve yapımcılığını üstlendiği albüm hakkında Emre Aydın: “Gülden Mutlu çok yetenekli bir isim. ‘Soğuk Odalar’ şarkısını duyar duymaz Gülden’le birlikte bir iş yapmak istedim. ‘Soğuk Odalar’ın gördüğü ilgi benim bu düşüncemde haksız olmadığımı kanıtladı. Şimdi sıra, Gülden Mutlu’da. Eminim ‘Unutamam Dedin’ şarkısı da en az ‘Soğuk Odalar’ kadar beğenilecek” dedi.

Ayşe Hatun Önal’ın dönüşü

Sen-ve-Ben-Birol-Giray-ft.-Ayşe-Hatun-ÖnalMüzik otoritelerince “Sonunda” ve “Sustuysam” albümleri ile Türkçe elektronik müziğin “cool” kadını olarak sevilen ve beğenilen ismi Ayşe Hatun Önal, 2008’den sonra ilk kez yeni bir çalışma ile karşımızda. Bu kez radyocu, prodüktör ve DJ kimliğiyle tanınan BeeGee lakaplı Birol Giray ile çalıştı. “Sen ve Ben” adını taşıyan şarkının sözü Ayşe Hatun Önal’a, müziği Birol Giray’a ait. Avrupa Müzik etiketiyle dijital olarak servis edilen şarkının hem radio edit’i hem de club versiyonu TTNet’ten indirilebiliyor:

http://www.ttnetmuzik.com.tr/#album-Sen_Ve_Ben-270432

Röportaj: Mavi

maviroportajYeni bir DikkatMüzik! röportajı ile karşınızdayız. 2010 yılında kendi adıyla yayınladığı ilk albümü ile dikkat çeken, geçtiğimiz sene müzik listeleri ve radyolarda kendine yer bulan “Kaptan” şarkısı ile başarısını sürdüren Mavi, DMC etiketi ile yayınlanan 4 şarkılık yepyeni çalışması ile müzikseverlere yeniden merhaba dedi. Albümün ilk videosunu “Yine Aynı Hikaye” şarkısına çeken Mavi, DikkatMüzik!’in sorularını yanıtladı:

– Aslında hukuk mezunusunuz, şarkı söylemeye/yazmaya ve müzik ile profesyonel anlamda ilgilenmeye ne zaman karar verdiniz?

Şarkı yazmaya ilk başladığım zaman, yani 20li yaşlar. Plan kariyeri ve dolayısıyla maddiyatı biraz oturtup 40lı yaşlara geldiğimde hayatımın bir bölümünü ayırıp hobi gibi ilgilenmekti. Fakat zamanla hem mesleğin bana göre olmadığını hem de daha ciddi ilgilenmek istediğimi, başka türlü mutlu olmayacağımı anladım.

– Sizi kendi adınızı taşıyan albümünüzle tanıdık ilk olarak, ilk albümden bu yana ürettiğiniz ve söylediğiniz şarkılarla beraber en çok ne değişti hayatınızda?

mavi1 (1)Kendimi daha iyi tanımaya başladım, bu tıpkı aynaya baktığımızda gördüğümüz insanla fotoğraflardaki insanın çok benzememesi gibi. Kendimize dair algımız daha farklı daha iyimser olabiliyor. Şarkılarını ve kendini bir ürün olarak ortaya koymak ise ciddi ve sarsıcı bir durummuş. Yetersizliklerini, olmamışlıklarını, kendinde var zannettiğin şeylerin yokluğunu daha net kavrıyorsun başkalarının gözünden. Sanırım bu da hayatıma yeni mücadeleler yeni stresler kattı. Bitmeyen bir eğitim ve ilerleme süreci. Benim gibi dışarıdan yatay geçişle mevzuya dahil olup yolun uzun olunca da öğreneceğin çok şey oluyor tabii.

– Geçen yaz yayınlanan ve bu albümde de yer alan “Kaptan” şarkınızın çıkış hikayesi neydi ve aldığınız geri dönüşler nasıldı?

Birtakım yaşanmışlıklar sonunda kendimle hesaplaştığım ve kendi sırtımı sıvazladığım, “iyisin iyi” dediğim bir şarkı Kaptan. Hayatıma girmiş ve bana eşlik etmiş herkese teşekkür ettiğim, yaralar açanlarla vedalaştığım ve yola yanımdakilerle devam ettiğimi söylediğim beyanname gibi bir şarkı. Bir nevi ‘giden gider, kalan sağlar bizimdir’ şarkısı. İçine girebilip benim hislerini paylaşan çok insan oldu, ancak çıktığı ay itibariyle (temmuz) daha ziyade insanların sahil barlarında hafif duygularla takılmak istedikleri bir vakte denk geldi. Şu dönemde hala güzel şeyler duyuyorum şarkıyla alakalı, bence belli bir insan formuna tercüman oldu.mavi1

– Yeni albümden önce yine bir mini-albüm çalışması ile dinleyicinin karşısına çıktınız, müzik sektörünün artık albümler yerine single şarkılar üzerinden gittiği doğru mu? Kaç tanesinin tutacağını bilmediğiniz koca bir albüme emek vermektense daha çok güvendiğiniz şarkıları single olarak yayınlamak daha mı güvenli bir yol sizce?

Klipsiz şarkılar kolay kolay kendini tanıtamıyor. En bilindik isimler için bile biraz böyle. E klip çekilenler de malum birtakım kurullara takılıp aylarca bekleyip hiç yayınlanmadan çöp olabiliyor. Dolayısıyla maddi tarafını geçsek manevi olarak büyük hüsranlar. Sanırım öncelikli hedef ismi duyurmaya çalışmak olmalı. Her yaptığı şarkı merak edilen bir kişi olmadıkça bütün şarkılarınızı bir sürü emek zaman ve para harcayıp piyasaya sürmek için mangal gibi yürek lazım. Etraf ölü doğan çocuk gibi albümlerle, ellibin liralık hiç yayınlanmayan kliplerle dolu.

– Sade ve etkileyici bir müziği olan “Yine Aynı Hikaye”nin sözleri de çok güzel gerçekten. Söz yazarken yaşadıklarınızın da etkileri oluyor mu?

Çok teşekkürler. Oluyor tabii ki, ama özellikle bu şarkıda modern zaman yakınlıklarına, “aşk sanma”larına, aşk arayışlarına ve o hıza gönderme var.

– Tarzınızı nasıl isimlendiriyor ve ana akım müzik anlayışının neresinde görüyorsunuz?

Akustik pop yapıyoruz, canlı çalıma yakın yerlerde dolanıyoruz. Albümde akustiği elektronikle de harmanlayabiliriz. İçime sinen her şeyi deneyebiliriz hatta. İnsan değişmeden kalmadığına göre müzik de değişebilir.

– 1974 tarihli bir şarkı olan “Aç kapıyı gir içeri”nin 2012 versiyonunu duymak güzel bir sürpriz oldu, kimin fikriydi?

Patronum Samsun Demir’in fikriydi. Ben Özdemir Erdoğan’ın şarkılarını çok severim, ancak fikir benim yaptığım bir şarkının o şarkıyı anımsatması üstüne çıktı. Bir demo yapıp baksak mı nasıl duracak bende dedik.
Göksun Çavdar’ın klarnetleriyle de enteresan bir yere gitti şarkı.

Mavi-Aç-Kapıyı

– Çok büyük iddia ya da hırs dolu şarkılar yerine daha sakin ve size özgün şarkılar yazıp söylediğiniz fikrine katılıyor musunuz? Şarkılar biraz da sizin iç dünyanızın müzikteki yansıması mı acaba?

Aynen öyle. Kimseyle derdi olmayan birisiyim. Çok huzurluyum diyemem ama pek karanlığımı yansıtmayı sevmiyorum dış dünyaya. Bu çok tutarlı, huzur verici birisiyim gibi algılanmasın tabii. Arazlarımı, tutkularımı da akıtıyorum yeni şarkılara.

mavi5– İlk klip “Yine aynı hikaye”ye çekildi, klibin hikayesi nedir? İkinci videoya karar verdiniz mi?

İki insanın yakınlaşmasını – ve yakınlaşamamasını – konu etmek istedim. Duraksamalar, istemem yan cebime koy’lar, biraz da cilve. Eski sevgilisini atlamamış ve her yenide onu arayan insanların ruh hali.
İkinci video “Aç kapıyı gir içeri” olacak. Bugünlerde deneme çekimleri yapıyoruz, nasıl bir şey istediğimize henüz karar veremedik.

– Son olarak -çok sık sorulmuş bir soru olduğunu tahmin ediyorum ama- “Mavi” adı ile çıkış yapmanızın bir öyküsü var mı?

Kendim için seneler önce seçtiğim isimdi Mavi. Arkadaşlarımın küçüklükten beri bana hitap ettikleri isim.

– DikkatMüzik! adına teşekkürlerimizi sunuyor, başarılar diliyoruz:)

Ben teşekkür ederim, çok güzel sorulardı :)

Mavi – Yine Aynı Hikaye

Avea Müzik Blogları Fikir Takımı: Radyonun dün, bugün ve geleceği

aveaAvea’nın müzik bloglarını desteklediği projesi Avea Müzik Blogları Fikir Takımı, yeni sezonun ilk buluşmasını geçtiğimiz Çarşamba gerçekleştirdi. Galata’daki Blogger’s Base’de gerçekleşen buluşmanın konusu radyonun dünü, bugünü ve geleceği üzerineydi. Müzik yazarı Tolga Akyıldız’ın moderatörlüğünde yapılan buluşmada radyo ve tv programcısı İzzet Öz ile Spectrum Medya Yayından Sorumlu Genel Müdür yardımcısı Yalçın Birol katılımcılar arasındaydı. Buluşmada Türkiye’nin önde gelen yerli ve yabancı müzik bloggerlarının yanısıra Blue Jean ve Radyo Eksen’den Çağlan Tekil ve farklı radyolardan radyocu kimlikleri ile Özlem Barokas, Çetin Cem, Gamze Sakallılar, Hakan Küfündür, Olcay Tanberken ve Ahmet Kamil Taşkın gibi radyocular da vardı.

Buluşmada genel olarak günümüzün konvansiyonel radyoculuğundan geleceğin dijital yayıncılığına uzanan evrim ele alınırken İzzet Öz TRT yıllarında radyoculuğa ve radyoculuk eğitimine ne kadar önem verildiğinden bahsetti. Öz, o yıllarda elini kolunu sallayan herkesin radyocu olamadığını, ciddi eğitimlerden ve sınavlardan geçtiğini anlattı. Klasik müzik, caz, pop, vs. her dalda ayrı ayrı prodüktörler ve bu konuyla ilgili özel eğitimler alan spikerlerin olduğunu belirtti. Bugün yayın yapan pek çok radyonun birbirine benzediğinden ve dijital radyoların sayılarının gün geçtikçe arttığından hareketle doğru müziği seçen ve dinleyicisi için özel içerik üreten herkesin kendi dinleyicisini bulacağını savunan İzzet Öz, Bodrum’da bir arkadaşının Samhouse Session bir internet radyosu kurduğunu ve aynı anda radyoyu dinleyen dinleyici sayısının bazı ulusal radyoların online internet dinlenme sayılarına yaklaşabildiğini örnek verdi. Ünlü programcı ayrıca o yıllardan bashederken “TRT’de haftada bir gün yayın yaptığım dönemde her hafta dinleyicilerden içinde istek parçaların yer aldığı bir çuval mektup gelirdi. Şimdi Twitter’dan yapılan istekler o zaman mektup veya kartla gönderilirdi. Van’da çobanlık yapan bir dinleyicimden gelen kartta Jethro Tull’ın yorumladığı Bach’ın Bouree adlı parçasını istek yaptığını gördüm. Bu olay bana müziğin ne kadar evrensel olduğu gerçeğini gösterdi ve beni radyoculuk aşkına itti” diye konuştu. Konuşmasında telif konularına da değinen Öz, Türkiye’de bu işin daha yeni yeni sağlama alındığına değinerek dağıtılan telif ücretlerinde uluslararası standart paylaşımın %50 Üreten (şarkı sözü yazarı+besteci), %15 Yorumcu ve %35 Plak Şirketi’ne dağıtılması şeklinde olduğunu, Üreten’e verilen %50’lik payın da yine üretenlerin dilerse %10-15 kadarlık bir payını şarkının Aranjörüne verebileceğini kaydetti.

Spectrum Medya adına konuşan Yalçın Birol ise, bünyesinde bulunan ulusal radyolar dışında Karnaval.com adlı dijital bir platform kurduklarını ve bu platform dahilinde playlistini eski şarkılardan oluşturdukları RetroTurk, akustik canlı performanslara yer verdikleri JoyTurk Akustik, plak şirketlerine bağlı olmayan ve kendi gayretleriyle müzik dünyasında varolmaya çabalayan bağımsız (indie) müzisiyenlerin parçalarını çaldıkları Zeplin, oyun seven genç ve çocuklar için Jeton adlı internet radyolarını tanıttı.

Buluşmada konvansiyonel radyoculuğun geleneklerinin/alışkanlıklarının dijital radyoculukta kendine ne kadar yer bulabileceğinden fazla bahsedilmedi ancak bir dinleyicinin “Ben otomatik playlist değil, DJ’in kendi özel seçtiği şarkıları da dinlemek isterim” diye görüş belirtmesi üzerine Yalçın Birol “Bizde Joy Fm’de Kerem Görsev kendi arşivinden çok güzel parçalar çalıyor diye örnek verdi. Keşke Birol’ün bu örneği tüm radyo ve radyocular için de gerçek olabilseydi, çünkü bu satırları okuyan hepinizin de bildiği üzere bugün birçok radyomuz otomasyon sistemi ve müzik direktörlerinin müdahaleleri nedneiyle ne yazık ki özgürce her istediğini çalamıyor ve kendi playlistlerini oluşturamıyorlar. Şarkı araları konuşma süreleri 30 saniyeyi geçemeyen ve nerede ne konuşacağına bile karışılan günümüz radyoculuğunda sınırlar ve kısıtlamalar yerini daha özgür ve daha kaliteli bir müzikal paylaşıma bırakmadıkça, radyoculuğun ölmesi ve dijital yayıncılık da olsa konvansiyonel yayıncılık da olsa tamamen müzik kutusuna dönmesi kaçınılmaz bir son olacak gibi gözüküyor.

Olcay Tanberken

Can Bonomo: “Aşktan ve Gariplikten”

canbonomoCan Bonomo merakla beklenen ikinci albümüyle müzikseverlerin karşısına çıktı. 11 Aralık gecesi Babylon’da yapılacak özel bir programla tanıtılacak olan “Aşktan ve Gariplikten” isimli albümde 13 şarkı bulunuyor. Bonomo, parçalarını “İstanbul müziği” olarak yorumluyor. Albümün adını da taşıyan Aşktan ve Gariplikten isimli parça hariç, tüm parçaların söz ve müziği Bonomo’ya ait.

We Play etiketiyle çıkan albümün prodüktörlüğünü ve müzik direktörlüğünü “Meczup” albümünde de olduğu gibi Can Saban üstlendi. Parçaların miksing ve mastering’i TheFatLab’in sahibi Ali Rıza Şahenk tarafından yapıldı. Kapak fotoğrafı Bora Bekiroğlu tarafından çekilen “Aşktan ve Gariplikten”in kitapçık fotoğrafları Berfu Merve Bolulu ve Emrah Kavlak tarafından çekildi. Kartonet tasarımında Emrah Kavlak imzası var. Bonomo’nun illüstrasyon çalışmaları da kartonette yerini aldı.

11 Aralık lansman konseri aynı zamanda Vodafone Freezone (www.facebook.com/VFreeZone) Facebook sayfasından da canlı olarak yayınlanacak.

http://www.ttnetmuzik.com.tr/#album-Asktan_Ve_Gariplikten-270434

Albüm şarkıları:

1. Başkan
2. Maşrapa
3. Basması Pembe
4. Defol
5. İyi Ki Doğdun
6. Abla
7. Derda (Koy Bi’ Rakı Şişeden)
8. Min El-Aşk ve Min El-Garaib
9. Olmaz Sensiz
10. Ali Baba
11. Son
12. Haberler İyi Paşam
13. Veysel

Ocak ayında Babylon

toro_y_moi_wallBabylon Ocak ayında da alternatif müziğin başarılı isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Türkiyede hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip, farklı ses tonu ve başarılı sahne performansıyla Rus asıllı Kanadalı müzisyen Chinawoman 9 ve 10 Ocakta 2 gece üst üste Babylonda! Chillwave ve lo-fi mzik türünün isimlerinden Amerikalı prodüktör Toro Y Moi 16 Ocakta Babylon sahnesinde olacak. Hemen ertesi gün ise 17 Ocak’ta Starsailorun efsanevi solisti James Walsh solo projesiyle Babylon’un sıcak atmosferinde hayranlaryla buluşacak.

Jay Jay Johanson 21 Aralık’ta Türkiye’de

jayjayhohsnconİsveçli müzisyen, şarkıcı ve söz yazarı Jay Jay Johanson konseri 21 Aralık’ta Bronx Pi’de!

Özellikle melankolik vokal karakteriyle ve sıra dışı görüntüsü ile tanınan Jay Jay Johanson, 2003’te yayınladığı ‘Antenna’ albümünden önce trip – hop tarzı müziği ile dikkat çekti. Sonrasında daha çok electro müzik kullanan şarkıcının ‘On The Radio’ adlı şarkısı en iyi bilinen şarkılarından birisi. İsveçli olmasına rağmen Fransa da yaşayan, portishead’i dinletikten sonra “işte bende böyle müzik yapmalıyım” diyerek mimarlığı bırakan güzel insan.

Müzik hayatı 1996 yılında başlayan İsveç’li sanatçının, toplamda 10 stüdyo çalışması var. Bunlardan 2′si soundtrack… Çoğunlukla jazzy ve trippy vokalinin oluşturduğu karanlık etki ile kendini sevdiren ve bu özellikleri ile özdeşleşen sanatçı, melankolik hava üflediği şarkılarla sevenlerinin gönlünde taht kurmayı başardı. Piyasaya çıkan tüm Jay Jay Johanson albümleri, bir öncekine oranlar değişikliklere sahipti. Her albümde farklı ülkelerin müzik kültürlerini harmanlamayı amaçlayan Jay Jay Johanson, müziğinde yakaladığı ivmeyi hâlen sürdürmekte…Jay Jay Johanson albümleri şöyle:

Whiskey (1996)
Tattoo (1998)
Poison (2000)
La Confusion Des Genres (Soundtrack 2000)
Poison/La Confusion Des Genres (Toplama-2000)
Antenna (2002)
Prologue: Best of the Early Years 1996-2002 (Toplama-2004)
Rush (2005)
The Long Term Physical Effects Are Not Yet Known (2007)

İstanbul’da yıllardır 80’ler müziğinin her tarzını ifşa eden Dj Fırat San gecede Jay Jay
Johanson’dan önce sahnede olacak.

Etkinlik : Jay Jay Johanson Konseri
Tarih : 21 Aralık 2012
Yer : Bronx Pi Sahne
Kapı Açılış : 22.00

iletişim :

0 505 307 97 06

Bilet fiyatları;
Ön satış 40 TL
Kapıda 50 TL

Billboard Top 10 (6 Aralık 2012)

Rihanna-Diamonds-608Billboard Top 10 (6 Aralık 2012)

1. (1) Rihanna – Diamonds
2. (4) Bruno Mars – Locked Out Of Heaven
3. (2) Ke$ha – Die Young
4. (3) Maroon 5 – One More Night
5. (7) The Lumineers – Ho Hey
6. (6) fun. – Some Nights
7. (8) Phillip Phillips – Home
8. (9) Flo Rida – I Cry
9. (10) Ne-Yo – Let Me Love You (Until You Learn To Love Yourself)
10. (5) PSY – Gangnam Style

One Cikanlar:
Rihanna ve yeni albumden cikan ilk single Diamonds bu hafta da Top 10’in bir numarasi!
Bruno Mars ve yeni sarkisi Locked Out of Heaven bu hafta 2, The Lumineers ve hit singlelari Ho Hey ise 5 numaraya yukseliyor.
* Genc kizlarin yeni sevgilisi Phillip Phillips ve albumden cikan ilk single’i Home bu hafta 7 numarada.

Iyi haftalar!
Umut CERTEL (DikkatMüzik!)

Anne Bu Çalan Ne? (7 Aralık 2012)

Hande_Yener_-_KraliçeYılın son ayında müzik dünyası hareketliliğini sürdürürken yeni şarkı ve albümler de piyasaya çıkmaya devam ediyor. Hande Yener “Kraliçe” adını verdiği yeni albümü için gün sayıyor. 12 Aralık’ta Poll Production etiketiyle yayınlanacak albümünde son 2 albümde olduğu gibi yine ağırlıklı olarak Sinan Akçıl ile çalışan sanatçı bu kez yeniden elektronik müzik ile sevenlerinin karşısına çıkacağını belirtmiş. Hepimizin bildiği üzere “Apayrı” ve “Hande’ye Neler Oluyor?” albümlerinde bu tarzı deneyen ve oldukça başarılı olan Yener, “Hipnoz” ve “Hayrola” ile bu başarısını sürdürememiş ve yeniden popa dönmüştü. Bu kez tahminimce yine pop ağırlıklı ama elektronik altyapıların önde olduğu bir albüm geliyor. Dün Turkcell Muzik’te görücüye çıkan albümün çıkış şarkısı “Hasta” ise bu tarzın biraz dışında kalıyor gibi. Sözler Sinan Akçıl, müzik ise Emrah Karaduman imzası taşıyor.

murat_uyar_zeynep_dizdarDj performansları ve aranjeleri ile tanınan Murat Uyar, Türk popunun güçlü seslerinden Zeynep Dizdar ile ortak bir çalışma ile karşımızda. Uyar’ın ilk teklisi olan “Maske”nin söz ve müziği bir döneme damgasını vuran ve yine Zeynep Dizdar tarafından seslendirilen “Sana Güvenmiyorum”un sahibi Emre Kaya‘ya ait. DMC etiketi ile ay sonunda müzik marketlerdeki yerini alacak olan şarkının klibi ise müzik kanallarında yayınlanmaya başladı.

Müzikalitesi ve altyapılarıyla dikkat çeken “12 Çeşit La La” albümüyle iyi bir başarı yakalayan Aynur Aydın, Avrupa’da da listelere girmekte zorlanmadı. Aydın’ın son klip şarkısı Ayrılıklar Mevsimi Danimarka ChartBase Top-100 listesine 67. sıradan giriş yaptı.

Geçen yılın en iyi albümlerinden biri saydığım “Bende Bi’ Aşk Var”ın sahibi Göksel, albümün 3. video klibini söz ve müziği kendisine ait olan “Yalnız Kuş” şarkısına çekti. Albüme adını da veren “Bende bir aşk var onu hep yanlış kalplere bıraktım” sözleriyle başlayarak günümüz ilişkilerine gönderme yapan şarkı Murat Onbul yönetmenliğinde kliplendi.

canbonomoYine geçtiğimiz yılın en çok konuşulan ve dinlenen isimlerinden olan Can Bonomo‘nun 2. stüdyo albümü hazır! Önümüzdeki haftalarda yayınlanması beklenen albüm öncesinde 11 Aralık gecesi bir lansman konseri verecek olan genç müzisyen sevenlerine Babylon’da seslenecek. Bonomo’nun yeni albümünün adı ise “Aşktan ve Gariplikten” adını taşıyor.

3 yıllık bir aranın ardından Esma ErDMC etiketi taşıyan yeni çalışması ”No: 2”yi yayınladı. Mini albümde Sezen Aksu klasiği ”Hayır” ve Murat Güneş imzalı yeni bir şarkı olan ”Soru İşaretleri” yer alıyor.

Müzikle kalın!
Olcay Tanberken (Dikkat Müzik!)