Hande Yener’in “Teşekkürler”i kime?

Hande Yener “Teşekkürler” adlı albümünü geçtiğimiz hafta piyasaya çıkardı. Özel bir müzik kanalında şaşaalı bir lansman partisiyle tanıtılan albümden ilk paylaşılan şarkı “Havaalanı” olmuştu. Dinler dinlemez 3 ayrı şarkıdan mixlenmiş gibi durduğu izlenimine kapıldığımı söylemekten çekinmemiştim. Fikrim hala değişmedi. Türk popunda duyduğum en kötü şarkılardan biri bu. Albümü yorumlama fikrim de bu yüzden doğdu. Geçenlerde birisinden “Demet Akalın iyi bir ses olsaydı, ancak böyle bir albüm yapardı” yorumunun üzerine ben de yazmaya karar verdim. “Hande Yener gerçekten ne yapmaya çalışıyor”un bir cevabı var mıydı, bunu arayacaktım. Kulaklığımı aldım, -bir Demet Akalın albüm kapağından farksız kapağı ile daha en başından beni şüpheye düşüren- albümü açtım VE dinlemeye başladım.. >>

ÇIKAN KISMIN ÖZETİ:

Hikaye belli. Milenyumun Türk popuna en güzel hediyesiydi belki de Hande Yener. İlk şarkısı “Yalanın Batsın” ile ortalığı kasıp kavurduğu 2000 yılında “Senden İbaret” adlı ilk albüm piyasaya çok hızlı bir giriş yapmış, Yener de bu başarısını özellikle 3. stüdyo albümü “Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor” ile daha da artırmıştı. 2006’dan itibaren her sene bir albüm çıkarmayı alışkanlık haline getiren sanatçı, poptan elektroniğe geçişin ilk sinyallerini verdiği 2006 yılında girdiği tarz değişikliğinde birçok kişiyi karşısına almış, ama hayran kitlesine de yeni hayranlar katmayı kesinlikle başarmıştı. Kendi kariyerine olduğu kadar Türk popüler müziğine de adıyla müstesna “Apayrı” gibi çıta üstü bir albüm kazandırmış ve bir sonraki albümünde de bu başarısını sürdürmüştü. Ne var ki -içinde bazı çok özel şarkılar olmasına karşın- “Hipnoz” ve “Hayrola” ile çoğunluğun beğenisini yakalayamayarak bir karar aşamasına ister istemez gelmişti. Tutmamıştı o şarkılar. Don Kişotluk yapıp istediği müziği yapmayı mı, yoksa herkesin sevip beğeneceği şeyler söylemeyi mi tercih etmeliydi?

Şarkıcılığa “pop” söyleyerek başlayan ve ününü pop ile kazanmış bir sesin, eninde sonunda yeniden popa döneceği çok açıktı. Hande Yener de “Apayrı” ile girdiği yolda gördüğü “alternatif” ilgi üzerine sarf etmiş olduğu bütün o dev cümleleri bir güzel yutarak popa döndü. Kaldığı yerden olsa yine bu kadar üzülmezdik, eminim. Kendini -iyi bir vokal olmamasına karşın şu sıralar şarkı söylemeyi de denemek isteyen- piyasanın popüler bir bestecisine, Sinan Akçıl’a teslim etmesine kimse bir şey demedi ama bir albümde daha tüm şarkıları için bir tek kişinin kapısını çalması daha önce bir çok kere her biri birbirinden başarılı başka başka müzisyenlerin (Altan Çetin, Alper Narman-Fettah Can, Mete Özgencil, Ertuğ Ergin, Erol Temizel) şarkıları ile ünlenmiş ve sevilmiş birini “tekdüzeliğe mi koşuyor?” sorusuyla buluşturmaya yetti de arttı bile. Hele ki “Teşekkürler”deki şarkıları dinleyince..

“TEŞEKKÜRLER”:

Geçen sene “Hande’ye Neler Oluyor” başlıklı albümden özellikle “Bodrum” ve “Sopa” öne çıkarken, “Yasak Aşk”, “Kal Kal” ve “Bir Gideni mi Var” gibi şarkılar da albümde alkışı hak edenlerdi. Aynı yılın yaz sonunda “Uzaylı” ile çıkış yapsa da bu şarkı pek ilgi görmedi ama 2011 ortalarına doğru Sinan Akçıl‘ın albümünde birlikte (buraya bir ünlem şart!) söyledikleri “Atma” -orijinal beste olmasa da- Türk pop severler için bulunmaz nimet sayıldı ve epeyce çalındı, dinlendi.

Ve Hande Yener geçtiğimiz hafta yayınladığı “Teşekkürler” adlı 9. albümünde kendini bir kez, evet bir kez daha bütün bir albüm boyunca Sinan Akçıl’a teslim etti. “Bodrum”un adeta bir başka versiyonu gibi duran “Havaalanı”, ucuza kaçan sözleri ve “çok tanıdık” altyapısı ile sosyal medyada olumsuz eleştirilerden nasibini alınca çıkış şarkısı için gözler “Unutulmuyor”a çevrildi (“Üç kişi beş kişi on kişi / Yordu çok herkesi bu aşk işi / Akıyor hayat ama bir kişi unutulmuyor” gibi son derece anlamsız sözlü bu şarkının “Bize hiç bakma örnek değiliz / Sonunu mutlu görmek değiliz” dizeleriyle lugatımıza “mutlu görmek olmak” fiilini kazandırmış olması ayrı bir mutluluk(!). Öte yandan diğer şarkıları dinleyince çıkış şarkısı için bunun doğru bir tercih olduğu anlaşılıyor, ki A1 olması da bir tesadüf olamaz elbette. Unutulmuyor’u albümde, giriş, gelişme ve nakarat kısımları “Bodrum”dan ve başka 2 şarkıdan daha devşirme olduğu her halinden belli olan “Havaalanı” takip ediyor.

Daha önce dijital single olarak duyduğumuz “Bana Anlat”, bence albümün müzikalite olarak TEK en iyisi ve en dinlenebilir olanı. “Aşkın Dili (Nonazayi)” da son derece enerjik nakaratı ile dikkat çekmeyi başarıyor ve bir şekilde 90’lar Türkçe popuna öykünerek garip bir mutluluk veriyor (Bence ikinci video kesinlikle bu şarkıya çekilmeli). Slow şarkılar ise hareketlilere göre biraz daha başarılı aranje edilmiş gibi duruyor. Albüme adını veren “Teşekkürler”, mucize bir beste olmamasına karşın eli yüzü düzgün bir şarkı. Ne var ki “Dön Bana” çok güzel düzenlenmiş düzenlenmesine ama “bir önceki albümdeki “Neden Ayrıldık”dan ya da “Çöp”ten ne farkı var?” dedirtiyor insana. H.Y.nin “Hadi coştum ben, sana koştum ben” sözleri ile sevgilisini aradığı “Vakti Yok” ve “Sorabilirim sorabilirim, burası değilse neresi yerim” dediği “Böyle Biriyim”, geri kalan slow şarkılar.

“Kalbine Bulutluyum”daki gereksiz Pollyannacılıktan, baştan sona kötü sözleriyle yerleri süpüren “Aşk Müziği”nden, “Kelepçe”nin kötü bir kopyası gibi duran “Ben Yokum” ya da “Keşke” gibi “Keşke bu kadar kötü sözü bir arada duymasaydım da kulağım bu kadar kirlenmeseydi” diyeceğiniz albümün diğer şarkılarından bahsetmiyorum bile…

Peki “Teşekkürler” albümü satmayacak kadar mı kötü? Ben böyle birşey demedim. Satar, çalınır, dinlenir; bir “pop” albümünden bekleneni -fazlasıyla değil ama- yeteri kadar veriyordur belki de, bunu bilemem. Bahsettiğimiz “pop”tur sonuçta, alıcısı pek tabii ki olacaktır. Ama uzun vadede kalıcı olabilecek ya da kalıcı olmayı hak eden saygınlığı görebilecek bir albüm bence değil.

KRAL(İÇE) ÇIPLAK:
Ülkenin en iyi pop şarkıcılarından ve seslerinden biri, Hande Yener. Bayanlar liginde 2000’lerin en gerçek starı belki de. Ancak bunlar, “Teşekkürler” albümünü önceki H.Y. albümlerinden bir adım öne çıkarmayı başaramadığı gibi, sırf kafiye olsun diye yazılmış şarkı sözlerinin ucuzluğu ile bugüne kadar en az satan H.Y. albümünden bile kötü olduğu gerçeğini de değiştirmeye ne yazık ki yetmiyor. Bu kadar kısa sürelerle albüm ve single yapılınca dinleyiciye de bir özlem ve bekleyiş süresi bırakılmamasının ve alelacele şarkı yapmanın her zaman sonuçları olduğuna inanırım, hep de olacaktır. Bir yorumcunun aynı besteci ile üst üste çalışmasının da bir başka olumsuz neticesi ayrıca. Birkaç şarkı haricinde, bu kez daha da ucuz sözler, basmakalıp altyapılar ve birbirinden tutarsız aranjeler ile albüm bütün(süz)lüğünde H.Y.’den tekrar, tekrar ve yeni bir tekrar daha size. Asıl merak ettiğim, daha iyisini yapabilecekken ve yapmışken Hande Yener gibi son derece iyi bir şarkıcı ve müthiş bir vokalin bu kadarıyla, hem de bu kadar azıyla neden yetindiği…

Olcay TANBERKEN
(DikkatMüzik!)

Hande Yener’den MUTLAKA’lar:
– Kim Bilebilir Aşkı
– Yalan Olmasın
– İyi Günler
– Yola Devam
– Yasak Aşk

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s