Yeni yıla Foo Fighters ile merhaba dedik! 1 Ocak’ta yayınlanan single “No Son of Mine” Foo Fighter’ın Medicine at Midnight albümünden ikinci teklisi aslında. İlk teklisi “Shame Shame” nispeten daha funk tarzını andırıyorken No Son of Mine oldukça metale yakın bir tarzda ve enerjik. Albüm pandemi öncesinde kaydedilmiş ve grubun 25.yıl özel turnesinde yayınlanması düşünülmüş ama maalesef gerçekleşememiş. Single ile birlikte Dave Grohl bir el yazısı notu da paylaşarak “2020’ye hazır veda etmişken takvimi 2021’e çevirin.. İçkilerinizi doldurun, bu parçayı açın ve gözlerinizi kapatın.. Festivalde olduğunuzu hayal edin. Çünkü bu gerçekleşecek!” diyerek hayranlarına moral vermek istemişler. O zaman biz de inanıyoruz 2021 yine festivallerin, konserlerin geri döndüğü harika bir yıl olacak!
Medicine at Midnight 5 Şubat’ta yayınlacak. Heyecanla bekliyoruz!
Biraz sakinlik ve dinginlik arayanlar bu albüme göz atabilir. James Blake’in pürüzsüz, yumuşak sesi ve piyanosu ile çok güzel bir albüm dinleyebilirsiniz. Albümde Frank Ocean’dan “Godspeed,” Billie Eilish‘ den “when the party’s over,” Joy Division’dan “Atmosphere,” Stevie Wonder’dan “Never Dreamed You’d Leave In Summer,” Roberta Flack’den “The First Time Ever I Saw Your Face.” parçalarının coverlarını içeriyor. Bunun dışında kendisine ait “When We’re Older” parçası da bulunuyor. Benim favorim “when the party’s over” oldu muhtemelen parçayı piyano ile çok yakıştırdığımdan olsa gerek James Blake’ın sesi ile birleşince daha bir güzel olmuş sanki. İzlemek isteyenler için aşağıya Youtube linkini bırakıyorum. İyi dinlemeler!
Müzik Tarihine Bir Yolculuk; “Max Richter – Beethoven – Opus 2020“
Max Richter Beethoven’ın 250. doğum gününe ithafen yeni orkestral kompozisyonunu bir EP olarak yayınladı. Andante Loop ve Opus 2020 olarak iki parçadan oluşuyor. Elektronik dokunuşlar ve enstrümantal olarak inşa edilmiş çok farklı bir eser. Son olarak 50 yıl önce Opus 1970 olarak Karlheinz Stockhausen tarafından da bir kompozisyon yayınlanmıştı.
Eserler piyanist Elisabeth Brauß, Bonn Beethoven Orkestrası ve şef Dirk Kaftan ile tamamı Bonn’daki Beethoven Evi’nde kaydedilmiş. Bu bakımdan da çok özel ve tarihi bir ruha sahip. Richter ise bu önemli eserden bahsederken; “Opus 2020 hakkında düşünmeye başladım ve sonunda Beethoven’ın ve Stockhausen’ın dokunuşlarını ve farklı elementleri bir araya getirip günümüze yeni yollarla uyarlamak istedim.” diyor. Uzun yıllar sonra Beethoven’a bir saygı duruşu niteliğinde olan bu albümü dinlemek ayrı bir keyif.
Neredeyse Ocak 2020 itibariyle başlayan Covid-19 salgını, her sektörü inanılmaz sarstı ama en çok zararı sahnelere ve sahne emekçilerine verdi. Yaklaşık bir senedir sahneler ve sahne emekçi çok ciddi sıkıntılar içerisinde ayakta durmaya çalışıyorlar.
Tüm sahnelere ve sahne emekçilerine destek verebilmeyi amaçlayan “2021 FESTTOGETHER ONLINE” 02.01.2020 itibariyle başladı ve şu ana kadar toplamda 449.586 TL toplandı. 03.01.2020 tarihinde de devam eden canlı yayınların destekçileri; Google, YouTube, netd, Doğan Holding, İKSV, UNDP, Zenger Agency, Mobilet, iyzico, EDUART Works, net vakfı, DasDas, Zorlu PSM oldu.
Dün izlediğim yayınlarda; Mert Fırat, Nurgül Yeşilçay, Sertab Erener, Koray Candemir, Yekta Kopan, Nejat Yavaşoğulları, Kenan Doğulu, Bedük ve daha bir çok isim bizlerle buluştu.
03.01.2020 tarihinde saat 14:00’te “Bu odanın nesi var?” oyunu, saat 16:00’da Red Bull’lu Mokteyller Atölyesi, saat 18:00 Ezhel ve saat 20:00 Cem Yılmaz katılım sağlayacak.
Sahnelere ve sahne emekçilerine destek olmak hepimizin görevi, senelerce yeri geldi sahnelerinde yer aldık, yeri geldi sevdiğimiz kişileri izledik ya da dinledik bu mekanların içlerinde görev yapan arkadaşlarımıza ve sahnelerimize destek olmak durumundayız. Her şey normale girdiğinde ise yeniden hep beraber olabilelim.
Sizde destek olmak istiyorsanız ay sonuna kadar devam edecek bu destek kampanyasına katılmak ya da destek almak için https://birkirabirsahne.com/ a girip destek verebilir ve destek alabilirsiniz.
2021′ e hızlı bir giriş yaptık uyandığım an itibariyle bir yığın zam geldiğini öğrendim ve yüzümde hayata karşı ironik bir gülümseme oluştu. Kendi kendime “Bu iş böyle olmaz. Sen biraz müzik dinle ne olmuş, ne bitmiş bakalım kimler yeni albüm ya da tekli şarkılarını yayınlamış bir bak.” dedim.
İlk gözüme çarpan ayrı ayrı ikisinin de yorumculuğunu ve müzisyenliğini beğendiğim Sıla ve Yalın’ın yeni düeti “Ver O Zaman Gömleklerimi” şarkısı dikkatimi çekti. Açıkçası şarkıyı bir kere dinlemeyin bir kaç kere dinlediğinizde taşlar yerine oturuyor. Sevgili Yalın ve Sıla’nın şampiyonlar ligi düeti kısa zamanda bol bol dinlediklerimiz arasında yerini alır benden söylemesi…
Fazla rap müzik dinlemem ama Sagopa Kajmer şarkıların uzun zaman kulak vermişliğim vardır. Sevgili Sagopa Kajmer’in 2019 yılında çıkarmış olduğu “Sarkastik EP”si içerisinde yer alan “Vazgeçtim İnan” şarkısı 2021 yılının ilk gününde İrem Derici’nin bize sürprizi oldu. İnsanların kendi tarzlarının dışına çıkıp farklı formatlardaki şarkıları yorumlamalarını çok seviyorum. (Bu arada bilinmesi gereken en önemli bilgi İrem Derici çok iyi bir müzik dinleyicisidir.) Valla “yolu açık olsun” demek isterim de, buna ihtiyacı bile yok yılbaşı tatili bitiminde tüm radyolarda İrem Derici rüzgarı olacağına eminim!
Pandemi sayesinde bol bol akustik şarkılara, eskiden sevdiğimiz şarkıların akustik versiyonlarıyla ya da yeni versiyonlarıyla tanıştık. Radyo yayını yaptığım dönemde hem sık sık çaldığım, hem de dinlediğim İrfan Özata’nın “Hasret Türküsü” şarkısına “Karantina Versiyon” yapmışlar ama ne versiyon!! Üzerine bol bol müzik konuşabilecek, detaylandırılabilecek bir versiyon olmuş. Bu tarz işlerde ticari bir iş olarak bakılmadan yapıldığını, bildiğim için şunu özellikle söylemek isterim; ilk halini zaten çok seviyordum ama bu hali, şarkının yenilenen formunu çok beğendim. Keşke şimdi radyo yayını yapsaydım bol bol çalardım!!!
İnsanoğlunun yaşadığı müddet boyunca çalışması ve üretmesine, kendini daima geliştirmesine, hayata ve yaşam şartlarına daima farklı açıdan bakması gerektiğine inananlardanım.
Dünya değişiyor, zevklerimiz, yaşam tarzlarımız, hayata bakışımız her şey, her saniye içerisinde değişiyor. Olduğumuz yerde kalıp, devamlı aynı noktaya bakarak maalesef ki; hayata devam edemeyiz. “Dünyaya ayak uydurmamız gerekiyor.” diyorlar ya aslında aynı yerde saymadan, yenilikleri de gözden kaçırmadan üretmemiz gerekiyor. Yaptığımız iş her ne olursa olsun, insanın sadece kendiyle yarıştığı ve yapılabilenin en iyisi olması hedeflenerek yapılması gerektiğini düşünenlerdenim.
Uzun bir açılış yaptığımın farkındayım ama konunun içeriğine baktığım zaman “KeuS” u da bunların içine dahil etmezsem haksızlık etmiş olurum.
“KeuS” Kerem Sedef ve Suat Yılmaz’ın çok eski arkadaşlıklarının sonunca ortaya çıktı. İkisinin de elektronik müziği ve beraber iş yapmaktan keyif almasıyla başlayan bu yolculukla aslında 2020 yılında tanışacaktık ama pandemi döneminin araya girmesiyle beraber biraz beklemek durumunda kaldık ama Kerem ve Suat için pandemi dönemi şans oldu ve bu süreçte arkadaşları Ferit Alkan sayesinde MT Axel ile tanışan ekip daha sonrasında MT Axel aracılığıyla da Rist Records’un sahibi Kayhan Yakarlar (Kendisi de çok başarılı bir DJ) ile bir araya geldi. Kayhan Yakarlar ( Khaikhan) ‘ın sahibi olduğu Rist Records’tan EP’yi yayınlamaya karar verdi.
“Yol” isimli EP’de; Majnoon, Khaikhan, Avare ve Amir Telem’in de remixleri bulunmaktadır. 4 Ocak 2021 tarihinde ön satışa çıkacak 20 Ocak 2021’de de yayınlanması beklenen EP içerisinde “Dem ve Som” şarkılarını dinleyeceksiniz.
Sound hepimize sürpriz olsun ama yeni bir yılda yeni güzelliklerle hoş geldiniz “KeuS” !
“Önümüzdeki sene kesin yapacağım” dediğiniz hedeflerin programına başladık mı? Peki, spor ve diyetlere başlamaya karar verildi mi? Tamam, o zaman yeni senenin ilk günlerindeyiz demektir. Siz hedeflerinizi gerçekleştirmeye başlamışken ben de bir yandan yabancı müzik adına merak ettiğiniz her şeyi burada yazmaya devam edeceğim.
Yeni yıl hepimiz için sağlık, mutluluk ve müzikle dolu güzel bir yıl getirsin!
Biraz Eskilere Dönelim.. Evanescence’ten Yeni Albüm İpuçları
Evet evet ergenliğimizin isyankarlığının simgesi, dolaplarımızı siyah giysilerle doldurtan ve bize gotik dedirten; efsane Bring Me To Life klibiyle ha düştü ha düşecek diye izlediğimiz; unutulmaz Evanescence’ten bahsedeceğim.
Evanescence 2021’de yeni albümleriyle yine kendilerinden bahsettirecekler. Şu ana kadar albümden 4 ayrı parçayı single olarak paylaştılar. Aslında The Bitter Truth albümünden bir ön gösterim yaptılar da diyebiliriz. Grup, son olarak bu ay “Yeah Right” isimli parçasını yayınladı. Parça Amy Lee ve grubun davulcusu William Hunt tarafından yazılmış. Elektronik tonların da ağırlıkta olduğu parçayı dinlediğinizde hemen sizi etkisi altına alıyor.
Yeah Right dışında; “Use My Voice”, “The Game Is Over”, “Wasted On You” albümden yayınlanan diğer parçalar.
Yayınlanan şarkılar heavy- metal ağırlıklı olunca çoğu parçanın birbirini biraz andırmasını bekliyordum açıkçası ama yayınlanan bu dört parça birbirinden oldukça farklı. Durum böyle olunca albümü de oldukça merak ediyor insan. Evanescence dinleyiciyi parça parça heyecanlandırmayı hedeflediyse bence kesinlikle başarmış.
Önden yayınlanan parçalara bakarsak The Bitter Truth oldukça karanlık ve metal ağırlıklı olacağa benziyor.
Albüm 12 parçadan oluşacak ve 26 Mart 2021 tarihinde yayınlacak. Evanescence hayranlarını ve benim gibi rock-metal karışımı sevenleri böyle alalım!
Coldplay’ten Yeni Single “Flags”
21 Aralık’ta bütün müzisyenler aşka gelip yeni videolar, parçalar yayınladı, onlardan biri de Coldplay’di. 2019 yılında yayınladığı Everyday Life albümüne ek olarak “Flags” isimli bonus parçayı single olarak dinleyicileriyle paylaştı. Flags yine Coldplay’in klasikleşmiş çizgisinde olan bir parça.
“Flags” şarkı sözlerinde kendimiz olmanın güzelliğinden bahsediyor. Birazcık içe dönük, hayali ve kendi potansiyelimizi sorgulatan türden sözleri var. Ben Flags’i gayet beğendim. Keyifli, sakin ve güzel bir parça olmuş.
Eklemeden geçemeyeceğim; Coldplay bu Ağustos ayında Eveyday Life albümünü Ürdün’den canlı yayınlamıştı. Harika bir atmosferde çekilmişti ve hepimiz hayranlıkla izlemiştik. Bence bu yıla damga vuran videolardan biriydi. İşte o efsane session;
Ed Sheeran “Afterglow” ile Geri Döndü!
Ed Sheeran da 21 Aralık’ta hayranlarına sürpriz yapıp Christmas hediyesi verenlerden. Geçtiğimiz Eylül ayında baba olduğu için bir süredir ortalarda değildi. Şimdi ise bir single ile geri döndü.
Afterglow’u geçen sene yazmış ve parçayı çok sevdiğini belirterek “Umarım siz de beğenirsiniz, şimdilik ben babalar diyarına geri dönüyorum!” diyerek paylaşmış. Sheeran yine meşhur gitarı ve vokalleriyle akustik bir parça ile hayranlarını sevindirmiş görünüyor. O zaman iyi dinlemeler!
2020’ye Dair Dinlemeniz Gereken En İyi 5 Albüm:
Everyday Life – Coldplay
Folklore – Taylor Swift
Women In Music Pt. III – HAIM
Fetch The Bolt Cutters – Fiona Apple
Chromatica – Lady Gaga
Bu Aralar Ne Dinliyorum?
Michael Kiwanuka “Love & Hate”
Jessie Ware “Selfish Love”
Shania Twain “Man! I Feel Like A Woman!”
RENT (Original Broadway Cast Recording) “Seasons of Love”
Senenin sonu sonuna geldiğimiz bu günlerde keyifli albümler çıkmaya devam ediyor!
Herkes için kötü geçen 2020 yılında üretebilmek gerçekten çok güçtü fakat her türlü güçlüğe rağmen üretebilen insanların bu sürecin kendilerine hissettirdiklerini, yaşattıklarını yarattıkları eserlere yansıtmasını inanılmaz takdir ediyorum.
Onlar bilmiyorlar mı kadın erkek ilişkilerine, bol elektronik alt yapılarla eller havaya şarkılar üretip, durmadan onunla bununla magazinde olmayı ama buna gerek duymadan hayatın onlara yaşattıkları anlatabilecekleri en iyi iletişim şekliyle bize sunuyorlar. İşte onlardan biri Melisa Uzunarslan…
Melisa’nın yeni albümü “Büyük Buhran” çok taze yepyeni şarkılarla bezenmiş keyifli bir albüm olmuş. Bu albümü benim içi anlatılamayacak duygularla sarıp sarmaladı… Anneannesi “Süheyla Hanım” için yazmış olduğu şarkı Süheyla Hanım’ı tanıyan biri olarak beni inanılmaz duygulandırdı. Zarif, narin tam bir hanımefendi olan Süheyla Hanım; bu günleri görmüş olsaydı onunla gurur duyardı. Bir insanı ölümsüzleştirmek istiyorsanız onun adıyla, onun için bir şeyler üretmek gerekir ve Melisa’da anneannesi için bunu yapmış kendisini tebrik ediyorum.
Albümün çıkış çalışması “Palavra Akustik” şarkısı ile yapıldı. Bu şarkı 2020’de belli bir kurum çatısı altında çalışmadan yaşamaya çalışan kişilerin, pandemi süresinde neler yaşadığını, hayatlarının nasıl güvencesiz olduğunu, ölmekten korkmak ve ölmek arasındaki o ince çizgiyi anlatmaya çalışan ve insanoğluna yaşatılan ve dayatılan hayat şartlarını anlatmış. Bir müzisyenin derdini anlatacak en güzel şekilde anlatmış kendini…
Albümün tüm kemanları kendisi tarafından çalınmış ve albümde “Palavra Akustik ve Süheyla” dışında Öksüz, Hadi Dön, Kıpır Akustik ve Bırakıp Gitme şarkıları da yer almakta.
2020’nin son haftasına giriyoruz. Bu hafta, 25 Aralık’tan itibaren, dünyanın dört bir yanında Noel kutlamaları başlıyor ve yaklaşık iki hafta sürüyor. Sosyal medyamız Michael Bublé, Mariah Carey, Frank Sinatra, Dean Martin ve Wham!’in klasikleşmiş Christmas temalı parçalarıyla dolup taşarken azıcık da olsa 2020’nin karamsarlığından kurtuluyoruz. O zaman biraz kafamızı dağıtmak adına kulaklarımızı takalım yeni yıl ruhuna girip biraz uzaklaşalım. Bugünkü yazımda gözlerden kaçan biraz daha farklı tarzlarda birkaç albüm inceledim.
Miley Cyrus “Plastic Hearts” İle Rock Star Olarak Mı Dönüyor?
Miley Cyrus son yıllarda özel hayatıyla çok gündeme geldi ve hatta bu yüzden müzik çalışmalarının da biraz geri planda kalmasına neden oldu. Son albümüyle bu sefer karşımıza farklı bir havayla çıkıyor. Plastic Hearts albümü biraz pop ama çoğunlukla rock ağırlıklı diyebileceğimiz bir tarzda olmuş. Bunu özellikle belirtmemin sebebi Miley Cyrus’un müzik kariyerinde neredeyse her tarzda albüm yapmış olması. Ben rock tarzını Miley Cyrus’a yakıştırıyorum açıkçası. Hem asi karakterine ve tarzına çok uyuyor hem de ses rengi ile çok uyumlu. Bu çizgiden devam etse ne de güzel olur.
Şarkı sözlerinde tuttuğunu koparan ve “kim ne derse desin ben buyum” diyen Miley Cyrus’u görüyoruz. Duygusal ilişkilerin ardından toparlanıp güçlenen pes etmedim diye bağıran albümler bu senenin son çeyreğinde epey karşımıza çıktı.
Albümde klasik rockın imzasını Joan Jett & The Blackhearts, Billy Idol ve Stevie Nicks düetlerini gördüğümüzde anlıyoruz. Bunlara ek olarak bir de Blondie’den Heart of Glass ve The Cranberries’in Zombie parçalarının Cyrus’un konserlerinden canlı kaydedilmiş coverları bulunuyor ki ikisi de bence gayet başarılı olmuş ve kayıt kalitesi oldukça iyi.
Prisoner parçasında ise Dua Lipa eşlik etmiş Miley Cyrus’a. Rock esintileri taşıyan hareketli ve güzel bir şarkı tavsiye ederim.
Bu arada bu albümde özel olarak söylemem gereken bir parça var o da Stevie Nicks ile yaptığı Edge of Midnight düeti. Bu parça Stevie Nicks’in Edge of Seventeen parçası ile Cyrus’un albümdeki Midnight Sky parçasının birleştirilmesi ile ortaya çıkmış.
Benim gibi özellikle rock tarzını seven biriyseniz bu albüm hem 80’ler rock havası taşıyor hem de son dönem rock tarzını çok başarılı harmanlamış, bence özgün ve güzel bir tarz olmuş. İyi dinlemeler!
Albümde öne çıkan parçalar: Midnight Sky, Prisoners (feat. Dua Lipa), Heart of Glass.
Ólafur Arnalds “some kind of peace” ile İç Dünyanıza Bir Yolculuk..
Ólafur Arnalds’u bilen bilir kendisi multi-enstrümantalist bir müzisyen. Müzik hayatına bir metal grubunda davulcu olarak başlamış şimdilerde ise Royal Albert Hall’de sahne alan bir piyanist. Aynı zamanda çeşitli film ve dizilere hazırladığı besteleri de var.
Ólafur Arnalds albüm için tüm dünyada yayınlanan online bir ön tanıtım partisi yapmış ve herkes aynı anda dinlemiş. Bundaki asıl amaç insanların pandemi döneminde yalnız olmadıklarını hissetmesi ve bu albümün insanları bir araya getirmesi için bir sebep olmasını istemesiymiş. Yani albümün ismi gibi “bir tür barış”.
Albümden biraz bahsetmek gerekirse; elektronik müzik, klasik yaylılar ve piyanonun harika harmonisini içeren bir albüm yapmış. Albümde İngiliz müzisyen Bonobo, JFDR ve Alman şarkıcı-söz yazarı Josin birer parça ile kendisine eşlik etmiş.
Arnalds’ın bu albümdeki kişiler sadece müzisyen değil, aynı zamanda onun özel hayatına dahil olan dostları. Arnalds onlardan “hayatımın büyük bir bölümünde benimle beraberlerdi ve bu albüme ilham kaynağı oldular” diyerek bahsediyor.
Enstrümantal albümleri seviyorsanız ruhunuzu dinlendirecek bir albüm olmuş, mutlaka dinlemelisiniz!
Albümde öne çıkan parçalar; Loom (feat. Bonobo), Back to the Sky (feat. JFDR).
21 Aralık’ta JFDR ile birlikte albümden küçük bir session yayınladı, şöyle bırakıyorum.
Fiona Apple “Fetch the Bolt Cutters” ‘da Nasıl Hissediyorsa Öyle Söylüyor!
Fiona Apple’ı çoğumuz aslında hit olan parçası Criminal ‘dan biliyoruz ve kimimiz de Across the Universe yorumundan ismine aşina. Şimdilerde ise beşinci solo albümüyle karşımıza çıkıyor. Albümün ismi oldukça tuhaf; “Cıvata Kesiciyi Getirin”! Apple, ilham kaynağını NPR’a verdiği röportajda, Netflix’te izlediği The Fall dizisinden Gillian Anderson’ın canlandırdığı bir karakterin repliğinden geldiğini söylüyor. İzlerken albümün isminin bu olması gerektiğine karar vermiş. Asıl demek istediği ise “kendinizi serbest bırakın, zincirlerinizden kurtulun!”
Albümde 13 parça yer alıyor. Albümün kesinlikle çok farklı ve kendine has bir tarzı olduğunu söylemem gerek. Fiona Apple albümü Venice Beach’teki evinde kaydetmiş. Piyano ve perküsyonun ağırlıklı olduğu albümde buna ek olarak sürprizler de var. Oldukça spontane şekilde konuşmalar, nefes alışverişi, tıkırtıları, el çırpmaları, köpek sesleri gibi sesleri de enstrümana dönüştürmüş. Dedim ya oldukça farklı bir albüm!
Şarkı sözlerini dikkatli dinlediğimizde Fiona Apple, toplumsal çatlaklara ve yozlaşmaya dikkat çekerek özgür, feminist ve aktivist yanını ön plana çıkarıyor. Albümü dinlerken “bu müzik bana ait, nasıl hissediyorsam özgürce söylüyorum” hissini uyandırıyor.
Albümden ilk videosu “Shameika” oldukça eğlenceli olmuş. Hem orijinal halini hem de videonun yapılış sürecini paylaşmışlar. İzlemek isterseniz diye hemen şuraya bırakıyorum.
Görünen o ki, Fiona Apple kendine has deneysel tarzıyla müzik dünyasında tüm formların dışına çıkarak bir devrim yaratmış. Bunu yaparken farkında mıydı bilemem ama birileri farketmiş olacak ki kendisi En İyi Alternatif Müzik Albümü dalında Grammy ödülüne aday ilan edildi!
Umarım kazanır, keyifli dinlemeler!
Albümde öne çıkan parçalar: I Want You To Love Me, Under The Table, Fetch The Bolt Cutters.
Bu Aralar Ne Dinliyorum?
Seal “Kiss from a Rose”
Cher “If I Could Turn Back Time”
Tasmin Archer “Sleeping Satellite”
Salt-N-Pepa “Shoop”
The Cast of Netflix’s Film The Prom “Tonight Belongs To You”
2020 yılı üzerimizden bir tır gibi geçti denebilir. Pandemi sürecinde hepimiz evlerimizdeyken müziğin iyileştirici gücü bence hepimizin kurtarıcısı oldu. Biz dinleyiciler için bir anda içine düştüğümüz bu olağanüstü durumda müzik; sarılıp ruhumuzu dinlendirecek bir ilaçtı. Müzisyenler açısından ise konserlerin ve tüm etkinliklerin iptali çok zor bir süreçti. Tüm bunlar bir yana bu süreçte birçok müzisyen kendini buldu ve aslında bu süreç onlara ilham kaynağı oldu. Dinleyicilerine canlı canlı ulaşamasalar da yeni bir şeyler üretip bir şekilde iletişim kurmak istediler. Bunun meyveleri de Aralık ayında dinleyiciye ulaştı. Bu yazımda onlardan bazılarını biraz inceleyelim istedim.
Taylor Swift ‘’Evermore’’
Son dönemde sosyal medya Taylor Swift’in son albümünden parçalar ile dolup taşıyor ve albümle ilgili yorumlar ise oldukça olumlu olmaya devam ediyor. Aslında Taylor Swift “Folklore” albümünü çıkaralı 5 ay olmuştu ama bu ay hayranlarını tekrar sevindirerek yeni bir albüm daha yayınladı. Swift; sosyal medyadan albümü paylaşırken ‘’13 yaşımdan beri 31 yaşıma girmek için sabırsızlanıyordum çünkü benim uğurlu sayımdı. Bu yüzden de sizi şaşırtmak istedim. Her zaman doğum günlerimde çok düşünceliydiniz ve beni desteklediniz şimdi ise size bir şeyler verme sırası bende!’’ diyerek albümü hayranlarına ithaf ettiğini belirtti.
“Evermore” albümünü bir röportajında anlatırken ise “Folklore ‘un yayınlanışından sonra hissetiklerimden çok farklı hissediyorum. Evermore ile bir bakıma sessiz ve sükunet dolu bir sonuca ulaşmış hissediyoruz; bu albümle gerçekten gurur duyuyoruz’’ diye ekliyor.
Albüm kayıtları pandemi sürecinde büyük bir özenle gerçekleşmiş. Toplamda 15 parça bulunan albümü dinlediğinizde genel anlamda sakin, durgun ve ruhunuzu dinlendiren bir etki yaşıyorsunuz. Yağmurlu bir günde elinizde kahveniz ile dinlemek için harika.
Albümde Aaron Dessner, Jack Antonoff’a ek olarak The National’dan Bryce Dessner da Swift’in ekibine dahil olmuş.
Bon Iver, The National ve HAIM de albümde Taylor’a eşlik ediyorlar.
Şu aralar ise öne çıkan parçalar ise; willow , no body, no crime, champagne problems.
Anlaşılan o ki pandemi süreci Taylor Swift’i yıldırmamış, durmak bilmeden çalışmış. Hayranları da bu durumdan epey memnun. E o zaman bana da iyi dinlemeler demek düşer!
Paul McCartney ‘’McCartney III’’
2020’nin sonuna yaklaşırken geçmişten rüzgarlar esmeye devam ediyor. Paul McCartney uzun bir aranın ardından solo albümünü yayınladı. Unutanlar olduysa diye hatırlatalım, Paul McCartney son solo albümünü 1980 yılında McCartney II ismiyle yayınlamıştı.
Albüm kayıtları bu yılın başında Sussex, İngiltere’de gerçekleşmiş ama pandemi nedeniyle haliyle prodüksiyonda gecikmeler yaşanmış. Ama pandemi süreci bütün müzisyenlere yaramış görünüyor çünkü bu zorlu dönem McCartney’i de çalışmaya teşvik etmiş ve her gün stüdyoya gidip kayıt yapmış. Kendisi bu süreçte çok eğlendiğini belirtiyor. Her parçaya yine kendi imzasını atmış zira Paul McCartney’nin o özel tınılarını duyabiliyorsunuz. Bu arada belirtmekte fayda var, Paul McCartney diğer iki solo albümünde olduğu gibi bu albümünde de baştan sona tüm enstrümanları kendisi çalıyor, şarkı sözleri, müzik ve vokallerin tümü de yine kendisine ait.
Albümün ilk müzik videosu ‘Find My Way’ i ise hayranlarıyla paylaştı.
Albümde öne çıkan parçalar; Find My Way, Long Tailed Winter Bird ve Pretty Boys.
McCartney tüm bunların arasında Ringo Starr’ın albüm çalışmalarına da destek vermiş. Paul McCartney , Finneas ve Dave Grohl’un yapım sürecine dahil olduğu Starr’ın 5 parçalık EP albümü ‘’Zoom In’’ 2021 yılında yayınlanacak. Ama bizi merakta bırakmamak için bir single’ı da yeni yıl hediyesi olarak paylaştı; ‘’Here’s To The Nights’’ı müzik platformlarında bulabilirsiniz.
Foster the People ‘’ In the Darkest of Nights, Let the Birds Sing’’
‘’Ben biraz farklı şeyler arıyorum’’ diyenleri şöyle alalım. Foster the People 6 parçalık EP’sini bu ay yayınladı. Buram buram 60’lar kokan EP, 60ları anımsatsa da özgünlüğünden asla ödün vermiyor. Arka plandaki elektronik klavye melodileri ve harmonik vokaller sizi hızlıca 60’larda alternatif bir evrene götürür gibi yapıyor ama sonra yavaş tempolu Under The Moon ile kendinize geliyorsunuz. Benzer tarzdaki diğer gruplara bir alt mesaj niteliğinde bir albüm olmuş gibi görünüyor zira oldukça farklı ve güzel bir işe imza atmışlar. Tipik parçalardan çok sıkıldım, ama biraz flashback de fena olmaz diyenlere, farklı ortaya karışık bir albüm deneyimlemek isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.
Albümde öne çıkan parçalar: Cadillac, The Things We Do.
Lady Gaga ‘’Chromatica’’
Yılı kapatırken Lady Gaga’nın son albümü Chromatica’dan bahsetmezsem olmaz. Kendisini A Star Is Born’un soundtrack albümünden beri ortalarda görmüyorduk. Şimdi ise tam anlamıyla dönüşü muhteşem olmuş. Gaga ‘’Her şarkının ve müziğin kromatik gama sahip olduğunu gördük. Böylece tüm bu renkler, tüm sesler, böylece bizimle birlikte hayatla ilgili konuştuğumuz her şey, gördüğümüz ve hissettiğimiz çevremizde olan biten her şeyin matematiğini keşfettik’’ diyerek anlatıyor albümü.
Chromatica albümünde toplamda 16 parça bulunuyor ve üç bölüme ayrılmış. Ariana Grande, BLACKPINK ve Elton John da Lady Gaga’ya eşlik ederek birer düet yapmışlar. Albüm genel itibariyle oldukça enerjik ve hareketli, Gaga bildiğimiz elektropop-dans tarzına geri dönüş yapmış. Sanki son birkaç albümüne kıyasla o eski çılgın ruhunu bulmuş gibi. Bu özel hayatında yaşadığı duygusal ilişkilerin ve melankolinin etkisinden çıkıp iyileştiğine işaret edebilir mi acaba? Bunu bilemeyiz ama bence 2021’de bu albümle Lady Gaga evine bir Grammy daha götürebilir gibi görünüyor.
Albümde öne çıkan parçalar; Rain On Me (ft. Ariana Grande), Stupid Love, Sour Candy (ft. BLACKPINK)
Bu Aralar Ne Dinliyorum?
Hamilton (Original Broadway Cast Recording) ‘’The Room Where It Happens’’
Şimdi bir düşünün; telefonu kapatıp, uzun bir yola çıkıyorsunuz.
Radyoda ise en sevdiğiniz uzun yol şarkıları çalıyor…
Son 1 aydır iş arkadaşlarım, yakın çevremdeki insanlar ve ben ne zaman “Evdeki Saat – Uzunlar” dinlesek hep gözümüzü kapatıp kendimizi uzun bir yolda giderken hayal ediyoruz sonrasında ise gerçek dünyaya dönüp “ahhh şöyle bir uzun yola çıksak. Yolda da bu şarkıyı dinlesek o yol hiç bitmese” diyoruz.
Geçtiğimiz günlerde “Sol Yanım” dizisinde de yer alan şarkı hem dizi izleyicisi, hem de hayranları tarafından tam not aldı. Evdeki Saat’i takipte kalmanızı ve şarkılarına kulak vermenizi öneririm.
“Uzunlar” ile başlayan yolculuğumuza ” Bir Rüya Gibi” ile devam edelim…
Sevgili Reha Hendem’i; Soul Stuff, Özlem Tekin, Bedük, Kargo gibi bir çok isim ve bir çok grupta bas gitar çalarken izlemiş olabilirsiniz. 2019 yılında çıkarmış olduğu “Sonunda ve Kalbin Yok mu” şarkılarının ardından, 2020 yılında “Hatırlarız” ve son olarak 4 Aralık’ta son single şarkısı “Bir Rüya Gibi” gibi ile dinleyicisiyle buluştu
“Bir Rüya Gibi” tam her şeyi geride bırakıp şehirden kaçarken arabada sesi sonuna kadar açıp dinlenilesi bir şarkı…
“Baktın Olmuyor (Akustik)” Can Ozan ve Deniz Tekin’in yüzümüze bir gülümseme konduruyor. Umut dolu, ışıl ışıl bir şarkı yapmışlar ve son zamanlarda radyolarda sık sık kulağıma gelen bu şarkı, insanın ruhunu dinlendiren türden.
Deniz Tekin’in kadife sesine ve Can Ozan’ın keyifli yorumuyla, tam da sözlerinde geçtiği gibi yüzümüzde bir tatlı gülümseme bırakıyor.
Biraz da 80’ler esintilerine kulak verelim.
Sufle’yi “Eski Köprünün Altında” yorumuyla tanıdıktan sonra 2017 yılında “Pus” albümlerini dinledik. 2018’de “Kayboldum” ve Gökcan Sanlıman’la “Fallin’ ” in ardından 2019 yılında üst üste yayınladıkları 4 ve 2020 yılında çıkardıkları 2 yeni teklinin ardından önce Nurettin Çolak ile “Tahtına Veda” sonrasında da, Can Ozan ile “Hiç Kimsenin Günahı Yok” şarkılarını paylaştılar.
Yine uzun bir aranın ardından “Dikkat Müzik!” sayfalarına geri döndüm. Neler oldu, neler bitti kısmını çok uzatmadan hepinizin bildiği gibi hepimiz artık “evdeyiz!” ve tüm dünya gibi bizlerde zor zamanlar geçiriyoruz. Herkes yaşadığı zorlukların farkında olduğu için, sizlere yeniden aynı şeyleri düşündürüp, okutmaya niyetli değilim sadece yaşadığımız bu dönemi unutmamalıyız.
Yeniden yazmaya karar verirken “Neler olsun?” diye düşününce sadece müzik olmasını istemedim. Bu sefer hem müzik, hem de tiyatro, dans, sahne arkası, set arkası, diziler, oyuncular ve yolculuklar aklınıza gelen her şey olmasına karar verdim.
Eskiden bol bol konserlere, sergilere partilere bir araya gelirdik ama artık madem evdeyiz bari buralarda birbirimizle olalım. Madem hayat bizi biraz zorluyor ona hep birlikte direnelim ve hep birlikte bu zorlu süreci geçirelim. Birbirimize güç olalım.
Öncelikle; Zorlu Performans Sanatları Genel Müdürü Murat Abbas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’nin Genel Müdürü olduğu haberini aldım. Kendisinin böyle önemli bir göreve getirilmesi açıkçası beni çok mutlu etti çünkü bu zamana kadar Zorlu Performans Sanatları içerisinde yapılan tüm etkinlikleri, organizasyonları gördüğümüzde İstanbul için güzel bir soluk olacağına inanıyorum. Kendisinin başarılarının devamını diliyorum.
Geri dönmesinden çok mutlu olduğum bir grupla başlayacağım.
“GREN”
“GREN” ilk albümlerini 11 yıl önce kendi isimleriyle çıkarmış ve bu albümden “Sen” isimli şarkısına klip çekmişti. Kendi isimlerini taşıyan bu albümün prodüktörlüğü Tarkan Gözübüyük tarafından yapılmıştı.
11 yıl sonra Ferment Records etiketiyle yeni albümleri “Mevsimsiz İklimleri” piyasaya çıkaran grubun bu albümünde prodüktörlük ve aranjörlük görevini Görkem Karabudak üstlenmiş. Albümde 9 şarkı yer alıyor. Onları yeniden müzik piyasasında görmek çok güzel…
Gren’i tanımayanlar için;
Vokal – Gitar – Klavye: Nedim Zakuto
Gitar: Hakan Şeremetoğlu
Davul: Can Karamustafaoğlu
“Onur Özdemir”
Namı diğer “Onurr” ama benim için “Sakin” grubunun solisti Onur Özdemir…
Sakin’i bilenler bilir 1999 yılında Ankara’da kurulan grup 2008’de Rakun Müzik etiketiyle “Hayat” adında 11 şarkılık bir albüm çıkarmıştı ve bul albümden “Denek Hayatım, Edepsiz Komedya” gibi şarkılarla müzik piyasasında kendinden çok söz ettirmişti.
Onur Özdemir’i biz sakinle tanıdıktan bir süre sonra (2015’te) “Onurr” olarak pop tarzında bir şarkı ile karşımıza çıktı. (Tabii bu sürece kadar bir çok müzisyene bestelerini, şarkı sözlerini verdi.) Bir süre sonra bol bol single ve keyifli bir albümle yoluna devam etti.
Bu arada ben ve benim gibi “Sakin” severler hem eski albümleri dinledi hem de internette bulunan eskiden konulmuş ama albüme konulmamış Sakin şarkılarını dinlemeye devam etti. Sesimizi duyan Onur bu konuyu da bizler için çözümledi ve albümde yer verilmemiş olan Sakin şarkılarını “Hayata” adıyla dijital platformda bir araya getirdi. (İyi ki de getirdi!)
Albüm favorilerim en başta tabii ki “Eksik Şarkı” ve ” İlk yara” ama işin aslı bu albüm özel her şarkısı da farklı bir güzellikte. “Hayat” bizler için güzel oldu ama bazı kitlelerin olumsuz yorumlarına maruz bıraktı. Onur bizler seni seviyoruz. Yüreğin hangi şarkıyı nasıl söylemeni istiyorsa öyle söyle!..
İyi ki “Hayata” albümünü bizlerle paylaştın!
Can Bonomo
2019 “Ruhum Bela” albümünün ardından bir sene sonra Avrupa Müzik etiketiyle “Yine Karşılaşırsak” isimli yeni teklisiyle dinleyicisiyle buluştu. Keyifli hatta bence nefis bir şarkı olmuş. Kesinlikle kulak verin bu şarkıya… Hepimizin hayatına dokunan cinsten sözler, muhteşem bir kış melankolisi… Şarkıyı açın, elinize bir bardak kahvenizi alıp, gökyüzüne bakın.
“Hiç bir şey olmamış gibi sussak. O bile yeter, o bile yeter, o bile yeter…”
Yapımcı ve yönetmenliğini Berkun Oya’nın yaptığı, günlerdir konuşulan “Bir Başkadır” adlı Netflix dizisi hikayesi, oyunculukları ve çekimleri kadar müzikleriyle de dikkat çekiyor. İşte Türkiye’nin çok konuştuğu bu dizide geçen müzikler..
Bir Başkadır Dizi Müzikleri
Fragman
Canicule – Francis Lai
1.Bölüm
19:35 Bir Başkadır (Açılış Kredisi Teması) – Cem Yılmazer
43:19 Gündüzüm Seninle – Ferdi Özbeğen
Clair De Femme – Jean Musy
Emmanuel – Michel Colombier
2.Bölüm
04:16 Mourir D’aimer – Franck Pourcel
23:59 Mary’nin Teması – Stelvio Cipriani
41:33 O Günler – Ferdi Özbeğen
Gustavo – Cem Yılmazer
3.Bölüm
Canicule – Francis Lai
Mercury Falls (A) – West One Müzik Grubu
Rendezvous (A) – West One Müzik Grubu
Northbound Again (A) – West One Music Group
4.Bölüm
TYTB – Cem Yılmazer
Çölün Nefesi (A) – West One Music Group
Deprem – Cahit Berkay
hiçbiryer – Cem Yılmazer
Kuru Martini – Philippe Sarde
Ödüğümde Mezarıma Gelir Misin – Zerrin Özer
Re-Shashkin – Omar Faruk Tekbilek
Bosphore – Yönetmen Maurice Pialat
5.Bölüm
cembir – Cem Yılmazer
1 Adelfi – Stamatis Spanoudakis
Fidayda – Naz Müzik
Un Homme Qui Me Plait (Concerto Pour La Fin D’un Amour) – Francis Lai
6.Bölüm
Nuit Du 17 Ekim 2017 (Sıra 8) – Jean Musy
La Maison Est En Ruine – Claude Morgan, Michel Delpech, Jean-Michel Franck Rivat
Wrecking Ball (A) – West One Music Group
JM-SM009 – Jean Musy
Pacific Bliss (A) – West One Müzik Grubu
Beyaz Yıldırım – Charles Berstein
Seni Terk Edeceğim – Ferdi Özbeğen
7.Bölüm
TYTB – Cem Yılmazer
Un Homme Qui Me Plait (Concerto Pour La Fin D’un Amour) – Francis Lai
dayko – Cem Yılmazer
Garip Atmosfer – Setuniman
Clair De Femme (A5) (Tema Joue Au Toregatto) – Jean Musy
Arkadaşım – Cahit Berkay
8.Bölüm
Clair De Femme – Jean Musy
La Maison Est En Ruine – Claude Morgan, Michel Delpech, Jean-Michel Franck Rivat
Ceaser & Kleopatra Teması – Russ Örneği
L’ultima Neve Di Primavera – Franco Micalizzi
Clair De Femme (A5) (Tema Joue Au Toregatto) – Jean Musy
Protest müziğin önemli öncülerinden bir dünya starı Selda Bağcan çıkardığı ’40 Yılın 40 Şarkısı 2′ isimli albümüyle müzik dünyasını hareketlendirdi.
Usta sanatçı Selda Bağcan, “Karantinanın başlarında iyi değildim ama bu albüm çıkınca moralim bir anda düzeliverdi. Ürettikçe dinçleşiyorum. Kimse şu süreçte bir şey yapmazken ben yapmak istedim” dedi. ’40 Yılın 40 Şarkısı 2′ albümü kısa sürede hem müzik marketlerde hem de dijital platformlarda ilk sıraya kadar yükseldi.
Müzik otoriteleri ve müzik severler tarafından tarafından da aldığı güzel yorumlar karşısında da çok mutlu olduğunu dile getiren Selda Bağcan, kendine bir veliaht seçip seçmediğini de “Veliahttım var mı ? Bu ağır bir söylem olur ve benim seçebileceğim bir şey değil. Fakat yeğenim Serenad Bağcan çok iyi yetişiyor. El verdiğim çok isim var. Ben yardım etmeyi severim. Tüm sanatçılarımızdan memnunum.” diye konuştu.
Türk Pop Müziğinin üretken isimlerinden Berkay yeni bir şarkıya daha imza attı. Sanatçı, yeni teklisi “Kırgınım Ona” ile sevenleriyle buluştu.
“Taburcu”, “Lolita”, “Ömrümün Yarı Kalanı”, “Ele İnat”, “İzmirli”, “İnanırım”, “Gel Gel”, “Benim Hikayem”, “Sen Varsın”, “Ey Aşk”, “Yaz”, “Deliler” şarkılarıyla “Arabest” ve “İz” adını verdiği konsept albümünde yer alan şarkısıyla milyonların kalbini fetheden söz yazarı ve besteci Berkay, yeni şarkısı “Kırgınım Ona” ile yine adından söz ettirecek gibi gözüküyor.
Son olarak geçtiğimiz kış çıkardığı “İki Hece” ismini verdiği şarkısı ile karantina günlerinde bile uzun bir süre müzik listelerinin zirvesinden inmeyen Berkay’ ın yeni şarkısı “Kırgınım Ona” nın sözü Mert Carim & Ece Ölçer, müziği Mert Carim, düzenlemesi ise Serkan Ölçer imzası taşıyor.
Sezen Aksu’nun Okay Barış ile birlikte dinleyicileriyle paylaştığı yeni şarkısı “Konduramadım”, dijital platformlarda yerini alırken sanatçı dostlarıyla birlikte hazırlanan özel bir video klip de Youtube’da yayınlandı. Sezen Aksu, yeni şarkısıyla ilgili bir de mesaj yayınladı.
Tekrar merhabalar,
Bu yeni demo projesinde üstelik de tam pandemiye denk gelen süreçte sunduğumuz hüzünlü şarkılar muhtemelen içinizi kıymıştır, en azından benim içimi kıydı. J Bu nedenle bu hafta Demo 2 projesine küçük bir ara verip hareketli, hafif, neşeli ve yepyeni bir şarkı seçtim. Okay Barış ile düet yaptığımız bu şarkının adı: KONDURAMADIM. Muhtemelen bu sunumun altında başka bir yazı olacaktı ancak son anda büyük bir sürprizle karşılaştım. Normalde sürpriz sevmem pek ama bu defa sevinçten ağzımı toplayamadım resmen. Seyrettiğiniz video başta sevgili dostum Demet Akbağ olmak üzere klipteki sırayla; Zeynep Bastık, Şanışer, Simge Sağın, Murda, Ayşe Özyılmazel, Kalben, Edis, Ezhel, Mabel Matiz’in bana doğum günü hediyesi. Her birini canıma sokmak istediğim, her birinden öğrendiğim yeni bilgiler için şükran duyduğum bu güzel insanlara teşekkür yetmez elbette… Bu yüzden yüksek müsaadelerinizle bu haftanın şarkısı önce onlara gelsin, sonra ömürlük sizin zaten. J Kendinize ve birbirinize iyi bakın…
Bu arada sınavlara girecek olan genç arkadaşlara başarılar diliyorum. Koşulları değiştirmenin mümkün olmadığı bazı zamanlar vardır, rasyonel düşünce böyle zamanlarda çok önemlidir, çözüm odaklı olmak ve neden-sonuç ilişkisini doğru analiz etmek gerekir; bunu yapabilmek güdülerimizi kontrol etme imkanı da sağlar bize. Kalbim ve dualarım sizinle, sınava girdiğinizde de dua ediyor olacağım… Mevlana’nın sözleriyle bitiriyorum: “Ümitsizliğin ardında nice ümitler var, karanlığın ardında nice güneşler var…”
Not: Şarkımızın iki versiyonu var, bu versiyon Ozan Bayraşa’nın Rework’u. (“Rework” teknik bir terim, bir tür yeniden üretim anlamını taşıyor.) Orijinal versiyonunu ise Okay Barış’ın düzenlemesiyle bütün müzik platformlarından dinleyebilirsiniz.