Oya & Bora’dan yeni albüm

oyaboraÇok uzun süredir ortalarda görünmeyen Türk popunun sevimli ikilisi OYABORA, uzun yıllardır ses verdikleri Aria şarkılarıyla aslında yanıbaşımızdalardı ve evlerimize diziler sayesinde konuk oluyorlardı. Ossi Müzik etiketiyle yayınlanan yepyeni albümleri, pek çok müzikseverin yıllardır erişmek istediği değerli bir arşivi de, müzik dünyasına kazandırmış oldu.

Cengiz Onural ve Bora Ebeoğlu’nun 1997’de temelini attığı aria, pek çok film ve diziye müzikleriyle katkıda bulundu. Ceyda Pirali ve Cenk Erdoğan’ın da katılmasıyla bugün de kulaklarımızda yer eden ve dizilerde duyduğumuz pek çok şarkıda “aria” imzasına rastlıyoruz.

Radyo D’de yıllardır sürdürdüğü programlarıyla Türk popunun kayıp tarihini gün ışığına çıkaran Hakan Eren’in yapımcılığını yaptığı toplam 34 eserin yer aldığı albüm, kapak tasarımıyla da büyük ilgi çekiyor. Çünkü, grafik tasarımında grafik tasarım dünyasının duayeni Bülent Erkmen’in imzası var. OYABORA, albümün çıkış parçası olan ‘Yalan Dünya’nın video klibi için yakında kamera karşısına geçecek

İlk defa yayınlanan yeni OYABORA şarkısı ‘Nisa’ ile açılış yapan albümde ikilinin çok sevilen şarkısı Sevmek Zamanı’nı anımsatan Balkan tınılarından, modern baladlara, türkülerin yeni düzenlemelerinden, rock yolculuklarına kadar bir dolu sürprize hazır olun! Ne de olsa pek çok farklı senaryonun ilham verdiği, bambaşka duygularla yaratılmış şarkıların buluştuğu özel bir albüm bu.

Umut Kaya’dan “Gün Olur Devran Döner”

umutkayaİlk stüdyo albümü 2008 yılında yayınlanan Umut Kaya, beş yıl aradan sonra Pasaj Müzik etiketli, söz ve müzikleri kendisine ait 11 şarkıdan oluşan ikinci albümü “Gün Olur Devran Döner” ile sessizliğini bozdu.

Tüm vokal ve gitar performansları Umut Kaya tarafından yapılan albümde sanatçıya Erdem Avcı (bas gitar) ve Burçin İşbilen (davul) eşlik etti. Vokal kayıtları, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Stüdyoları’nda, enstrüman kayıtları ise İzmir Rockvarium Stüdyolarında yapılan albümün miks’lerini Türkay Nişancı,mastering’ini Çağlar Türkmen yaptı. Albümün prodüktörlüğünü Hakan Uğurtan Yılmaz ve Mutlu Şahan birlikte yaptı.

Albümün ilk video klibi Barış Kırımşelioğlu yönetmenliğinde “Canım Çok Yanıyor” adlı şarkıya çekildi. İstanbul Haydarpaşa Garı’nda çekilen klibin görüntü yönetmenliğini Eray Mert yaptı. Prodüksiyonu 30 kişilik ekiple çekilen klipte Umut Kaya’ya, ünlü oyunuc ve sunucu İbrahim Ümit Kantarcılar ve Gamze Topuz haricinde Deniz Sipahi, Firuze Gamze Aksu, Didem Kaynak, İlker Metin Kurşova ve Ali Ege Gültekin eşlik etti.

Kendi adını verdiği ilk stüdyo albümü 2008 yılında yayınlanan Umut Kaya, albümün çıkış şarkısı “Mevsimler Geçerken” ile tüm müzik listelerinde bir numaraya yükselerek büyük ilgi görmüş, ikinci klibi “Mor Yazma” ile ise haftalarca zirvede kalarak başarısını sürdürmüştü. Türkiye genelinde ve yurtdışında 250’den fazla konser veren Umut Kaya, albüm çalışmalarının yanı sıra birçok dizi ve sinema filminin müziklerine de imza attı. (“Benim Annem Bir Melek “ Jenerik müziği (TV Dizisi – 2009), “Çakıl Taşları” Dizi müziği (TV Dizisi – 2010), “20 Dakika” Neşet Ertaş – Neredesin Sen yorumu ( TV Dizisi – 2013), “Peri Masalı” Şevval Sam – Gül Güzeli yorumu Soundtrack (Sinema Filmi – 2014))

PERA & Toygar Işıklı düeti kliplendi

PERA&TOYGAR IŞIKLIPERA’nın ikinci albümü “Giz” in ikinci video klibi, Toygar Işıklı ile düet yaptıkları “Unut”  isimli şarkıya çekildi.

Çekimleri 2 gün süren ve 25 kişilik bir ekibin çalıştığı klibin yönetmenliğini PERA gerçekleştirdi. Söz ve müziği Gökhan Mandır, düzenlemesi GökhanMandır, HakanÜnalan ve Kaya Sevinç’e ait şarkıda PERA’ya muhteşem sesi ve yorumuyla Toygar Işıklı eşlik etti.

Bir insanı hala çok severken unutmaya çalışmanın zorluklarının anlatıldığı klip için milli basketbolcumuz Pertev Öngüner ve Ukrayna’lı model Eliza kamera karşısına geçti.

http://youtu.be/dMt1s9aVwkM

Röportaj: Koray Candemir

DSC_5179Herkese merhaba;

Bir süredir sesim soluğum çıkmıyordu farkındayım  ama bu röportaj için bekliyordum:)

Herkesin çocukluğunda ya da  gençlik döneminde hayranı olduğu ve sırf onu görebilmek için konserlere, filmlere , organizasyonlara gittiği biri vardır. Sanırım ben bir çok kişiden daha şanslıydım bu konuda çünkü aradan yıllar sonra bir gün onunla oturup röportaj yapma şansım oldu. :)

Kendimi bildim bileli,  “Koray Candemir” hayranıyım. 18 yaşıma ilk girdiğim sene (O zamanlar basınla hiç bir alakam yoktu konservatuar’ın piyano bölümünde geçen bir ömrüm vardı.) ilk gittiğim bar “Kemancı” ilk gittiğim konserde “Kargo” konseri olmuştu. Benim için unutulmaz , rüya gibi bir konserdi. Konserden iki gün önce Koray’a kendi boyum kadar bir atkı örmüş ve hatta annemle de iddiaya girmiştik “o kalabalıkta o atkıyı veremezsin!” demişti. Konser günü arkadaşımı ve beni yaşımız küçük sanıp içeri almamışlar ve ben kapıda hüngür hüngür ağlarken, bir anda sevgili menajerleri Simla ve Koray’ı kapıda gördüm kendimi tutamayıp “Koray” dedim ve durdu, konuştuk atkıyı teslim ettim. Ardından da kapıda ki güvenliklere yaşımızın tuttuğunu anlatıp Kemancı’ya girebilmiştik. (İnsanın yaşı küçük gösterince böyle sorunlar yaşayabiliyor. :) ) 18 yaşında böyle hayran olduğu kişiye ulaşan birinin inanılmaz heyecanı ve mutluluğu ile  o konseri dinlemiştik.  Benim için unutulmaz bir anı olduğu için sizlerle paylaşmak istedim. :)

Ve şimdi  sohbetimize geçelim.. :)

DSC_8244

 

İrem Ezgimen: Belki birçok kişi biliyordur fakat Koray Candemir müzikal yaşamına nasıl başladı?

Koray Candemir:  Müzikal hayatıma lise döneminde okul orkestrasında başladım. :) “Milliyet Müzik Yarışması”na katıldık, bayağı ödüller aldık. İcrada “Türkiye İkinciliği”, Ceynur da  grubun solisti olarak “Türkiye Birincisi” olmuştu. Hatta şarkı da Tolga Çevik’in programında piyano çalan “Özer Atik” le yorumladığımız “Olmadı” isimli şarkı… O şarkı Türkiye İkincisi olmuştu.

İrem Ezgimen:  “Kargo” ile yolları nasıl kesişti?

Koray Candemir:  90’lı yıllarda Ortaköy’de cover çalınan çok daha eğlenceli muhteşem barlar vardı. Serkan Çeliköz ’ün ekibi  “Mr. No” isimli grubuyla bir barda çalıyorduı. Biz de yan barda “Vega”dan Tuğrul Akyüz ’le bilgisayardan :) “The Cure, Depeche Mode” falan çalıyorduk. :) Bizi dinlemişler, Kargo’yu da tekrar topluyorlarmış, bir tek solist kalmış. Mehmet, Serkan, Burak bana gelip solistliği teklif etti, öyle başladık provalara…:)

İrem Ezgimen: İlk solo albümünüz  “ Sade”  2001 yılında çıktı. 10 şarkınız ve “ Seni Sevmesem” Enstrümental versiyonu bulunuyordu…

Koray Candemir:  Tabii tabii.. Erdem Sökmen ve İsmail Soydaş o kadar iyi çalmışlardı ki… Enstrümantel versiyonunu bile koymak zorunda kaldık :)

İrem Ezgimen:  O albümde çok fazla hit şarkı vardı ama benim en çok sevdiğim şarkı “ Sade” şarkısı olmuştu.

Koray Candemir:  “Sade” yi sahnede çalmaya başlayacağız yakında…

İrem Ezgimen: Peki “Kargo” ile solo albümden sonra da çalışmaya devam ettiniz; bu sadece ufak bir ara mıydı yoksa gerçekten o zaman ayrılmış mıydı yollarınız?

Koray Candemir:  Belirsizdi… Hiçbir şey konuşmadan “Abi; böyle bir durduralım…” falan olduk. Herkes farklı fikirlerdeydi… Öyle araya iki, üç sene girdi sonra tekrar “Selim Öztürk” falan geldi, yeniden toparlandık. Mehmet olmadan dört kişi tekrar toplanmıştı.

İrem Ezgimen: “Kargo” grubu ile birçok keyifli konser ve iş yaptıktan sonra yollarınızı ayırdınız bununla ilgili birçok rivayet var fakat gerçek nedir?

Koray Candemir:  O kadar çok tekrar ediyordu ki her şey, inanılmaz bir kısır döngüye girmiştik ve müzik yapamıyorduk. Orijinal bir şeyler çıkarmak konusunda zorluk yaşıyorduk. Kargo’nun yorgunluk dönemi gibiydi… Hatta başka kayıtlar da yaptık ama olmadı. Ben müzikal nedenlerle böyle bir karar aldım.


İrem Ezgimen:
Uzun zaman “Seattle”da yaşadınız ve orada müzik yaptınız. “Seattle”da yaşamak müzikal yaşantınıza neler kattı?

Koray Candemir:  Öncelikle gitar çalmaya geri döndüm. :) Benim için müzikal olarak en büyük fark oydu. Çünkü MaSKott albümünde de bütün gitarları ben çaldım. Oradayken ben bayağı bildiğin teenage zamanlarıma geri döndüm,  evde gitar çalıyorum, çalışıyorum falan… Bir de buraya çok uzak olduğumuz için aklımızı temizledik. Sektörün ‘şarkı yapalım’, ‘hit bulalım’ gibi streslerinden uzak kaldık. Hep kendimiz için bir şeyler yaptık, içimizden nasıl geliyorsa o şekilde müzik yaptık. Bu sebeple MaSKott’la yaptığımız “Tuval” albümü bizim için çok önemlidir.

İrem Ezgimen: “MaSKott”un albümü benim için bir uzun yol albümüydü…  En baştan en sona kadar tüm şarkıları dinleyebilirdim.

Koray Candemir: Eee tamam müthişmiş.. :) O albümde Seattle’ın havası da var, hafif depresiflik de var içinde ama çok uğraştık çünkü orada kaydettik. Çok iyi bir stüdyoda çalıştık, orada Amerikalı produktörlerle çalıştık, birçok arkadaşımızdan yardım aldık. Albümde Amerikalı müzisyen arkadaşlarımız da çaldı. İnanılmaz bir deneyimdi… O kadar senenin üstüne orada öyle bir şey yapmak çok iyi geldi.

İrem Ezgimen:  “Seattle”da Serkan Çeliköz’le beraber  “Zor Bu İşler” şarkınıza klip çektiniz. Bu şarkının klibinde oradaki arkadaşlarınızın oynadığı doğru mu?

Koray Candemir: Evet doğru.. Evde parti yaptık. 60/ 70 kişi falan geldi. Evimiz üç katlıydı, alt katta geniş bir alan vardı. Kenarda stüdyo falan.. Oraya set kurduk. Üst katta parti yapılıyor herkes eğleniyor, aşağıda çekim yapıyorduk. Özellikle Simla Vural Üner ’in büyük emeği vardır. Yukarıda evin kapısından girdiğinde herkesin söyleyeceği bölümleri ellerine veriyorlar. Bizim içeride bulunan Türk arkadaşlarımız yardımcı oluyorlar, sonra ikişer ikişer aşağı iniyorlardı. O cümleleri  kaydediyorduk aşağıda.. İnanılmaz eğlenceliydi… O gün Seattle’da çevremizde kim varsa yanımızdaydı…

İrem Ezgimen:  “Maskott” projenizin devamı söz konusu olacak mı?

Koray Candemir:  Serkan’la her zaman müzik yaparım ya… :) Belli olmaz, şu anda bir şey söyleyemem de ama dediğim gibi Serkan’la her zaman müzik yaparım. Bizim aramızda senelerin kimyası var… Oturup çalıştığımız zaman da yaparız yani…

İrem Ezgimen: Düşünmeden karşında düşüncelerini okuyor artık değil mi?

Koray Candemir: Evet, evet öyle durumlar var… :)

İrem Ezgimen: Şimdi ikinci solo albümünüz “Yarım Kalan”la beraber hayranlarınıza yeniden “merhaba” dediniz.  Albümde 11 şarkı yer almakta, bu albümün başlangıç hikayesini bize biraz anlatır mısınız?

Koray Candemir:  Amerika’daki son dönemimizde Serkan’la beraber yaşarken; “MaSKott”la İngilizce şarkılar yapıp, grup olarak orada yaşatma fikrinden çok uzaklaşmış ve çok yorulmuştuk. Tabii orada yaşamak da kolay değil. Orada sıfırdan kendine bir hayat kurup, ailen, arkadaşların hayatın, her şey burada, çocukluğundan beri yaşadıkların burada ve sen orada sıfırdan başlıyorsun. “MaSKott”u durdurma kararını aldıktan sonra ben dönmeye karar verdim. Serkan da orada aranjörlük ve prodüktörlük bağlantıları olduğu için orada kalma kararını verdi. Sonra solo albüme dönük şarkılar yapmaya başladım.

İrem Ezgimen: Aslında “Sade” albümün çıktıktan sonra “Solo olarak devam etmeyi düşünüyorum.” yorumun vardı senin…

Koray Candemir:   Tabii, tabii… Ateş ve Su albümünde bulunan bir iki şarkı var onlar benim ikinci albümüm içindi mesela… Bu albümde de “Bu Şehirde” şarkısı da ilk solo albüm dönemindendir. Oradayken planlar yaptım kiminle çalışacağım, neler yapacağım, her şeyine kadar detaylıca düşündüm. “Müzisyenler için nasıl bir çalışma yaparım, nasıl bir grup kurmalıyım?” Okay Aynur ’un ekipte olması zaten kafamda hep vardı. O farklı bir adam davulcu olmasının dışında, şarkı söyler, kayıt yapar, piyano çalar, gitar falan… Her şey olduğu için onda, enteresan bir adamdır. Dört senedir çalıyoruz onunla ve birbirimizi çok iyi tanırız ve benim ilk solo albümümün de 10 şarkının yedi ya da sekiz tanesinin davullarını Okay çalmıştır.

DSC_5221İrem Ezgimen: Albümün ilk klip çalışması “ Esin İris”in sözlerini yazdığı “Kalan Giden Benim”, Harun Tekin’den “Kar” şarkısını aldın. Özellikle “Kar” neden bu kadar sevildi?

Koray Candemir:  Bilmem ki.. :)  Harun’un şarkıları genelde öyledir J Bu albümde herkesten destek aldım. Melis Danışmend ’ten söz aldım, Esin’den söz aldım, Harun’dan aldım, Korhan Futacı da saksafon çaldı.

İrem Ezgimen: İlk klip “Kalan Giden Benim” şarkısına, ikinci klip de “Ruhum Ayakta” şarkısına geldi. Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında “beş, altı tane klip çekmeyi düşünüyorum” dedin. Gerçekten bu kadar çok klip çekecek misiniz?

Koray Candemir:  Bu senenin sonuna kadar bayağı video çekmek istiyorum. Bazıları normal klip prodüksiyonu gibi olacak, bazılarında da benim olmadığım klipler olacak.

, İrem Ezgimen: Özdemir Asaf ’tan “Yakın” ve Aşık Veysel ’den “Keklik İdim Vurdular” şarkılarını albüme koyma fikri nereden geldi?

Koray Candemir:  Hep sevdiğim şairlerden birinin şiirini albüme koymak vardı kafamda. “Yakın” şiirini de yazmıştım bir kenara, bana hep şarkı sözü gibi gelmişti. Bir gün Harun’la oturuyorduk, “Aklında bir şey var mı?” diye sordu. “Var!” dedim ve şiiri gösterdim, çaldım. O akşam şarkının iskeletini çıkardık ve hemen demosunu kaydettik.

“Keklik İdim Vurdular”ı Serkan’ın zamanında da çalıyorduk zaten sahnede, akustik bir şeyler çalarken çıkmıştı. Ben o türküyü çok seviyordum. O haliyle muhafaza edip albüme taşımak istedim.

İrem Ezgimen: Akustik bir şeyler düşünüyordunuz?

Koray Candemir:   Akustik düşünüyorduk sonra vazgeçtik. Sahnedeki bu enerji benim için iyi… Televizyon programlarında güzel oluyor, yine de o projeyi zamanı gelince yaparız ama şu anda değil…

İrem Ezgimen: Yeni ekibinizle sahnede “Koray Candemir”den öte “Koray Candemir ve ailesi” gibi harika bir enerji var bu uyumu nasıl sağladınız? ( Mini Aile :) )

Koray Candemir:  Aile gibiyiz zaten :) Mesela ilk albümde çok güzel bir grup kurmuştum ama bu enerjiyi yakalayamamıştım. Bu albümde öyle bir şey yaptık. Okay davul çaldığı için olayın temeli gibi… Cem Şahin ve Cemre Kabaş ’ın ben birkaç ay takip ederek, her şeyi planlı programlı yaptım. Cemre’yi üç ay izledim. Herkese sordum, soruşturdum. Cem’i zaten “Roxy Müzik Günleri” yarışmasında jüri olduğum dönemde kendi grubu “Neva” ile izlemiştim. Orada onu izlediğimde onun çok iyi bir gitarist olduğuna karar vermiştim ve bir araya geldiğimizde de şükürler olsun ki herkes süper karakterli çıktı.

İrem Ezgimen: Peki Cemre aynı zamanda “Radiolux” grubuyla her Perşembe Hayal Kahvesinde ve solo projesinin çalışmaları devam ediyor, Cem’in “Neva”da hala çalması ve Okay’ın da başka projelerde yer alması sizin için zorluk yaratıyor mu? Cemre’nin solo projesi başladığında ya da konserler denk geldiğinde ne yapacaksınız?

Koray Candemir:  Bilmem :) Cemre solo albüm yapsa da “ben sana çalacağım” diyor zaten… :) Okay’ın daha önceden söz verdiği işler olduğunda “Şafak” gelip çalıyor. Şafak da harika bir adam ve iyi bir davulcudur.  Fakat birçok iş kesişirse ben kendi işimi başka tarihe erteliyorum. Çünkü grup olarak çalmak istiyorum. “Kim olursa olsun çalsın ben de orada çalayım” gibi düşüncem yok. Benim için onlarla çalmak ve onlarla eğlenmek daha önemli…

İrem Ezgimen:  Kendi yazdığınız şarkı sözlerinin ilham kaynağı nedir?

Koray Candemir:  İçinde bulunduğum ortam, yaşadığım bir ilişki ya da çevremde bir arkadaşımın yaşadığı bir ilişki, onların hikayesi…  Her şey etkileyebiliyor beni, çok değişken ama genel olarak kendilerini belli ediyorlar..

İrem Ezgimen: Şarkılarınızı albüm için seçerken nasıl eleyebiliyorsunuz?

Koray Candemir:  Bu albüme şarkıları seçerken Burak da çok yardım etti. Kendime ait bir standartım oluyor, onun altında kalanları eliyoruz.

İrem Ezgimen: Aynı zamanda “Gece”nin ilk albümünün prodüktörlüğünü yaptığını biliyorum. Prodüktörlüğe devam etmeyi düşünüyor musun?

Koray Candemir:  “Gece” grubu ile tam bir “abi, kardeş” durumu söz konusu, onların projesi beni çok heyecanlandırmıştı. Onlar da bana gelip albüm prodüktörlüğünü teklif edince ben de kabul etmiştim. Tekrar yapmam için aynı heyecanı hissetmem lazım… Ağır iş prodüktörlük, her şeyi organize edersin. Hele ki; bir grubun prodüktörlüğünü yapıyorsan;hem psikolojik olarak, hem iş olarak,hem kafa olarak hem de bir müzisyen olarak stüdyo içerisinde çok yorulacağın iş. Çünkü her şeyi dengede tutmak zorunda olduğun için…

İrem Ezgimen: Yurtdışında müzisyen olarak yaşamak ve sadece bu işten geçinebilmek gibi bir imkan var mı?

Koray Candemir:  Buradaki müzik sektörü, orası ile kıyaslandığı zaman ufak tabii ama orada da çok fazla grup ve şarkıcı var. Orada da var olmak  zor… O kadar kolay bir iş değil. Şükürler olsun ben 20 yaşından beri hem istediğim işi yapıp, hem de o işten hayatımı kazanıyorum.

İrem Ezgimen: Bunu sormamın sebebi hem Seattle’da müzik yaptın hem de Türkiye’de zaten bilindik bir yerdesin, yani çok tanınıyorsun, biliniyorsun, çok seviliyorsun… Hani Türkiye’nin dışında yurt dışında kalsaydın ya da sadece müzik yapmak için kalır mıydın?

Koray Candemir:  İşte, denedik, denedik ama kalamadık :) Belki 20’li yaşlarda gitseydik farklı olurdu. Düşünsene burada bir kariyerin var ve Türkçe müzik yapmak başka bir şey, İngilizce müzik yapmak başka bir şey… Orada var olmak için İngilizce müzik yapmak zorundasın çünkü Türkçe müzik yaptığında var olmazsın. İngilizce müzik yaptığın zamanda başlarda kendini farklı hissediyorsun. Türkçe müzik yapmaya devam edeceğim ama hayallerim arasında İngilizce müzik yapıp aynı zamanda hem burada hem de orada müzik yapma hayalim var.

İrem Ezgimen: Türkiye’de müziğin gidişatı ile ilgili fikirleriniz nedir ve sizce sorun olan konuları nasıl düzeltebiliriz?

Koray Candemir:  Müzik sektörünün içinde devrim yapılması gerektiğini düşünüyorum. Hem meslek birlikleri anlamında hem de telif hakları anlamında. Yasalar var ama onların uygulanması gerekiyor. Sağlıklı bir şekilde uygulanırsa herkes var olabilir ve böylelikle alan da açılmış olur.  Şu an ki duruma bakarsak “No name” bir grubun ya da kişinin çıkıp bir şeyler yapması inanılmaz zor… İşin kötüsü şu an etrafta çok da iyi gruplar var fakat kimsenin haberi yok. İnterneti hepimiz “kullanıyoruz” diyoruz ama Türkiye’de belli başlı sosyal medya siteleri dışında veya merak edilen haberlere bakmak dışında internet çok da araştırma aracı olarak kullanılmıyor.

İrem Ezgimen: Yeni çıkacak isim ve gruplara tavsiyeleriniz nelerdir?

Koray Candemir:   İnandıkları işi yapsınlar! Zevk aldıkları ve sevdikleri müziği yapsınlar, dirayetli ve sabırlı olsunlar. Özellikle sabretmeyi bilsinler.

İrem Ezgimen: Müzik dışında yıllar önce Ferzan Özpetek’in “Cahil Periler” filminde oynadığınızı biliyorum. Oyunculuk veya reklam filmi teklifleri geliyor mu, bunlara bakışınız nedir?

Koray Candemir:   Senaryosunu beğendiğim bir sinema filminde oynamak çok isterim ama son 10 yıldır Türkiye’de ciddi bir dizi tüketimi olduğu için dizi ve dizi oyuncuları sektörü kaplamış durumda ve millet hem para kazanmak için, hem biraz popülerlik için bu işi yapıyor. Ya da mesleğini yapmak için oynayanlar da var. Fakat ben oyuncu olmadığım için bir dizide oynamam demek, oyunculuk kariyeri yapmam demek, o ayrı bir kariyer. Öyle bir şey de kafamda olmadığı için, yani “2 sene ya da 3 sene bir dizide oynamak” demek benim için zaten “oyuncu olmak” demek. O zaman da zaten oyuncu olmak isterdim.

DSC_5170

 

Bu keyifli sohbetin artık sonuna geldik. Aradan geçen 10 yıl sonrasın da oturup bu keyifli sohbeti gerçekleştirmek beni inanılmaz mutlu etti. Aranızda daha önce Koray Candemir ‘i canlı performans dinlemeyenler varsa kesinlikle bir cuma akşamı Beyoğlu Hayal Kahvesi sahnesinde izleyin. ( Sonra benim gibi her hafta gitmek isteyeceksiniz.Kapıdan kovsalar bacadan giriyorum :D )

Her konserde mini ailenizin bir üyesi gibi hissettirdiğiniz için; öncelikle sevgili Koray Candemir’ e ve mini ailesine ve tabii ki; bu keyifli sohbetin gerçekleşmesine imkan sağlayan  Bilge Öztürk ve Aslıhan Avcı’ya çok teşekkür ederim.

IMG_20140410_011316

İrem Ezgimen (DikkatMüzik!, 2014)

Gökhan San’dan 3. Klip: “Makyaj”

gokhansan2Ekim ayında ilk albümü “Makyaj”ı Arpej Yapım etiketiyle yayınlayan ve çıkış şarkısı “Aşkı Dinleyince”nin ardından ikinci klip şarkısı “Ucu Yok” ile büyük beğeni toplayan, sadece Youtube’da yaklaşık 600 bin kez izlenen Gökhan San 3. klibini çekti.  Başarısını hem Kral Türkiye Müzik Ödülleri’nde, hem de Pal FM Müzik Ödülleri’nde “En İyi Çıkış” kategorisinde aday olarak perçinleyen Gökhan San şimdi de albüme ismini veren hareketli şarkısı “Makyaj”ı müzikseverlerle buluşturuyor.

Yönetmenliğini Gökhan Palas’ın üstlendiği klipte Gökhan San’a Amerikalı ve Brezilyalı 4 yabancı model ile “Benimle Dans Eder misin?” yarışmasından tanıdığımız yetenekli break dansçı Okan Aydoğan eşlik etti. Kullanılan kırmızı Ferrari de klibe renk kattı. Gökhan San klibe bir ay boyunca ünlü oyuncu ve dansçı Gökmen Kasabalı ile birlikte hazırlandı ve ortaya şarkının konusuna uygun, eğlenceli görüntülerden oluşan bir çalışma çıktı. Televizyonlarda yayınlanan farklı teaser’ıyla büyük merak uyandıran klip ekranlara gelmeye başladı.

“Umut Kuzey’le Akustik Sohbetler” başlıyor!

umutx15salı2Sahnede canlı müzik ekibinin de hazır bulunduğu, zaman zaman sohbet edilen ve çoğu zaman da birbirinden güzel şarkıların söylendiği, izleyicilerin de konuşarak katılabildiği bir müzik eğlence programı başlıyor.

Umut Kuzey’in sunduğu Akustik Sohbetler’in bu haftaki konukları Kral Türkiye Müzik Ödüllerinde “Yeni Bir Kitap Aldım” klibi ile en iyi klip adayı gösterilen Nedim Kuru, Hepsi grubundan tanıdığımız Gülçin Ergül ve “Panpa” şarkısıyla büyük beğeni toplayan Oğuzhan Uğur.

Katılımcıların interaktif olarak dahil olabildiği bu şov her Salı Beyoğlu Mojo’da farklı konuklarla devam edecektir. Bu şovun bir özelliği de internet üzerinden Paylas.com aracılığıyla aynı anda canlı olarak yayınlanacaktır.

Eflatun’dan “Anahtar” şarkılar

Eflatun_AnahtarSon yılların en başarılı besteci ve yorumcularından Eflatun yeni projesi “Anahtar”  ile müzik severlerle buluştu. Aşk Müzik yapım etiketi ile yayınlanan projede ‘Aşklambaç’ ve ‘Anahtar’ isimli iki şarkı yer alıyor, söz ve müzikleri Eflatun imzası taşıyan şarkıların düzenlemeleri Eflatun ve Serkan Ölçer ortak çalışması.

Yeni şarkısı ‘Aşklambaç’ ın video klibi ‘Barış Kırımşelioğlu’ yönetmenliğinde Kuzguncukta çekildi.Klip’te Eflatun’a usta oyuncu ve tiyatrocu Devrim Parscan ,Bkm Mutfak oyuncularından Ayşegül Akdemir, Hasan Elmas,Umut Kerem Aktürk ve Eylül Özsaylık eşlik etti.

2010 yılında ilk albümü Cennette Bir Akşamüstü’ ile ve albümün ilk çıkış şarkısı Şarap’ın hem klibi hem de anlatımıyla büyük bir ses getirmişti. Tiril Tiril, Günahlar İşliyorum gibi şarkıları dijital mecralarda yüksek sayıda dinlenme oranlarına ulaştığı albümde sanatçı; Cennette Bir Akşamüstü eserinde mors alfabesini bir şarkıda kullanarak dünyada bir ilki gerçekleştirdi.

Eflatun’un dünyada bir ilki gerçekleştirdiği diğer projesi ise dünyada ilk organ bağışı ile ilgili şarkıyı kendisinin yazmış olmasıdır. Sanatçının 2012 yılındaki ikinci albümü Çıkmaz Sokaklar, Burcu Güneş’le yaptığı düet ile büyük ses getirdi. Haftalarca bir numarada kalmayı başaran şarkı, Eflatun’un rengini kalplere kazımayı başardı. Yine aynı albümde Yasaklı Kitaplar Gibi isimli şarkısı Burcu Güneş tarafından tekrar seslendirildi.

Sadece kendi albümlerindeki şarkılar değil başka sanatçılara verdiği şarkılarla da gündemini koruyan sanatçının, Burcu Güneş’in Oflaya Oflaya, Sen Kaybı, Bir Lokma Sevda; Gülben Ergen’in Vıdı Vıdı, Mahsuscuktan; Mustafa Ceceli’nin Dünyanın Bütün Sabahları, Zillerime Basıp Kaçıyor; Mustafa Sandal’ın Kurşun Geçirmez; Zeynep Mansur’un Yudum Yudum, Röya, Gemiciler, Gönen, Bahsetme gibi seslendirdikleri eserler dinleyiciler tarafından çok sevilen şarkıları arasında yer alıyor.

2013 yılında en iyi şarkı, en iyi düet ve en iyi besteci dallarında sayısız ödüller alan Eflatun, aynı zamanda Aşk Müzik etiketi altında yeni projelerin prodüktörlüğünü de üstlendi.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un önde gelen performans mekanlarından Jolly Joker ‘de ‘Anahtar’ isimli projesinin tanıtımını yapan Eflatun; sahne performansı ve seslendirdiği şarkılar ile de büyük beğeni topladı.

Control+Z’ Beyoğlu Hayal Kahvesi Konseri

control+z-hayalkahvesi-843-403Temelleri Edirne’ye dayanan, yıllardır kendi besteledikleri şarkılarıyla dinleyicilerine ulaşan rock müzik grubu Control+Z; “Sadece Dinle” isimli ilk albümlerinin en sevilen şarkılarıyla 14 Nisan Pazartesi günü, saat 22:00’da, Hayal Kahvesi Beyoğlu sahnesinde müzikseverler ile buluşacak.

Sözlerini Mete Özgencil’in yazdığı, bestesini Barlas Erinç’in yaptığı “Naylon” şarkısını Umay Umay’dan sonra seslendirerek büyük beğeni toplayan ve ilk albümlerinin en sevilen parçalarından Sadece Dinle’ye çektikleri yeni klibiyle müzik dünyasında güçlü adımlarla ilerleyen Control+Z, Hayal Kahvesi Beyoğlu sahnesinde ilk albümlerinde yer alan şarkılarının yanı sıra cover şarkılarla da hayranlarına eğlenceli bir konser yaşatacak.

Unutmadan, bu keyifli konser için grup aynı zamanda Facebook sayfalarında ve Twitter hesaplarında düzenledikleri küçük yarışma ile Hayal Kahvesi Beyoğlu konseri için takipçilerine çift kişilik davetiye HEDİYE ettiğini hatırlatalım. :)

http://controlzband.com
http://www.facebook.com/controlzband

http://instagram.com/controlzband

Hazal’dan yeni albüm: “Aşktan Bıçak”

hazalMüzik kariyerine 90’lı yıllarda başlayan ve sevilen şarkılara imza atan Hazal 5. solo albümü “Aşktan Bıçak” ile hayranlarının karşısına çıktı. FONO Müzik etiketiyle müzikseverlerle buluşan ve yaklaşık iki yıl süren çalışmaların ardından tamamlanan “Aşktan Bıçak”, toplam 10 yeni şarkıdan oluşuyor.

Prodüktörlüğünü Fono Müzik’in yapımcısı Ahmet Güngörmüş’ün yaptığı “Aşktan Bıçak” isimli albümde, “Kutup Yıldızım”, “Aşktan Bıçak”, “Nerelerdeydin”, “Kırık”, “Sayende”, “İzi Kalır”, “Güvercinler Uçabiliyor mu”, “Gecemin Düşü”, “Aşk Her şeye Hakim” isimli şarkılar ve Hazal’ın unutulmayan hit şarkısı “Elden Yar Olmaz” yeni düzenlemesiyle yerini alıyor. Türkiye’nin önde gelen müzisyenlerinin yer aldığı “Aşktan Bıçak” isimli albümün şarkıları Stüdyo Müzikal Ve Stüdyo Deney Evi’nde hazırlandı. Şarkıların düzenlemeleri ve mix’i Ali Cem Çehreli, mastering ise ; Muammer Tokmak tarafından yapıldı.

Canlı enstrümanların çalındığı, şarkı sözlerinde AŞK’ın hakim olduğu “Aşktan Bıçak” isimli akustik formattaki albümde; Batı Müziği’ne ait öğeler, Türk Müziğine ait makamsal yapı kendini gösterirken, doğu ve batı birleşimi şarkılar kimi zaman konuşma dilinde, kimi zaman şiirsel bir anlatımda anlatılıyor. Albümde Burçak Durak’ın şiiri, “Güvercinler Uçabiliyor mu” isimli şarkıda toplumsal bir yara anlatılırken, kadına karşı şiddete dikkat çekiliyor.

İlk video klip, albüm ile aynı ismi taşıyan, aynı zamanda albümün çıkış şarkısı olan “Aşktan Bıçak”a Kemal Başbuğ yönetmenliğinde çekilecek. Albümdeki fotoğraflar Stüdyo Celal’e ait.

Kaan Balcı “Gidemedim” diyor

Kaan Balcı -Gidemedim 3Geçtiğimiz sene Tan Taşcı imzalı ‘Anlamsız Bitiyor’ şarkısı ile büyük beğeni toplayan, radyo ve müzik kanallarının listelerinde yer alarak en iyi çıkış adayı gösterilen genç popçu Kaan Balcı yepyeni single çalışması ‘Gidemedim’i müzikseverlerin beğenisine sunuyor.

Sözleri Habil Ceyhan, müziği Güven Baran’a ait olan şarkının düzenlemesi Sertaç Ekiz tarafından yapıldı.Single’ın fotoğraf çalışmaları iddialı işlerde imzası bulunan fotoğraf sanatçısı Erkan Balkan tarafından gerçekleştirildi.

Nisan ayının ikinci haftası Sekiz Müzik etiketi ile tüm digital platform ve radyolarda yerini almaya hazırlanan şarkısı‘Gidemedim’ için ‘Ben ve ekibim bu yılın en başarılı hitlerinden birine imza attığımıza tüm kalbimizle inanıyoruz. Umuyorum ki Gidemedim tüm dinleyicilerimden tam not alacak’ diyen Kaan Balcı müzik dünyasındaki iddiasını ortaya koyuyor.

Göksel Tan: “Olur Görürsem Söylerim”

gokseltanMüzik tutkusu ile hayallerinin peşinden giden Göksel Tan, Eylül ayı içerisinde çıkarmayı planladığı albüm çalışması öncesinde “Olur Görürsem Söylerim” adlı yepyeni single çalışmasını müzikseverlerin beğenisine sunuyor.

Sekiz Müzik etiketiyle piyasaya çıkan “Olur Görürsem Söylerim” in süpervizörlüğünü Yonca Kubalas üstlendi. Şarkının sözü ve müziği Bülent Yetiş’e, düzenlemesi ise Cüneyt Yalmaz’ a ait. Fotoğraflarını Uğur Özkul’ un çektiği single’ın video klibi, Tamer Aydoğdu yönetmenliğinde Bülent Yetiş’in de yer aldığı 60 kişilik bir ekiple, yaklaşık 15 saat süren bir çalışma ile Midas stüdyolarında çekildi.

Sezen şarkısıyla yeniden Sertab

sertabŞu günlerde Demir Demirkan ile birlikte kurduğu Painted On Water grubunun  “Chicago Issue” adını taşıyan EP’sinin turnesinde olan Sertab Erener, bir yandan da yeni şarkısını görücüye çıkardı. Uzun bir aradan sonra söz ve müziği Sezen Aksu imzalı yeni bir şarkıyla sevenlerinin karşısına çıkan Sertab, bu kez “Ben Öyle Birini Sevdim ki” diyorAranjesi Mustafa Ceceli’ye ait olan şarkının video klip yönetmeni ise Burak Ertaş. Klip çekimlerinde Sertab Erener’e spor eğitmeni Emre Aşer‘in de eşlik ettiğini hatırlatalım. Şarkı, yakında GNL etiketiyle müzikmarketlerde yerini almaya hazırlanıyor. Videoyu izlemek için:

http://www.netd.com/muzik/yerli/sertab-erener/ben-oyle-birini-sevdim-ki/ben-oyle-birini-sevdim-ki

Atlas’tan yeni video: “Affet”

8M3A17332013 sonlarında Sony Music etiketiyle yayımlanan “Selam Yabancı” albümüyle “yılın en iyi çıkış yapan isimleri” arasında gösterilen ve kendine has bir hayran kitlesi edinen Atlas, yoğun talep üzerine albümün ikinci klibini “Affet” isimli duygusal şarkıya çekti.

“Affet”, efsanevi Ritchie Blackmore bestesi “Temple Of The King”in Türkçe yorumu. Tuna Kiremitçi daha önce bu şarkıya Müslüm Gürses için söz yazmıştı. Şarkı bu sefer de Atlas’ın “Selam Yabancı” albümünde yepyeni bir düzenlemeyle hayat buluyor. Tuna Kiremitçi de klipte bu sefer oyuncu kimliğiyle karşımıza çıkıyor. Partneri ise ünlü oyuncu Leyla Göksun.

Klibin yönetmenliğini Michael Önder üstlendi. Görüntü yönetmenliğini ise Oliver James Downey yaptı. Çekimler 20 kişilik bir teknik ekiple, 16 saatte tamamlandı. Biten aşkın ardından birlikte son bir gece geçiren bir çiftin ayrılık sabahının anlatıldığı klipte, hikâyenin yanı sıra grubun performans görüntüleri de yer alıyor.

Vokalde Tuna Kiremitçi, gitarda Burak Aldinç, bas gitarda Can Yalım, tuşlu çalgılarda Selim Öztunç ve davulda da Hasan Köseoğlu’nun yer aldığı Atlas, “Affet” şarkısının video klibiyle ekranlardaki yerini aldı.

http://vimeo.com/90668052

Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri’ne adayız

Dikkat-Müzik
Albüm haberleri, yorumları ve röportajlarıyla müzik dünyasının nabzını tutan DikkatMüzik! , geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri’nde “İyi Müzik Blogu/Sitesi” kategorisinde aday gösterildi.
 

Facebook üzerinden gerçekleşen oylamaya katılarak DikkatMüzik!’i desteklemek isterseniz: