“Fuat Güner”, yeniden!

MFÖ’nün 3 silahşörlerinden Fuat Güner, 1999 tarihli “Aziz Fuat Güner” adlı solo albümünü -albüm ismindeki Aziz’i kaldırarak- yeniden yayınladı. Naim Dilmener‘in “En İyi 100 Albüm” listesinde yer verdiği albüm, doğrusu benim de çok sevdiğim albümlerden biri olmuştur. Çıkış şarkısı “Yağmur Ol da Gel”den, Nilüfer‘le olan “Sen” düeti, dört dörtlük çalışmalardır, vesselam.

EMI tarafından ilk defa Nisan 1999da yayımlanan, müzikalitesini bugün de koruyan albümde Erdal Yeşilçay, Fikret Kızılok, Atilla Özdemiroğlu gibi önemli isimlerin beste, söz ve aranjeleri, Nilüfer ile bir düet ve tabii ki Fuat Güner’in ince işlenmiş, değerli besteleri yer alıyor.

Söz ve bestesini üstlendiği Sen, Olmaz, Yağmur Ol Da Gel, Sana Kilitlendim parçalarını dinlerken, Fuat Günerin pop/rock müziğindeki ayakları yere basan, dirayetli ve üretken konumunun ve engin birikimlerinin yansımalarını da hissedeceksiniz.

Albümün 1999 tarihli ilk çıkışının yeterli ilgiyi görmemesini “Aylarca didinip çalıştıktan sonra kendi adıma bir albüm yaptım. Bir reklamcı arkadaşım, üç adlı ismin ilginç olacağını söyleyince onun aklına uyup kapağa Aziz Fuat Güner yazdırdım. Üstünde uzaktan çekilmiş siluet gibi bir fotoğrafım var o kadar. Müzikseverler bunun bana ait olduğunu anlayamadı. Herkes Aziz adlı yeni bir şarkıcı çıkmış piyasaya sandı. Bu yüzden ulaşması gereken yerlere gitmedi, karambole gitti.” olarak yorumlayan Fuat Güner’e katılamıyoruz, maalesef. Albüm gereken yerlere gitmiş, değerini bilen bilmişti doğrusu. Böylesine şahane besteleri ve sözleri anlamamışsa birileri, bu onların eksikliğidir be Fuat abi!

1965 yılında Kaygısızlar grubunun oluşumunda Mazhar Alanson‘la beraber yer alan sanatçının, MFÖ haricinde, solo albümü dışında da çalışmaları var. 1990 tarihli Ajda Pekkan albümü Ajda 90’a “Bana Dönme Bir Daha” bestesini verdi. Sezen Aksu‘nun 1991 tarihli Gülümse albümünde “Seni Kimler Aldı” şarkısını düzenledi ve şarkıda gitar çaldı. Mazhar Alanson’un solo albümüne de vokal desteğinde bulundu. Sertab Erener‘in “Yolun Başı” ve “Mi Acaba?” şarkılarını besteledi. Deniz Arcak’ın 2003 tarihli “Kıpır Kıpır” albümünü düzenledi ve “Kıpır Kıpır”, “Düna Aynı Dünya”, “Rüzgarın Lafı Yok”, “Ah Şu Cevapsız Sorular” şarkılarının yazımınd yer aldı, geri vokal ve gitar katkısında bulundu. Cengiz Teoman‘ın “Şehr-i İstanbul” albümünde iki şarkıda gitar çaldı. Kenan Vural ve Ari Barokas‘ın kurduğu “Serüven” grubunun tek albümünün süpervizörlüğünü yaptı. Ayşen‘in “Bitmiş Artık” şarkısını besteledi. Güner’in son dönemde Burcu Güneş ile de çalışmaları var.

“Fuat Güner” albümünün track listesi:

01 Yağmur Ol Da Gel
02 Senin Adın Yok Olsun
03 Olmaz
04 Sen
05 Gülün En Dikenlisi
06 Yaşım 17
07 Gel
08 Kendime Bir Mektup Yazdım
09 Çocuksu Bayramlardayım
10 Sana Kilitlendim

***Spesiyal:

Grup üyeleri arasında solo albüme sahip olmayan tek sanatçı, Özkan Uğur oldu. Yine de, Karışık Pizza filminin müziği “Maksat Muhabbet Olsun” ve G.O.R.A. filmi için yazdığı Olduramadım, birer Özkan Uğur şarkısıdır.

Sertab Erener, kaç renk?

Yurtdışı albümlerini, Eurovision ve sonrasındaki compilation’larını, remix, Best Of serileri, single ve maxi-single’larını saymazsak 7. Türkçe stüdyo albümü olan “Rengarenk”teki her renkten şarkıları ile eski-yeni tüm hayranlarını “tek potada eriten” formüllü 1 adet 2010 model Sertab Erener alır mıydınız? İnanın, Türkiye bu modeli çok sevdi.

Albümün Kuruçeşme’deki lansman konserini de, geçen haftaki Harbiye Açıkhava konserini de kaçırmayan sıkı bir hayranı olarak dikkatle izledim ve gözlemledim ki, dinleyici 2010 model Sertab Erener’i çok ama pek çok sevmiş! Henüz taze sayılacak kadar yakın zamanda çıkan bir albümün yepyeni şarkılarının birçoğunun ezbere söylendiğini görmek, her sanatçıya nasip olacak şey değil! Ama Sertab bunu başarmış.

Bu Böyle ile önce 2009 yazını taçlandıran, ardından yılın sonunda Açık Adres ile bir kez daha gönülleri fetheden sanatçının bu 2 şarkısının da içinde yeraldığı “Rengarenk”, 2010 yılının en çok satan albümlerinden biri olmayı -100 binlik satış rakamına her geçen gün yaklaşarak- şimdiden garantiledi.

Bir kere o nasıl bir ihtişamlı geri dönüştür öyle? O her yeni şarkısı ile kendini aşan minik dev kadın ne de güzel yakıştırmış kendini o bestelerin en şahanelerine, en güzel sözlülerine öyle? “Bağırmaktan vazgeçti, artık daha sakin ve daha emin söylüyor!” başlıklı o çok bilmiş(!) eleştirileri de hani neredeyse biraz haklı çıkarırcasına, her hecesi vurgulu, her kelimesi etkileyici yorumuyla bir kez daha vuruyor en ücra, en gizli, en kıyıda köşede özenle saklayıp da dünya yüzü göstermeye kıyamadığımız hazinelerimizden bizi. Soner Sarıkabadayı’nın güzel söz yazmada bir tek Sertab’a kıyak geçtiğini düşündüğüm Bu Böyle ve Açık Adres teklilerini takiben bu albümün ilk bombası Koparılan Çiçekler şimdiden bir Sertab Erener klasiği oldu bile. (Everyway that I can‘i de yarışma için “uçuran” Philip Laurent (from Galleon) imzalı remixe özellikle dikkat!). Fransızca orijinalini aratmayan güzellikteki sözleri ile Bir Damla Gözlerimde ve Michel Fugan’ın ünlü Une Belle Historie’sinin Sinan Kaynakçı (Pinhani) sözlü Türkçesi Asla, ve yine Söz-Müzik Kaynakçi olan Bir Varmışım Bir Yokmuşum, albümün en iyilerinden olarak göze çarpıyor. Oscar’lı Slumdog Millioner’in film müziğine yazılan Nil Karaibrahimgil sözlü Rengarenk, tam yaz şarkısı tadında zaten.

Lal’den Büyü de Gel, Sertab Gibi’den Seyrüsefer tadında bir yorum mu aradı kulaklarınız? Akustik, son derece çıplak olarak Ayrılık ve Biz, tam size göre.

Ya söz-Müzik Hakkı Bulut imzalı bir Tülay Özer klasiği İkimiz Bir Fidanın‘ın cover kavramını ters düz edip dinleyen herkesi köşeye yatıran müthiş düzenlemesiyle albüme bu kadar yakışması, ya da S.Sarıkabadayı’nın, diğer şarkıcılara verdiği birbirine benzer söz ve müzikli şarkılara hiç benzemeyen Ego‘nun da kaliteli bir beste olarak albümde yerini alması? Hepsine 12 puan veriyorum!

Hit potansiyeli ile üzerine oynanabilecek türden bir şarkı olan -baştan sona enerji dolu- İstanbul ise, yazın sonlarına doğru belki de albümün 3. klibi olarak karşımıza çıkabilir, kimbilir?

Ne yalan söyleyeyim, Avare, albümdeki iddiasız bulduğum ve ısınamadığım tek şarkı. Biraz “Turuncu” koktuğundan ve verdiği zaman duygusu ile albümdeki tüm diğer şarkıların gerisinde kaldığından belki, bilemiyorum. Ama şarkıyı Sertab’la beraber besteleyen aynı Demir Demirkan, Bir Çaresi Bulunur ile  beni duvardan duvara çarpmayı da başarıyor ya, önünde saygıyla eğilmekten başka çarem kalmıyor. Sözleri ile ve Sertab’ın nakarattaki son derece samimi vokali ile hayatımda dinlediğim en güzel şarkılardan biri kesinlikle bu.

Türk popunun 2000’lerin ikinci yarısında başlayan gözle görülür çöküşünde çok büyük payı olan Arap-Doğu sentezli alt yapılar ile teknolaştırılıp “Serdar Ortaç”laştırıldığı şarkılarından hep ve her zaman uzak durmayı tercih etmiş biri olarak birçok müzikseverin gönlünü kazanmayı başarmıştı (Bir tek Eurovision’da oryantal unsurlardan yararlanmıştı ama yapınca da en alasını yapmıştı ya, kimse pek birşey diyemez!:) Ve bu albümde de kuralı bozmamış Sertab. Mustafa Ceceli imzalı düzenlemeleri ile ve Sertab Erener prodüktörlüğü ile, gerçek bir “pop” albümü bu. İçinde neredeyse “Boş Yok” diyeceğimiz, uzun zamandır özlediğimiz türden birşey hem de..

Peki ben en çok hangi şarkıyı sevdim bu albümde?

Açıkhava’daki canlı yorumu ile beni benden alan, tüm zamanların en etkileyici Sertab Erener yorumu olarak dinlediğim Bir Damla Gözlerimde, sanatçının kariyerinin en özel şarkılarından biri olarak ileride anılmaktan kurtulamayacak göreceksiniz.

Ne düşünüyorum biliyor musunuz? Kiminiz Sakin Ol’daki gibi balladlar söyleyen, kiminiz Sertab Gibi’deki gibi vokal renkliliğini ortaya koyan ya da bazılarınız Turuncu’daki gibi hep neşeli, hep renkli şarkılar söyleyen bir Sertab profilini sevdiniz ve işte “Rengarenk” aradığınız Sertab’ın karşılığı oldu belki de.

Şarkıda da söylediği gibi “Bir kayboldum, sonra tekrar belirdim. Masallardaki gibi, bir varmışım bir yokmuşum..” diyor demesine ama Türk popunda bir Sertab Erener karizması diye birşey var ve biz bu karizmaya öyle bayılıyoruz ki, ortalıktan hiç kaybolmasın istiyoruz.

“İyi ki varsın / ve iyi ki sevmişiz seni”, Sertab!:)

(***Spesiyal:)

Durun bitmedi! (Bu albüm hiç bitmemeli?!)

Bir Varmışım Bir Yokmuşum‘da içimize tuhaf bir biçimde özlem ve hasret duygusunu bir bahar keyfi ile beraber düşüren o ıslığı bizzat Sertab’ın çaldığını..

Soner Sarıkabadayı’nın Ego şarkısını aslında yıllar önce yaptığını ama kimseye beğendiremediğini, ve Sertab’ın şarkıyı tesadüfen dinleyip “Bu şarkı tam benlik” diyerek bir heyecanla aldığını..

Ya da Açık Adres‘in sözlerinde geçen ve hepimizi mahveden hikayenin ardında, en az icat ettigi teremini adlı çalgı kadar sıradışı bir yaşam geçirmiş olan Leon Theremin’den esinlenildiğini..

Biliyor muydunuz?

DikkatMüzik!, işte bunun için var!:)