Ayselim Biçim Biçim

(Yazının orijinali Felsebiyat dergisi Ağustos sayısında yayınlanmıştır)

Aysel-Gürelin-anısına-Ayselin-315x315Batıda “Tribute” adıyla yapılan, bizde ise “Saygı” adıyla hazırlanan özel projeler bir yandan yıllarca severek dinlediğimiz şarkıların farklı seslerle yeni yorumlara açık olması açısından sürprizli, bir yandan da onların yerini asla tutamayacağının da bir gerçek olarak gözler (ve kulaklar) önüne serilmesi bakımından hem riskli hem de zor. Ezginin Günlüğü şarkılarından oluşan “Çeyrek”, Bülent Ortaçgil şarkılarının yorumlandığı “Şarkılar Bir Oyundur”, Selmi Andak imzalı şarkılara katılan yeni yorumlar ile “Uluslararası Ödüllü Selmi Andak Şarkıları”, Melih Kibar şarkılarından oluşan “Yadigar”, Uzay Heparı şarkılarının yer aldığı “Uzay Heparı Sonsuza” ve geçen yıl yayınlanan “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” gibi albümler, akla gelen ilk ve en önemli örnekler. 17 Şubat 2008’de ebediyete uğurladığımız söz yazarı Aysel Gürel’in sözleri ile yüzlercesi ete kemiğe bürünüp Türk popunun birer başyapıtı olarak işitsel hafızamızda önemli yer etmiş şarkıları, işte böyle bir saygı albümü ile daha bir kez daha kulaklarımızda..Gürel için ilk kez 2008 yılında “Çınar” adı ile yayınlanan bir saygı albümü piyasaya çıkmış ve aralarında Sezen Aksu, Şehrazat, Zerrin Özer, Yonca Lodi ve Zerrin Özer’in bulunduğu pek çok isimden toplam 17 şarkı yeniden yorumlanmıştı. Bu albümden 5 yıl sonra bu kez “Aysel’in” adı ile yayınlanan ve 14 şarkıdan oluşan 2. Aysel Gürel albümü geçtiğimiz ay DMC etiketiyle müzikmarketlerdeki yerini aldı.

Albümün adının aylar önce “Ayselim” olacağını çeşitli kaynaklardan öğrenmiştim, ki esasında son dakikaya kadar da ismi böyleydi. Piyasaya çıkana kadar (ve hatta çıktıktan sonra bile) yapımcısının ve albüm kayıtlarına dahil olmuş pek çok kişinin albümden Aysel’im diye bahsetmesi tesadüf ya da bir hata değil yani. Ancak nedendir bilinmez, bir son dakika değişikliği ile albümün adının “Ayselin” olmasına karar verilmiş ve açılışta Aysel Gürel’in sesinden çok özel bir kayıt duymaktayız. Bu kayıt, Pierre De Ronsard’ın ünlü eseri Sonnets Pour Hélène’in en bilinen sonesinin ilk dörtlüğünün günümüz Fransızcasına çevrilmiş hali..1999 tarihli Sertab Erener şarkısı “Sır”ı bu albümde Sezen Aksu yorumuyla dinlerken şarkının sonuna eklenmiş bir kayıt daha dinliyoruz Gürel’den: Bu kez yine adı “J Attendrai” olan, 1937 tarihli Louis Poterat & Dino Oliver imzalı bir bestenin ilk dörtlüğü. “Sır” şarkısındaki “efsane kadın kimdi aşkın/sordular ama hiç anlatmadın” dizelerinde aslında kendisinden bahsettiğini şarkıyı ilk kez Sertab’dan dinlediğimizde anlamıştık, ancak bu kez şarkıya bu özel ilaveyle de bir bakıma tescillenmiş oldu.

Ajda Pekkan’ı Aşkın Nur Yengi’nin ilk dönem şarkılarından “Ayıpsın Ayıp”ı yeniden yorumlarken gördüğümüze şaşırmadık desek yalan olmaz, ve fakat düzenleme bir hayli özenli geliyor kulağa. Benzer şekilde Sertab Erener’in yorumladığı “Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam”ın da düzenlemesi albümün belki de üzerinde en çalışılmış gözüken aranjelerinden biri olarak öne çıkıyor. Aynı özeni albümdeki bazı şarkılarda bulamamak bir hayli üzücü olsa da, Yasmin Levy’nin “Sevda”, Aşkın Nur Yengi’nin “Ünzile” ve Mabel Matiz’in “Sultan Süleyman” yorumları kanımca bu albümün alkışı en çok hakeden 3 büyük yorumu olarak alkışı en çok hakedenler olmuş. Yıllar sonra ilk kez bir proje albümde sesini yeniden duyduğumuz (ve her bulduğumuz fırsatta kendisinden ısrarla yeni bir albüm beklediğimizi yinelediğimiz) Ayşegül Aldinç “Yolun Başında” ve Yaşar “Yine Yeniden” şarkıları ile albümde yer alırken, Emre Altuğ “Ah Mazi”yi Levent Yüksel ise “Ben Her Bahar Aşık Olurum”u yorumlamış. Ata Demirer’in “Sitem”i yorumlamasını doğrusu yadırgamadığımı ve beklediğimden daha iyi bir izlenim edindiğimi itiraf etmeliyim. “1945” hem kişisel olarak inanılmaz sevdiğim hem de müziğin değerini gerçekten bilenler için tüm zamanların en favori Sezen şarkılarından biri olarak akıllara kazındığı için Eda-Metin Özülkü’nün hızlandırılmış versiyonunu yadırgadığımı söylemeliyim. Ayla Çelik yorumlu “Olacak Olacak” ise aslında diğer tüm şarkılardan çok daha eski (1979) bir şarkı olmasına karşın yepyeni bir “hit” olma potansiyeli taşıyor ve hem düzenlemesi hem de yeni yorumu ile oldukça iyi olmuş. Kuşkusuz albümün en büyük hiti ise (radyolarda da en çok çalan şarkı olarak hızlı bir biçimde listelerin tepesine kurulmakta gecikmeyen) yeni Tarkan yorumlu unutulmaz “Firuze”..

Aysel Gürel anısına yapılan böyle bir albümün satmaması imkansız, çünkü şarkılar iyi seçilmiş, çünkü Türk popunun bu çok değerli ve “renkli” söz yazarına yaraşır “popart” tarzındaki kapak ve kartonetine emek harcanmış, ve çünkü Aysel Gürel’i hiç unutmadık ve onu gerçekten her geçen gün daha da özlüyoruz. Onun ellerinden çıkmış ve Sezen Aksu, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Nilüfer, Sertab Erener ve Burcu Güneş başta olmak üzere pek çok ünlü ses ile hayat bulmuş şarkıların her biri, Türk popunun resmi geçidi gibi gözlerimizin önünde hala canlı, hala taze ve her duyduğumuzda hala ilk günkü kadar inandırıcı ve sahici. Bu da “Deli Aysel” farkı işte..  (Kaynak: http://www.felsebiyatdergisi.com/ )

Olcay Tanberken
twitter.com/olcaytanberken


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s