Şu “Telif” meselesi!

Zaman gazetesi yazarı Fatih Vural’ın Pazar günü yayınlanan haberi, müzik piyasamızın şu andaki durumunu gözler önüne seriyor. Vural, MÜYAP Başkanı Bülent Forta ile yaptığı söyleşiden aktardığı notlar ile oldukça sıkı bir dosya hazırlamış. Dijital müziğin dev platformları iTunes, Microsoft, Deezer ve Spotify, Türkiye’ye girme hazırlığında. Ancak müzik şirketleri, bu platformlardan birebir telif almak istiyor. Meslek birlikleri henüz aynı kanıda değil! Telifinin yüzde 90’ını toplayamayan Türkiye’de, yeni kapılar, başka tartışmalar başlatacak gibi! İşte Fatih Vural imzalı “telif” dosyası:

Telifini toplayamayan Türkiye, müzikte küresel pazara ısınıyor
(09.09.2012/Zaman)

Zaman değişirken, müziğin dinlenme ve sunum biçimi de buna ayak uyduruyor. Albümler, müzik raflarından bilgisayar ekranına doğru dümen kırıyor. Müzik artık ‘parça başı’ çalışıyor desek yeri! 2004 yılında Türkiye, 50 milyon fiziki albüm satış hacmine sahipken, bugün bu sayı 10 milyon civarında. Yine 2004’te 400 bin kayıtlı internet kullanıcısı varken, mobil internet sayesinde 20 milyondan fazla kullanıcıya ulaşıldı. Müzik yapımcıları, telif gelirlerine yükleniyor. Sanatçılar ise konserlerden para kazanır hale geldi. Böyle bir ortamda, müzik yapımcılığı da ‘sanatçı yönetimi’ne (artist management) evrildi. Yeni slogan, MÜYAP Başkanı Bülent Forta’nın deyimiyle, “Bir plak şirketi, asla bir plak şirketi olarak kalamaz!” Dünya üzerinde dijital müzik sektörü, bir canavar gibi sürekli büyürken -ki 2004’teki toplam gelir 400 bin dolarken, bugün 5,6 milyar dolar civarında- Türkiye’deki büyümenin eşoranlı olmadığı açık. Pastanın hacmi kadar, paylaşımı da tartışma konusu!

Bir albümün fiziki satışlarının dışında kalan kalemini; dijital alan telifleri, radyo ve TV’lerdeki kullanım üzerinden alınan telifler ile oteller, kafeler vs.den alınan ‘ölçülemeyen’ telif ücretleri oluşturuyor. Bunları ise müzik yapımcılarının kurdukları en başta MÜYAP olmak üzere MÜYOBİR, MÜZİKBİR, MESAM gibi birlikler topluyor.

Bülent Forta’nın deyimiyle ‘aktüel repertuvarın yüzde 99,9’unu elinde bulunduran’ MÜYAP, içlerinde en büyüğü. 34 kurucu üyesi bulunan MÜYAP’ın bugün 69 asil üyesi var. Aday üyeleriyle toplam sayı 180’i buluyor. Ancak üyelik için çok ciddi kriterleri var. Bu kriteri çizen ise Kültür Bakanlığı’nın tip statü ve tüzüğü. MÜYAP’a aday üye olabilmeniz için öncelikle 5 eser işletmenizin (albüm) olması gerekiyor. MÜYAP Genel Sekreteri Ahmet Asena’ya göre, bakanlıktan müzik yapımcılığı belgesi almış 3 bin 400 firma var ve bunların en fazla bin tanesi gerçekten yapımcı konumunda: “O kadar firmanın hiçbir üretim yapmadan gelip buraya aday olması, buradaki gerçek hak sahibinin mağdur olmasına neden olur.” Sanatçısı oldukça iyi bir satış grafiği yakalayan, adını vermek istemeyen butik bir firma sahibine göre ise MÜYAP’a aday üye olabilmek için Unkapanı’na gidip çok ucuz fiyatlara, beş albümü üzerinize almak yeterli. Kendisine de bu teklif yapılmış; ancak kabul etmediğini söylüyor.

Aday üyeliğin sonrasında gelen ise asil üyelik. Hem dijital hem de fiziki albüm satışında o yıl müzik pastasının yüzde 3’üne sahip olduğunuz anda asil üyesiniz. Burada tartışılan asıl konu ise oy ve temsil hakkı! MÜYAP eşit olmayan, değişken bir oy hakkı istiyor! Gerekçesi ise her şirketin aynı oranda satış yapmaması, dolayısıyla MÜYAP’a satışlar üzerinden yüzde 20 pay ödeyen şirketlerin katkıları arasındaki fark. Müzik sektörünün geliştiği ülkelerde de sistem böyle işliyor; ancak meslek birliklerinin bu yönde yaptığı değişiklik denemeleri, tip statüde karşılığı olmadığı için Kültür Bakanlığı’ndan geri dönmüş; lakin yeni yılda çıkması beklenen yasayla ‘değişken oy hakkı’na da geçilmiş olacak. Ahmet Asena, “Bu yasayla birlikte asil üye-aday üye sorunu olmayacak; çünkü herkes gücü nispetinde temsil edilecek.” diyor.

“Asil üye ayrıcalığı, yüzde 15 değil”

Butik şirketlerin, “10 yıl önce albüm yapıp şimdi albümü satmayan şirketler, asil üye oldukları için çok ciddi para kazanırken; ben iyi bir satış yaptığım halde MÜYAP’a üye olamadığım için bir pay alamıyorum.” serzenişleri var. Bu sorunu aşmak için çareyi, ellerindeki prodüksiyonu büyük firmalara satmakta buluyorlar! MÜYAP Başkanı Bülent Forta ise kendilerine bir sermaye şirketi olarak bakılmasından yana: “Ciddi bir hukuk, personel giderimiz var. Asil-kurucu üyelerimiz, 11 yıl önce MÜYAP kurulduğunda, 2 yıl telif giderlerini MÜYAP’a bağışladılar. Onlar asil sermaye sahibi oldular. MÜYAP’ın o iki senesinde kimse üye olmak istemiyordu. Ne zaman ki bu bağışlarla MÜYAP bir sermaye sahibi oldu ve ciddi bir kavgayla bu telifleri alır oldu, o andan itibaren de insanlar MÜYAP’a üye olmaya başladılar. Bunu hisse senedi olarak görün. 2005’te belli büyüklüklere gelmiş şirketlerin MÜYAP’a asil üye olabilmesi için kriterler koyduk. Yoksa her yönetim kendi oy tabanını korumak için kendi taraftarlarını koruyacaktı.”

Bülent Forta, asil üyenin ayrıcalığının yüzde 10-15’i geçmeyeceğini söylüyor. Asil üyeliğin en büyük artısı ise oteller, barlar, lokantalar vb. mekânlardan toplanan telif gelirlerinin karşılığı olan ‘ölçülemeyen havuz’dan daha büyük pay alması. Dijital platformlar ile radyo ve televizyonlardan elde edilen ‘playlist’ ölçümlerine göre alınan gelirler ise bütün üyelere bire bir dağıtılıyor.

Türkiye’deki müzik endüstrisi, bugün 30-40 şirketin etrafında dönüyor. Bunların yüzde 99’u MÜYAP üyesi. Birliğin kurucu olmayan asil şirketleri, pazardaki hacmiyle ilk 5 sırada. Doğan Müzik, Seyhan Müzik, Pasaj Müzik, Avrupa Müzik gibi şirketlerden bahsediyoruz… Güç farkının çok fazla olduğu bir sektörde MÜYAP gelir dağılımında ne kadar adil? Bu soruya cevabı şöyle, Bülent Forta’nın: “Dünya çapında, iki kriterimiz var: Playlistler ve o şirketin pazar payı. Pazar payını ölçmekte iki reflektör var: Birincisi, dijital pazar payı ki doğrudan veri tabanları üzerinden yapılan satış. İkincisi de o firmanın ürettiği CD adedi. 80’in üzerinde radyo ve TV’yi izliyoruz. Fabrikaları çok iyi denetleyebildiğimiz için orada sapmalar olmuyor. Promosyonel kullanımları kabul etmiyoruz. Burada Diyarbakır’daki bir radyo ile İstanbul’daki bir radyonun katsayısını farklılaştırmak, yani daha inceltmek zorundasınız ki daha adil olabilesiniz. Yüzde yüz adaletli mi, değil! Ama sapma ‘+- 5’ civarındadır. Buna da herkes razı.”

“Dijitalde şişirme yapmak mümkün!”

Başta TTNET Müzik olmak üzere çok sayıda dijital müzik platformu, akıcı bir trafiğe sahip. Buralardaki dinlenme oranına göre ciddi telifler alınıyor. Ancak dijital platformda şişirmeler yapıldığını dile getirmeyen yok gibi! Bunlardan birisi de ‘Dokuz Sekiz Müzik’in sahibi Ahmet Çelenk: “Dijital ortamda şişirme var. Bu öyle vahim bir durum ki, ben sizin hayranınız isem günde 10 bin kere şarkılarınızı tıklayabilirim. Bunu yapan profesyonel şirketler var. Bunu yapan yapımcılar ve şarkıcılar da var. Ama değişken IP ile girdikleri için bir şey yapamıyorsunuz!”

MÜYAP Başkanı da şişirme iddialarını kabul ediyor. Engellemek için şimdilik yapabildikleri şu: “Tıklanma eğrisine bakıyoruz. En yüksek değer ile en alt değerin ortasında bir reflektör kullanıyoruz. Sapmayı mümkün olduğunca azaltıyoruz. Bir manipülasyon olabilir mi, bu mümkün! Bunun dağıtılan paraya yansımaması için belli kriterler kullanıyoruz.”

Dijital platformların içerik sağlayıcıları bağımsız değil! Örneğin TTNET Müzik’in içerik ve servis sağlayıcısı, o içerikte kendi albüm kataloğunu da kullanan Avrupa Müzik. Burada etik bir sorun yok mu? Bülent Forta şu karşılığı veriyor: “Avrupa Müzik’in de dahil olduğu şirket, içeriği yönetiyor. Bir müzik şirketi mi, bağımsız bir şirket mi yönetmeli? Daha önce Doğuş Grubu yönetiyordu. O da başka semptomlar yaratıyor. Koydukları editör, caz seviyor; ama sektör, pop müzik üzerinden gidiyor. Bana sorarsanız, bir müzik şirketinin dahil olduğu başka bir teknoloji şirketini, o şirketle karıştırmamak gerek. İki işten de para kazanıyorsunuz. Daha ‘fair’ olmalısınız.”

İçerik sağlama ve dijital ölçümler, televizyonda ve gazetelerde olduğu gibi bağımsız şirketler tarafından yapılamaz mı? Nielsen üzerinden konuştuğumuzda Forta da reyting skandalına adı karışan bu şirketin şaibeli olduğunda hemfikir: “Kriterde objektif olmalısınız. Nielsen’in verilerini kabul etmiyoruz. Kendimizin verilerini oluşturduğu bağımsız bir playlist alıyoruz. İspanyol bir şirketle çalışıyoruz. Meslek birliklerinin kurduğu Medya İzleme Grubu’nun verilerini, dağıtıma kriter yapıyoruz. Üyemizden kestiğimiz yüzde 20’nin 10’u bu altyapıya gidiyor. Keşke bağımsız bir kurul olsa; ama yük tamamen meslek birliklerinin omzunda.”

Telifin yüzde 90’ı kayıp

Yeni yasanın çıkması bir tarafa; en başta iTunes ve Microsoft olmak üzere Deezer ve Spotify gibi dev dijital platformlar da Türkiye’ye girmeye hazırlanıyor. Telif gibi, bu pastanın paylaşımına dair tartışmalar da büyüyecek. Dokuz Sekiz Müzik’in sahibi Ahmet Çelenk, yeni küresel oyuncuların muhatabının meslek birlikleri değil, birebir müzik şirketleri olacağı kanaatinde: “Bu şirketler, yapımcılarla gelip anlaşacak. Ondan sonra da operatörlerle anlaşılacak. Dünyaya servis yapan şirketler var. Havuzlar kalkacak, ticarete dönecek bu iş.”

Rusya’yla birlikte, dijital müzik alanında küresel devlerin gözünü diktiği iki pazardan birisi Türkiye. İştah kabartan pastanın paylaşımında MÜYAP’ın da tercihi, muhatapların birebir müzik şirketleri olması yönünde. Ancak Bülent Forta, bunun zaman alacağına inanıyor: “Şu an itibarıyla bunu yapabilecek şirket sayısı 4-5 civarında. Beraber davranma adına onlar fedakârlık yapıyor. Şirketlere şu anda bıraktığımızda da çok ciddi kaoslar ortaya çıkacaktır.”

Küresel bir pazarın içine girdikçe, rekabet de artacak; ama bu rekabete ayak uydurabilecek şirketler bir tarafa; sektör daha, ‘ölçülemeyen’ telif pastasına hakim değil! Bunu bizzat MÜYAP Başkanı Bülent Forta söylüyor: “Türkiye’de bizim tespitlerimize göre 200 bin noktada müzik kullanılıyor. Bu çok net. Lokantada, garda, pavyonda… Hukuk zoruyla ve kavga ederek, bunun 20 binini lisanslayabilmişiz. Yani bugün Türkiye’de en az 180 bin insan, müzik sektörünü yağmalıyor. Problemin temeli bu. 180 bin insan bunu ödemiş olsa, müzik sektörü çok daha iyi yerde olacak.”

Fatih Vural

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s