“O Ses Türkiye”den Eurovision skandalı!

Show Tv’nin “O Ses Türkiye” yarışmasının son 1 haftada gelen şehit haberleri ve dün yaşanan deprem sonrasında bu hafta yine de yayınlanıyor olmasına özellikle sosyal medyada tepki yağarken, bu akşamki bölümde bir skandala imza atıldı. 2001 yılında Türkiye’yi Eurovision’da temsil eden Sedat Yüce bu akşamki bölümde yarışan adaylardan biri olarak karşımıza çıktı ve jüri üyelerinden hiçbiri şarkıcıya koltuğunu dönmedi. Kenan Doğulu’nun “Kandırdım” şarkısını söyleyen Sedat Yüce, tanıtımında Türkiye’yi geçmişte Eurovision’da temsil ettiğinden bahsetmedi ancak her biri şarkıcı olan 4 jüri üyesinin ve özellikle 2009 yılında Türkiye’yi temsil eden Hadise’nin Sedat Yüce’yi tanımaması gerçek bir skandal olarak tarihe geçti.

Yüce’nin performasını beğendiklerini ama yarışma için uygun bulmadıklarını ifade eden jüri üyelerinden Hadise’nin yorumu ise ilginçti. Hadise, “Ben böyle bir sesle bu yarışmada yarışmak istemiyorum” diyerek ekran başındakileri şok etti.

Klasik müzik eğitimi alan ve klasik müzik, caz, latin ve pop dallarında şarkı söyleyen Sedat Yüce, bundan tam 10 yıl önce Eurovision’un popüler olmadığı 2000’li yılların hemen başında, 2001 yılı Türkiye Finali’nde yarışarak ülkeyi temsil etmeye hak kazanmış, daha sonra “Sevgiliye Son” adlı parçayla Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da gerçekleştirilen Eurovision’da ülkemizi temsil etmiş ve o döneme göre hiç de fena olmayan bir dereceye (11.cilik) imza atmıştı. 


Sedat Yüce – “Sevgiliye Son” (2001 Eurovision Şarkı Yarışması”

GÜNCELLEME :
Facebook sayfasından olan bitene ve gelen eleştirilere cevap vermekte gecikmeyen Sedat Yüce’nin açıklaması ise şöyle >>

O SES TÜRKİYE AÇIKLAMASI

Öncelikle belirteyim ki bu konuyla ilgili ilk ve son yazımdır.

Arkadaşlarım, beni ya da sesimi seven herkes O SES yarışmasında beni görünce sanırım kısa bir şok yaşadılar.Normaldir. Ben ki EUROVISION temsilcisi,ben ki Kent Orkestrasının daimi solisti,ben ki yıllardır izmirin gururu değilmi??..

Müzik yapmak,müzisyen olmak dışarıdan en basit ama gerçekten müzik yapmak isteyene en ağır en zor iştir. Hem bir tutkudur hemde acı verir. Büyük ve amansız bir hastalıktır.Ben bu hastalığa çok küçük yaşta yakalandım ve çaresi yok.

Beni tanıyan ama ciddi anlamda tanıyan herkes( sahneden yada ordan burdan değil) şunu çok iyi bilir ki,ben müzisyenim.Gururlu,başarılı,namuslu,ağır başlı ve onurlu bir müzisyenim.Kimsenin arkasından konuşmam,adam satmam yada yalakalık yapmam,hele ki bir işte başarılı olmak için asla ama asla araya bir tanıdık vs. sokmam.Bugüne kadar ne yaptıysam kendi kendime ve tırnaklarımla.Siz Sedat Yüce ismini onbeş yıldır hep iyi bildiniz,hep saygı duydunuz ve sevdiniz.Bu benim en büyük başarımdır.

Sahne alan müzisyen arkadaşlarım çok iyi bilirler ki müzik hayatı teknolojinin ve yozlaşmanın ilerlediği dünyamızda iyice daralmakta.Ne yeterli sayıda (gerçek) müzik dinleyicisi ne de mekan kaldı.Ben ve benim gibi bazı değerli meslektaşlarım hala savaş veriyoruz ve direniyoruz.Ben iyi bir savaşçıyım ve herzaman da ölene kadar savaşa devam etmek niyetim.

Size müzik yapmanın ve müzisyen olmanın zorluklarından bahsettim.Bu zorlukları en ağır şekilde hisseden kişilerin başında olduğumu söylemem gerekir.İyi bir ses olmak yada başarılı olmanız desteğiniz olmadan sizi hiçbir yere taşımaz.Ayıya dayı diyemiyor ya da yalakalık yapamıyorsanız yapılacak en iyi şey çıkıp kendinizi yeniden hatırlatmak,ben burdayım demek bence en iyi ve onurlu seçenektir.Ben bunu çok yaptım ve savaştan korkmadım.Pardon ama eğerki ben 2001 yılında Eurovision da Türkiye birincisi olup Eurovisiona gitmeseydim kaç kişi beni bilecekti?Ben BBG ( Biri Bizi Gözetliyor) yarışmasında tanınmayı ve ünlü olup kısa yoldan albüm yapmayı seçmedim.Ve kaderin bir cilvesidir ki,TRT de 2001 yılında ben Eurovision Türkiye birincisi olduğumda aynı gece müzikle hiçbir alakası olmayan izmirli başka bir arkadaş Show Tv de BBG birincisi oldu. Ve o arkadaşa çok büyük bir yapımcı albüm yaptı.Bana albüm yapıldımı? Hayır. Neden? Eurovisiona ve gerçek seslere verilen değerin azalmaya başladığı yıllar o yıllardır.Ama ben kendimce en doğrusunu yapmıştım ve aslanlar gibi de ülkemi temsil ettim.Hatta Eurovision dönüşümde bir süre işsizdim.Vah benim İzmirim…Biraz sitem etmeye hakkım olduğunu düşünüyorum.Alınması gerekenler alınabilir sorun değil.Yıllarca insanlar benim ne zaman ikinci albümü çıkaracağımı sordular.İlki çıkmadı ki Sen bu kadar şey başar ama bi albümün olmasın değilmi? Olmadı.Olamazdı.Başı dik ve onurlu bir müzisyene albüm yapacak adam sayısı çok az.(Tabiki bazı albüm yapmış,başarılı ve dürüst arkadaşlarımı es geçerek söylüyorum)En son bir albüme başladık,hatta klibi bile çekildi.Ama son anda kayıplara karışan bir yapımcı…Bunun gibi size çok örnek sayarım.Ben müzik adamıyım.Ben bizans oyunlarından ,yalakalıktan anlamam.

O SES yarışması en azından yine bakın ben burdayım,şarkı söylüyorum ve varım diyebileceğim bir sahneydi,sonucu çokta umrumda olmazdı.Bir televizyon showunun bana başarı getirmesini zaten beklemiyordum.Sadece burdayım demek istedim ve katıldım.Ben müzik savaşçısıyım.Oradaki 4 kişi beni seçmemiş.Sorunmu? Asla.Beni bilen tanıyan herkes benim değil jürinin yanlış yaptığını düşüneceklerdir.Sonuçta ben onurumla sahneye çıktım ve şarkımı söyledim.Ne bir mankenle gündeme gelmeye ne de şaklabanlıkla ne de yüz kızartıcı bi sebeple o ekrana çıkmadım.Sadece şarkı söyledim.Ve herzaman da sahnelerde olacağım.Çünkü bu benim yaptığım en iyi şey.

Teşekkürler.

Sedat Yüce

Bu reklamlar hakkında

One thought on ““O Ses Türkiye”den Eurovision skandalı!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s